T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/743
KARAR NO : 2023/212
KARAR TR : 27/03/2023
ÖZET: Davalı kurum bünyesinde doktor olarak çalışan kişinin davalı kurum sigortalısı olan hastalara tıbben gerekli olmayan tedavinin yapılması suretiyle kurumun zarara uğratıldığı, yersiz ödemeye sebebiyet verildiği, faturalarda usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığı ileri sürülerek, oluşan kurum zararının faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av. Z. G. E. A
Davalı : Sağlık Bakanlığı(Mülga Kamu Hastaneleri Kurumu)
Vekili : Av. S. Y. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davalı kurum emrinde doktor olarakçalışan S. A'ın 66 adet hastaya uygulamışolduğu tedavinin tıbben yanlış, düzenlenenraporların usul ve yasaya aykırı olduğunu, tıbbengerekli olmayan tedavinin yapılması suretiyle kurumun zararauğratıldığını, yersiz ödemeye sebebiyetverildiğini, faturalarda usulsüzlük ve yolsuzlukyapıldığını, bu durumun soruşturma raporuylaortaya konulduğunu, sorumlular hakkında suç duyurusundabulunulduğunu ifade ederek; fazlaya dair talep ve hakları kalmakkaydıyla tespit edilen 691.026,20 TL kurum zararıalacağından; 51.927,14 TL'sinin T.C. SağlıkBakanlığından; 624.949,48 TL’sinin T. İ. M.,Demir-Çelik, Mobilya, Elektrikli Ev Aletleri San. Tic. Ltd. Şti.,T.C. Sağlık Bakanlığı ve Dr. S. A’tan; 14.149,58TL'sının H. S. Ü. İç ve DışTicaretLtd.Şti., T.C. Sağlık Bakanlığı ve Dr. S.A’tan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle 1-T.C.Sağlık Bakanlığı, 2-T. İ. M. Demir-Çelik,Mobilya Elektrikli Ev Aletleri San. Tic. Ltd. Şti., 3-H. S. Ü. İçve Dış Tic. Ltd. Şti ve 4- S. A'a karşıadli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 01/02/2013 tarih veE.2011/8sayı ile,Sağlık Bakanlığı ile davacıarasındaki davanın hakem sıfatıyla görülmesigerektiğinden bahisle Sağlık Bakanlığıaçısından davanın tefrikine ve Mahkemelerinin ayrıbir esasınakaydedilmesine karar vermiştir.
3. Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/10/2013 tarih veE.2013/47, K.2013/448 sayı ile, davada idari yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev nedeniylereddine karar vermiş, kararın davacı tarafından temyizedilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 28/05/2014 tarih veE.2014/6651, K.2014/8800 sayı ile temyiz itirazlarının reddiylekararın onanmasına karar vermiş ve görevsizlik kararıkesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Tümdosya birlikte değerlendirildiğinde, Atatürk Devlet Hastanesindegörevli Dr. S. A tarafından ameliyat edilen ve tedavileriyapılan hak sahiplerinin ameliyatlarında kullanılan tıbbimalzemelerde ve faturalarda yolsuzluk ve usulsüzlük yapılarakdavacı kurumun zarara uğratıldığından bahisletazminat davası açılmış ise de; idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğüsırada eylemden doğan zararın giderilmesine yönelikaçılan davanın 2557 sayılı İ.Y.U.K’nun2/1-b maddesinde yer alan tam yargı davası olarak idari yargıdagörülmesi gerekir. Tazminat davası görevli doktorunkişisel kusurundan kaynaklanan nedenlerle açılsa bile idareyekarşı açılan dava hizmet kusuru nedeniyleaçılan davadır. Hizmet kusurunun kişisel kusurdankaynaklanıp kaynaklanmadığı bu dava sonucunda belliolacaktır. İdareye karşı açılan davadakişisel kusur ayrımı yapılmaksızın idariyargıda görülmelidir. Bu nedenlerle davalı Sağlıkbakanlığı hakkında açılan davaya 2557Sayılı Yasa gereğince idari yargıda bakılması ve sonuçlandırılmasıgerektiğinden mahkememizin görevsizliğine...".
4. Davacı vekili aynı istemle bu kez, SağlıkBakanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Zonguldak İdare Mahkemesi 29/12/2016 tarih ve E.2014/905,K.2016/1991 sayıile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine, kurum zararının 646.614,93 TL'likkısmının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine karar vermiş,karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerineAnkara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 20/12/2018tarih ve E.2017/267, K.2018/1602 sayı ile tarafların istinafistemlerinin reddine, kararın onanmasına karar vermiş, bu karartaraflarca temyiz edilmiştir.
6. Danıştay 10. Dairesi 25/10/2021 tarih ve E.2019/7161,K.2021/5009 sayı ile, uyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğunubelirterek, İdare Mahkemesince, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken, işinesasına girilerek verilen karara karşı yapılan istinafbaşvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölgeİdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediğigerekçesiyle, kararın bozulmasına karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Uyuşmazlık,davalı Bakanlığa bağlı sağlıkkuruluşunda görev yapan bir hekim tarafından uygulananameliyatların ve bu ameliyatlarda kullanılan tıbbi malzemeleringereksiz olduğu, dolayısıyla davacı Kurum ile davalıBakanlık arasında mülga 506 sayılı Kanunhükümlerine istinaden imzalanan sağlık hizmeti teminineilişkin sözleşmeye aykırı bu tıbbi ameliyelersebebiyle davacı Kurum tarafından ilgililere yersiz yapılanödemelerin Kurum zararına yol açtığı,davalı Bakanlığın sözleşmeye aykırıiş ve işlemleri gerçekleştiren personelinin denetim vekontrolünü yapmamak suretiyle sözleşmeye aykırıdavranması nedeniyle Kurum zararından sorumlu olduğuiddiasıyla söz konusu Kurum zararının sözleşmenintarafı olan davalı Bakanlıkça tazmini istemindenkaynaklanmaktadır.
DavacıKurum, söz konusu yersiz ödemeden kaynaklandığınıileri sürdüğü zararın tazminini; ilk önce adliyargıda ilgili hekim ve Sağlık Bakanlığınakarşı açtığı davada ödemeye sebebiyetveren ilgili hekimden "haksız fiil", hekimin görevyaptığı hastaneyi işleten SağlıkBakanlığından ise "sözleşme"sorumluluğuna istinaden talep etmiş, adli yargı yerince hekim vedavalı Bakanlığa karşı açılan davadosyalarının tefrik edilmesi ve Bakanlığa karşıaçılan davanın görev nedeniyle reddi üzerinesöz konusu görev ret kararındaki gerekçelerdoğrultusunda idari yargı nezdinde işbu davaaçılmıştır.
Esasen,benzer bir uyuşmazlıkta, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen07/12/2010 tarihli ve E:2011/12996, K:2011/13094 sayılı kararda,'Davacı, idarenin hizmet kusuruna değil, davalı idareçalışanlarının haksız eylemine ve taraflararasında düzenlenen protokole dayanmıştır. Bu nedenleidari yargı yolunun görevli olduğuna ilişkin mahkemekararı doğru bulunmamıştır.' gerekçesine yerverilerek bidayet mahkemesinin, idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddi yolunda verdiği karar bozulmuştur.
Yinebenzer bir uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesince verilen vemevcut uyuşmazlıklar bakımından halen atıfyapılan 08/07/1991 tarihli ve E:1991/15, K:1991/16 sayılıkararında (20/10/1991 tarihli ve 21027 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanmıştır.), "Bu sözleşmenin,tarafların serbest iradelerine dayandığı, ticari nitelikliolduğu anlaşılmaktadır. Kamu Hukukunun vedolayısıyla kamu gücünün bu sözleşmede yeribulunmamaktadır... Tarafların karşılıklı fesihyetkileri mevcuttur. Anlaşmazlık halinde, kurum il müdürlüğününbulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuaçıklanmıştır. Bu durum karşısında,sözleşmede ağırlığı kamu hukuku değil,tarafların serbest iradesi belirlemektedir... Sözleşmenin kamuhizmetine ilişkin bulunduğu bir gerçek olmakla birlikte,idarenin üstün yetkilerle donatıldığı sonucunavarılamamaktadır." gerekçesiyle davanınçözümünün adli yargının görevalanına girdiğine hükmedilmiştir.
Nitekim,Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları da buyöndedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04/04/2019 tarih veE.2018/4817, K.2019/2019 sayılı; 25/03/2019 tarih ve E.2018/3712,K.2019/1725 sayılı kararları)."
7. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi28/09/2022 tarih ve E.2022/2346, K.2022/1976 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğunubelirterek, idare mahkemesince 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevli merciin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken, işinesasına girilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmadığıgerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesikararının kaldırılmasına, dava dosyasınınyeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
8. Zonguldak İdare Mahkemesi 11/11/2022 tarih ve E.2022/1120sayı ile, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesininbozma kararları doğrultusunda, uyuşmazlığınçözümünün adli yargı yerine ait olduğunubelirterek, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "Yersiz ödemelerin gerialınması" başlıklı 96. maddesişöyledir:
"Kurumcaişverenlere, sigortalılara, isteğe bağlısigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların haksahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunlarınbakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersizolarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındakiher türlü ödemeler;
a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarındandoğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriyedoğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler,bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumunhatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalıişlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beşyıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliyetebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içindeyapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenindolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süresonundan,
itibarenhesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdanalacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacaklarıyoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacaklarınyersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarakborç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borcauygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmelerikaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılanyersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersizödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintininbaşlayacağı ödeme dönemi başıitibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borçtutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyleuygulanır.
Yersizödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddeninuygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
10. Aynı Kanun'un "İdarî yaptırımlarve fesih" başlıklı 103. maddesininbirincifıkrasının ilk iki cümlesi şöyledir:
"(Değişik:17/4/2008-5754/61 md.)
Kurumcayapılan inceleme neticesinde;
a)Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlıkhizmetini fatura ettiği,
b) Faturayıveya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğeaykırı olarak düzenlediği,
c) 64üncü madde gereğince kapsam dışı tutulansağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlıkhizmetleri gibi gösterdiği,
d)Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlıkhizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,
e) 73üncü madde gereğince belirlenen tavanın üzerinde ilaveücret aldığı,
tespit edilensağlık hizmeti sunucuları hakkında genelhükümlere göre takip yapılır. Bu fiiller nedeniyleKurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre gerialınır... "
11.19/01/2005 tarih ve 25705 mükerrer sayılı ResmiGazete'de yayımlanan 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum veKuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin SağlıkBakanlığına Devredilmesine Dair Kanun'un "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"BuKanunun amacı, kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlıkbirimlerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesiyle ilgiliusûl ve esasları belirlemektir."
12. Aynı Kanun'un 4. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
"Kamukurum ve kuruluşlarına ait tüm sağlık birimleri;bunlara ilişkin her türlü görev, hak veyükümlülükler, taşınırlar,taşınmazlar ve taşıtlarla birlikte, Sosyal SigortalarKurumuna ait olanlar rayiç bedeli karşılığında,diğerleri bedelsiz olarak aşağıdaki usul ve esaslarçerçevesinde Bakanlığa devredilmiştir"
13. Sağlık Bakanlığı ile SosyalSigortalar Kurumu arasında imzalanan ve 20/02/2005 tarihinden itibarengeçerli olmak üzere yürürlüğe girenSağlık Hizmetleri Protokolünün "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"BuProtokol;
5283sayılı Kanunun yürürlüğe giriş tarihi olan20/02/2005 tarihinden itibaren SSK'na ait sağlık kurum vekuruluşlarının Sağlık Bakanlığı'nadevredilmesi nedeniyle SSK'dan sağlık yardımındanyararlanan kişilerin, Sağlık Bakanlığı'nabağlı sağlık tesislerinde muayene tetkik ve tedavileri ileverilen hizmet ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemekamacıyla düzenlenmiştir."
14. Aynı Protokolün "Kapsam"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"SağlıkBakanlığı'na bağlı sağlık tesislerindeayaktan ve/veya yatarak muayene tahlil, tetkik ve tedavi içindoğrudan veya sevkle müracaatla başvuran SSK'dansağlık yardımından yararlananlara, iş kazaları vemeslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortası ilediğer ülkelerle yapılan sosyal güvenliksözleşmeleri kapsamında yer alan yurt dışısigortalılarına verilen hizmet ve buna ilişkin geri ödemeusul ve esaslarını kapsar.
15. Protokolün 28. maddesi şöyledir:
"Bu Protokolhükümlerinin uygulanmasından doğabilecek aksaklık veihtilafların tespiti halinde tespitte bulunan taraf, bu durumukarşı tarafa yazılı olarak bildirecek ve bildirimdebulunulan taraf en geç 30 (otuz) gün içinde sorunuçözümleyerek bildirimde bulunan tarafa yazılı olarakbilgi verecektir.
Sorununöncelikle ildeki ilgili kurum yetkilileri arasında yapılacakgörüşmelerle çözümlenmesineçalışılır. Anlaşma sağlanamadığıtaktirde uyuşmazlıklar, ilgili kurum yetkililerindenoluşturulacak müzakere komisyonlarınca ele alınır busuretle de anlaşmaya varılamaz ise genel hükümleruygulanır.
Protokolünherhangi bir nedenle süresinden önce geçerliliğiniyitirmesi halinde, Protokolün sona erdirildiği tarihte tedavisisüren hastaların, Protokolden doğan hakları baki kalacak,yapılan tedaviye ilişkin masraflar bu Protokol hükümlerikapsamında ilgili kurum tarafından karşılanacaktır.
İlgilitaraflar tek taraflı olarak bu Protokol hükümlerineaykırı hukuki ve idari işlem tesis edemezler.
Taraflarınkarşılıklı anlaşmaları suretiyle, Protokolhükümlerinde her zaman değişiklikler yapılabilir,güncelleştirilebilir."
16. Aynı Protokolün 27. maddesinde ise,taraflardan birinin değişiklik veya fesh-i ihbar talebindebulunmadığı taktirde, protokolün aynı koşullarlauzatılmış sayılacağı, düzenleme altınaalınmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/03/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'indavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
19. Dava, davalı kurum bünyesinde doktor olarakçalışan S. A'ın davalı kurum sigortalısıkimi hastalara uygulamış olduğu tedavi ve ameliyatlarıntıbben yanlış olduğu, gerekli olmayan tedavininyapılması suretiyle kurumun zarara uğratıldığıileri sürülerek, oluşan691.026,20 TL kurum zararınınfatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle açılmıştır.
20. Dosyanın incelenmesinden, davacı kurum tarafındanyapılan soruşturma neticesinde düzenlenen raporda, davalıBakanlığa bağlı Kdz. Ereğli Devlet Hastanesindebeyincerrahıuzman hekimi olarak görev yapan S. A'ın davalıkurum sigortalısı olan 66 adet hastaya uygulamışolduğu tedavinin ve ameliyatların tıbben yanlışolduğu, düzenlenen raporların usul ve kanuna aykırıolduğu, tıbben gerekli olmayan tedavinin yapılmasısuretiyle kurumun zarara uğratıldığı, yersizödemeye sebebiyet verildiği, faturalardausulsüzlük veyolsuzluk yapıldığı bu sebeple kurum zararınınoluştuğunun tespit edildiği, akabinde bu zararın tazminiiçin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğütarafından, Devlet Hastanesi, adıgeçen doktor ve ilgilimedikal firmalarına söz konusu zararın ödenmesi, aksitakdirde yasal yollara başvurulacağı hususununbildirildiği, adıgeçenler tarafından zararınödenmemesi üzerine davanın açıldığıanlaşılmıştır.
21. İdari yargının görev alanı, idare hukukununuygulanmasından doğan uyuşmazlıklardır. İdarehukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesiamacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idariişlemler, idari eylem ve idari sözleşmelerden doğanuyuşmazlıkların görüm ve çözümüidari yargının görev alanına girmektedir. Davanınidari yargıda görülebilmesi için taraflar arasındayapılan sözleşmenin bir idari sözleşme olmasıgerekir. Bilindiği üzere, idari sözleşmeler, idarelerin tekyanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetinin gereklerinin yerinegetirilmesi için kamu yararı amacı ile taraflar arasındaakdedilen ve idareye üstün hak ve yetkiler veren, gerektiğindetek yanlı değişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyannitelikte sözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukukalanında akdettikleri sözleşmeler ise idari sözleşmeniteliği taşımayıp, özel hukuk kurallarınagöre düzenlenmektedir.
22. Olayda, davalı idareye bağlı sağlıkkuruluşunda görev yapan hekim tarafından uygulananameliyatların ve bu ameliyatlarda kullanılan tıbbi malzemelerin gereksizolduğu, dolayısıyla taraflar arasında imzalanansağlık hizmeti teminine ilişkin sözleşmeyeaykırı bu tıbbi müdahaleler sebebiyle davacı Kurumtarafından yersiz yapılan ödemelerin kurum zararına yolaçtığı, davalı Bakanlığınsözleşmeye aykırı iş ve işlemlerigerçekleştiren hekimin denetim ve kontrolünü yapmamaksuretiyle sözleşmeye aykırı davrandığı vezarardan sorumlu olduğu ileri sürülerek davaaçıldığına göre, oluşan kurumzararının sözleşmenin tarafı olan davalı idaredentazmini için açılan iş bu davada, davalı idareçalışanlarının haksız eylemine ve taraflararasında düzenlenen protokole dayanıldığıtartışmasızdır.
23. Bu durumda, 5283 sayılı Kanuna istinaden düzenlenenve 20/02/2005 tarihinden itibaren SSK'ya ait sağlık kurum vekuruluşlarının Sağlık Bakanlığınadevredilmesi nedeniyle, SSK iştirakçilerinin davalıBakanlığa bağlı sağlık tesislerinde muayenetetkik ve tedavileri ile verilen hizmet ve buna ilişkin usul veesasları belirlemek amacıyla taraflar arasında imzalanansağlık hizmetleri protokolüne aykırı iş veişlemler nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili talepedildiğinden, davanın özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Zonguldak İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/10/2013 tarih ve E.2013/47,K.2013/448 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Zonguldak İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile,Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/10/2013 tarih ve E.2013/47,K.2013/448 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
27/03/2023 tarihinde, Üye Nilgün TAŞ'ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava, davalı kurum bünyesinde doktor olarakçalışan kişinin davacı kurum sigortalısıolan hastalara tıbben gerekli olmayan tedavinin yapılmasısuretiyle kurumun zarara uğratıldığı iddiasıylaoluşan kurum zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davalı Sağlık Bakanlığı (MülgaTürkiye Kamu Hastaneleri Kurumu) bir kamu tüzel kişisi olupkural olarak işlem ve eylemleri kurumsal nitelik taşır. Somutolayda, davalı bakanlığa bağlı olarakçalışan doktorun görevini gerektiği gibiyapmadığı, bu sebeple fazla ödemeye neden olduğu iddiaedilmiştir. Görevin gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetkusuru niteliğindedir. İdarenin hizmet kusurundan doğanzararlardan dolayı İdari Yargılama Usulu Kanununun 2/1-b maddesigereğince idareye karşı idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerekir. Bu nedenle, adliyargının görevli olduğu yönündeki sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum.
Üye
NilgünTAŞ