T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/652
KARAR NO : 2023/156
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : A. A. T. S. Ş
Vekili : Av. H. L. P
Davalı : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davacı şirket tarafındansigortalanan .... GT .... plakalı araçşoförünün 31/10/2019 tarihinde İstanbul ili,Sultangazi ilçesi, Eski Edirne Asfaltını takiben Arnavutköyistikametine seyir halinde iken, Mescid-i Selam Tramvay Bakım istasyonu yanınageldiği esnada, yolun aşırı karanlık olmasındanve çalışma alanı olmasından ve bu alanda yeterlitabela ve işaret olmamasından dolayı yolunyapısını fark edemeyerek, Tramvay bakım istasyonunun yantarafında, Eski Edirne Asfaltında çalışma alanıgirişinde bulunan beton bariyerlere aracının sol yankısımlarını çarpması sonucu hasar meydanageldiğini belirterek, araçta meydana gelen hasar nedeniylesigortalıya ödenen 9.000 TL maddi zararın davalıyabaşvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesinekarar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. İstanbul 14. İdare Mahkemesi 25/03/2020 tarih veE.2020/500, K.2020/607sayılı kararı ile, "UyuşmazlıkMahkemesi kararları ile2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin, karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve anılan Kanun'un,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunkapsamındaki sorumluluk çerçevesinde meydana geldiğibelirtilen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın dagörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu" gerekçesiyle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine karar kesinleşmiştir.
3. Davacı vekili aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4. İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 22/04/2021 tarih veE.2020/156, K.2021/198 sayılı kararı ile, "Davakonusu olayda da idareyi temsil eden bir kurum olan belediyenin yolçalışması kamu hizmetini yürütmekte ikengereken önlemleri almaması iddiasına dayalı olarak meydanagelen bir zarar söz konusu olduğundan, huzurdaki dava hizmet kusurunadayalı olarak açılmış bir tam yargı davasıniteliğindedir ve idari yargının görev alanınagirmektedir." gerekçesiyle HMK'nin 114/1-b ve 115/2. maddelerigereğince yargı yolu caiz olmadığından davaşartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermiş,tarafların istinaf etmemesi üzerine karar kesinleşmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanununamacı, karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlamak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemektir."
6. Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2.maddesi şöyledir:
"Bu Kanun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsar.
Bu Kanun,karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayoludışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park,bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis veakaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerler ile,
b) Erişmekontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılankarayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli birkarayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl veakarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanunhükümleri uygulanır."
7. Kanun'un "Belediye trafik birimleri, görev ve yetkileri"başlıklı 10. maddesi şöyledir:
"(Değişik:18/1/1985 - KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/3 md.)
Bu Kanunlabelediyelere verilen görevler il ve ilçe trafik komisyonlarıve mahalli trafik birimleri ile işbirliği yapılarakyürütülür.
a) Kuruluş
Her belediyebaşkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesigözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şube müdürlüğü,şefliği veya memurluğu kurulur.
b) Görev veyetkiler
1. Yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
2. Gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmak,
3. Karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek,
4. Karayolundatrafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veyagündüze göre kolayca görülebilecek şekildeişaretlemek veya ortadan kaldırmak,
5. Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vukubulduğu
yerlerde,yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak,
6.Çocuklar için trafik eğitim tesisleri yapmak veyayapılmasını sağlamak,
7. Bu Kanun ve buKanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak.
(Ek fıkra:25/6/1988 - KHK 330/2 md.)"
8. Kanun'un “Karayolutrafik güvenliği” başlıklı 13. maddesişöyledir:
"(Değişikbirinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.
Çeşitlikişi, kurum ve kuruluşlar, karayolu yapısındayapacakları ve esasları yönetmelikte belirtilençalışmalarda;
a) Yolunyapım ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almak,
b)Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak,trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzdayapmak,
c) Zorunlunedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamandaortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zararvermeyecek duruma getirmek,
d)Şehiriçi karayolu kenarında çeşitli tesislerinyapımı süresince; kaldırımlarda, tünel,tünel aydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenligeçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğeaçık bulundurmak,
Zorundadırlar.
Buçalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikelidurum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratankişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır,yapılan masraflar sorumlulara ödetilir.
(Dördüncüfıkra mülga: 18/1/1985 - KHK 245/16 md.)
(Değişik:21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayanlar fiil başkabir suç oluştursa bile ayrıca 7 200 000 lira para cezasıile cezalandırırlar."
9. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”
10. 2918 sayılıKanun'unGeçici 21. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz”
B. Yargı Kararları
11. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
“…Anayasa Mahkemesinin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hüküm doğrultusundadavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, ekinde idari yargıdosyasının sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hakim Süleyman ARIDURU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
14. Dava, meydana gelen trafik kazası neticesindeki zararın,davalı idarenin kusuru nedeniyle oluştuğundan bahisle, tazminiistemiyle açılmıştır.
15. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, kanun koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
16. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin işaret edilen kararı vetazminat istemine ilişkin davanın maddenin yürürlüktarihinden sonra açıldığı hususu gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/04/2021 tarih veE.2020/156, K.2021/198 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/04/2021 tarih veE.2020/156, K.2021/198 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.
Üye
AhmetARSLAN