T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/255
KARAR NO : 2023/352
KARAR TR : 15/05/2023
ÖZET: Davacının satın almış olduğu araca change olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle, aracıntesciline ilişkin hükümlere aykırı davranan idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.D
Vekili : Av. M. S. Y
Davalı : Emniyet GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. İ. İ
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı tarafından, noter satışsözleşmesi ile satın aldığı.... D ....plakalı aracına çalıntı olduğundan bahisle elkonulduğu, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğuileri sürülerek, 30.000 TL maddi tazminatın, araca el konulmatarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açılmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Erzurum 1. İdare Mahkemesi 16/02/2021 tarih ve E.2020/1014,K.2021/238 sayılı kararı ile, davanın kabulüne, 30.000TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilebilecek yasalfaiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıyaödenmesine karar vermiş, bu karara karşı taraf vekillerinceistinaf isteminde bulunulmuştur.
3. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi25/02/2022 tarih ve E.2021/1808, K.2022/465 sayılı kararı ile,2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun'dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa'ya aykırı bulunmadığına dair olduğunu,görev konusundan verilmiş bir karar olduğunu ve Anasaya'nın158. maddesi uyarınca, yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar konumunda olduğunu belirterek, 2918sayılı Kanunu'n idareye yüklediği devir, satış vetescil sorumluluğundan kaynaklanan işbu davanın, adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, istinafbaşvurularının kabulü ile istinaf konusu İdareMahkemesi Hâkimliği kararınınkaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlardoğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
4. Erzurum 1. İdare Mahkemesi 12/05/2022 tarih ve E. 2022/618,K.2022/824 sayılı kararı ile, her ne kadar; dava konusuolayda, davacının zararına sebebiyet veren eylemler, davadışı kişilerin hileli işlemleriyle idareyanıltılarak, trafiğe tescilleri için gerekliişlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarîhizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davaya konu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun'un ve bu Kanun'unuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği'nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesindede, madde ayrımı yapılmaksızın 2918 sayılıKanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adlîyargı yerinde çözümlenebileceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer konulara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idaregörevlilerinin eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konu uyuşmazlıktaöncelikli olarak uygulanması gerektiği gerekçesiyle 2577sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/a bendi uyarınca davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, bu kararakarşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
5. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi19/09/2022 tarih ve E.2022/1424, K.2022/2335 sayılı kararı ile,istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir.
6. Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
7. Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 09/03/2023 tarih veE.2022/703 sayılı kararı ile, davalı idarenin hizmetkusuru ya da başka bir nedenle hukuki sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin 2577sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca idari yargı yerindegörülmesi gerektiğini belirterek söz konusuuyuşmazlıkta idari yargı görevli olduğundan veaynı konuya ilişkin Erzurum 1. İdare Mahkemesinin E.2022/618K.2022/824 sayılı kesinleşmiş kararı nedeniylegörev uyuşmazlığı ortaya çıkmaklaUMK'nın 19. maddesi uyarınca bu konuda gerekçeli ara kararoluşturularak idare mahkemesi dosyası fiziken temin edilerekdosyanın görev uyuşmazlığıaçısından Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesini, UMK'nın 19. maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesi karar verene dek yargılamanındurmasına karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
8. T.C. Anayasası'nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylemve işlemlerinden doğan zararları ödemekleyükümlü olduğu hükme bağlanmış, 129.maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamugörevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyettebulunmakla yükümlü olduklarına, beşincifıkrasında ise, memurlar ve diğer kamu görevlilerininyetkilerini kullanırken işledikleri kusurlarından doğantazminat davalarının kendilerine rücu edilmek kaydıyla vekanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancakidare aleyhine açılabileceğine işaret edilmiştir.
9. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2. maddesinin l. fıkrasında; idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olaraksayılmıştır.
10. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“İçişleri Bakanlığının görevve yetkileri” başlıklı 5. maddesininilgilihükümleri şöyledir:
"a)Araçları, bu Kanuna göre araçlarda bulundurulmasıgerekli belge ve gereçleri, sürücüleri ve bunlara aitbelgeleri, sürücülerin ve karayolunu kullanan diğerkişilerin kurallara uyup uymadığını, trafikdüzenlemelerinin ve çeşitli tesislerin bu Kanunhükümlerine uygun olup olmadığını denetlemek.
...
f)Araçların tescil işlemlerini yaparak belge veplakalarını vermek.
...
h) Ülkeçapında taşıtların ve sürücülerinsicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik ve hukukideğişiklikleri işlemek, işlettirmek, istatistikselbilgileri toplamak ve değerlendirmek.
...
k) Ayrıca buKanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülereait bilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılmasıişlemleri, bu değişiklik veya şerhlere karar verenyargı ve icra birimleri ile kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından elektronik sistemle yapılabilir. Sürücübelgesi ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler,İçişleri Bakanlığı tarafından ilgili kamukurum veya kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkrayailişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedekigörev, yetki ve sorumluluklara ait diğer esaslar ile trafikkuruluşlarının, çalışma şekil veşartları, görevlendirilecek personelin nitelikleri,seçimi, çalışma usulleri, görev, yetki vesorumluluklarına ait esaslar İçişleriBakanlığınca çıkarılacak yönetmeliktebelirtilir."
11. Aynı Kanun'un “Araçların satış,devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk”başlıklı 20. maddesinin ilgili hükümleri iseşöyledir:
"Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a) Araçsahipleri,
1- Tescili zorunluve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2- Tescilinyapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ileyönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,
Zorundadırlar.
...
c) Tescilbelgesi, aracın başkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d) Tesciledilmiş araçların her çeşit satış vedevirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayımotorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satışve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu TaşıtlarVergisi Kanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergimükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergi mükellefiyetibaşlar.
Yapılansatış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yenimalik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkingeçici belge düzenlenir.
197sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan sorumlulukhükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılan maddede ve bubentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bukonuda yükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelereilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüyetkili olup, bu kurumlar satış, devir ve tescile ilişkinişlemlerin gerçekleştirilmesi için gerekli elektronikveri akışını sağlarlar....
Satışve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumluluk yüklenemez.
...
Haciz,müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icramüdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milliemlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgelerisağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisindeadlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendinuygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyeİçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir.”
12. Aynı Kanun'un "Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar" başlıklı 22. maddesinde,Yönetmelikte gösterilen esaslara göre birinci fıkradabentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalan araçlarailişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarıncayapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağıdüzenlenmiştir.
13. Aynı Kanun'un "İşleten ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibininhukuki sorumluluğu" başlıklı 85. maddesişöyledir:
"(Değişikbirinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracınişletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasınayahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorluaracın bir teşebbüsün unvanı veya işletmeadı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilenbiletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
(Ek:17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmayasebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracınbaşkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisiniönlemek amacıyla olaya el koyan CumhuriyetSavcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescilkuruluşuna trafik kaydı üzerine şerhdüşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ileCumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerineşerh düşülmesi arasında geçen süreleriçinde kötü niyetle yapılan araç tescillerihükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihtenitibaren bir ay içerisinde, şerhinkaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkemekararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüzsayılır.
İşletilmehalinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafikkazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için,zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veyaeylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurunvarlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebepolduğunu ispat etmesi gerekir.
(Değişik:17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüssahibi, hakimin takdirine göre kendi aracınınkatıldığı bir kazadan sonra yapılan yardımçalışmalarından dolayı yardım edenin maruzkaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumdaişletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesiiçin kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımındoğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahutkazaya taraf olan üçüncü kişilereyapılması gerekir.
(Değişik:17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınakatılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur."
14. Aynı Kanun'un 11/01/2011 tarihli ve 6099 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik "Görevli ve YetkiliMahkeme" başlıklı 110. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.”
15. 2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “AraçlarınTescil Mecburiyeti”; 29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30. maddesinde “Tescilİşlemleri Müşterek Hükümleri”;31.maddesinde “Yeni Kayıt”;32. maddesinde “TescilBelgesi ve Geçerliliği”; 33. maddesinde “Motorluaraç trafik belgesi ve geçerliliği”; “TescileDair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36. maddesinde “Satışve Devirler”; 37. maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43. maddesinde “Çalınan araçlar hakkındayapılacak işlemler”; 44. maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ileilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan15/05/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17. Raportör-Hâkim Gülşen AKARPEHLİVAN'ın davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
18. Dava, davacının satın aldığı aracasoruşturma kapsamında change olduğu gerekçesiyle elkonulması olayında, araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı davranan idarenin kusur vesorumluluğu bulunduğu iddiası ve uğranılan maddizararın tazmini istemiyle açılmıştır.
19. İdare, kural olarak yürüttüğü kamuhizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğanzararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuruveya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
20. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yolaçtığı öne sürülen idari işlem veyaeylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esasalındığından, olayın oluşumu ve zararınniteliği, sorumluluk ilkelerinin uygulanıpuygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken desorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
21. İdarenin yürütmekle görevli olduğu birhizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veyaişleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamındanuzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip,bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundandolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve aslinedenini oluşturmaktadır.
22. Kamu görevlilerinin hizmetin yürütülmesisırasındaki kusurlu eylemleri, idare yönünden nesnelnitelik taşıyan hizmet kusurunu oluşturmakta, bununyargısal denetimi ise, kamu hizmetlerinin işleyişinin vegereklerinin değerlendirilmesinde uzman olan idari yargı yerine aitbulunmaktadır.
23. Olayda, davacının bedelini ödeyerek satınaldığı aracın, sahte trafik kayıtlarıoluşturularak kendisine satışınınyapıldığı, söz konusu aracıkanunlara uygunolarak, idare tarafından tutulan trafik tescil kayıtlarınagüvenerek satınaldığı, tüm bu nedenlerle zararauğradığı ve zararının meydana gelmesindedavalı idarenin de kusurlu olduğu ilerisürülerek,tazminatistemiyleaçılan davada; kamu hizmetiniyürütmekle yükümlü kılınan davalıidarenin, kamu hizmetini yöntemine ve hukuk kurallarına uygun olarakyürütüp yürütmediğinin, dolayısıylahukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığınınbelirlenmesi gerekmektedir.
24. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin hukuki sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetimi, 2577sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca idari yargı yerlerineait olduğundan, davanın İdari Yargı yerindegörülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
25. Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak, Ağrı 3. Asliye HukukMahkemesininbaşvurusununkabulüile Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 12/05/2022 tarihli veE.2022/618, K.2022/824 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 12/05/2022 tarih veE.2022/618, K.2022/824 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
15/05/2023 tarihinde, Üye Nilgün TAŞ, ÜyeDoğan AĞIRMAN ve Üye Eyüp SARICALAR'ın KARŞIOYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞI OY
Dava, davacının satın aldığı aracasoruşturma kapsamında change olduğu gerekçesiyle elkonulması olayında, araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı davranan idarenin kusur ve sorumluluğubulunduğu iddiası ve uğranılan maddi zararın tazminiistemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarihli veE.2013/68, K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçeile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş veiptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. Uyuşmazlıkaçısından önem taşıyan kararınilgilikısmı şöyledir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesikararı gözetildiğinde, 2918 sayılı Kanun'un 110.maddesinin 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan sorumluluk davalarını kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini,ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla 2918 sayılıKanun’un uygulanmasından doğan sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararınasebebiyet veren işlem ya da eylemlerin, dava dışıkişilerin hileli işlemleri yanında, aracın devir,satış ve tescil işlemlerinin hukuka aykırışekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemlerinin olduğu iddia edilmekteise de; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanun’un ve bu Kanun'un uygulanmasına yönelik KarayollarıTrafik Yönetmeliği'nin araçların devir, satışve tesciline ilişkin hükümlerine aykırı hareketedilmesinden kaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un110. maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer Kanun'lara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Bu gerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargıyıgörevli kabul eden sayın çoğunluğungörüşüne katılmıyoruz.
Üye Üye Üye
NilgünTAŞ DoğanAĞIRMAN EyüpSARICALAR