T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/109
KARAR NO : 2023/157
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Sulama Birliğince davacıların meyve bahçesine sulama maksatlı suyun yeterli verilmemesi nedeniyle hizmet kusurundan kaynaklı maddi zarara uğranıldığından bahisle açılan tazminat istemli davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacılar: 1-K. Y, 2-Ş. Y
Vekili : Av. K. Y
Davalı : Battalgazi Sulama Birliği Başkanlığı
Vekili : Av. S. D, Av. D. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacılar vekili, müvekkillerininmaliki ve üreticisi olduğu kayısı bahçesine 2017yılında davalı sulama birliğince yeterli su verilmemesisonucu müvekkillerinin maddi zarar gördüğünüileri sürerek maddi tazminat ödenmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞAİLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/02/2019tarih ve E.2018/59, K.2019/79 sayılı kararı ile, davanınkısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine kararverilmiş, karar taraflarca istinaf edilmiştir.
3. Gaziantep Bölge AdliyeMahkemesi 4. Hukuk Dairesi 12/03/2021 tarih ve E.2020/1375, K.2021/396sayılı kararı ile, Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesininkararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şu şekildedir:
"BakanlarKurulu kararıyla kurulan Sulama Birlikleri; 6200 sayılı DSİUmum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Kanunu,1580 sayılı Belediyeler Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunuve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nda yer alandüzenlemelerle yönetilmektedir. Sulama birliklerine ait tesislerinyapımı, bakım ve onarımları Devlet Su İşleriekipmanlarınca yapılmakta ve masraflar DSİ GenelMüdürlüğü bütçesindenkarşılanmaktadır. Birlik personelinin atanması ise, 657sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 23 Haziran 1987 tarihli ve19496 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ''İl Özelİdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlikler ve Bunlara BağlıDöner Sermayeli Müessese ve İşletmelerde İlk Defa MemuriyeteAtanacaklara Ait Sınav Yönetmeliği''nde belirtilen esaslaragöre yapılmaktadır. Bu nedenlerle davalı sulamabirliği kamu kurumu niteliğindedir.
Öte yandankamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarıncayapılmış tesislere bakma ve o tesisleri kullanmayükümlülüğü yine kamu yasalarındandoğan bir yükümlülüktür. O halde anılannitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gereksekullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlaridari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindedir. Buzararların ödetilmesi istekleri 11/02/1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararının II. bendi hükmünce tam yargıdavasının konusunu oluşturur. Bu davaların 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesihükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.Yargı yolu dava şartı niteliğinde olup taraflarca ilerisürülmese bile mahkemece resen (kendiliğinden) gözönünde tutulmalıdır.
Yerel mahkemecedavanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddinekarar verilmesi gerekirken kabul edilmesi hatalı olduğundandavacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalıvekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesikararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzeredosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatinevarılarak aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur."
4. Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/04/2021 tarih veE.2021/108, K.2021/161 sayılı kararı ile,HMK'nin114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığındandavanın usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilitarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine GaziantepBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 11/10/2022 tarih ve E.2021/2125,K.2022/1583 sayılı kararı ile HMK'nin 353/1-b maddesigereğince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak kararvermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
5. Davacılar vekili, bunun üzerine idariyargı yerinde tam yargı davası açmıştır.
B. İdari Yargıda
6. Malatya 2. İdare Mahkemesinin 05/01/2023tarih ve E.2022/1079 sayılı kararı ile, "davacılarıntaşınmazının, davalı Battalgazi Sulama BirliğiBaşkanlığı'nın sorumluluk alanında yeraldığı ve taraflar arasında her ne kadar aboneliksözleşmesi imzalanmamış ise de, fiilen davacınınsulama birliğinin hizmetlerindenyararlandırıldığı, taraflar arasındaki hukukiilişkinin fiilen sağlandığı, anılan hukukiilişkinin mahiyeti gereğince abonelik sözleşmesininimzalanmamasının taraflar arasındaki özel hukukilişkisini etkilemeyeceği" veuyuşmazlığı çözmekte adli yargımahkemelerinin görevli olduğu sonucunaulaşıldığı gerekçesiyle 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7. Anayasa’nın 168. maddesinde;“ Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm vetasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesihakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süreiçin, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangitabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletingerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudangerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanununaçık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek vetüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçeyapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyidelerkanunda gösterilir.” denilmek suretiyle devletin doğalkaynakların aranması ve işletilmesi hakkını kanunlabelli esaslar ve süreler için gerçek ve tüzelkişilere devredilebileceği kabul edilmiştir.
8. Yine Anayasa'nın 125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindede, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerindendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan davalar olaraktanımlanmıştır.
9. İdari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı Kanun'un 12. ve 13.maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tamyargı davalarına konu edilmeleri, anılan Kanunhükümlerinin gereğidir.
10. 6172 sayılı Sulama BirlikleriKanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı1. maddesi şöyledir:
“Bu Kanununamacı; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzereDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğütarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygunşekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemektir.
Sulama birliklerikamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hükümbulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.”
11. “Birliğin görev alanıve çalışma konuları” başlıklı 3.maddesi ise şöyledir:
“(1)Birliklere devredilen tesislerin hizmet alanı, birliklerin görevalanı olup sınırları, kapsamı ve ismi DSİtarafından belirlenir.
(2) Birgörev alanı içerisinde aynı amaçla birden fazlabirlik kurulamaz.
(3) Birlik,devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım veyönetim sorumluluğunu çerçeve ana statüde ve devirsözleşmesinde yer alan esaslara uygun olarak yürütür.
(4) Birliğinçalışma konuları şunlardır:
a) Görevalanı içerisinde yer alan tesislerin işletme, bakım,onarım, yönetim ve yenileme hizmetlerini usul ve esaslarınauygun olarak yapmak.
b)Katılım payını, su kullanım hizmet bedelini veuygulanan cezaları tahsil etmek.
c)Devraldığı tesislerin yatırım bedellerini geriödemek.
ç)Devraldığı tesisi DSİ’nin onayını almaksuretiyle geliştirmek, bu tesis ile ilgili yeni projeler yapmak veyayaptırmak.
d) Görevalanı içerisinde su miktarına bağlı olarak ekilecekbitki desenini Tarım ve KöyişleriBakanlığının ilgili birimleri ile işbirliğiyaparak planlamak.
e) Görevalanı içerisinde öngörülen üretim hedefleriningerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere gerekli tedbirlerialmak.
f) Sulama vediğer tarımsal konularda faaliyet gösteren kurumlarlaişbirliği yaparak araştırma, geliştirme ve eğitimçalışmalarında bulunmak.
g) Amaç vegörevleri ile ilgili konularda ulusal ve uluslararasıgelişmeleri takip etmek.
ğ) Ortak tesisler için DSİ’ce sarfolunan işletme ve bakım masraflarından kendi payınadüşen miktarı ödemek.”
B. Yargı Kararları
12. 27/11/2020 günlü ve 31317 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli veE.2018/104, K.2020/39 sayılı kararında değinilen 6172sayılı Sulama Birlikleri Kanunu kapsamındaki sulamabirliklerinin hukuki statüsüne ilişkin gerekçe vetespitlerin bir kısmı şu şekildedir:
"Anayasa,kanunlar ve CBK ile kamu tüzelkişiliklerine birçok alanda,kuruluş amacına özgü hukuksal durumlar tanınmaktadır.Ayrıca, kamu tüzelkişileri, nitelikleri ve özellikleriylebağdaştığı ölçüde, özel hukuktüzelkişilerinin özel hukuk hükümlerine göresahip olduğu hakları kullanabilmektedir (AYM, E.2006/61, K.2007/91,30/11/2007). 6172 sayılı Kanun’un 1. maddesinde sulamabirliklerinin de kamu tüzelkişiliğine sahip oldukları veKanun’da hüküm olmayan hâllerde özel hukukhükümlerine tabi olacakları belirtilmektedir." ( § 243)
"Kamutüzelkişileri, devlet tarafından kamu yararınıngerçekleştirilmesi amacıyla kurulan, kamu gücüayrıcalıklarıyla donatılan tüzelkişilerdir. Butüzel kişilerin özel hukuk tüzel kişilerindenfarklı olarak üstün ve ayrıcalıklı yetkileresahip olmasıyla güdülen amaç ise kamu yararınınsağlanması ve kamu hizmetinin en iyi şekilde yerine getirilmesidir.
Sulamabirliklerinin kuruluşu, yapısı, görev ve yetkileri, malihükümleri, personel istihdamı, denetimi,tüzelkişiliğinin sona ermesi 6172 sayılıKanun’da düzenlenmiştir. Bu birliklerin özelliklekuruluşları, görev alanları ve denetimlerinde DSİ’ninonay ve yetkisi bulunmaktadır. Sulama birlikleri Anayasa’daözel olarak düzenlenmemiş olup organlarınınseçimle oluşmasında anayasal bir zorunlulukbulunmamaktadır. Sulama birliklerinin temel organı olanbaşkanlığın oluşumu Anayasa’nın 123.maddesinin birinci fıkrasında geçen idarenin kanunladüzenlenmesi ilkesi ile ilgili olup Anayasa’da özel olarakdüzenlenmeyen hizmet yönünden yerinden yönetimkuruluşlarının organlarının belirlenmesinde kanunkoyucu takdir yetkisine sahiptir. Birlik başkanlarına tanınanidari para cezası verme yetkisi de bu kapsamda kanun koyucunun takdiryetkisindedir.
Diğer yandansulama birliklerinin kamu personeli arasından Bakan tarafındanseçilen başkan tarafından temsil edileceği veyönetileceğine, başkanlığın ise başkan ve başkanlıkhizmetlerini yürüten diğer personeldenoluşacağına dair birlik başkanının belirlenmeusulü, başkanlığın oluşumu, görev veyetkileri ile ilgili hususlar Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrası kapsamında kalmaktadır. Anayasa’nınanılan hükmüne göre memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkilerininkanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Dava konusu kurallarda dabirlik başkanının belirlenme usulü, idari para ceza vermeyetkisini de içeren görev ve yetkileri kanunladüzenlendiğinden kanunilik ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 252-254 )
"Kamutüzelkişilikleri devam eden birliklerin feshine karar verilmesi isekamu tüzelkişiliklerinin sona ermesine yol açacaktır.Kanun’un 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasındatüzelkişiliği sona erdirilen sulama birlikleri tarafındanişletilen sulama tesisleri hakkında 6200 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın123. maddesinin üçüncü fıkrası “Kamutüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanununaçıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur”şeklinde iken 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına DairKanun ile “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veyaCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur”şeklinde değiştirilmiştir. YürürlüktekiAnayasa hükmüne göre kamu tüzelkişiliği ancakkanunla ya da CBK’yla kurulabilir. Aynı şekilde bir kamutüzelkişiliği ancak kanunla ya da CBK ilekaldırılır. 6771 sayılı Kanun’dan öncekidönemde yürürlükte olan “Kamutüzelkişiliği, … kanunun açıkça verdiğiyetkiye dayanılarak kurulur” hükmüyürürlükte olmadığından kamutüzelkişiliğinin artık kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulması veyakaldırılması mümkün değildir.
Anayasa’nın123. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamutüzelkişiliğinin, kanunla veya CBK ile kurulacağışeklindeki düzenleme kamu tüzelkişiliğine sahip sulamabirlikleri yönünden de geçerlidir. Kamutüzelkişiliğinin veya organlarının kanunla veya CBK’yadayanılarak kurulması zorunluluğu, kamutüzelkişiliğinin veya organlarının ortadankaldırılması bakımından da geçerliolacaktır. Bu durumda bir kamu tüzelkişiliği de ancakkanunla ya da CBK ile kaldırılabilir. Dolayısıylabirliklerin DSİ’nin teklifi üzerine Bakan onayı ilefeshedileceğini öngören dava konusu (1) numaralı fıkraAnayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasıyla bağdaşmamaktadır." ( § 260-262 )
"Sulamabirlikleri, DSİ’nin belirlediği sulama alanlarında sulamaişletmeciliği konusunda hizmet vermek için kurulan, sulamatesislerinin işletme, bakım ve yönetim sorumluluklarınıüstlenen, kamu yararının ve kamu hizmetinin yerine getirilmesineyönelik faaliyet gösteren kamu tüzelkişiliğine sahiphizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşlarıdır.Dolayısıyla sulama birliklerinin sundukları hizmetin kamuhizmeti niteliğinde olduğu açıktır. Kanun’unek 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise birliğingörev alanında yer alan her su kullanıcısıgerçek ve tüzelkişinin sulama tesisinden faydalanabilmekiçin o birliğe üye olmak zorunda olduğu belirtilmektedir.Her su kullanıcısı gerçek ve tüzelkişiden ilküyelik kaydı sırasında bir defaya mahsus olmak üzerekural uyarınca DSİ’nin belirlediği katılımpayı tahsil edilmektedir." ( § 272 )
"6172sayılı Kanun’da 7139 sayılı Kanun’layapılan değişikliklerle sulama birliklerindeki birlik meclisi,yönetim kurulu ve denetim kurulu organlarıkaldırılmış, birliklerin sadece başkanlıktanoluşacağı kabul edilmiş ve birlikler yenidenyapılandırılmıştır. Dolayısıylakaldırılan organlarla ilgili düzenlemeleri içeren kuralile yeniden yapılandırma sonucunda en üst yöneticiningörevine son verilebilmesi, alacakların tahsili, gözlemciler ilebirlik üyesi olmayan su kullanıcılarının durumunailişkin kurallar da yürürlükten kaldırılmıştır.Kanun’un yürürlükten kaldırılan 19. maddesindebirliğe üye olmayan su kullanıcılarınınyükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla tesislerdenfaydalanabilecekleri öngörülmüş iken 6172sayılı Kanun’a 7139 sayılı Kanun’la eklenen ek1. madde ile birliğin görev alanında yer alan her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişinin sulama tesisindenfaydalanabilmek için o birliğe üye olması gerektiğihükme bağlanmıştır.
Sulamabirliklerinin kamu tüzelkişiliğine sahip olduğu,Anayasa’da özel olarak düzenlenmediği veAnayasa’nın 123. maddesi uyarınca anılan birliklerinteşkilatlarını ve bu bağlamda organlarınıbelirleme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisine sahip olduğugözetildiğinde anılan takdir yetkisi kapsamında kanunkoyucu tarafından kuralla Anayasa’nın 44. maddesinde ifadeedilen toprağın verimli olarak işletilmesini koruma vegeliştirme amacına ulaşma bakımından daha etkili veelverişli görülen farklı bir yapılanmaöngörülmesinin sonucu olarak önceki yapılanmayailişkin hükümlerin madde metinlerindençıkarılmasında veya yürürlüktenkaldırılmasında Anayasa’ya aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 315-316 ).
13. Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/05/2015 tarihli ve E.2015/166,K.2015/272 sayılı kararında, özetle; "sulamaişi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de; ...Sulama Birliği bu hizmeti, ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılansözleşmeye dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda davalı alacağını, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındakiKanun hükümlerine göre değil, 2004 sayılıİcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsiletmektedir.Taraflar arasında düzenlenen “Sulama BeyanSözleşmesi”, daha çok tip sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkü birçokdurumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır. Ortadadavacı ile davalı birlik arasında yapılmış birsulama beyan sözleşmesine dayalı olarak ortaya çıkanuyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre çözümlenesi gerekeceğinden, davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir." denilerek,uyuşmazlığa konu davanın çözümündeadli yargının görevli olduğuna hükmedilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14. Uyuşmazlık Mahkemesinin MuammerTOPAL'ın Başkanlığında, Üyeler DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI veBilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
15. Raportör-Hâkim SüleymanARIDURU'nun, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
16. Dosyanın incelenmesinden; davacılaraait kayısı bahçesine Battalgazi Sulama Birliğinin yeterlisu vermemesi sonucu oluşan maddi zararın tazmini talebiyle davanınaçıldığı, taraflar arasında sulama suyuteminine ilişkin herhangi bir sözleşmebulunmadığı anlaşılmıştır.
17. Davalı Sulama Birliği, yukarıdaaçıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda,ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla kamu tüzel kişiliğini haizkanunla kurulmuş bir kamu kuruluşudur.
18. Böyle olmakla birlikte, bu kuruluşunkişilere sağladığı hizmete ilişkinişlemlerinin yargısal denetimini yapacak yargı düzeninibelirleyebilmek için, işlemin özel hukuk ilişkilerindenmi yoksa kamusal yetkilerin kullanılmasından mı doğup doğmadığınınirdelenmesi gerekmektedir.
19. İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğunedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak davalar ile idarenin aynı plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, suyolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarımuhtel olanlar tarafından açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, iptal ve tam yargıdavaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargıyerine ait olduğu, idarece herhangi bir ayni hakka müdahaledebulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydanagelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindeçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
20. Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idareninkendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış olup,bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu birhizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindenesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olaraktanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bununidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açtığında kuşkubulunmamaktadır.
21. Bu durumda açılan davanın, taraflar arasındabir abonelik vs. sözleşmeye dayanmayan, idarenin plan ve projekapsamında yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak kurulmuş bir işleme karşı yada bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminineyönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 2/1. maddesinde belirtilendava türlerinden olması nedenleriyle,uyuşmazlığın İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
22. Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, Malatya 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümündeİDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Malatya 2. İdare Mahkemesinin 05/01/2023tarih ve E.2022/1079 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN