T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/668
KARAR NO : 2023/91
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Kamu tüzelkişiliği niteliğini haiz olmayan özel hukuk tüzel kişisi aleyhine idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek imkânı olmadığından, uyuşmazlığın D. E.D. A.Ş. ile ilgili kısmının özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :M. A. D
Vekili :Av. M. B. C
Davalılar :1-D. E.D. A.Ş.
Vekili :Av. M. E
2- Türkiye Elektrik İletim A.Ş. GenelMüdürlüğü
Vekili :Av. V. N
I. DAVAKONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Şanlıurfa ili,Birecik ilçesi, .....Köyünde yer alan .....parselsayılı taşınmaz üzerinde 550 Kw bağlantıgücünde lisanssız güneş enerjisi santralikurulması için yaptığı başvurunun D. E.D.A.Ş. tarafından reddine ilişkin işlemin, Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin 24/05/2018 tarih ve E.2017/2582, K.2018/877sayılı kararı ile iptal edilmesine rağmen yargıkararının uygulanmadığından bahisle,uğradığı zarara karşılık şimdilik10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle TEİAŞ GenelMüdürlüğü ve D. E.D. A.Ş.'ye karşıidari yargı yerinde dava açmıştır.
2. Davalıların vekilleri, süresi içindeverdikleri savunma dilekçelerinde;uyuşmazlığın adliyargı yerinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek,davanın görev yönünden reddini talep etmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
3. Diyarbakır 4. İdare Mahkemesi 06/12/2021tarih ve E.2021/1843, K.2021/806 sayı ile, benzer niteliktekiUyuşmazlık Mahkemesi kararlarını da dikkate alarak,davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Bukarara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
4. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi10/05/2022 tarih ve E.2022/641, K.2022/1250 sayı ile, "İdariyargının görev alanında kalan bir idari işleminiptaline bağlı olarak açılan tam yargı davasıniteliğindeki davanın 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesindesayılan davalardan olduğu ve bu davanın iptaldavasının sonucuna göre sonradan daaçılabileceği gerçeği karşısında,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu yolundaki mahkeme kararında hukuki isabetbulunmadığı" gerekçesiyle başvurununkabulüne ve Mahkeme kararının kaldırılmasınakarar vererek, dosyayı Mahkemesine göndermiştir.
5. Diyarbakır4. İdare Mahkemesi 21/09/2022 tarih veE.2022/898 sayı ile, açılan davada, davalı DicleElektirik Dağıtım A.Ş. tarafından görevitirazında bulunulduğunu belirterek; "Bakılmakta olandavanın, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesince verilen iptalkararının süresi içerisinde davalı idaretarafından uygulanmaması üzerine 2577 sayılıYasanın 28.maddesi uyarınca açılmış bir tamyargı davası olduğu anlaşıldığından,2577 sayılı Yasa'nın yukarıda anılan 2. maddesindesayılan tam yargı davası niteliğindekiuyuşmazlığın görüm veçözümü yönünden idari yargınıngörev alanına girdiği sonucunaulaşılmıştır." gerekçesiyledavalı idarenin görev itirazının reddine,uyuşmazlığı çözümlemeyeMahkemeleriningörevli olduğuna karar vermiştir.
6. Davalılardan D. E.D. A.Ş.'nin vekili tarafındanolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine, dilekçe dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde bulunan D.E.D. A.Ş.nin kamu kuruluşu niteliği taşımayanözel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olmasıkarşısında; bu şirket bakımından idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, davalı D. E.D. A.Ş.'yle ilgilikısmının özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde görülmesi gerektiği"görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesiuyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
8. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
9. Danıştay Başsavcısı, "2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi dedikkate alındığında, idari yargı merciitarafından incelenerek verilmiş olan kararın uygulanmasınıteminen davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerineaçılmış olan bu tam yargı davasınıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait olduğu sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle,başvurununreddine karar verilmesi gerektiği yönündedüşünce bildirmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
10.2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı2. maddesinin değişik 1 numaralı bendi şöyledir:
"İdaridava türleri şunlardır:
a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları,
c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar"
B. Yargı Kararları
11. Uyuşmazlık Mahkemesinin 28/05/2020 tarih ve E.2020/47,K.2020/314 sayı ile,davacı şirket tarafından, ilgiliYönetmelik kapsamında lisanssız olarak güneşenerjisiyle elektrik üretimi yapmak amacıyla davalı kuruma yapılanbaşvuruların zımnen reddine ilişkin işlemlerin iptaliistemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince işlemleriniptaline karar verilmesine rağmen, karar gereğinin otuzgünlük süre içerisinde yerine getirilmediğindenbahisle; uğranılan zarar ve mahrum kalınan gelirekarşılık tazminat ödenmesi istemiyle D. E.D. A.Ş.'nekarşıaçılan davanın, adli yargı yerindegörülmesi gerektiğine karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1. maddesinin (a) bendinde; İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,(b) bendinde; İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları idari dava türleri arasındasayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir.
Buna göre, davanın açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan D. E.D. A.Ş.’nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; başvuru yazısı vedava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalılardan D. E.D.A.Ş. vekilinin anılan Kanun'un 10/2. maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddedeöngörülen biçimde,anılan davalıyönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'indavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargınınDanıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
14. Dava, davacının lisanssız güneş enerjisisantrali kurulması için yaptığı başvurunun D.E.D. A.Ş. tarafından reddine ilişkin işlemin, İdareMahkemesinin kararı ile iptal edilmesine rağmen yargıkararının uygulanmadığından bahisle,uğradığı zarara karşılık maddi ve manevitazminat ödenmesi istemiyle açılmıştır.
15. Ortaya çıkan görevuyuşmazlığının çözümüaçısından davalı D. E.D. A.Ş.'nin hukukiyapısını incelemek gerekirse: Türkiye Elektrik Kurumu (TEK),Elektrik sektöründeki yapının yeniden düzenlenmesiamacıyla 1970 yılında çıkarılan 1312sayılı Kanun ile kurulmuş; özelleştirmepolitikaları çerçevesinde, Bakanlar Kurulunun 12.08.1993tarih ve 93/4789 sayılı Kararı ile, Türkiye ElektrikÜretim-İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye ElektrikDağıtım A.Ş. (TEDAŞ) adı altında ikiayrı İktisadi Devlet Teşekkülü olarak yenidenyapılandırılmış ve 1994 yılında tüzelkişiliklerine kavuşmuşlardır. Daha sonra,dağıtımbölgeleri baz alınarak Kamu mülkiyetindeki elektrikişletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyleelektrik enerjisi dağıtım hizmetlerininözelleştirilmesine karar verilmiş ve Yüksek PlanlamaKurulu’nun 17.03.2004 tarih ve 2004/3 sayılı Kararıİle kabul edilen “Elektrik Sektörü Reformu veÖzelleştirme Stratejisi Belgesi” çerçevesindeÖzelleştirme Yüksek Kurulu’nun 02.04.2004 tarih, 2004/22sayılı kararı ile davalı Şirketin de bağlıolduğu TEDAŞ özelleştirme kapsam ve programınaalınmış, dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır.
16. Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'ninözelleştirme kapsamı ve programına alınmasıneticesinde; Özelleştirme İdaresiBaşkanlığının 31.01.2005 tarihB.02.1.ÖİB.0.10.07/00-991 sayılı yazısı ileDiyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnakillerinden oluşan D. E.D. A.Ş.'nin kurulmasına kararverilmiştir. 01.03.2005 tarihinde merkezi Diyarbakır'da olmaküzere; D. E.D. A.Ş. hizmete başlamıştır.
17. "D. E.D. A.Ş."nin Özelleştirme YüksekKurulunun 11/04/2011 tarih ve 2011/27 sayılı kararıuyarınca %100 oranındaki hissenin satışına ilişkinÖzelleştirme İdaresi Başkanlığı ile KaravilDağıtım Tüketim Malları İnş. ve Tic. Ltd.Şti. - Ceylan İnşaat ve Tic. A. Ş. Ortak Girişim Grubuarasında 28/06/2013 tarihinde imzalanan Hisse SatışSözleşmesi ile Şirket özelleştirilerek Dicle EnerjiYatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş.ye devrolmuştur. Bu itibarladavalı Şirket, kamu kurumu yani idare olma vasfınıkaybederek özel bir şirket statüsünedönüşmüştür.
18. Olayda, davacının, Şanlıurfa İli, Birecikİlçesi, .....Köyü, .....parsel sayılıtaşınmaz üzerinde 550 Kw bağlantı gücündelisanssız güneş enerjisi santrali kurulmasıyönündeki talebinin reddine ilişkin işleme karşıaçılan davada, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin24/05/2018 tarih ve E.2017/2582, K.2018/877 sayılı kararı iledava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın kanunyolları aşamasından geçerek kesinleştiği, bukarara rağmen davacının talebinin yeniden reddedilmesiüzerine, şimdilik 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatınfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 06/09/2021tarihinde dava açıldığıanlaşılmıştır.
19.Buna göre, davanın açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu tüzelkişiliği niteliğinitaşımayan D. E.D. A.Ş.’nin olmasıkarşısında, bu davalı bakımından idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek imkânsız olduğundan,uyuşmazlığın davalılardan D. E.D. A.Ş. ile ilgilikısmının özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde görülmesi ve çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınınbaşvurusunun kabulü ile davalılardan D. E.D. A.Ş.'neyönelik olarak Diyarbakır 4. İdare Mahkemesince verilen 21/09/2022tarih ve E.2022/898 sayılıgörevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır 4. İdareMahkemesince davalılardan D. E.D. A.Ş.'ne yönelik olarak verilen21/09/2022 tarih ve E.2022/898 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde,Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava, davacının lisanssız güneş enerjisisantrali kurulması için yaptığı başvurunun D.E.D. A.Ş. tarafından reddine ilişkin işlemin, İdareMahkemesinin kararı ile iptal edilmesine rağmen yargıkararının uygulanmadığından bahisle,uğradığı zarara karşılık maddi ve manevitazminat ödenmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 2.1.a maddesinde; İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları İdarî davatürleri arasında sayılmış olup, idare tarafından,bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamugücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesinve yürütülmesi zorunlu İdarî işlemlerekarşı açılacak davalarda İdarî yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Elektrik enerjisine ilişkin faaliyetleri, temel olarak“üretim”, “iletim”,“dağıtım” ve “ticaret”başlıkları altında toplamak mümkündür.Hizmetin kesintiye uğramasının alternatif maliyetleri çokyüksek olduğu için bütün bu faaliyetlerin birkoordinasyon içinde yürütülmesi şarttır. Buamaçla, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile, 2001 yılındakamu tüzel kişiliğini haiz, İdarî ve maliözerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleriyerine getirmek, enerji piyasasını düzenlemek ve denetlemeküzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur.
Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun veilgili mevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628sayılı Kanun'un mülga 2. maddesi, elektrik piyasasıfaaliyetlerini: “piyasada faaliyet gösterecek tüzelkişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptansatış, perakende satış, perakende satış hizmeti,ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olaraksıralamıştır. Kanun'da elektrik enerjisi“iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve TürkiyeElektrik İletim Anonim Şirketi tarafındanyürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğerfaaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özelhukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesinekatılabileceği öngörülmüştür. Elektrikpiyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özelayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisansalınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilenyaklaşım, 30.3.2013 tarih ve 28603 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile desürdürülmüştür.
Bu itibarla, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arzgüvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyumiçinde yürütülmesi için düzenleme, denetlemeve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyleyerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucunaulaşılmaktadır.
Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği,"dağıtım" faaliyeti açısından elealındığında, 6446 sayılı Kanun'un"Dağıtım Faaliyeti" başlıklı 9.maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarındabelirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasiteartırım yatırımlarını yapma,dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olantüm sistem kullanıcılarına, eşit taraflararasında ayrım gözetmeksizin elektrik enerjisidağıtımı ve bağlantı hizmeti sunmayükümlüğü getirmiştir. Kanun'da ve ilgiliyönetmeliklerde "dağıtım" faaliyetini yerinegetirecek işletmelerin uyması gerekenyükümlülükler açıkçadüzenlenmiştir.
Elektrik dağıtım piyasasının en temelaktörü Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ(TEDAŞ); tüzel kişiliğe sahip, özel hukukhükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla,elektriğin tüketicilere perakende satışı vetüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadidevlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindekielektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanunöncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken,4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtımsektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtımlisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesiöngörülmüştür. 17/03/2004 tarihinde YüksekPlanlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğegiren "Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu veÖzelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi) ile elektrikdağıtım ve üretim alanları içinözelleştirme girişimi başlatılaraközelleştirme uygulamalarına dağıtımsektöründen başlanacağı belirtilmiş; StratejiBelgesi'ndeki eylem planına uygun olarak ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılıkararıyla TEDAŞ özelleştirme programınaalınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu YüksekPlanlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerininşirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ'ın hissedarıolduğu ve dağıtım ve perakende satış hizmetiyürüten 20 dağıtım şirketioluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2. maddesinde yerverilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan vedağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme vevarlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ileTEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyetgöstermek üzere kurulan elektrik dağıtımşirketleri arasında işletme hakkı devirsözleşmesi düzenlenebilir." kuralı uyarınca,TEDAŞ ile % 100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrikdağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarınınişletilmesine yönelik İdarî sözleşmeniteliğine sahip "İşletme Hakkı DevirSözleşmesi" imzalanmış ve ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 7.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılıkararıyla da; sermayesinin % 100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrikdağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sistemininişletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacakdağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satışyöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, 14/02/2018 günlü, 30332 sayılıResmi Gazetede yayımlanan Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş. Ana Statüsünün 5. maddesinde, TEDAŞ’ıntüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk vesorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadi devletteşekkülü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde"İşletme Hakkı Devri"ne dayalı olarak uygulanan"Hisse Satış Modeli"ne göre yatırımcı,özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğubölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tekşirket olmaktadır. Ancak, yatırımcınınişletme hakkını devraldığı dağıtımtesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunluunsurların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalmaya devam etmektedir.Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerininsahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkıdevir sözleşmesi çerçevesinde dağıtımvarlıklarının işletme hakkını elde etmektedir.Yani, "hisse satış modeli"nde, mevcut varlıklar ileözelleştirme sonrası yatırımcı tarafındangerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yenivarlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken,yatırımcı, dağıtım tesislerinin ve bu tesislerinişletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurlarınişletme hakkını kazanmakta ve tüm yeniyatırımları gerçekleştirmeyükümlülüğünü üstlenmektedir.Yatırımcı ayrıca, işletme hakkıçerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiğiyükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili altdüzenlemeler uyarınca ve EPDK'nın denetimi altındagerçekleştirmektedir. Davalı dağıtım şirketininde belirli bölgeler dâhilinde bölgesel tekel olarak elektrikenerjisinin dağıtımıyla görevli olduğu sözkonusu kamusal hizmet kapsamında, lisanssız elektrik üretimineilişkin bağlantı başvurularının 02/10/2013tarihli ve 28783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ElektrikPiyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkinYönetmelik ve Yönetmelik uyarınca çıkarılanTebliğ çerçevesinde dağıtım şirketlerineyapılacağı belirtilmiştir. Yönetmeliğin"Bağlantı ve Sistem Kullanımına İlişkinHükümler" başlıklı bölümünde,bağlantı esasları, bağlantı başvuru süreci,bağlantı başvurularının değerlendirilmesi vesonuçlandırılması ve bağlantı ve sistemkullanımı süreci, bu süreçte dağıtımşirketinin yetki ve sorumluluğu, her aşamada hangi idariişlemlerin nasıl tesis edileceği ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı şirketin özel hukuk tüzelkişisi ve dava konusu işlemlerin de özel hukuk işlemiolduğu ifade edilmişse de, özel faaliyetler için sözkonusu olamayacak üstün ayrıcalıklara sahip olan,yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamuhizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiniyürüten davalı şirket ile davacı şirketarasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olarakdeğerlendirilemeyeceği, bu kapsamda kamu gücükullanılarak tek yanlı irade açıklamasıyla tesisedilen dava konusu işlemlerin yargısal denetimini yapma ve buişlemlerden doğan tazminat istemini (ve diğer istemleri) kararabağlama görevinin idari yargı merciine ait olduğuaçıktır.
Bu itibarla, davacı tarafından yapılan söz konusubaşvurunun reddine ilişkin işlemden doğanuyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
Üye
AhmetARSLAN