T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/648
KARAR NO : 2023/358
KARAR TR : 15/05/2023
ÖZET: Ceza İnfaz Kurumunda tutukluolarak bulunan babasının ağır hasta olduğu, ceza evi şartları nedeniylehastalığının tedavisinin etkin ve yeteri kadar yapılmadığı, doktor raporlarına rağmen tahliye edilmediği ve hastalığının ilerlemesine sebebiyet verildiği, daha sonra da vefat ettiği nedeniyle uğradığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılandavanın 5271 sayılı Kanun'un 141/3 maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :B.B. A
Vekili :Av. A.G
Davalılar :1-Maliye Hazinesi
2-Adalet Bakanlığı
Vekili :Av. H. Ö
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı babasının, karaciğer nakli olan bir insanolmasına rağmen haksız bir şekilde gözaltınaalınması, tutuklanması ve bu gözaltı tutuklamasüresinde tedavi edilmemesi, ilaçlarının verilmemesi,diyet yemeğinin verilmemesi ve ceza evinde doktor olmayışıdolayısıyla ceza evindeki koşullardan dolayısağlığının bozulması, akabinde vefat etmesinedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyladestekten yoksun kalma tazminatı olarak 75.000 TL maddi ve 75.000 TLmanevi tazminat istemiyle idari yargı yerindedavaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi 27/10/2010 tarih veE.2010/2032, K.2010/2190 sayılı kararı ile, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Koruma TedbirleriNedeniyle Tazminat" başlıklı 7.Bölümünde yer alan "Tazminat İstemi"başlıklı 141. maddesinden söz ederek,yapıldığı iddia edilen adli hata nedeniyleuğranılan zarara karşılık olmak üzere maddi vemanevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılan işbu davanın görüm veçözümünün adli yargı mahkemelerine aitolduğunu belirterek, Mahkemelerinin görevinde olmayan davanın2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu karar davacı vekilincetemyiz edilmiştir.
3. Danıştay 10. Daire 03/12/2013 tarih ve E.2011/994,K.2013/8754 sayılı kararı ile, temyiz isteminin reddi ilemahkeme kararının onanmasına karar vermiştir.
4. Davacı vekili aynı istemle bu kez adli yargı yerindedava açmıştır.
B.Adli Yargıda
5. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi 16/04/2015 tarih veE.2015/47, K.2015/151 sayılı kararı ile, "...Davacının babası hakkında Siirt CumhuriyetBaşsavcılığının 17/09/2009 tarih ve 2008/208 Sr.Sayılı kararıyla vefat sebebiyle Ek Kovuşturmaya YerOlmadığına dair karar verildiğianlaşılmıştır.
CMK.nın 141. Maddesine düzenlenen haksız korumasebebiyle tazminat davası ancak ek takipsizlik kararınınkesinleşmesi ya da beraat kararının kesinleşmesiüzerine hak düşürücü süreler içerisindeaçılabilir. Bu davayı dava tarihinde yürürlüktebulunan aynı maddenin metnine göre ancak haksız yeregözaltına alınan, yakalanan ya da tutuklanan kişileraçabilirler.
Davacının babasının kamu kurumunakarşı dolandırıcılık suçundansoruşturulduğu, tutuklandığı, sonradan tahliyeedildiği, ancak hastanede vefat ettiği sabit ise de, hakkındakisoruşturmanın tamamen yersiz olduğuna dair bir tespitbulunmadığı gibi takipsizlik kararı vefat sebebiyleyazıldığından ve davacının babasınınsağlığında açmış olduğu bir davabulunmadığından dava tarihinde yürürlükte bulunanCMK.nın 141. Maddesi gereğince davanın şartlarıoluşmamıştır.
Buna karşılık aynı maddenin 3.Fıkrasına 6545 Sayılı Kanun ile eklenen düzenlemeylekişisel kusur, haksız fiil ya da diğer sorumluluk halleri de bumaddedeki dava sebeplerinden birisi olarak düzenlenmiş ise de, davatarihinde bu düzenleme bulunmadığından, davalar davatarihindeki kuralları göre yürütüleceğinden, 6545sayılı Kanun ile CMK.nın 141/3 maddesine eklenendüzenlemenin dava tarihinde yürürlükte olmamasısebebiyle yine davanın bu yönüyle de kabul edilemeyeceğianlaşıldığından şartlar oluşmayandavanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay kararlarında davanın tümüyle reddihalinde davalı lehine maktu vekalet ücreti belirleme gerektiğinehükmedilmekte olup (örneğin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin2012/22666 E 2012/23092 K sayılı kararı) mahkememizce dedavalı lehine maktu vekalet ücreti belirlenmiştir."şeklindekarar vermiş, bu karar davacı vekili tarafından temyizedilmiştir.
6. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 18/12/2017 tarih ve E.2017/5151,K.2017/10383 sayılı kararı ile temyiz isteminin reddi ileMahkeme kararının onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
7. Davacı vekili, sağlık durumu ceza infaz kurumundatutulmasına uygun olmayan bir kişinin tahliye edilmesine yöneliktaleplerin ve tutukluluk ile tutukluluğun devamına ilişkinkararlara yönelik itirazların reddedildiği ve bu kişinintahliyeden bir süre sonra ölmesinde tutulmakoşullarının etkili olduğu iddiasıyla idari yargıile adli yargıda açılan davalarda, tutulmakoşullarının ölüme etki ettiğine ilişkiniddianın değerlendirilmemesi nedeniyle yaşam hakkıylabağlantılı olarak etkili başvuru hakkının,yargılamanın makul süredesonuçlandırılmaması nedeniyle de makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin olarak08/05/2018 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuştur.
8. Anayasa Mahkemesi 15/09/2021 tarih ve Başvuru Numarası2018/15222 sayılı kararı ile, "...Mevcut başvurudabaşvurucunun, babasının sağlığınınkorunması için gerekli koşullarınsağlanmadığına ve babasının ölümününde bu durumdan kaynaklandığına ilişkin iddiasıhakkında idari yargı mercileri ile adli yargı mercilerininhiçbir değerlendirme yapmaması nedeniyle yaşamhakkıyla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesindedüzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somutbaşvuruda İdare Mahkemesi ile Ceza Mahkemesi tarafından verilenkararlardan kaynaklandığıanlaşılmıştır.
Bu durumda yaşam hakkıyla bağlantılı olaraketkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yemdenyargılama bireysel başvuruya özgü düzenlemeiçeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralıfıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılmasıgereken iş yeniden yargılama kararı verilerek başvurucununbabasının sağlığının korunmasıiçin gerekli koşulların sağlanmadığına vebabasının ölümünün de bu durumdankaynaklandığına ilişkin iddiası hakkında birkarar verilmesinden ibarettir. Bununla birlikte ihlale hem İdare Mahkemesihem Ceza Mahkemesi sebebiyet verdiğinden yeniden yargılamanınhangi mahkeme tarafından yapılacağının belirlenmesigerekmektedir.
Somut başvuru, dava şartı eksikliği nedeniyledavanın reddine ilişkin Ceza Mahkemesi kararınınkesinleşmesi üzerine yapılmış ve Ceza Mahkemesi;başvurucunun babasının sağlığınınkorunması için gerekli koşulların sağlanmadığınave babasının ölümünün de bu durumdankaynaklandığına ilişkin iddiası hakkında birdeğerlendirme yapmamıştır. Ayrıca başvurucu, CezaMahkemesince verilen kararı temyiz ederken İdare Mahkemesiningörevsizlik kararı vermesinden hareketle görevsizlik kararıverilerek dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesigerektiğini ileri sürmüştür. Bu koşullaraltında Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapmasıgereken mahkemenin Ceza Mahkemesi olduğu sonucunavarmıştır. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Ceza Mahkemesinegönderilmesine kararverilmesi gerekmektedir.
İhlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılamanın yeterlibir giderim sağlayacağı anlaşıldığındantazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılamagiderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yaşam hakkıyla bağlantılı olaraketkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınbaşvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yaşam hakkıyla bağlantılı olarakAnayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alman etkilibaşvuru hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin yaşam hakkıylabağlantılı olarak etkili başvuru hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasıiçin yeniden yargılama yapılmak üzere Erzurum 1.Ağır Ceza Mahkemesine (E.2015/47, K.2015/151)GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretindenoluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuyaÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takibenbaşvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurutarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiğitarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasalFAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin bilgi içinYargıtay 12. Ceza Dairesine (E.2017/5151, K.2017/10383)GÖNDERİLMESİNE,
H. Kararın bir örneğinin AdaletBakanlığına GÖNDERİLMESİNE 15/9/2021 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.". kararvermiştir.
9. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi 06/06/2022 tarih veE.2021/451, K.2022/241 sayılı karar ile, “…1-AnayasaMahkemesi'nin Barış Başar Akyurt Başvurusu (BaşvuruNumarası: 2018/15222) 15/9/2021 karar tarihli kararı dikkatealındığında " Ne idari yargı mercileri ne de adliyargı mercileri başvurucunun babasının olumsuz tutuklulukkoşulları nedeniyle bozulan sağlığıyüzünden vefat ettiğine ilişkin iddialarındeğerlendirilmemesi" nedeniyle Anayasa'nın 40. maddesindegüvence altına alman etkili başvuru hakkının ihlaledildiğine hükmettiği anlaşılmakla , davacıtarafından tespite konu olayla ilgili 5271 sayılı CMK.nın141.vd maddeleri uyarınca tazminini istemiş ise de, tazminat istemineilişkin CMK'nın 141. maddesinde suç soruşturması vekovuşturması sırasında gerçekleşen korumatedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanunhükümlerine göre tazminat istenebileceği belirtilerektazminat istenebilecek hallerin tahdidi şekildesıralandığı, ( davacının CMK'nın 141. vd.Maddeleri uyarınca verilen kararla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'ninkararında ihlale ilişkin bir .‘ değerlendirmebulunmadığı, davacının diğer iddiasınındeğerlendirilmemesi nedeniyle hak ihlali olduğunahükmedildiği ) davacının "müteveffanınolumsuz tutukluluk koşulları nedeniyle bozulansağlığı yüzünden vefat ettiğine ilişkiniddialarının ve bununla bağlantılı olarak tazminatisteminin " gereğinin takdirinin idari yargının görevalanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminatisteminde bulunulabileceği, bu tazminat kalemi hakkında karar vermekgörevinin Mahkememize ait olmadığı, yargı,yolu-görev hususunun res'en dikkate alınması gerektiğianlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Karar kesinleşince dosyanın görevli ve yetkiliSiirt Nöbetçi İdare Mahkemesi BaşkanlığınaGÖNDERİLMESİNE, …”karar vermiş bu karar kesinleşmiştir.
10. Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargıyerinde dava açmıştır.
11. Siirt İdare Mahkemesi 20/10/2022 tarih ve E.2022/992sayılı kararı ile, “…davacının ileri sürdüğü hususun, 4675sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4. maddesindeyer alan "... bedensel ve ruhsal sağlıklarınınkorunması amacıyla muayene ve tedavilerininyaptırılması...., Cumhuriyet savcısının ceza vegüvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlarayönelik şikâyetleri incelemek ve kararabağlamak…" gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin olup,bu konudaki şikâyetleri incelemenin ve karara bağlamanınİnfaz Hâkimliği’nin görevinde olduğudüzenlemesine istinaden, bu konulardaki şikayetlere bakmakla adliyargı yerinin görevli olduğu belirlenmiş olup, aynışikayetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli davalara da adliyargı yerinde bakılması gerekmektedir.
Bu durumda, adli yargının görevinde bulunanuyuşmazlıkla ilgili davanın, 2577 sayılı Kanunun15/1-a maddesi uyarınca görev uyuşmazlığın,görüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin görevli yargıyerinin belirlenmesine ilişkin 20.06.2022 tarih ve E-2022/281, K-2022/386sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, görüm veçözümü idari yargının görevinde bulunmayandavada 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için iş bu davadosyası ile Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E-2021/451sayılı esasına kayıtlı dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda karar verilinceye kadar ertelenmesine..." karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
12. 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hapiscezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi"başlıklı 16. maddesi şöyledir:
"........
(2) Diğer hastalıklarda cezanıninfazına, resmî sağlık kuruluşlarınınmahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak budurumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatıiçin kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmuncezasının infazı iyileşinceye kadar geribırakılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geribırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya daAdalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllühastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî TıpKurumunca onaylanan rapor üzerine, infazınyapıldığı yer CumhuriyetBaşsavcılığınca verilir. Geri bırakmakararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülüklerbelirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir.Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağıyer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili CumhuriyetBaşsavcılığına bildirilir. Mahkûmunsağlık durumu, geri bırakma kararını veren CumhuriyetBaşsavcılığınca veya onun istemi üzerine,bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer CumhuriyetBaşsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilensürelere,birsürebulunmadığıtakdirdebireryıllık dönemleregöre bu fıkrada yazılı usuleuygunolarakincelettirilir.İncelemesonuçlarınagöregeribırakmakararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca,geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geribırakma kararını veren CumhuriyetBaşsavcılığının istemi üzerine,mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildiriminyapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarıncayerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklereaykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı,kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığıncakaldırılır. Bu karara karşı infazhâkimliğine başvurulabilir.
.......
(6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruzkaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyleceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idameettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağırve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenmahkûmun cezasının infazı üçüncüfıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geribırakılabilir."
13. "Hükümlününmuayene ve tedavi istekleri" başlıklı 71. maddesişöyledir:
" (1) Hükümlü, beden ve ruhsağlığının korunması,hastalıklarının tanısı için muayene vetedaviolanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanmahakkına sahiptir. Bunun için hükümlü önceliklekurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veyaüniversite hastanelerininmahkûm koğuşlarında tedaviettirilir."
14."İnfazı engelleyecek hastalık hâli" başlıklı81. maddesi şöyledir:
" (1) Kurum hekimi veya görevli hekimtarafından yapılan muayene ve incelemeler sonucundahükümlünün cezasını yerine getirmesine engelolabilecek hastalığı saptanırsa durum, kurumyönetimine bildirilir."
15."Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkmahalleri" başlıklı 92. maddesi şöyledir:
"(1)Hükümlü; izin, hastaneye, CumhuriyetBaşsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim,öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme,nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleridışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı biremir olmadıkça kapalı kurumun dışınaçıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016-KHK-674/16 md.; Aynenkabul: 10/11/2016-6758/16 md.) (İptal cümle: AnayasaMahkemesi’nin 22/9/2021 tarihli ve E.: 2017/17, K.: 2021/59sayılı Kararı ile.)
(2) (Ek:25/5/2005-5351/6 md.) Terör ve örgüt faaliyetiçerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarakalınan bilgilerin doğruluğunun araştırılmasıbakımından zorunlu görülen hâllerde,hükümlü veya tutuklular, rızaları alınmak koşuluyla,ilgili makamın ve Cumhuriyet Başsavcılığınıntalebi üzerine sulh ceza hâkimi kararı ile geçici sürelerleceza infaz kurumundan alınabilirler. Bu süreler,hükümlü veya tutuklu dinlendikten sonra işinniteliğine göre, her defasında dört günü vehiçbir surette onbeş günü geçmemek üzerehâkim tarafından tayin olunur ve hükümlülük vetutuklulukta geçmiş sayılır. Ceza infaz kurumundanayrılış ve dönüşlerinde hükümlüveya tutuklunun sağlık durumu doktor raporu ile tespit edilir. Yergösterme sırasında yapılan işlemlere ilişkinbelgelerin bir örneği ilgilinin dosyasında muhafaza edilmeküzere Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilir."
16."Tutukluların yükümlülükleri" başlıklı116. maddesi şöyledir:
" (1) BuKanunun; ....... hapis cezasının infazının hastalıknedeni ile ertelenmesi, ........ muayene ve tedavi istekleri, ....... muayeneve tedavileri, sağlık denetimi, hastaneye sevk, infazıengelleyecek hastalık hâli, .......konularında 9, 16, 21, 22,26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutuklulukhâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklularhakkında da uygulanabilir.
........"
17. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Tazminatİstemi” başlıklı 141. maddesi şöyledir:
"(1)Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
a) Kanunlardabelirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veyatutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunîgözaltı süresi içinde hâkim önüneçıkarılmayan,
c) Kanunîhakları hatırlatılmadan veya hatırlatılanhaklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmedentutuklanan,
d) Kanuna uygunolarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılamamercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içindehakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygunolarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarındakovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine kararverilen,
f) Mahkûmolup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri,hükümlülük sürelerinden fazla olan veyaişlediği suç için kanunda öngörülencezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bucezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veyatutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine,yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığıhâllerde sözle açıklanmayan,
h)Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarınabildirilmeyen,
i)Hakkındaki arama kararı ölçüsüz birşekilde gerçekleştirilen,
j)Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine,koşulları oluşmadığı halde elkonulan veyakorunması için gerekli tedbirler alınmayan ya daeşyası veya diğer malvarlığı değerleriamaç dışı kullanılan veya zamanında geriverilmeyen,
k) (Ek:11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanundaöngörülen başvuru imkânlarındanyararlandırılmayan,
Kişiler,maddî ve manevî her türlü zararlarını,Devletten isteyebilirler.
(2) Birincifıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları verenmerciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve buhusus verilen karara geçirilir.
(3)(Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâllerdışında, suç soruşturması veyakovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiilveya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzerehâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlarveya yaptıkları işlemler
nedeniyletazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4)(Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayıgörevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiylegörevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyetsavcılarına bir yıl içinde rücu eder."
18. “Tazminat istemininkoşulları” başlıklı 142. maddesişöyledir:
"(1) Kararveya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğindenitibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerinkesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istemindebulunulabilir.
(2) İstem,zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesindeve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemleilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesiyoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde kararabağlanır.
(3) Tazminatisteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik veadresini, zarara uğradığı işlemin ve zararınnitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesigereklidir.
(4)Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme,eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde isteminreddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayandilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzerereddolunur.
(5) Mahkeme,dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediğidilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesininkendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsabeyan ve itirazlarını onbeş gün içindeyazılı olarak bildirmesini ister.
(6) İsteminve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genelprensiplerine göre verilecek tazminat miktarınınsaptanmasında mahkeme gerekli gördüğü hertürlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerindenbirine yaptırmaya yetkilidir.
(7)(Değişik: 25/5/2005 - 5353/20 md.) Mahkeme, kararınıduruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi,açıklamalı çağrı kâğıdıtebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.
(8) Kararakarşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazinetemsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle veivedilikle yapılır.
(9) (Ek:15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139 md.) Tazminatdavaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesigereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir.Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takipedilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağırceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktuücretten fazla olamaz.
(10) (Ek:15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139 md.) Tazminatailişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvurusüreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkemekararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti,davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı şekildebildireceği banka hesap numarasına, bu bildiriminyapıldığı tarihten itibaren otuz gün içindeödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmamasıhalinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
19. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan15/05/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
20. Raportör-Hâkim Gülşen AKARPEHLİVAN'ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra; gereği görüşülüpdüşünüldü:
21. Dava, Ceza İnfaz Kurumunda tutukluolarak bulunanbabasının ağır hasta olduğu, ceza evişartları nedeniylehastalığının tedavisinin etkinve yeteri kadar yapılmadığı, doktor raporlarınarağmen tahliye edilmediği ve hastalığınınilerlemesine sebebiyet verildiği,daha sonra da vefat ettiği nedeniyleuğradığı ileri sürülen maddi ve manevizararların tazminiistemiyle açılmıştır.
22.Anayasa'nın Başlangıç kısmındaöngörülen Kuvvetler ayrımı ilkesi ile yargı ileilgili 9. ve 138. maddeleri dikkate alındığında, bağımsızbir erk olan yargının yargılama faaliyeti ile ilgiliişlemlerinin, Anayasa'nın 125. maddesinde öngörülenidari işlemler kapsamında değerlendirilmesi mümkünolmayıp, bu yargısal işlemler nedeniyle idari yargı yolunabaşvurulabilmesine imkân yoktur. Esasen bu durum, kuvvetlerayrılığı ilkesinin tabii bir sonucudur. Yukarıdaişaret edildiği üzere, Cumhuriyet Savcılarıyla onlaradına işlem yapan kolluk personelinin yargılamadaki fonksiyonugeniş çerçevede bir kamu hizmeti olarak değerlendirilsede, somut olarak, ifa edilen yargı faaliyetinin bir parçasıolduğunda ve yargısal işlem mahiyetinitaşıdığında kuşku bulunmamaktadır.Yargılama sürecine katkıda bulunan işlemler ya dafaaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasında da busorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içindeyapılması ve yargısal nitelikli bir işlemin idariyargı denetimi dışında tutulması gerektiğiaçıktır.
23. Dosyanın ve ilgili mevzuatın bir bütün olarakincelenip değerlendirilmesinden, somut olayda, CumhuriyetSavcısının talimatıyla yürütülensoruşturmanın ve soruşturma sonucunda düzenlenen iddianameile açılan kamu davasında kovuşturmasüreci vemahkumiyete ilişkin kararın ve tüm bu aşamalardaalınan kararlar ve işlemlerin yargılama faaliyetinin birparçası olduğunda ve yargısal işlem mahiyetinitaşıdığında kuşku bulunmadığı,yargılama sürecine katkıda bulunan işlemler ya dafaaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasında da, busorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içindeyapılması ve yargısal nitelikli bir işlemin idariyargı denetimi dışında tutulması gerektiğinden,bu sırada uğranıldığı ilerisürülenmaddi ve manevi zararların tazmini istemiyleaçıldığı anlaşılan davanıngörüm ve çözümünün 5271 sayılıKanun'un 141/3 maddesi uyarınca adli yargı yerine ait olduğu,ancak Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargı içerisinde hangiyargı merciinin bu davalara bakmakla görevli olduğu hususundakarar verme yetkisi bulunmadığı, bu belirlemenin ilgiliyargı kolunun kendi içerisinde yapılması gerektiğisonucuna varılmıştır.
24. Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak, Siirt İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileErzurum 1. AğırCeza Mahkemesinin 06/06/2022 tarih veE.2021/451, K.2022/241 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Siirt İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileErzurum 1. AğırCeza Mahkemesinin 06/06/2022 tarih ve E.2021/451,K.2022/241 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
15/05/2023 tarihinde, Üye Nilgün TAŞ, Üye AhmetARSLAN, Bilal ÇALIŞKAN’ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞI OY
Dosya kapsamına göre, davacının talebinindayanağı, babasının karaciğer nakli olan bir insanolmasına rağmen, haksız bir şekilde gözaltınaalınması, tutuklanması ve bu gözaltı süresindetedavi edilmemesi, ilaçlarının verilmemesi, diyetyemeğinin verilmemesi ve ceza evinde doktor olmayışıdolayısıyla, ceza evindeki koşullardan dolayısağlığının bozulması, akabinde vefat ettiğiiddiasıyla tazminat istemine ilişkin olup; yargısal niteliktaşımayan ve CMK'nın 141. maddesinde düzenlenensuçun soruşturması veya kovuşturmasısırasında "Hakim ve Cumhuriyet Savcılarınınverdiği (telefon dinleme, mallara el koyma vb. gibi) kararlar veişlemlere ilişkin" değildir. Bu haliyle, yargısalnitelik taşımayan, suçun kovuşturması vesoruşturması ile ilgili olmayan, ceza evindeki koşullarnedeniyle hizmet kusuruna dayalı açılan davanınçözümünde, İYUK'nun 2/b maddesi uyarınca idariyargı yerinin görevli olduğunu düşündüğümüzdensayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Üye Üye Üye
NilgünTAŞ AhmetARSLAN BilalÇALIŞKAN