T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/69
KARAR NO : 2023/384
KARAR TR : 15/05/2023
ÖZET: Davacıların bahçelerine yeterli su verilmemesi nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemiyle Sulama Birliğine karşı açılan davanın, taraflar arasındaki sulama beyan sözleşmesinin varlığı karşısında özel hukuk hükümleri gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacılar:1- S.A, 2- V.A, 3- Y.A
Vekilleri:Av. F. S. Ö
Davalı :Akçadağ Sulama Birliği Başkanlığı
Vekili : Av. K. A
I. DAVAKONUSU OLAY
1. Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki ve üreticisiolduğu kayısı bahçesine 2017 yılındadavalı Sulama Birliğince yeterli su verilmemesi nedeniyleağaçların kuruması sonucu zarargördüğünü ileri sürerek maddi tazminatödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Malatya 1. İdare Mahkemesi 24/03/2021 tarih ve E.2021/200,K.2021/298 sayılı kararı ile, "davacı iledavalı arasında ücret karşılığındasulama suyu teminine ilişkin özel hukuk hükümlerine tabiuyuşmazlığın adli yargıda görülmesigerektiği" gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş; bu karara karşıyapılan istinaf başvurusu, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi3. İdari Dava Dairesinin 10/09/2021 tarih ve E.2021/1076, K.2021/1269sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
3. Davacılar vekili, bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesi 28/02/2022 tarihve E.2021/106, K.2022/44 sayılı kararı ile, "idarisözleşmeler ile idari işlem ya da eylemden kaynaklıuyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesigerektiği" gerekçesiyle görev yönündendavanın usulden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizin05/07/2022 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Davacılar vekilinin talebi üzerine olumsuz görevuyuşmazlığına konu dava dosyaları UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Anayasa’nın 168. maddesinde; “ Tabiîservetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufualtındadır. Bunların aranması ve işletilmesihakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süreiçin, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangitabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletingerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudangerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanununaçık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek vetüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçeyapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyidelerkanunda gösterilir.” denilmek suretiyle devletin doğalkaynakların aranması ve işletilmesi hakkını kanunlabelli esaslar ve süreler için gerçek ve tüzelkişilere devredilebileceği kabul edilmiştir.
7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112.maddesine göre, "Borç hiç veya gereği gibi ifaedilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurunyüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklınınbundan doğan zararını gidermekleyükümlüdür."
8. 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun“Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesişöyledir:
“Bu Kanununamacı; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzereDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğütarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygunşekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemektir.
Sulama birliklerikamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hükümbulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.”
9. “Birliğin görev alanı veçalışma konuları” başlıklı 3.maddesi ise şöyledir:
“(1)Birliklere devredilen tesislerin hizmet alanı, birliklerin görevalanı olup sınırları, kapsamı ve ismi DSİtarafından belirlenir.
(2) Birgörev alanı içerisinde aynı amaçla birden fazlabirlik kurulamaz.
(3) Birlik, devraldığıtesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu çerçeve ana statüde ve devirsözleşmesinde yer alan esaslara uygun olarak yürütür.
(4) Birliğinçalışma konuları şunlardır:
a) Görevalanı içerisinde yer alan tesislerin işletme, bakım, onarım,yönetim ve yenileme hizmetlerini usul ve esaslarına uygun olarakyapmak.
b)Katılım payını, su kullanım hizmet bedelini veuygulanan cezaları tahsil etmek.
c)Devraldığı tesislerin yatırım bedellerini geriödemek.
ç)Devraldığı tesisi DSİ’nin onayını almaksuretiyle geliştirmek, bu tesis ile ilgili yeni projeler yapmak veyayaptırmak.
d) Görevalanı içerisinde su miktarına bağlı olarak ekilecekbitki desenini Tarım ve KöyişleriBakanlığının ilgili birimleri ile işbirliğiyaparak planlamak.
e) Görev alanıiçerisinde öngörülen üretim hedefleriningerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere gerekli tedbirlerialmak.
f) Sulama vediğer tarımsal konularda faaliyet gösteren kurumlarlaişbirliği yaparak araştırma, geliştirme ve eğitimçalışmalarında bulunmak.
g) Amaç vegörevleri ile ilgili konularda ulusal ve uluslararasıgelişmeleri takip etmek.
ğ) Ortaktesisler için DSİ’ce sarf olunan işletme ve bakımmasraflarından kendi payına düşen miktarıödemek.”
B. Yargı Kararları
10. 27/11/2020 günlü ve 31317 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli veE.2018/104, K.2020/39 sayılı kararında değinilen 6172sayılı Sulama Birlikleri Kanunu kapsamındaki sulamabirliklerinin hukuki statüsüne ilişkin gerekçe vetespitlerin bir kısmı şu şekildedir:
"Anayasa,kanunlar ve CBK ile kamu tüzelkişiliklerine birçok alanda,kuruluş amacına özgü hukuksal durumlartanınmaktadır. Ayrıca, kamu tüzelkişileri, niteliklerive özellikleriyle bağdaştığıölçüde, özel hukuk tüzelkişilerinin özelhukuk hükümlerine göre sahip olduğu haklarıkullanabilmektedir (AYM, E.2006/61, K.2007/91, 30/11/2007). 6172sayılı Kanun’un 1. maddesinde sulama birliklerinin de kamutüzelkişiliğine sahip oldukları ve Kanun’da hükümolmayan hâllerde özel hukuk hükümlerine tabi olacaklarıbelirtilmektedir." ( § 243 )
"Kamutüzelkişileri, devlet tarafından kamu yararınıngerçekleştirilmesi amacıyla kurulan, kamu gücüayrıcalıklarıyla donatılan tüzelkişilerdir. Butüzel kişilerin özel hukuk tüzel kişilerindenfarklı olarak üstün ve ayrıcalıklı yetkileresahip olmasıyla güdülen amaç ise kamu yararınınsağlanması ve kamu hizmetinin en iyi şekilde yerinegetirilmesidir.
Sulamabirliklerinin kuruluşu, yapısı, görev ve yetkileri, malihükümleri, personel istihdamı, denetimi,tüzelkişiliğinin sona ermesi 6172 sayılıKanun’da düzenlenmiştir. Bu birliklerin özelliklekuruluşları, görev alanları ve denetimlerindeDSİ’nin onay ve yetkisi bulunmaktadır. Sulama birlikleriAnayasa’da özel olarak düzenlenmemiş oluporganlarının seçimle oluşmasında anayasal birzorunluluk bulunmamaktadır. Sulama birliklerinin temel organı olanbaşkanlığın oluşumu Anayasa’nın 123.maddesinin birinci fıkrasında geçen idarenin kanunladüzenlenmesi ilkesi ile ilgili olup Anayasa’da özel olarakdüzenlenmeyen hizmet yönünden yerinden yönetimkuruluşlarının organlarının belirlenmesinde kanunkoyucu takdir yetkisine sahiptir. Birlik başkanlarına tanınanidari para cezası verme yetkisi de bu kapsamda kanun koyucunun takdiryetkisindedir.
Diğer yandansulama birliklerinin kamu personeli arasından Bakan tarafındanseçilen başkan tarafından temsil edileceği veyönetileceğine, başkanlığın ise başkan vebaşkanlık hizmetlerini yürüten diğer personeldenoluşacağına dair birlik başkanının belirlenmeusulü, başkanlığın oluşumu, görev ve yetkileriile ilgili hususlar Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrası kapsamında kalmaktadır. Anayasa’nınanılan hükmüne göre memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkilerininkanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Dava konusu kurallarda dabirlik başkanının belirlenme usulü, idari para ceza vermeyetkisini de içeren görev ve yetkileri kanunladüzenlendiğinden kanunilik ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 252-254 )
"Kamutüzelkişilikleri devam eden birliklerin feshine karar verilmesi isekamu tüzelkişiliklerinin sona ermesine yol açacaktır.Kanun’un 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasındatüzelkişiliği sona erdirilen sulama birlikleri tarafından işletilensulama tesisleri hakkında 6200 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın123. maddesinin üçüncü fıkrası “Kamutüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanununaçıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur”şeklinde iken 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına DairKanun ile “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veyaCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur”şeklinde değiştirilmiştir. YürürlüktekiAnayasa hükmüne göre kamu tüzelkişiliği ancakkanunla ya da CBK’yla kurulabilir. Aynı şekilde bir kamutüzelkişiliği ancak kanunla ya da CBK ilekaldırılır. 6771 sayılı Kanun’dan öncekidönemde yürürlükte olan “Kamutüzelkişiliği, … kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulur” hükmüyürürlükte olmadığından kamutüzelkişiliğinin artık kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulması veyakaldırılması mümkün değildir.
Anayasa’nın123. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamutüzelkişiliğinin, kanunla veya CBK ile kurulacağışeklindeki düzenleme kamu tüzelkişiliğine sahip sulamabirlikleri yönünden de geçerlidir. Kamutüzelkişiliğinin veya organlarının kanunla veyaCBK’ya dayanılarak kurulması zorunluluğu, kamutüzelkişiliğinin veya organlarının ortadankaldırılması bakımından da geçerliolacaktır. Bu durumda bir kamu tüzelkişiliği de ancakkanunla ya da CBK ile kaldırılabilir. Dolayısıylabirliklerin DSİ’nin teklifi üzerine Bakan onayı ilefeshedileceğini öngören dava konusu (1) numaralı fıkraAnayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasıyla bağdaşmamaktadır." ( § 260-262 )
"Sulamabirlikleri, DSİ’nin belirlediği sulama alanlarında sulamaişletmeciliği konusunda hizmet vermek için kurulan, sulamatesislerinin işletme, bakım ve yönetimsorumluluklarını üstlenen, kamu yararının ve kamuhizmetinin yerine getirilmesine yönelik faaliyet gösteren kamutüzelkişiliğine sahip hizmet yönünden yerindenyönetim kuruluşlarıdır. Dolayısıyla sulamabirliklerinin sundukları hizmetin kamu hizmeti niteliğindeolduğu açıktır. Kanun’un ek 1.maddesinin (1) numaralıfıkrasında ise birliğin görev alanında yer alan her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişinin sulamatesisinden faydalanabilmek için o birliğe üye olmak zorundaolduğu belirtilmektedir. Her su kullanıcısı gerçekve tüzelkişiden ilk üyelik kaydı sırasında birdefaya mahsus olmak üzere kural uyarınca DSİ’ninbelirlediği katılım payı tahsil edilmektedir." (§ 272 )
"6172sayılı Kanun’da 7139 sayılı Kanun’layapılan değişikliklerle sulama birliklerindeki birlik meclisi,yönetim kurulu ve denetim kurulu organlarıkaldırılmış, birliklerin sadece başkanlıktanoluşacağı kabul edilmiş ve birlikler yenidenyapılandırılmıştır. Dolayısıylakaldırılan organlarla ilgili düzenlemeleri içeren kuralile yeniden yapılandırma sonucunda en üst yöneticiningörevine son verilebilmesi, alacakların tahsili, gözlemciler ilebirlik üyesi olmayan su kullanıcılarının durumunailişkin kurallar da yürürlüktenkaldırılmıştır. Kanun’unyürürlükten kaldırılan 19. maddesinde birliğeüye olmayan su kullanıcılarınınyükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla tesislerdenfaydalanabilecekleri öngörülmüş iken 6172sayılı Kanun’a 7139 sayılı Kanun’la eklenen ek1. madde ile birliğin görev alanında yer alan her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişinin sulamatesisinden faydalanabilmek için o birliğe üye olmasıgerektiği hükme bağlanmıştır.
Sulamabirliklerinin kamu tüzelkişiliğine sahip olduğu,Anayasa’da özel olarak düzenlenmediği veAnayasa’nın 123. maddesi uyarınca anılan birliklerinteşkilatlarını ve bu bağlamda organlarınıbelirleme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisine sahip olduğugözetildiğinde anılan takdir yetkisi kapsamında kanunkoyucu tarafından kuralla Anayasa’nın 44. maddesinde ifadeedilen toprağın verimli olarak işletilmesini koruma vegeliştirme amacına ulaşma bakımından daha etkili veelverişli görülen farklı bir yapılanmaöngörülmesinin sonucu olarak önceki yapılanmayailişkin hükümlerin madde metinlerindençıkarılmasında veya yürürlüktenkaldırılmasında Anayasa’ya aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 315-316 ).
11. Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/05/2015 tarih ve E.2015/166,K.2015/272 sayılı kararında, özetle; "sulamaişi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de; ...Sulama Birliği bu hizmeti, ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılansözleşmeye dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda davalı alacağını, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındakiKanun hükümlerine göre değil, 2004 sayılıİcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsiletmektedir.Taraflar arasında düzenlenen “Sulama BeyanSözleşmesi”, daha çok tip sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerine katılımısöz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişi arasında kurulanözel hukuk ilişkisini kamu hukuku ilişkisinedönüştürmez. Çünkü birçok durumdahizmetin tekel niteliği ve çok kişiye götürülmezorunluluğu, işin, çoğunlukla tip sözleşmeleryoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır. Ortadadavacı ile davalı birlik arasında yapılmış birsulama beyan sözleşmesine dayalı olarak ortaya çıkanuyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre çözümlenesi gerekeceğinden, davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir." denilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan15/05/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adliyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacıların istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim Murat UÇUR’un, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
14. Dosyanın incelenmesinden; davacılara ait kayısıbahçesine davalı Sulama Birliğinin yeterli su vermemesinedeniyle ağaçların kuruması sonucu oluşan maddizararın tazmini talebiyle davanınaçıldığı, taraflar arasında sulama suyuteminine ilişkin sözleşme bulunduğu,çiftçiler sulayıcı defterinde davacılarınkayıtlarının bulunduğu, yine davacıların sulamasuyu tahsilatları ile makbuzlarının mevcut olduğu,davalının savunmasında davacıların sulayıcıdefterini imzalamaktan imtina ettiklerinin belirtildiğianlaşılmıştır.
15. Davalı Sulama Birliği, yukarıdaaçıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda,ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımımaksadıyla kamu tüzel kişiliğini haiz, kanunlakurulmuş bir kamu kuruluşudur.
16. Böyle olmakla birlikte, bu kuruluşun kişileresağladığı hizmete ilişkin işlemlerininyargısal denetimini yapacak yargı düzenini belirleyebilmekiçin, işlemin özel hukuk ilişkilerinden mi yoksa kamusalyetkilerin kullanılmasından mı doğupdoğmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
17. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projenin hukuka aykırı olduğu nedeniyle iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ileidarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal,baraj, suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesive bakımı sırasında kişilere verdiğizararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacakdavaların görüm ve çözümünün, iptalve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapanidari yargı yerine ait olduğu, idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
18. Sulama işi, bir kamu hizmeti niteliğinitaşımakta ise de, Sulama Birliği bu hizmeti ilgiliyasaların belirlediği ilkeler ve özel hukuk kurallarınagöre yürütmek durumundadır. Su kullanım bedelininhukuksal dayanağı, kamu gücüne değil iki tarafarasında yapılan sözleşmeye dayanmakta olup taraflararasındaki sözleşmeden doğan alacakların tahsilinde6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkındaki Kanun'un ilgili hükümleri uygulanmamaktadır.
19. Taraflar arasında düzenlenen "Sulama BeyanSözleşmesi", daha çok tip sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkübirçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır.
20. Bu durumda açılan davanın, taraflar arasındasulama beyan sözleşmesine dayanan, "sözleşmeborcunun gereği gibi ifa edilmediğinden" bahisle özelhukuk hükümleri çerçevesindeki zarar tazminiuyuşmazlığının adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
21. Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak, Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/02/2022 tarihve E.2021/106, K.2022/44 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/02/2022 tarih veE.2021/106, K.2022/44 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
15/05/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN