T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/246
KARAR NO : 2023/375
KARAR TR : 15/05/2023
ÖZET: Davalı İdare tarafından gerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında baraj gölünün dolması ve çevre yolları inşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetinin artması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :A.Ö ve diğerleri
Vekili :Av. E. Ö
Davalı :DSİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. N. A. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlıArtvin ili, Merkez ilçesi,.... Köyündeki ... ada, ... parselsayılı taşınmazın bulunduğu bölgede,davalı idarece Deriner Barajı kapsamındaçalışmalar yapıldığını,taşınmazın hemen altında baraj gölüoluştuğunu, baraj gölünün zemindeyarattığı su hareketleri nedeniyle heyelanların meydanageldiğini, bu sebeple taşınmazlar üzerinde sulu tarımyapma imkanının kalmadığını, ayrıcataşınmazlara ulaşan önceki yolların su altındakalması ile yeni yolların üretim maliyetiniarttırmasının ve heyelanlar nedeniyle can güvenliğitehlikesinin bulunmasının taşınmazları ekonomik olaraksürekli biçimde kullanılmaz hale getirdiğini, yeni yollarile taşınmazlara ulaşan mesafelerin artmasının,yakıt ve pazarlama giderlerini, ürünlerin insansırtında eğimli arazide 500-700 metre yukarıtaşınmasını gerektirmesi ile işçilik maliyetinietkilediğini, dava konusu taşınmazların hemen yanındabulunan taşınmazlar için Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin2016/49-50-51-52 D.iş sayılı dosyalarında tespityapıldığını, alınan bilirkişi raporunda"dava konusu olan taşınmazda ve çevre parsellerinikapsayacak şekilde toprak yüzeyinde derin çatlaklarınoluştuğu, baraj gölü istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükselip alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği" tespitine yerverildiğini, buna göre Deriner Baraj gölünün suseviyesinin 20-40 metre arasında alçalıp yükseldiğive zeminde meydana gelen oynamalar nedeniyle heyelan ve toprakkaymalarının meydana geldiğini, taşınmazlarçevresinde meydana gelen heyelanlar ile baraj gölünündolması arasında doğrudan illiyet bağınınbulunduğunu, davalı idareye taşınmazların kamulaştırılması,meydana gelen zararların ödenmesi talebiyle yapılanbaşvurulara davalı idarece olumlu yanıt verilmediğini ilerisürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,davalı idarenin eylem ve işlemleri neticesindetaşınmazlarda meydana gelen zararlara karşılık olarak15.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Rize İdare Mahkemesi 29/07/2019 tarih ve E.2019/249,K.2019/469 sayılı kararı ile,2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davacı vekili tarafından istinaf yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesi 31/01/2020 tarih ve E.2019/1650, K.2020/93sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarakkarar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
"...mevzuatve yargı içtihatları çerçevesindeuyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilincetaşınmazların kamulaştırılması vezararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyendilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalıidarece kamulaştırma sürecinin tamamlanmadığı,incelemenin sürdüğünün belirtilmesi üzerineiş bu davanın açıldığı,dolayısıyla kamulaştırma mevzuatıçerçevesinde bir sürecin yürüdüğü,öte yandan, zararın, baraj inşası sırasındakitaşınmazlara kamulaştırmasız el atılmasındanya da bir plan ve projeye dayalı olan baraj inşasında idareninhizmet kusuru teşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddiaedilmediği, yolun su altında kalması ve zemindeki su hareketlerinedeniyle heyelan oluşması gibi barajın bizatihivarlığına bağlı sebeplerle söz konusuzararın oluştuğunun iddia olunduğu, davalı idareyeyapılan başvurunun da taşınmazlarınkamulaştırılması istemi olduğu vetaşınmazların sürekli olarak kullanılamaz halegeldiği iddialarıyla taşınmazların tamamınındeğerinin karşılanmasına ilişkin taleplere dava dilekçesindeyer verildiği birlikte değerlendirildiğinde,uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu'nun 12.maddesinde düzenleme altına alınan kısmikamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması)müessesesi çerçevesinde çözümleneceğisonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda,Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazların kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden, idari yargınıngörevine girmeyen uyuşmazlığın esasınınincelenmesine olanak bulunmamaktadır."
3. Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 12/04/2022 tarih ve E.2022/186,K.2022/297 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş;davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Trabzon BölgeAdliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 24/10/2022 tarih ve E.2022/1951, K.2022/1509sayılı kararı ile, "dava dilekçesi davalıyatebliğ edilmeyip dilekçeler aşaması tamamlanmadangörevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmek suretiyledavalının hukuki dinlenilme hakkına aykırıdavranılması" gerekçesiyle davalı vekilininistinaf isteminin kabulüne ve Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/04/2022tarih ve E.2022/186, K.2022/297 sayılı kararınınkaldırılmasına karar vermiştir.
5. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 01/02/2023 tarih ve E.2022/601,K.2023/55 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usuldenreddine karar vermiş; verilen karar tarafların istinaf etmemesiüzerine kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışu şekildedir:
"İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelenzararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği görülecektir.
Yapılanaçıklama dikkate alınarak, davanın, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğüsıradaki eyleminden veya eylemsizliğinden doğan zararıngiderilmesine yönelik olarak açıldığınınkabulü gerekir. Bu sebeple mahkememizin görevsiz olduğuna veilgili uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesigerektiğine kanaat getirilmiştir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a)(İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
B. Yargı Kararları
8. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının,III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan15/05/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hüküm doğrultusundadavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
11. Dava, davalı idare tarafındangerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında barajgölünün dolması ve çevre yollarıinşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarınaulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetlerininartması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılmıştır.
12. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yukarıda bir örneğine yer verilen yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
13. İdari ve adli yargı yerinde görülen davalarda,taşınmazlara fiilen el atıldığına yönelikbir iddia ve tespit bulunmamaktadır.
14. Bu durumda, davacı vekilinin iddiaları ve dosyada bulunanbilgiler kapsamında, görev uyuşmazlığına konudavanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden veyaeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
15. Bu nedenle, kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğunun bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı Kanun'un 2. maddesinde idari dava türleri arasındasayılan idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında, idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin 29/07/2019 tarih ve E.2019/249,K.2019/469 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Rize İdare Mahkemesinin 29/07/2019 tarih ve E.2019/249,K.2019/469 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
15/05/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN