T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/80
KARAR NO : 2023/89
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Davacının hissedarı olduğu taşınmazın, kurban satış ve kesim yeri olarak fuzulen işgal edildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :K. D
Vekili :Av. İ. A
Davalılar :1-Torbalı Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. U. A
2-Torbalı Kaymakamlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacıvekili, müvekkilinin ......mahallesinde, .... ada.... parselde kayıtlı 11.284,21 m2 olan taşınmazın479,58 m2'lik kısmının maliki olduğunu, davalıbelediyenin taşınmazın tamamını 2016 yılıdahil 2019 yılı kurban bayram öncesi olmak üzere 4 yılkurbanlık getirenlere bedel karşılığı kirayaverdiğini, buna karşılık müvekkiline hiçbirbedel ödemediğini, diğer maliklere bedel ödenipödenmediğini bilmediklerini, kiralanan bu alanın 2016yılından beri fiilen kullanılmakta olduğunu, her birçadırın 40 m2 ve kira bedelinin 1.200 TL olduğunu,ayrıca 40 m2 üzerinde olan çadırların kira bedelininise 2.400 TL olduğunun bizzat kullananlar tarafından beyanedildiğini, sözlü olarak ecrimisil taleplerini iletmişiseler de olumlu cevap alamadıklarını, ihtarname ileuzlaşma talep ettiklerini, ancak yine herhangi bir iletişimkurulmadığını ifade ederek,dava konusutaşınmazın müvekkilinin hissesi oranında hesaplanangeriye dönük 28.800 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdantahsilinekarar verilmesi istemiyle, Torbalı Belediye Başkanlığınakarşıadli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 04/02/2021 tarih veE.2020/27, K.2021/56 sayı ile, davanın idaremahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlikkararı vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"Yapılanyargılama, toplanan deliller, anılan yüksek yargıkararı ve tüm dosya kapsamı bütün haldedeğerlendirildiğinde; davacı Yazıbaşı mahallesi,.... ada .... parselde kayıtlı 284,21 m2 olantaşınmazın 479,58 m2’lik kısmının malikiolduğunu, davalı Belediyenin taşınmazıntamamını 2016 yılından beri Kurban Bayramıöncesinde fiilen kurban satış yeri olarakkullanıldığını ancak kendilerine bununkarşılığı olarak herhangi bir bedelödenmediğini belirterek 4 yıllık ecrimisil talebindebulunmuştur. Bir kamu kurumunun kamu yasaları uyarınca birişi yapmayı kararlaştırması idari bir karar, buişi görmesi de kararın sonucu olan idari bir eylemdir. İdarikarar ve eylemlerden doğan zararların ödettirilmesi isteklerinin2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu 2.maddesihükmünce bir tam yargı davası olduğu ve bu davalarabakma yönünden idari yargının görevli olduğuanlaşılmakla davanın yargı yolu yönünden usuldenreddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur. "
3. Davacı vekili bu kez, müvekkilinin hissedarıolduğu taşınmazdaki hissesini satmak için Ağustos2019 yılında taşınmazı göstermeye gittiğindetaşınmazın, çakıl taşlarıdökülerek yol oluşturduğunu, çok sayıdabölümlere ayrıldığını ve üzerinde 200adete yakın çadır kurularak kurban hayvanısatış yeri olarak kullandığınıgördüğünü, yine Kurban Bayramı günlerindekurulan büyük çadırların altına betondökülerek bu çadırlarda kesim yapıldığını,Torbalı Kaymakamlığı İlçeMüftülüğüne yaptıkları başvurudaecrimisil talep edildiğiniancak taleplerinin reddedildiğini, cevapyazısında kısaca, yerin Kurban satış yeri olarakbelirlenmesi yetkisi her ne kadar Torbalı İlçesi KurbanHizmetleri Komisyonunda olsa da Komisyon üyesi olan torbalıBelediyesi tarafından öngörülen ve komisyona uygunluğusunulan yerin “kurban satış ve kesim yeri olarak”komisyonca karara bağlanırdenildiğini; haksız olarakişgal edilen ve bu haliyle satmak isteyen müvekkilinin kendisine aithisseyi satamadığını, davalılarınmüvekkilinin taşınmazında haksız kazançsağladığını ve müvekkilin mağduredildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakşartıyla, istemlerine rağmen ödenmeyenhaksız işgal tazminatı (ecrimisil) olarak şimdilik 10.000TL alacaklarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle Torbalı Belediye Başkanlığı ve TorbalıKaymakamlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. İzmir 4. İdare Mahkemesi 29/12/2021 tarih veE.2021/2041, K.2021/2313 sayı ile, davanınçözümünde adli yargı yerlerinin görevliolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölgeİdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi27/05/2022 tarih ve E.2022/836, K.2022/765 sayı ile, istinafbaşvurusunun reddine kesin olarakkarar vermiş ve mahkeme kararıkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Uyuşmazlıkta;davacı tarafından davanın açıldığıtarihe kadar da taşınmazın kamulaştırılmasıyönünde her hangi bir işlemin tesis edildiğini beyanetmediği ve davalı idarenin kamulaştırma işlemigerçekleştirmeden uyuşmazlığa konutaşınmaza fiilen el atmasının İdare Hukukunun konusunagiren "idari eylem" veya "idari işlem" olarakkabulü mümkün olmadığından; idarenin,açık ve ağır biçimde hukukilikten yoksun olan vebu haliyle "haksız fiil" olarak kabul edilebilecekuygulaması nedeniyle açılan davanın görüm veçözüm yerinin adli yargı mercileri olduğu sonucunavarılmıştır. "
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
6. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: AnayasaMahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılıkararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
7. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Amaçve kapsam" başlıklı 1. Maddesi şöyledir:
"Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerdegerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetindebulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamutüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacakişlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını,taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adınatescilini, kullanılmayan taşınmaz malın gerialınmasını, idareler arasında taşınmazmalların devir işlemlerini, karşılıklı hak veyükümlülükler ile bunlara dayalıuyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerinidüzenler.
Özel kanunlarına dayanılarak gerçek veözel hukuk tüzelkişileri adına yapılacakkamulaştırmalarda da, bu Kanun hükümleri uygulanır."
8. Aynı Kanun'un devam eden maddelerinde kamulaştırmausul ve esaslarına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
9. 18 Ağustos 2002 tarih ve 24850 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Kurban Hizmetlerinin Diyanet İşleriBaşkanlığınca Yürütülmesine DairYönetmeliğin "Kapsam"başlıklı 2.Maddesi şöyledir:
" (Değişik: 20/09/2005 tarihli ve 25942sayılı Resmi Gazete) BuYönetmelik, Diyanet İşleriBaşkanlığı tarafından, Türkiye Diyanet Vakfıile işbirliği yapılarak yürütülecek kurbanhizmetlerine, kurban satış ve kurban kesilmesi için tesisedilecek satış ve kesim yerlerinin belirlenmesine, kurban kesmekisteyenlerin bu yerlerde kurbanlarını bizzat kesmeleri veya vekaletyoluyla kestirmelerine ve kesim yapacak kişilerin eğitilmesine dairusul ve esasları kapsar. "
10. Yönetmeliğin 4. maddesinde "Komisyon;İllerde Vali veya görevlendireceği ValiYardımcısı, İlçelerde Kaymakamınbaşkanlığında; Müftülük, SağlıkMüdürlüğü veya Sağlık GrupBaşkanlığı, Tarım Müdürlüğü,Çevre Müdürlüğü, Belediye ve TürkiyeDiyanet Vakfının temsilcilerinden oluşan Kurban Hizmetleri Komisyonunu,ifadeeder." şeklinde tanımlanmıştır.
11. Yönetmeliğin "Komisyonun Görevleri"başlıklı 10. maddesinin(b) bendi şöyledir:
"b) İl ve İlçe UmumiHıfzıssıhha Meclisi kararlarına ve sağlıkşartlarına uygun olarak çevrenin sosyal ve ekonomikimkanları ile mevcut mezbahaları da dikkate alarak kurban satışve kesim yerlerini tespit etmek,"
B. Yargı Kararları
12. Yargıtay İçtihadı Birleştirme HukukGenel Kurulunun 11/02/1959 tarih ve E.1958/17, K.1959/15 sayılıkararının III. bölümü şöyledir:
“...III-İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka,bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar, içtihadıbirleştirme kararının dışındakaldıklarından kararın bunlara şümulü yoktur...”
13. 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesinin bazıfıkralarının iptali yönündeki taleple AnayasaMahkemesine yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesinin25/09/2013 tarih ve E.2013/93, K.2013/101 sayılı kararıyla,yapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Türkhukukunda 'fiili yol'un en karakteristik örneği,'kamulaştırmasız el atma'lardır.Kamulaştırmasız el atma, idarenin, bir kişiye aittaşınmazı bilerek veya bilmeyerek kamulaştırmayailişkin usul ve kurallarına uymaksızın ve bir bedelödemeksizin işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesi şeklindetanımlanmaktadır. Buna göre, kamulaştırmasız elatmadan söz edilebilmesi için, kişiye ait gayrimenkulünidarece (kamu hizmetinde kullanılmak amacıyla) işgaledilmiş olması ve bu işgalin kanunda öngörülenusul ve esaslara uyularak tesis edilmiş bir kamulaştırmaişlemine dayanmadan gerçekleştirilmiş olmasıgerekmektedir. Bu şekilde, idarenin hukuk dışı eylemindenkaynaklanan fiili el atmaların, özel kişilerin haksız fiilteşkil eden eylemlerinden hiçbir farkınınbulunmadığı, bu nedenle bu tip eylemlerden doğan zararlarında özel kişilerin haksız fiilinden doğan zararlardaolduğu gibi adli yargıda dava konusu edilmesi gerektiği kabuledilmektedir.
BaşvuranMahkemede görülen davaya konu olayda, davacıya aittaşınmaz, imar planlarıyla'dere mutlak korumaalanı'sınırları içine alınmış ve bunedenle davacının taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisikısıtlanmıştır. Davacının tasarrufyetkisinin kısıtlanmasının, davacının mamelekindeazalma meydana getirebileceği tartışmasızdır. Ancak,davacının mülkü üzerinde tasarruf etme hakkınınkısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil, idari birişlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imarplanından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koymaniteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksinekanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur.
Öte yandan,kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, Mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi 'imar kısıtlamaları'nda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup yalnızca malikin tasarruf yetkisinin,ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır.
Sonuçolarak, davacının taşınmazının imarplanlarında 'dere mutlak koruma alanı'nda bırakılmasınedeniyle tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilemeyeceği,bunun, idari bir işlem olan imar planlarının zorunlu bir sonucuolduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanmasısebebiyle doğan zararın ancak idari yargıda açılacakbir tam yargı davasına konu edilebileceği sonucunaulaşılmaktadır. Dolayısıyla bakılmakta olan dava,itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin görev alanına girmemektedir.
Nitekim,Anayasa'nın 158. maddesiyle, adlî, idarî ve askerîyargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir (Örneğin;4.2.2013 günlü, E.201/107, K.2013/230 sayılı kararı)..."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, adli ve idari yargı yerleri arasında Kanun'un 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyasının birörneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
11. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'indavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
15. Dava, davacının hissedarı olduğu İzmirili, Torbalı ilçesi, .....Mahallesi, ..... ada, .....parselsayılı taşınmazın, kurban satış ve kesimyeri olarak fuzulen işgal edildiğinden bahisleuğranıldığı ileri sürülenzararıntazmini istemiyle açılmıştır.
16. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacak müdahaleninmen'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise,mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
17. Dava dosyalarının incelenmesinden; davacınınhissedarı olduğu uyuşmazlık konusutaşınmazın, davalı idarelerce kurban satış vekesim yeri olarak belirlendiği, kullanım amacıdoğrultusunda taşınmaza fiilen el atıldığı,bunun üzerine davacı tarafından, uğranılan zararakarşılık haksız fiil tazminatı/ecrimisil adıaltında, adli yargı yerinde şimdilik 28.800 TLalacağın tahsili; idari yargı yerinde iseödemeyapılması istemiyle yapılan başvurunun05/11/2021 tarih veE.1833413 sayılı Torbalı İlçeMüftülüğü işlemi ile reddedildiğindenbahisle, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmasıkaydıyla 10.000 TL haksız fiil tazminatı/ecrimisil bedelininyasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
18. Bu durumda,idareninkamulaştırma işlemiyapmaksızın veya herhangi bir bedel ödemeksizinuyuşmazlığa konu taşınmaza fiilen elatmasının İdare Hukukunun konusuna giren "idarieylem" veya "idari işlem" olarak kabulümümkün olmadığından; idarenin, açık veağır biçimde hukukilikten yoksun olan ve bu haliyle"haksız fiil" olarak kabul edilebilecek uygulamasınedeniyle haksız fiil tazminatı/ecrimisil bedeli ödenmesi istemiyle açılan davanın görüm veçözümünün adli yargının görevalanına girdiği sonucuna varılmıştır.
19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2021 tarih veE.2020/27, K.2021/56 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2021 tarih veE.2020/27, K.2021/56 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN