T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/104
KARAR NO : 2023/104
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Davalı İdare tarafından gerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında baraj gölünün dolması ve çevre yolları inşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetinin artması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :S. K
Vekili :Av. İ. V
Davalı :DSİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. A. K, Av. E. Ç,Av. F. Y,Av. D. S,Av. N. A. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlıArtvin ili, Merkez ilçesi, .....Köyündeki ..... ada ....ve..... parsel sayılı taşınmazların bulunduğubölgede, davalı idarece Deriner Barajı kapsamındaçalışmalar yapıldığını,taşınmazın hemen altında baraj gölüoluştuğunu, baraj gölünün zeminde yarattığısu hareketleri nedeniyle heyelanların meydana geldiğini, bu sebepletaşınmazlar üzerinde sulu tarım yapma imkanınınkalmadığını, ayrıca taşınmazlara ulaşanönceki yolların su altında kalması ile yeni yollarınüretim maliyetini arttırmasının ve heyelanlar nedeniyle cangüvenliği tehlikesinin bulunmasınıntaşınmazları ekonomik olarak sürekli biçimdekullanılmaz hale getirdiğini, yeni yollar ile taşınmazlaraulaşan mesafelerin artmasının, yakıt ve pazarlamagiderlerini, ürünlerin insan sırtında %35 eğimliarazide 500-700 metre yukarı taşınmasını gerektirmesiile işçilik maliyetini etkilediğini, dava konusutaşınmazların hemen yanında bulunan taşınmazlariçin Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/49-50-51-52 D.işsayılı dosyalarından tespityapıldığını, alınan bilirkişi raporunda"dava konusu olan taşınmazda ve çevre parsellerinikapsayacak şekilde toprak yüzeyinde derin çatlaklarınoluştuğu, baraj gölü istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükselip alçaldığı dönemlerde bu hareketliliğinkademeli olarak devam edeceği" tespitine yer verildiğini,buna göre Deriner Baraj gölünün su seviyesinin 20-40 metrearasında alçalıp yükseldiği ve zeminde meydana gelenoynamalar nedeniyle heyelan ve toprak kaymalanın meydana geldiğini,taşınmazlar çevresinde meydana gelen heyelanlar ile baraj gölünündolması arasında doğrudan illiyet bağının bulunduğunu,davalı idareye taşınmazlarınkamulaştırılması, meydana gelen zararlarınödenmesi talebiyle yapılan başvurulara davalı idareceolumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, davalı idarenin eylem veişlemleri neticesindetaşınmazlarda meydana gelen zararlarakarşılık olarak 5.000 TL tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmış; davacıvekili 20/04/2018 tarihli dilekçeyle dava değerini 14.511,64 TLolarak ıslah etmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Rize İdare Mahkemesi 27/09/2018 tarih ve E.2017/15, K.2018/634sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesi 16/07/2019 tarih ve E.2018/1671, K.2019/1167 sayıile, "...Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazların kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargıyerinde görülmesi gerekirken, Mahkemece işin esasınagirilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır."gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Rize İdareMahkemesi Hakimliğinin kararının kaldırılmasına,dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Rize İdare Mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
3.Rize İdare Mahkemesi 09/08/2019 tarih ve E.2019/505,K.2019/541 sayı ile, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesi 27/02/2020 tarih ve E.2019/1686, K.2020/247 sayıile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş vegörevsizlik kararı kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şu şekildedir:
"...mevzuatve yargı içtihatları çerçevesindeuyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilincetaşınmazların kamulaştırılması vezararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyendilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalıidarece kamulaştırma sürecinin tamamlanmadığı,incelemenin sürdüğünün belirtilmesi üzerineiş bu davanın açıldığı,dolayısıyla kamulaştırma mevzuatıçerçevesinde bir sürecin yürüdüğü,öte yandan, zararın, baraj inşası sırasındataşınmazlara kamulaştırmasız el atılmasındanya da bir plan ve projeye dayalı olan baraj inşasında idareninhizmet kusuru teşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddia edilmediği,yolun su altında kalması ve zemindeki su hareketleri nedeniyle heyelanoluşması gibi barajın bizatihi varlığınabağlı sebeplerle söz konusu zararın oluştuğununiddia olunduğu, davalı idareye yapılan başvurunun dataşınmazların kamulaştırılması istemiolduğu ve taşınmazların sürekli olarakkullanılamaz hale geldiği iddialarıylataşınmazların tamamının değerininkarşılanmasına ilişkin taleplere dava dilekçesindeyer verildiği birlikte değerlendirildiğinde,uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu'nun 12.maddesinde düzenleme altına alman kısmi kamulaştırma(mücavir alan kamulaştırması) müessesesiçerçevesinde çözümleneceği sonuç vekanaatine varılmıştır.
Bu durumda,Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazların kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden, idari yargınıngörevine girmeyen uyuşmazlığın esasınınincelenmesine olanak bulunmamaktadır."
4. Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 09/02/2021 tarih ve E.2020/171,K.2021/81 sayı ile, uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevli,mahkemelerinin ise görevsiz olduğu gerekçesiyle davanıngörev nedeniyle reddine, Rize İdare Mahkemelerinin vermişolduğu görevsizlik kararı da dikkate alınarak dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş; istinafbaşvurusu üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. HukukDairesi 20/12/2022 tarih ve E.2022/268, K.2022/1901 sayı ile, istinafbaşvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve görevsizlikkararı kesinleşmiştir. Kararınilgili kısmışu şekildedir:
"...mahkememizin2016/49, 50, 51,52 değişik sayılı dosyaları ileyapılan tespitlerde, dava konusu taşınmazlarda ve çevreparsellerini kapsayacak şekilde toprak düzeyinde derinçatlakların olduğu, baraj istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükseldiği, alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği belirtilmiştir.
Tüm hususlarbirlikte değerlendirildiği, idarenin eylem ve işlemlerindenkaynaklanan hizmet kusuru bulunduğu değerlendirilmekle, İdariyargının görevli olduğu kanaatinevarılmıştır.
Somut olaybakımından davanın konusu davacıya ait taşınmazdameydana gelen zararın tazminine ilişkin olduğu, zararınİdarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü eyleminden veya eylemsizliğindenkaynaklandığı değerlendirilmiştir. Bu yöndekiemsal kararlarda davacının taşınmazına aynıbölgede olup iş bu dosya bakımından da emsal teşkiletmektedir.
Somutuyuşmazlık bakımından açıklanangerekçeler ile yargı yolu caiz olmadığıdeğerlendirilmiş, yargı yolu caiz olmadığındandavanın görev nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. "
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılıkararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak,idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisinikaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."
8. Aynı Kanun'un "İptal ve tam yargıdavaları" başlıklı 12. maddesi şöyledir:
"İlgililerhaklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıylaDanıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruyatam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarınıbirlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davasıaçarak bu davanın karara bağlanması üzerine, buhusustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halindeverilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyledoğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresiiçinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır."
9. "Doğrudan doğruya tam yargı davasıaçılması" başlıklı 13. maddesişöyledir:
"1.İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idaridava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirimüzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihtenitibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıliçinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerinegetirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamenreddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen gündenitibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevapverilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, davasüresi içinde dava açılabilir.
2. Görevliolmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargıdavasının görev yönünden reddi halinde sonradan idariyargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülenidareye başvurma şartı aranmaz."
B. Yargı Kararları
10. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarih ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının,III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
12. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
13. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. (Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008– 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” hükmünegöre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki,başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesihususunu da içermesi gerekir.
14. Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
15. Olayda, adli yargı yerince, İdare Mahkemesiningörevsizlik kararı ile Mahkemeleri dosyası arasında olumsuzgörev uyuşmazlığıçıktığından dolayı, görevsizlikkararı yanında, görevli yargı yerinin belirlenmesiamacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verildiği; ancak bununara kararı iledeğil, dosyanın kapatılıp karar numarası alınmaksuretiyle yapıldığı görülmüştür.
16. Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar 2247sayılı Kanun’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
17. Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu,Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve adliyargı dosyasının, davacı vekilinin de dilekçesiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece, ekindeidari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin başka bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, idari veadli yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
19. Dava, davalı İdare tarafından gerçekleştirilenDeriner Barajı HES kapsamında baraj gölünündolması ve çevre yolları inşaatları nedeniyle,davacının taşınmazlarına ulaşmasınınzorlaşması, üretim maliyetlerinin artması sonucuoluştuğu iddia edilen maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
20. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir aynihakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yukarıda bir örneğine yer verilen yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
21. İdari ve adli yargı yerinde görülen davalarda,taşınmazlara fiilen el atıldığına yönelikbir iddia ve tespit bulunmamaktadır.
22. Bu durumda, davacı vekilinin iddiaları ve dosyada bulunanbilgiler kapsamında, görev uyuşmazlığına konudavanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden veya eylemsizliğindendoğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
23. Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinde idari dava türleri arasında sayılan idari işlem veeylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafındanaçılacak tam yargı davası kapsamında, idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarih ve E.2019/505,K.2019/541 sayılı kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarih ve E.2019/505,K.2019/541 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN