T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/62
KARAR NO : 2023/246
KARAR TR : 27/03/2023
ÖZET: İdari yargı yerinde açılan davanın öncesindeadli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : Ü. O. T. A.Ş
Vekili : Av. T. Ç
Davalı : İstanbul Valiliği
Vekili : Av. H. S. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Bakırköy CumhuriyetBaşsavcılığı Örgütlü SuçlarSoruşturma Bürosunun 2022/16489 sayılı el koymanınonanması ve inceleme talep yazısı üzerine davacışirkete ait .... FBP .... ve .... DMS .... plakalı araçlarhakkında, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği 25/05/2022 tarihve D.İş No. 2022/3059 sayılı kararı ile,"Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapmaksuçunda kullanıldığı tespit edilen .... FBP ....sayılı Peugeot marka araca .... DMS .... plakalı KİA markaaraca ve ... LL .... plaka sayılı Clio marka araca 5271sayılı CMK'nın 128/4. maddesi uyarınca trafik kaydınaşerh konulmak suretiyle el koyma izninin verilmesine" kararvermiş, verilen karara davacı vekili, 2313 sayılı Kanun'unEk 2. maddesi kapsamında verilen bu kararın usul ve kanunaaykırı olduğunu ileri sürerek, itiraz etmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Bakırköy 1. Sulh CezaHakimliği 21/06/2022 tarih ve D.İş No. 2022/3958sayılı kararı ile, fiziki el koyma ve tasfiyeye ilişkinitirazın, idari işlem olup hakimliğin görev alanındabulunmaması nazara alındığında, görevyönünden reddine karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"....... FBP .... ve .... DMS ....plakalı araçların el koyma işleminin CMK 128/4 maddesigereğince siciline şerh konulması suretiyleyapılmasına karar verildiği, kararda 2313 sayılıKanun'un Ek-2 maddesi gereğince fiziki el koyma ve alıkonulmakararı verilmediği, ilgili araçlara CMK 128/4 maddesigereğince ilişkin trafik siciline şerh vermek suretiyle ilgiliolan kararın usul, yasa ve delillere uygun olduğu, fiziki el koymayailişkin dosya kapsamında herhangi bir kararınbulunmadığı, fiziki el koyma ve tasfiyeye ilişkinişlemin idari bir işlem olup hakimliğimiz görevalanında bulunmadığı anlaşılmaktadır."
3. Davacı vekili, fiziki el koymayailişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 19/12/2022 tarih veE.2022/1491 sayılı kararı ile, 2313 sayılıUyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun uyarınca,davacıya ait araçlara fiziken el konulmasına yönelikişleme ilişkin işbu uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargının görevliolduğunu belirterek,2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş, getirtilenadli yargı dosyası ile birlikte dava dosyasını UyuşmazlıkMahkemesine göndermiştir. Görevsizlik kararının ilgilikısımları şöyledir:
"..İdariyargının görev alanının tespitinde bellibaşlı üç ölçüt kabul edilmektedir.Bunlardan "kamu gücü" ölçütünegöre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçasıolarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililerebu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisinesahiptir. Bu sebeple, idarenin kamu gücü kullanarakyaptığı işlemler ve eylemler, idari yargınıngörev alanına girer. "Kamu hizmeti" ölçütünegöre ise idari yargının görev alanı kamu hizmetikavramıyla açıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmetigörmek için yaptığı işlem ve eylemler, idarehukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözüm yeri de idariyargıdır. "Karma ölçüt"e göre iseidarenin üstlendiği hizmetlerin artması veçeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünüyetersiz kılmıştır. Günümüzde birçokkamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özelhukuk kurallarına göre yürütülmeyebaşlanmıştır. Örneğin elektrik, doğal gaz dağıtım,iletim ya da elektronik haberleşme gibi. Bu sebeple,günümüzde idari yargının görev alanınıntespitinde yürütülen faaliyetin niteliğinden daha ziyade,faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayankuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacakyetkiler kullanıp kullanmadığı önemtaşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan,özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığıişlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görevalanına girdiği kabul edilmektedir.
Belirtilenölçütlere göre kamu gücü kullanılaraktesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis edenkuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuşolması ya da yönetilmesi tesis edilen işlemin "idari"niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptaliiçin açılacak davaların da idari yargımercilerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur.
Ancak, birişlemin idari işlem olup olmadığı konusunda asılayırt edici unsur işlemin idare işleviyle ilgili bir alanda,kamusal yetki ve usuller kullanılarak yapılması, başka birdeyişle idare hukukunun ilke ve kurallarına tabi olmasıdır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait .... FBP.... ve .... DMS .... plakalı araçlar hakkında, CezaMuhakemeleri Kanunu'nun 128/4 maddesi uyarınca Bakırköy 3.SulhCeza Hakimliği'nin 2022/3059 D.İş sayılı kararıile araçların trafik siciline şerh vermek suretiyle elkonulmasına karar verildiği, ancak bu karar üzerine sözkonusu araçların trafik sicillerine şerh düşüldüktensonra araç sahibine iadesi gerekmekte ise de, CMK 128/4 maddesiuyarınca şerh verilmek suretiyle el konulan araçlarhakkında, 2313 sayılı Kanun'un Ek 2.maddesinin (a) ve (c)bentleri uyarınca araçlara idare tarafından fiziken elkonulması üzerine, söz konusu fiziki el koyma işleminekarşı davacı tarafından Bakırköy 1. Sulh CezaHakimliği'nin 2022/3958 değişik iş sayılıdosyasında, fiziki el koymaya ilişkin işleme karşıyapılan itiraz yönünden, itiraza konu işlemin idari birişlem olduğu gerekçesiyle itirazın görevyönünden reddine karar verilmesi üzerine, davacıtarafından, fiziki el koymaya ilişkin işlemin iptali istemiylebakılmakta olan işbu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkkonusu işlemin; Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 128/4 maddesi uyarıncael koyma kararı sonrası, idarece tesis edilebilecek işlemlereyönelik olarak düzenlenen, 2313 sayılı UyuşturucuMaddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un Ek 2. maddesi uyarınca tesisedilen bir işlem olduğu, ancak mezkur mevzuattan kaynaklı ortayaçıkan hukuki ihtilafların çözümünde,2313 sayılı Kanun'da idari yargının görevli olduğunailişkin herhangi bir özel düzenlemenin yeralmadığı, Yargı sistemimizde idari yargımahkemelerinin özel yetkili mahkemeler olduğu, genel yetkilimahkemelerin adli yargı mahkemeleri olduğu, buna göre, 2313sayılı Kanun uyarınca tesis edilen bir işlemdenkaynaklı uyuşmazlığın idari yargı mercilerinceçözümlenebilmesi için, bunun mevzuatımızdaözel olarak belirtilmiş olması gerektiği, aksi halde, yanimevzuatın idari yargıyı açıkça yetkilikılmadığı hallerde genel yetkili yargı mercileri olanadli yargı mercilerinin görevli olacağıaçıktır.
Bu durumda; 2313sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkındauyarınca, davacıya ait araçlara fiziken el konulmasınayönelik işleme ilişkin işbuuyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu anlaşıldığından, 2247 SayılıYasanın 19. maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasıgerektiği sonucuna varılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
5. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev ve yetkileri, 2709sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 158.maddesi ile 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 1.maddesinde açıkça gösterilmiş, Mahkeme adli ve idariyargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilikılınmıştır.
6. 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesi şöyledir:
“Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca (…) ileri sürülebilir.”
7. Aynı Kanun'un 19. maddesi şöyledir:
“Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008-5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”
8.Kanun'un 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayanveya süresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddedeceği kuralına yer verilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer Topal’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan27/03/2023 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim ArzuÇETİNDERE ŞAŞI'nın, 2247 sayılıKanun’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
10. Dosyanın incelenmesinden, Bakırköy CumhuriyetBaşsavcılığı Örgütlü SuçlarSoruşturma Bürosunun 2022/16489 sayılı el koymanınonanması ve inceleme talep yazısına istinaden, uyuşturucumaddelerin ele geçirilmiş olduğu .... FBP .... ve .... DMS.... plakalı araçlar hakkında, Bakırköy 3. Sulh CezaHakimliğinin 2022/3059 D.İş sayılı kararı ile,"CMK'nın 128/4 maddesi uyarınca trafik kaydına şerhkonulmak suretiyle el koyma izninin verilmesine" karar verildiği,bu karara davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine,Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/06/2022 tarih veD.İş No. 2022/3958 sayılı kararı ile, "....FBP .... ve .... DMS .... plakalı araçların el koymaişleminin CMK 128/4 maddesi gereğince siciline şerhkonulması suretiyle yapılmasına karar verildiği, kararda2313 sayılı Kanun'un Ek-2 maddesi gereğince fiziki el koyma vealıkonulma kararı verilmediği, ilgili araçlara CMK 128/4maddesi gereğince ilişkin trafik siciline şerh vermek suretiyleilgili olan kararın usul, yasa ve delillere uygun olduğu, fiziki elkoymaya ilişkin dosya kapsamında herhangi bir kararınbulunmadığı" gerekçesiyle " fiziki elkoyma ve tasfiyeye ilişkin işlemin idari bir işlem oluphakimliğimiz görev alanında bulunmadığına" kararverildiği, diğer bir deyişle, adli yargı yerinceidariyargı yerinin görevli olduğuna dair verilmiş yargıyoluna ilişkin bir görevsizlik kararınınbulunmadığıanlaşılmıştır.
11. İstanbul 13. İdare Mahkemesince 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulabilmesi için, adli yargı yerince aynı konudaverilmiş kesin veya kesinleşmiş, idari yargı yeriningörevli olduğuna dair bir görevsizlik kararıbulunması, bunun üzerine kendisine açılan davada adliyargı yerinin görevli olduğu kanısına varması vegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurması gerektiği açıktır. Oysa olayda, adliyargı yerince davacı hakkında aynı konuya ilişkinolarak verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararıbulunmadığı, böylece ortada 2247 sayılıKanun’un 19. maddesinde öngörülen biçimde, idariyargı yerinde açılan davanın öncesinde, adliyargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veyakesinleşmiş bir görevsizlik kararınınbulunmadığı kuşkusuzdur.
12. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, İstanbul 13. İdare Mahkemesince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirtilmesi için yaptığıbaşvurunun, idari yargı yerindeaçılan davanınöncesinde adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesinveya kesinleşmiş,idari yargı yerinin görevli olduğunadair bir görevsizlik kararı bulunmadığıanlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun’un19. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle,aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygunbulunmayan başvurunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilenkoşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Kanun’un27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUNREDDİNE,
27/03/2023 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN