T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/63
KARAR NO : 2023/222
KARAR TR : 27/03/2023
ÖZET: Tarımla uğraşan davacının tarlalarına davalı Birliktarafından 2017 yılı tarım sezonunda su kesintisinden dolayı su verilmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, Malabadi Sulama Birliği Başkanlığına yönelik kısmının ADLİ YARGI YERİNDE,Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yönelik kısmının İDARİ YARGI YERİNDE,görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :N. A
Vekili : Av. İ. H. B
Davalılar :1- Malabadi Sulama Birliği Başkanlığı
Vekili : Av. F. A
2- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. H. İ
I. DAVAKONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Diyarbakır ili, Bismililçesi, .... Köyünde çiftçilikyaptığını, 2017 tarım sezonunda mısır, pamukve buğday ektiğini, ..... köyü .... ada, .... parsel ve.... ada, .... parsel sayılı arazilerinde 367,495 dönümalana mısır ekimi yaptığını, 06/06/2017 tarihindesifondaki patlama sebebiyle su kesintisi yaşandığınıve sulama yapılamadığını, su kesintisi olandönemde müvekkilinin uğradığı zararlarıntespiti için aynı tarihte Bismil Asliye Hukuk Mahkemesine deliltespiti için başvuru yapıldığını,aynı gün mahkeme kararıyla keşif yapıldığını,delil tespitinde bilirkişiler tarafından 101.759 TL zararınoluştuğu yönünde görüş verildiğini,bunun üzerine 24/04/2018 tarihinde davalı idarelere başvurularakuğranılan 101.759 TL zararın ödenmesininistenildiğini, istemlerininzımnen reddedildiğini ifade ederek,uğranılan 101.759 TL zararın yasal faiziyle birlikteödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi 22/05/2019 tarih veE.2018/1248, K.2019/1143 sayı ile,uyuşmazlığınesasını inceleyerek, davanın reddinekarar vermiştir.
3. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi04/02/2021 tarih ve E.2019/2945, K.2021/240 sayıile, "...birlikana statüsünün DSİ GenelMüdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlıkçaonaylanması sonucu sulama birliklerinin tüzel kişilikkazanacağı, tüzel kişilik kazanıncaya kadar DSİGenel Müdürlüğü ile Bakanlık tarafındantesis edilen işlemin idari işlem olduğu açık olup,sulama birliğinin tüzel kişilik kazanmasından sonra meydanagelen uyuşmazlıkların adli yargı yerindeçözümleneceği..." gerekçesiyle istinafbaşvurusunun kabulü ile istinafa konu kararı kaldırarakdosyanın görev yönünden bir karar verilmek üzeremahkemesine iadesine karar vermiştir.
4. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi 16/03/2021 tarihve E.2021/482, K.2021/397 sayı ile,uyuşmazlığınadli yargının görevindebulunduğundan bahisledavanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-amaddesi uyarınca görev yönünden reddine karar vermişve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
"Anayasanın127. maddesinin son fıkrasında; mahallî idarelerin belirli kamuhizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarındaBakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri,maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ilekarşılıklı bağ ve ilgilerinin yasayladüzenleneceği kuralı yer almaktadır. Sulama birlikleriAnayasanın yukarıda aktarılan 127. maddesi kapsamında 5355sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununda bir mahalli idarebirimi olarak düzenlenmişken, 22/03/2011 tarih ve 27822sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanununun 21. maddesi ile 5355sayılı Kanun'un sulama birliklerini düzenleyen 19. maddesiyürürlükten kaldırılarak, sulama birliklerinin 5355sayılı Kanun ile olan bağlantısı sonaerdirilmiştir. 5355 sayılı Kanun'da aralarında sulamabirliklerinin de yer aldığı birlikler yerel yönetimniteliği taşımakta ve bu şekilde örgütlenmekteiken, sulama birliklerini ayrıca ve özel olarak düzenleyen 6172sayılı Kanun ile sulama birliklerinin 5355 sayılı Kanun'daöngörülen şekli ile yerel yönetim olaraknitelendirilmediği anlaşılmaktadır.
...
Bu haliyle birlikana statüsünün DSİ GenelMüdürlüğü'nün bağlı olduğuBakanlıkça onaylanması sonucu Sulama Birliklerinin tüzelkişilik kazanacağı, tüzel kişilik kazanıncayakadar DSİ Genel Müdürlüğü ile Bakanlıktarafından tesis edilen işlemin idari işlem olduğuaçık olup, Sulama Birliğinin tüzel kişilikkazanmasından sonra meydana gelen uyuşmazlıkların adliyargı yerinde çözümleneceği kuşkusuzdur."
5. Davacı vekili, bunun üzerine aynı istemleadliyargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
6. Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/01/2022 tarih ve E.2021/178,K.2022/22 sayı ile, kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygunolarak yürütülüp yürütülmediğinin,kamuyararına uygun şekilde işletilipişletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idareninsorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısaldenetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2. maddesinde idari dava türleri arasındasayılan idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıgerekçesiyle, mahkemelerinin görevsizliğine, davanınusulden reddine; karar kesinleştiğinde Uyuşmazlık MahkemesiKanununun 19. maddesi gereğince yargı yoluuyuşmazlığın çözülmesi yolundadosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, bu karar, istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7. Anayasa’nın 168. maddesi şöyledir:
"Tabiiservetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufualtındadır. Bunların aranması ve işletilmesihakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süreiçin, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiiservet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçekve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek vetüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açıkiznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerinuyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacakgözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanundagösterilir."
8. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"...
İdare, kendieylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
9. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
" 1.(Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılıkararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. (Mülga:2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"
10. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tamyargı davaları" başlıklı 12. maddesişöyledir:
"İlgililerhaklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıylaDanıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruyatam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarınıbirlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davasıaçarak bu davanın karara bağlanması üzerine, buhusustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halindeverilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyledoğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresiiçinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır."
11. Aynı Kanun'un "Doğrudan doğruya tamyargı davası açılması"başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"1.İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idaridava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirimüzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihtenitibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıliçinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerinegetirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamenreddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen gündenitibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevapverilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, davasüresi içinde dava açılabilir.
2. Görevliolmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargıdavasının görev yönünden reddi halinde sonradan idariyargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkradaöngörülen idareye başvurma şartı aranmaz."
12. 18/12/1953 tarihli 6200 sayılı Devlet Su İşleriGenel Müdürlüğünün Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun’un 1-23. maddeleri 02/07/2018 tarihlive 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 69. maddesiuyarınca ilga edilmiştir.
13. 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı ResmîGazete'de yayımlanan 4 sayılı"BakanlıklaraBağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ileDiğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi"nin"OnuncuBölüm"ündeDevlet Su İşleri GenelMüdürlüğüne ilişkin düzenlemelere yerverilmiştir. Kararnamenin "Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 121. maddesinin 1. fıkrasınınilgilibentleri şöyledir:
" (1) DevletSu İşleri Genel Müdürlüğünün görevve yetkileri şunlardır:
a)Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydanagetirmek.
b) Sulamatesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerintamamını veya aksamını gösterir harita veplanları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunuyaptırmak.
...
g) Bu maddedebelirtilen tesislerin çalıştırma, bakım veonarım dâhil işletmelerini yürütmek.
ğ) Bumaddede belirtilen işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe,istatistik, araştırma ve her türlü istikşafişlerini yapmak; ezcümle toprağın cins ve karakterini,yetiştirilecek mahsul nevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadifaydaları ve verimlilik derecelerini tespit etmek; bu mevzularda gerekirseilgili bakanlık ve kurum ve kuruluşlardan faydalanmak, amenajmanplanları hazırlamak ve bunları temin edecekleri fayda ve elealınmalarındaki zaruretlere göre seçmek, sıralamak veBakanlığa teklif etmek.
h) Bu maddedebelirtilen işlerin her türlü etüt ve projelerini yapmakveya yaptırmak.
ı)Tesislerin yapılması hususunda her türlü maliimkânları araştırmak ve icabı halindeortaklıklar kurulmasını Bakanlığa teklif etmek veCumhurbaşkanı kararı ile uzun vadeli iç ve dışistikrazlar yapmak..."
14. DSİ Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri kapsamında çıkarılan, sulamabirliklerine ilişkin 08/03/2011 tarih 6172 sayılı SulamaBirlikleri Kanunu’nun "Amaç ve kapsam"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"(1) BuKanunun amacı; ülkenin su varlık ve kaynaklarınınrasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmaküzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğütarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygunşekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunuyürütmek, tesisi geliştirmeye yönelik yeni projeler yapmak,yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevli sulama birliklerininkuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerini düzenlemektir.
(2) Sulamabirlikleri kamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanundahüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerinetabidir."
15. 6172 sayılı Kanun'un "Tanımlar"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"(1) BuKanunun uygulanmasında;
a) Bakan:DSİ’nin bağlı olduğu Bakanı,
b) Bakanlık:DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlığı,
c) Birlik: Sulamabirliğini,
ç) Birlikana statüsü: Çerçeve ana statüye uygun olarakkurucular kurulu tarafından hazırlanarak Bakanlıkçaonaylanan metni,
d)Çerçeve ana statü: Sulama birliklerinde (…)bütçe, borçlanma, borçların ödenmesineilişkin esaslar, alacakların tahsili, tarifeler, harcama usulü,yatırım programı, personel istihdamı, tasfiye ve benzerihususların düzenlendiği, Devlet Planlama TeşkilatıMüsteşarlığının bağlı olduğuBakanlık ile Çevre ve Şehircilik, Maliye ve Tarım veKöyişleri Bakanlıklarının görüşüalınarak Bakanlık tarafından hazırlanan metni,
e) Devir:DSİ tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekteolan ya da inşa edilmesi planlanan sulama maksatlı tesislerinişletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunun,DSİ ve birlik arasında imzalanan sözleşmehükümleri uyarınca birliklere devredilmesini,
f) DSİ:Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünü,
g) Görevalanı: DSİ’ce belirlenen ve suyun kullanım maksadınagöre, proje alanı içerisinde kalan sulamaalanlarını,
ğ)(Mülga: 19/4/2018-7139/46 md.)
h)Katılım payı: Su kullanıcılarınınbirliğe ilk katılımlarında, (…) birlik ana statüsündebelirlenen şartlar dahilinde, arazinin her bir dekarı içinbelirlenen ve bir defaya mahsus olmak üzere alınan payı,
ı) Ortaktesis: Birlik tarafından devralınan sulama tesisine hizmet eden fakatdevir kapsamı dışında kalan ve DSİ’ceişletilen tesisleri,
i) Sukullanıcısı: Görev alanında sulama yapan veya yapacakolan gerçek ya da tüzel kişiyi,
j)(Değişik:19/4/2018-7139/46 md.) Su kullanım hizmet bedelitarifesi: Su kullanıcılarına suyunulaştırılması, birliğin tüzel kişilikkazanmasından önce görev alanı içindeaçılmış olan yeraltı suyu kuyuları ileyapılanlar da dâhil olmak üzere sulamadan dönen fazlasuyun uzaklaştırılması, birliğin sorumluluğundakisulama tesisinin mütemmim cüzü olan servis yollarıiçin birlikçe yapılan yönetim, bakım veonarım, yatırım geri ödeme, finansman, personel, mal vehizmet alım ve enerji kullanım giderleri gibi her türlügideri karşılayacak şekilde, sulama birliklerince sukullanım hizmet bedellerinin belirlenmesinde asgari değer olarakalınan ve Bakan tarafından onaylanan tarifeyi,
k) Tesis: Umumisulardan faydalanmak üzere geliştirilmiş, sulama maksadıylainşa edilen su yapılarını veya tesisleri,
1) (Mülga:19/4/2018-7139/46 md.)
m) Yerleşimbirimi: 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununa görebelediye teşkilatı ya da 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılıKöy Kanununa göre köy tüzel kişiliğioluşmuş yerleşim yeri ile 10/7/2004 tarihli ve 5216sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununa görebüyükşehir belediyesi sınırları dahilinde olupbelde belediye ve köy tüzel kişiliğini kaybetmesi sonucumahalleye dönüşen ancak halen tarımsal faaliyetlerini devamettiren yerleşim yerlerini,
ifade eder."
16. 6172 sayılı Kanun'un "Birliğin görevalanı ve çalışma konuları"başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"(1)Birliklere devredilen tesislerin hizmet alanı, birliklerin görevalanı
olupsınırları, kapsamı ve ismi DSİ tarafındanbelirlenir.
(2) Birgörev alanı içerisinde aynı amaçla birden fazlabirlik kurulamaz.
(3) Birlik,devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım veyönetim sorumluluğunu
çerçeveana statüde ve devir sözleşmesinde yer alan esaslara uygunolarak yürütür.
(4) Birliğinçalışma konuları şunlardır:
a) Görevalanı içerisinde yer alan tesislerin işletme, bakım,onarım, yönetim ve
yenilemehizmetlerini usul ve esaslarına uygun olarak yapmak.
b)Katılım payını, su kullanım hizmet bedelini veuygulanan cezaları tahsil etmek.
c)Devraldığı tesislerin yatırım bedellerini geriödemek.
ç)(Değişik:5/3/2022-7381/27 md.) Devraldığı tesisiDSİ’nin onayını almak suretiyle geliştirmek bu tesisile ilgili yeni projeler yapmak veya yaptırmak, yenilenebilir enerjikaynaklarından faydalanmak üzere sulama tesisinin mütemmimcüzü olacak şekilde projeler geliştirmek, enerji tesislerikurmak ve işletmek veya diğer kurum ve kuruluşlartarafından geliştirilen, kurulan yenilenebilir enerji tesislerinidevralarak işletmek, sulama birliğinin feshi hâlinde tesisleriçalışır hâlde DSİ’ye devretmek.
d) Görevalanı içerisinde su miktarına bağlı olarak ekilecekbitki desenini Tarım ve KöyişleriBakanlığının ilgili birimleri ile işbirliğiyaparak planlamak.
e) Görevalanı içerisinde öngörülen üretim hedefleriningerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere gerekli tedbirlerialmak.
f) Sulama vediğer tarımsal konularda faaliyet gösteren kurumlarlaişbirliği yaparak araştırma, geliştirme ve eğitimçalışmalarında bulunmak.
g) Amaç vegörevleri ile ilgili konularda ulusal ve uluslararasıgelişmeleri takip etmek.
ğ) Ortaktesisler için DSİ’ce sarf olunan işletme ve bakımmasraflarından kendi payına düşen miktarı ödemek.
h)(Ek:5/3/2022-7381/27md.) Görev sahası dâhilinde, işlenmeyen ve tarımyapılmayan gerçek ve tüzel kişilere ait tarımarazilerini DSİ’ce düzenlenecek usul ve esaslardâhilinde, kiralayarak tarımsal üretim yapmak veyayaptırmak."
17. 6172 sayılı Kanun'un "Denetim ve birlikmallarının durumu" başlıklı 18. maddesişöyledir:
"(Değişik:19/4/2018-7139/49 md.)
(1) Birliklerindenetimi DSİ veya Bakanlık tarafından yapılır.Birlikler mali yönden yılda bir defa ayrıca MaliyeBakanlığının denetimine tabidir. Bu denetimler sonucundadüzenlenecek raporların bir örneği, gerekli işlemlerinyapılması için Bakanlığa gönderilir.
(2) Denetimsonucunda birliğin zarara uğratıldığınıntespit edilmesi halinde 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı KamuMalî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesihükümleri uygulanır.
(3) Birlikler,Sayıştay tarafından doğrudan denetlenebilir.
(4) Birliğindevraldığı sulama tesisi ve bütünleyiciparçaları Devlet malı olup, bunlara zarar verenlerhakkında 5237 sayılı Kanunun kamu malına zarar verme ileilgili ceza hükümleri tatbik olunur."
18. 6172 sayılı Kanun'un "Birlik tüzelkişiliğinin sona ermesi" başlıklı 20. maddesişöyledir:
"(Değişik:19/4/2018-7139/50 md.)
(1)(İptal:Anayasa Mahkemesi’nin 16/7/2020 tarihli ve E.: 2018/104, K.: 2020/39 sayılıKararı ile.)
(2) Birliğintasfiyesi DSİ tarafından yürütülür. Tasfiyeninusul ve esasları çerçeve ana statü ile düzenlenir.
(3) Tüzelkişiliği sona erdirilen sulama birlikleri tarafındanişletilen sulama tesisleri hakkında 18/12/1953 tarihli ve 6200sayılı Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun hükümleri uygulanır."
19. 6172 sayılı Kanun'un, 19/04/2018 tarihli, 7139sayılı Kanun'un 53. maddesi ile ilga edilmeden önceki 13.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"(2)Birlikler 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflasKanunu hükümlerine göre alacaklarının tahsili yolunabaşvurur."
20. 6172 sayılı Kanun'un, 19/04/2018 tarihli, 7139sayılı Kanun'un 53. maddesi ile ilga edilmeden önceki"Birlik üyesi olmayan su kullanıcılarınındurumu" başlıklı 19. maddesi şöyledir:
"(1)Birliğin görev alanında bulunan tesisten istifade eden sukullanıcıları, birlik üyesi olmasalar dahi, bu Kanunda vebirlik ana statüsünde öngörülen esaslarçerçevesinde, sulama işletme faaliyetlerine ilişkinolarak alınan kararlara diğer birlik üyeleri gibi uymaya veyükümlülüklerini zamanında yerine getirmeye mecburdur.Üye olmayan su kullanıcılarının sulamadan faydalanmaylailgili hakları kısıtlanamaz. Ancak, mali mükellefiyetleribirlik meclisi kararı ile iki katına kadarartırılabilir."
21. 19/04/2018 tarihli, 7139 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile6172 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1. madde şöyledir:
"(1) Birlikgörev alanında yer alan her su kullanıcısıgerçek ve tüzel kişi sulama tesisinden faydalanabilmekiçin o birliğe üye olmak zorundadır.
(2) İlküyelik kaydı sırasında bir defaya mahsus olmak üzere(…) katılım payı tahsil edilir.
(3) Birliküyeleri birlik tarafından tahakkuk ettirilen su kullanım hizmetbedelini ve borçlarını düzenli olarak ödemek, birliktarafından su yetersizliğine bağlı olarak yapılan ekimplanlamasına uymak, sulama planlaması ve su dağıtım vemünavebe programlarına katılmak, arazisi üzerinde yer alansulama tesisini korumak, kişisel kusurlarından dolayı meydanagelen zararları gidermek, aksi takdirde bu zararları gidermekiçin birliğin yapacağı her türlü harcamayıbirliğe ödemek, birliğin sorumluluğunda olan tesisler ilekullanılan her türlü ekipmana zarar vermemek, zarar verilmesidurumunda bu zararı tazmin etmek, birliğin sorumluluğunda olantesisler üzerinde yapılan işletme, bakım ve onarımçalışmaları için arazisine girilmesine izin vermekve sulama tesisinden faydalanma sözleşmesini imzalamakzorundadır.
(4) Sukullanıcısı olma vasfını kaybedenlerin üyelikleriresen sonlandırılır.
(5) Birliklergelirlerini, birlik ana statüsünde belirtilen usul ve esaslara uygunolarak tahsil eder. Birlikler vadesinde ödenmeyen alacaklarınıgenel hükümlere göre tahsil eder.
(6) Birlikgörev alanı dışında kalan sukullanıcılarından, suladıkları her dekar arazibaşına su kullanım hizmet bedelinin iki katı ücretalınır.(...) "
22.6172 sayılı Kanun'un "Mevcut birlikler"başlıklı Geçici 1. maddesi şöyledir:
"(1) BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa görekurulmuş olan sulama birlikleri onsekiz ay içindedurumlarını bu Kanuna uygun hale getirmek zorundadır. Aksitakdirde bu birliklerin tüzel kişiliği kendiliğinden sonaerer ve bu birlikler valinin görevlendireceği vali yardımcısıbaşkanlığında; defterdarlık, tarım ilmüdürlüğü, DSİ bölgemüdürlüğü ve il mahalli idarelermüdürlüğü yetkililerinden oluşan tasfiyekomisyonu tarafından en geç iki ay içinde tasfiye edilir.Birliğin tüm hak, alacak, borç ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılıDevlet Memurları Kanununa tabi olmayan personeli ile birliğe aittaşınır ve taşınmazlar bu Kanuna istinaden kurulanyeni birliğe devrolunur.
(2) Kurulmuşolan sulama birliklerinde 657 sayılı Kanuna tabi olarakçalışan personel, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren bir yıl içinde Devlet PersonelBaşkanlığınca tespit edilecek ihtiyaca görekadroları ile mükteseplerine uygun olarak diğer kamu kurum vekuruluşlarına devredilir.
(3) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuşolan birliklerde sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar, mevcut statüleri ile istihdam edilmeye devamolunur. Birlikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren mevcut statüleri devam edenler dışında yenisözleşmeli personel istihdam edemezler.
(4) BakanlıkDSİ’nin teklifi üzerine birliklerin, bu maddeye göreyeniden kurulmaları sırasında görev alanlarındadeğişiklik yapmaya yetkilidir."
23. 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsulü Hakkında Kanun'un "Kanunun şümulü"başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Devlete,vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, cezatahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, paracezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacaklarıve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptandoğanlar dışında kalan ve amme hizmetleritatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile;bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleritatbik olunur."
24.26/07/2018 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığıncaonaylandığı anlaşılan Sulama BirliğiÇerçeve Ana Statüsünün;
i. "Birlik Üyeliği" başlıklı8. maddesi şöyledir:
"(1) Birlikgörev alanı içerisinde tapuda kayıtlı arazi sahibiolmak veya arazi kiralamak suretiyle tarımsal üretimde bulunan her sukullanıcısı gerçek ve tüzel kişi, tesistenfaydalanabilmek için o birliğe üye olmak zorundadır.
(2) Aynıarazi üzerinde miras ortaklığı, paylı mülkiyetvb. sebeplerle birden fazla malikin bulunması halinde sukullanıcısı gerçek ya da tüzel kişilerinbirliğe üyeliğinde diğer ortak ve/veya pay sahiplerininmuvafakatı istenir."
ii. "Birlik Hizmetlerinden Faydalanma"başlıklı 30. maddesi şöyledir;
"(1) Birlikhizmetlerinden faydalanmak isteyen görev alanı içindeki sukullanıcılarının Sulama Tesisinden FaydalanmaSözleşmesini imzalamaları ve birliğe üye olmalarızorunludur.
(2) Birlikgörev alanı dışındaki (şebekedışı) su kullanıcıları ise bu statünün6'ncı maddesindeki şartların sağlanması durumundayıllık su kullanım sözleşmesi imzalayarak birlikhizmetlerinden faydalanabilirler. Bu durumdaki su kullanıcılarıbirlik üyesi olmasalar dahi, sulama işletme faaliyetlerineilişkin olarak birlik başkanlığı tarafındanalınan kararlara diğer birlik üyeleri gibi uymaya ve yükümlülüklerinizamanında yerine getirmek zorundadır.
(3) Birlikgörev alanı dışında kalan sukullanıcılarından, suladıkları her dekar arazibaşına su kullanım hizmet bedelinin iki katı ücretalınır."
B. Yargı Kararları
25. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının,III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
26. 27/11/2020 günlü ve 31317 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli veE.2018/104, K.2020/39 sayılı kararında değinilen 6172sayılı Sulama Birlikleri Kanunu kapsamındaki sulamabirliklerinin hukuki statüsüne ilişkin gerekçe vetespitlerin bir kısmı şu şekildedir:
"Anayasa,kanunlar ve CBK ile kamu tüzelkişiliklerine birçok alanda,kuruluş amacına özgü hukuksal durumlartanınmaktadır. Ayrıca, kamu tüzelkişileri, niteliklerive özellikleriyle bağdaştığıölçüde, özel hukuk tüzelkişilerinin özelhukuk hükümlerine göre sahip olduğu haklarıkullanabilmektedir (AYM, E.2006/61, K.2007/91, 30/11/2007). 6172sayılı Kanun’un 1. maddesinde sulama birliklerinin de kamutüzelkişiliğine sahip oldukları ve Kanun’dahüküm olmayan hâllerde özel hukuk hükümlerinetabi olacakları belirtilmektedir." ( § 243 )
"Kamutüzelkişileri, devlet tarafından kamu yararınıngerçekleştirilmesi amacıyla kurulan, kamu gücüayrıcalıklarıyla donatılan tüzelkişilerdir. Butüzel kişilerin özel hukuk tüzel kişilerindenfarklı olarak üstün ve ayrıcalıklı yetkileresahip olmasıyla güdülen amaç ise kamu yararınınsağlanması ve kamu hizmetinin en iyi şekilde yerinegetirilmesidir.
Sulamabirliklerinin kuruluşu, yapısı, görev ve yetkileri, malihükümleri, personel istihdamı, denetimi,tüzelkişiliğinin sona ermesi 6172 sayılıKanun’da düzenlenmiştir. Bu birliklerin özelliklekuruluşları, görev alanları ve denetimlerindeDSİ’nin onay ve yetkisi bulunmaktadır. Sulama birlikleriAnayasa’da özel olarak düzenlenmemiş oluporganlarının seçimle oluşmasında anayasal birzorunluluk bulunmamaktadır. Sulama birliklerinin temel organı olanbaşkanlığın oluşumu Anayasa’nın 123.maddesinin birinci fıkrasında geçen idarenin kanunladüzenlenmesi ilkesi ile ilgili olup Anayasa’da özel olarakdüzenlenmeyen hizmet yönünden yerinden yönetimkuruluşlarının organlarının belirlenmesinde kanunkoyucu takdir yetkisine sahiptir. Birlik başkanlarına tanınanidari para cezası verme yetkisi de bu kapsamda kanun koyucunun takdiryetkisindedir.
Diğer yandansulama birliklerinin kamu personeli arasından Bakan tarafındanseçilen başkan tarafından temsil edileceği veyönetileceğine, başkanlığın ise başkan vebaşkanlık hizmetlerini yürüten diğer personeldenoluşacağına dair birlik başkanının belirlenmeusulü, başkanlığın oluşumu, görev veyetkileri ile ilgili hususlar Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrası kapsamında kalmaktadır. Anayasa’nınanılan hükmüne göre memurların ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri, atanmaları, görev ve yetkilerinin kanunladüzenleneceği belirtilmektedir. Dava konusu kurallarda da birlikbaşkanının belirlenme usulü, idari para ceza vermeyetkisini de içeren görev ve yetkileri kanunladüzenlendiğinden kanunilik ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 252-254 )
"Kamutüzelkişilikleri devam eden birliklerin feshine karar verilmesi isekamu tüzelkişiliklerinin sona ermesine yol açacaktır.Kanun’un 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasındatüzelkişiliği sona erdirilen sulama birlikleri tarafındanişletilen sulama tesisleri hakkında 6200 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın123. maddesinin üçüncü fıkrası “Kamutüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanununaçıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur”şeklinde iken 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına DairKanun ile “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veyaCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur”şeklinde değiştirilmiştir. YürürlüktekiAnayasa hükmüne göre kamu tüzelkişiliği ancakkanunla ya da CBK’yla kurulabilir. Aynı şekilde bir kamutüzelkişiliği ancak kanunla ya da CBK ilekaldırılır. 6771 sayılı Kanun’dan öncekidönemde yürürlükte olan “Kamutüzelkişiliği, … kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulur” hükmüyürürlükte olmadığından kamutüzelkişiliğinin artık kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulması veyakaldırılması mümkün değildir.
Anayasa’nın123. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamutüzelkişiliğinin, kanunla veya CBK ile kurulacağışeklindeki düzenleme kamu tüzelkişiliğine sahip sulamabirlikleri yönünden de geçerlidir. Kamutüzelkişiliğinin veya organlarının kanunla veyaCBK’ya dayanılarak kurulması zorunluluğu, kamutüzelkişiliğinin veya organlarının ortadankaldırılması bakımından da geçerliolacaktır. Bu durumda bir kamu tüzelkişiliği de ancakkanunla ya da CBK ile kaldırılabilir. Dolayısıylabirliklerin DSİ’nin teklifi üzerine Bakan onayı ilefeshedileceğini öngören dava konusu (1) numaralı fıkraAnayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasıyla bağdaşmamaktadır." ( § 260-262 )
"Sulamabirlikleri, DSİ’nin belirlediği sulama alanlarında sulamaişletmeciliği konusunda hizmet vermek için kurulan, sulamatesislerinin işletme, bakım ve yönetimsorumluluklarını üstlenen, kamu yararının ve kamuhizmetinin yerine getirilmesine yönelik faaliyet gösteren kamutüzelkişiliğine sahip hizmet yönünden yerindenyönetim kuruluşlarıdır. Dolayısıyla sulamabirliklerinin sundukları hizmetin kamu hizmeti niteliğindeolduğu açıktır. Kanun’un ek 1.maddesinin (1)numaralı fıkrasında ise birliğin görev alanındayer alan her su kullanıcısı gerçek vetüzelkişinin sulama tesisinden faydalanabilmek için obirliğe üye olmak zorunda olduğu belirtilmektedir. Her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişiden ilküyelik kaydı sırasında bir defaya mahsus olmak üzerekural uyarınca DSİ’nin belirlediği katılımpayı tahsil edilmektedir." ( § 272 )
"6172sayılı Kanun’da 7139 sayılı Kanun’layapılan değişikliklerle sulama birliklerindeki birlik meclisi,yönetim kurulu ve denetim kurulu organlarıkaldırılmış, birliklerin sadece başkanlıktanoluşacağı kabul edilmiş ve birlikler yenidenyapılandırılmıştır. Dolayısıylakaldırılan organlarla ilgili düzenlemeleri içeren kuralile yeniden yapılandırma sonucunda en üst yöneticiningörevine son verilebilmesi, alacakların tahsili, gözlemciler ilebirlik üyesi olmayan su kullanıcılarının durumunailişkin kurallar da yürürlüktenkaldırılmıştır. Kanun’unyürürlükten kaldırılan 19. maddesinde birliğeüye olmayan su kullanıcılarınınyükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla tesislerdenfaydalanabilecekleri öngörülmüş iken 6172sayılı Kanun’a 7139 sayılı Kanun’la eklenen ek1. madde ile birliğin görev alanında yer alan her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişinin sulamatesisinden faydalanabilmek için o birliğe üye olmasıgerektiği hükme bağlanmıştır.
Sulama birliklerininkamu tüzelkişiliğine sahip olduğu, Anayasa’daözel olarak düzenlenmediği ve Anayasa’nın 123.maddesi uyarınca anılan birliklerin teşkilatlarını vebu bağlamda organlarını belirleme konusunda kanun koyucununtakdir yetkisine sahip olduğu gözetildiğinde anılan takdiryetkisi kapsamında kanun koyucu tarafından kurallaAnayasa’nın 44. maddesinde ifade edilen toprağın verimliolarak işletilmesini koruma ve geliştirme amacına ulaşmabakımından daha etkili ve elverişli görülenfarklı bir yapılanma öngörülmesinin sonucu olarakönceki yapılanmaya ilişkin hükümlerin maddemetinlerinden çıkarılmasında veyayürürlükten kaldırılmasında Anayasa’yaaykırı bir yön bulunmamaktadır." ( § 315-316 ).
27. Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/05/2015 tarihli ve E.2015/166,K.2015/272 sayılı kararında, özetle; "sulamaişi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de; ...Sulama Birliği bu hizmeti, ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılansözleşmeye dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda davalı alacağını, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındakiKanun hükümlerine göre değil, 2004 sayılıİcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsiletmektedir.Taraflar arasında düzenlenen “Sulama BeyanSözleşmesi”, daha çok tip sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkübirçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır. Ortadadavacı ile davalı birlik arasında yapılmış birsulama beyan sözleşmesine dayalı olarak ortaya çıkanuyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre çözümlenesi gerekeceğinden, davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir." denilerek,uyuşmazlığa konu davanın çözümündeadli yargının görevli olduğuna hükmedilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
28. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan27/03/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
29. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
30. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. (Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008– 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” hükmünegöre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki,başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesihususunu da içermesi gerekir.
31. Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
32. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararıyanında, karar kesinleştiğindeKanun'un 19. maddesigereğince yargı yolu uyuşmazlığınçözülmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine de karar verildiği; ancak bunun arakararı ile değil, dosyanın kapatılıp kararnumarası alınmak suretiyle yapıldığıgörülmüştür.
33. Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar 2247sayılı Kanun’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
34. Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu,Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve adliyargı dosyasının,son görevsizlik kararını verenmahkemece, ekinde idari yargı dosyasının bir örneğiilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, incelemeninsağlıklı yapılması amacıyla idari yargıdosyasının aslının Mahkemesinden temin edildiği veusule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, idari ve adli yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
35. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
36. Dava, tarımla uğraşan davacınıntarlalarına davalı Birliktarafından 2017 yılı yazdöneminde, su kesintisi nedeniyle yeterli su verilmemesinedeniyleürün kaybı yaşamasısonucuuğranıldığı ileri sürülen maddi zararınMalabadi Sulama Birliği Başkanlığı ile Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğüncetazminiistemiyleaçılmıştır.
37. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre,davalı konumunda bulunan Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü ile Sulama Birliğinin, ülkenin suvarlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıylakamu tüzel kişiliğini haiz, kanunla kurulmuş kamukuruluşları olduğu anlaşılmaktadır.
38. Bununla birlikte, bu kuruluşların kişileresağladığı hizmete ilişkin işlemlerininyargısal denetimini yapacak yargı düzenini belirleyebilmekiçin, işlemin özel hukuk ilişkilerinden mi yoksa kamusalyetkilerin kullanılmasından mı doğduğunun irdelenmesigerekmektedir.
39. Sulama işi, bir kamu hizmeti niteliğinitaşımakta ise de; Sulama Birliği bu hizmeti, ilgiliyasaların belirlediği ilkeler ve özel hukuk kurallarınagöre yürütmek durumundadır. Su kullanım bedelininhukuksal dayanağı, kamu gücüne değil iki tarafarasında yapılan sözleşmeye dayanmakta olup taraflararasındaki sözleşmeden doğan alacakların tahsilinde6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkındaki Kanun'un ilgili hükümleri uygulanmamaktadır.
40. Taraflar arasında düzenlenen "Sulama BeyanSözleşmesi", daha çok tip sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkübirçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır.
41. Dava dosyalarının incelenmesinden, davacı ile Birlikarasında, Birliğin temin edeceği suyun kullanımı,ödemelerin şekli konusunda 01/07/2015 tarihli bir sözleşmeimzalandığı, sözleşmenin 2015-2019 sulamasezonlarını kapsadığıanlaşılmıştır.
42. Buna göre uyuşmazlığın Malabadi SulamaBirliği Başkanlığına yönelikkısmının, sözleşme ilişkisindenkaynaklandığını kabul etmek gerekmektedir.
43. Tüm bu açıklamalara göre,önümüzdeki dosyada, ekili arazilerindeki bitkilerine,davalılardan Malabadi Sulama Birliği tarafından gerekli suyunverilmediğinden bahisle uğranıldığı önesürülen zararın tazmini istemiyle açılandavanın, anılan Birliğe yönelik kısmınınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
44. Davanın davalılardan Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğüne ilişkin kısmına gelince:
45. Olayda davacıtarafındantarlalarına davalı Birliktarafından 2017yılı yaz döneminde, su kesintisi nedeniyle yeterli suverilmemesi nedeniyleürün kaybı yaşamasısonucuuğranıldığı ileri sürülen maddi zararıntazmini istemiyleMalabadi Sulama Birliği BaşkanlığıyanındaDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğüdehasım gösterilerek dava açılmıştır.
46. Bu durumda görevuyuşmazlığına konu davanın Devlet Su İşleriGenel Müdürlüğüneyönelikkısmının,idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden ya da eylemsizliğindendoğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
47. Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygunolarak yürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı Kanun’un 2. maddesinde idari dava türleriarasında sayılan idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
48. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusununMalabadiSulama Birliği Başkanlığı yönündenreddi,DSİ Genel Müdürlüğü yönündenkabulü,Mahkemenin25/01/2022 tarih ve E.2021/178, K.2022/22sayılı görevsizlik kararının Malabadi SulamaBirliği Başkanlığı yönünden verilenkısmının kaldırılması, Diyarbakır 1.İdare Mahkemesinin 16/03/2021 tarih ve E.2021/482, K.2021/397sayılıgörevsizlik kararının DSİ GenelMüdürlüğü yönündenkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde kısmen ADLİ,kısmen İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN Malabadi SulamaBirliği Başkanlığı yönünden REDDİNE, DSİGenel Müdürlüğü yönünden KABULÜNE,Mahkemenin 25/01/2022 tarih ve E.2021/178, K.2022/22 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ Malabadi Sulama BirliğiBaşkanlığı yönünden verilenkısmının KALDIRILMASINA, Diyarbakır 1. İdareMahkemesinin 16/03/2021 tarih ve E.2021/482, K.2021/397 sayılıkararının DSİ Genel Müdürlüğüyönünden KALDIRILMASINA,
27/03/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN