T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/91
KARAR NO : 2023/146
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Davalı İdare tarafından gerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında baraj gölünün dolması ve çevre yolları inşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetinin artması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacılar :F. P vd.
Vekili :Av. İ. V
Davalı :DSİ Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. F. Y
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlıArtvin ili, Merkez ilçesi, ..... Köyündeki .....ada ...., ....ve ....parsel sayılı taşınmazların bulunduğubölgede, davalı idarece Deriner Barajı kapsamındaçalışmalar yapıldığını,taşınmazın hemen altında baraj gölüoluştuğunu, baraj gölünün zemindeyarattığı su hareketleri nedeniyle heyelanların meydanageldiğini, bu sebeple taşınmazlar üzerinde sulu tarımyapma imkanının kalmadığını, ayrıcataşınmazlara ulaşan önceki yolların su altındakalması ile yeni yolların üretim maliyetiniarttırmasının ve heyelanlar nedeniyle can güvenliğitehlikesinin bulunmasının taşınmazları ekonomik olaraksürekli biçimde kullanılmaz hale getirdiğini, yeni yollarile taşınmazlara ulaşan mesafelerin artmasının,yakıt ve pazarlama giderlerini etkilediğini, Deriner Barajgölünün su seviyesinin alçalıp yükseldiğive zeminde meydana gelen oynamalar nedeniyle heyelan ve toprakkaymalarının meydana geldiğini, taşınmazlarçevresinde meydana gelen heyelanlar ile baraj gölünündolması arasında doğrudan illiyet bağınınbulunduğunu, davalı idareye taşınmazlarınkamulaştırılması, meydana gelen zararlarınödenmesitalebiyle yapılan başvurulara davalı idarece olumluyanıt verilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, davalı idarenin eylem veişlemleri neticesinde taşınmazlarda meydana gelen zararlarakarşılık olarak 5.000 TL tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Rize İdare Mahkemesi 05/12/2018 tarih ve E.2016/1099,K.2018/822 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş;istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge İdareMahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 01/07/2019 tarih ve E.2019/549, K.2019/960sayılı kararı ile, "...Kamulaştırma Kanunu'nun12. maddesi kapsamında taşınmazın kısmikamulaştırmasının yapılıp yapılmayacağınoktasında düğümlenen uyuşmazlığın adliyargı yerinde görülmesi gerekirken, Mahkemece işinesasına girilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır."gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Rize İdareMahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanınyeniden bir karar verilmek üzere Rize İdare Mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
3.Rize İdare Mahkemesi 09/08/2019 tarih ve E.2019/492,K.2019/518 sayılı kararı ile,2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmü uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge İdareMahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 31/01/2020 tarih ve E.2019/1713, K.2020/75sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarakkarar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.Mahkeme kararınınilgili kısmı şu şekildedir:
"...mevzuatve yargı içtihatları çerçevesindeuyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilincetaşınmazların kamulaştırılması vezararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyendilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalıidarece kamulaştırma sürecinin tamamlanmadığı,incelemenin sürdüğünün belirtilmesi üzerine işbu davanın açıldığı, dolayısıylakamulaştırma mevzuatı çerçevesinde birsürecin yürüdüğü, öte yandan, zararın,baraj inşası sırasındaki taşınmazlarakamulaştırmasız el atılmasından ya da bir plan veprojeye dayalı olan baraj inşasında idarenin hizmet kusuruteşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddia edilmediği,yolun su altında kalması ve zemindeki su hareketleri nedeniyleheyelan oluşması gibi barajın bizatihi varlığınabağlı sebeplerle söz konusu zararın oluştuğununiddia olunduğu, davalı idareye yapılan başvurunun da taşınmazlarınkamulaştırılması istemi olduğu vetaşınmazların sürekli olarak kullanılamaz halegeldiği iddialarıyla taşınmazların tamamınındeğerinin karşılanmasına ilişkin taleplere davadilekçesinde yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde,uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu'nun 12.maddesinde düzenleme altına alınan kısmikamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması)müessesesi çerçevesinde çözümleneceğisonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda,Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazların kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden, idari yargınıngörevine girmeyen uyuşmazlığın esasınınincelenmesine olanak bulunmamaktadır."
4. Davacı vekili bu kez aynıistemle adli yargıyerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 09/02/2021 tarih ve E.2020/107,K.2021/76 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli, mahkemelerinin ise görevsiz olduğugerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş; istinafbaşvurusu üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. HukukDairesi 20/12/2022 tarih ve E.2022/270,K.2022/1907 sayılı kararıile, istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş vegörevsizlik kararı kesinleşmiştir. Mahkemekararınınilgili kısmı şu şekildedir:
"...mahkememizin2016/49, 50, 51, 52 değişik sayılı dosyaları ileyapılan tespitlerde, dava konusu taşınmazlarda ve çevreparsellerini kapsayacak şekilde toprak düzeyinde derinçatlakların olduğu, baraj istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükseldiği, alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği belirtilmiştir.
Tüm hususlarbirlikte değerlendirildiği, idarenin eylem ve işlemlerindenkaynaklanan hizmet kusuru bulunduğu değerlendirilmekle,İdariyargının görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
Somut olaybakımından davanın konusu davacıya ait taşınmazdameydana gelen zararın tanzimine ilişkin olduğu, zararınİdarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü eyleminden veya eylemsizliğindenkaynaklandığı değerlendirilmiştir. Bu yöndeki emsalkararlarda davacının taşınmazına aynıbölgede olup iş bu dosya bakımından da emsal teşkiletmektedir.
Somutuyuşmazlık bakımından açıklanangerekçeler ile yargı yolu caiz olmadığıdeğerlendirilmiş yargı yolu caiz olmadığındandavanın görev nedeniyle reddine."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a)(İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
B. Yargı Kararları
8. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarih ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının,III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkı bulunmadığıve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malınaihtiyaca göre el atılabilmesini gerektirecek esaslarkonulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminatdavası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışındakaldıklarından kararın bunlara şümulüyoktur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hüküm doğrultusundadavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDEREŞAŞI'nın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
11. Dava, davalı idare tarafındangerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında barajgölünün dolması ve çevre yollarınıninşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarınaulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetlerininartması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılmıştır.
12. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yukarıda bir örneğine yer verilen yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
13. İdari ve adli yargı yerinde görülen davalarda,taşınmazlara fiilen el atıldığına yönelikbir iddia ve tespit bulunmamaktadır.
14. Bu durumda, davacı vekilinin iddiaları ve dosyada bulunanbilgiler kapsamında, görev uyuşmazlığına konudavanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden veyaeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
15. Bu nedenle kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı Kanun’un 2. maddesinde idari dava türleriarasında sayılan idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında, idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarih ve E.2019/492,K.2019/518 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarih ve E.2019/492,K.2019/518 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN