T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/106
KARAR NO : 2023/106
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Davalı İdare tarafından gerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında baraj gölünün dolması ve çevre yolları inşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetinin artması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :M. G
Vekili :Av. İ. V
Davalı :DSİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. A. K,Av. F. Y,Av. D. S, Av. N. A. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlıArtvin ili, Merkez ilçesi, .... Köyündeki .... ada ....ve ....parsel sayılı taşınmazların bulunduğubölgede, davalı idarece Deriner Barajı kapsamındaçalışmalar yapıldığını,taşınmazın hemen altında baraj gölüoluştuğunu, baraj gölünün zemindeyarattığı su hareketleri nedeniyle heyelanların meydanageldiğini, bu sebeple taşınmazlar üzerinde sulu tarımyapma imkanının kalmadığını, ayrıcataşınmazlara ulaşan önceki yolların su altındakalması ile yeni yolların üretim maliyetiniarttırmasının ve heyelanlar nedeniyle can güvenliğitehlikesinin bulunmasının taşınmazları ekonomik olaraksürekli biçimde kullanılmaz hale getirdiğini, yeni yollarile taşınmazlara ulaşan mesafelerin artmasının,yakıt ve pazarlama giderlerini, ürünlerin insansırtında %35 eğimli arazide 500-700 metre yukarıtaşınmasını gerektirmesi ile işçilik maliyetinietkilediğini, dava konusu taşınmazların hemen yanındabulunan taşınmazlar için Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin2016/49-50-51-52 D.iş sayılı dosyalarından tespityapıldığını, alınan bilirkişi raporunda"dava konusu olan taşınmazda ve çevre parsellerinikapsayacak şekilde toprak yüzeyinde derin çatlaklarınoluştuğu, baraj gölü istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükselip alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği" tespitine yerverildiğini, buna göre Deriner Baraj gölünün suseviyesinin 20-40 metre arasında alçalıp yükseldiğive zeminde meydana gelen oynamalar nedeniyle heyelan ve toprak kaymalanınmeydana geldiğini, taşınmazlar çevresinde meydana gelenheyelanlar ile baraj gölünün dolması arasındadoğrudan illiyet bağının bulunduğunu, davalıidareye taşınmazların kamulaştırılması,meydana gelen zararların ödenmesi talebiyle yapılanbaşvurulara davalı idarece olumlu yanıt verilmediğini ilerisürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, davalı idarenin eylem ve işlemleri neticesindetaşınmazlarda meydana gelen zararlara karşılık olarak5.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmış; davacı vekili 16/07/2018 tarihlidilekçeyle dava değerinitoplamda 23.387,45 TL olarak ıslahetmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Rize İdare Mahkemesi 28/09/2018 tarih ve E.2016/976, K.2018/641sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesi 16/07/2019 tarih ve E.2018/1687, K.2019/1164 sayıile, "...Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazların kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargıyerinde görülmesi gerekirken, Mahkemece işin esasınagirilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır."gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Rize İdareMahkemesi Hakimliğinin kararının kaldırılmasına,dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Rize İdare Mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
3.Rize İdare Mahkemesi 09/08/2019 tarih ve E.2019/486,K.2019/529 sayı ile, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesi 27/02/2020 tarih ve E.2019/1711, K.2020/239 sayıile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş vegörevsizlik kararı kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şu şekildedir:
"...mevzuatve yargı içtihatları çerçevesindeuyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilincetaşınmazın kamulaştırılması vezararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyendilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalıidarece kamulaştırma sürecinin tamamlanmadığı,incelemenin sürdüğünün belirtilmesi üzerineiş bu davanın açıldığı,dolayısıyla kamulaştırma mevzuatıçerçevesinde bir sürecin yürüdüğü,öte yandan, zararın, baraj inşası sırasındakitaşınmaza kamulaştırmasız el atılmasından yada bir plan ve projeye dayalı olan baraj inşasında idareninhizmet kusuru teşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddiaedilmediği, taşınmaza ulaşım sağlayan yolun sualtında kalması gibi barajın bizatihi varlığınabağlı bir sebeple söz konusu zararın oluştuğununiddia olunduğu, davalı idareye yapılan başvurunun dataşınmazın kamulaştırılması istemi olduğuve taşınmazın sürekli olarak kullanılamaz halegeldiği iddialarıyla taşınmazın tamamınındeğerinin karşılanmasına ilişkin taleplere davadilekçesinde yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde,uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu’nun 12.maddesinde düzenleme altına alman kısmi kamulaştırma(mücavir alan kamulaştırması) müessesesiçerçevesinde çözümleneceği sonuç vekanaatine varılmıştır.
Bu durumda,Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazların kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden, idari yargınıngörevine girmeyen uyuşmazlığın esasınınincelenmesine olanak bulunmamaktadır."
4. Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 09/02/2021 tarih ve E.2020/167,K.2021/67 sayı ile, uyuşmazlığın çözümündeidari yargının görevli, mahkemelerinin ise görevsizolduğu gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine, Rizeİdare Mahkemelerinin vermiş olduğu görevsizlik kararıda dikkate alınarak dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş; istinaf başvurusu üzerineTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 20/12/2022 tarih veE.2022/272, K.2022/1908 sayı ile, istinaf başvurusunun reddine kesinolarak karar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
"...mahkememizin2016/49, 50, 51,52 değişik sayılı dosyaları ileyapılan tespitlerde, dava konusu taşınmazlarda ve çevreparsellerini kapsayacak şekilde toprak düzeyinde derinçatlakların olduğu, baraj istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükseldiği, alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği belirtilmiştir.
Tüm hususlarbirlikte değerlendirildiği, idarenin eylem ve işlemlerindenkaynaklanan hizmet kusuru bulunduğu değerlendirilmekle, İdariyargının görevli olduğu kanaatinevarılmıştır.
Somut olaybakımından davanın konusu davacıya ait taşınmazdameydana gelen zararın tanzimine ilişkin olduğu, zararınİdarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü eyleminden veya eylemsizliğindenkaynaklandığı değerlendirilmiştir. Bu yöndekiemsal kararlarda davacının taşınmazına aynıbölgede olup iş bu dosya bakımından da emsal teşkiletmektedir.
Somutuyuşmazlık bakımından açıklanangerekçeler ile yargı yolu caiz olmadığıdeğerlendirilmiş, yargı yolu caiz olmadığındandavanın görev nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. "
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılıkararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
8. Aynı Kanun'un "İptal ve tam yargıdavaları" başlıklı 12. maddesi şöyledir:
"İlgililerhaklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıylaDanıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruyatam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarınıbirlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davasıaçarak bu davanın karara bağlanması üzerine, buhusustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halindeverilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyledoğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresiiçinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır."
9. "Doğrudan doğruya tam yargı davasıaçılması" başlıklı 13. maddesişöyledir:
"1.İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idaridava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirimüzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihtenitibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıliçinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerinegetirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamenreddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen gündenitibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevapverilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, davasüresi içinde dava açılabilir.
2. Görevliolmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargıdavasının görev yönünden reddi halinde sonradan idariyargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülenidareye başvurma şartı aranmaz."
B. Yargı Kararları
10. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarih ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının,III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğanbir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
12. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
13. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. (Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008– 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” hükmünegöre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
14. Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
15. Olayda, adli yargı yerince, İdare Mahkemesiningörevsizlik kararı ile Mahkemeleri dosyası arasında olumsuzgörev uyuşmazlığıçıktığından dolayı, görevsizlikkararı yanında, görevli yargı yerinin belirlenmesiamacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verildiği; ancak bununara kararı iledeğil, dosyanın kapatılıp karar numarası alınmaksuretiyle yapıldığı görülmüştür.
16. Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar 2247sayılı Kanun’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
17. Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu,Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve adliyargı dosyasının, davacı vekilinin dedilekçesiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece, ekindeidari yargı dosyasıile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin başka birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,idari ve adli yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
19. Dava, davalı İdare tarafındangerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında barajgölünün dolması ve çevre yollarıinşaatları nedeniyle, davacınıntaşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması,üretim maliyetlerinin artması sonucu oluştuğu iddia edilenmaddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
20. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yukarıda bir örneğine yer verilen yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
21. İdari ve adli yargı yerinde görülen davalarda,taşınmazlara fiilen el atıldığına yönelikbir iddia ve tespit bulunmamaktadır.
22. Bu durumda, davacı vekilinin iddiaları ve dosyada bulunanbilgiler kapsamında, görev uyuşmazlığına konudavanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden veyaeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
23. Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinde idari dava türleri arasında sayılan idari işlemve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacaktam yargı davası kapsamında, idari yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarih ve E.2019/486,K.2019/529 sayılı kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Rize İdare Mahkemesinin09/08/2019 tarih ve E.2019/486,K.2019/529sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN