T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/274
KARAR NO : 2023/399
KARAR TR : 15/05/2023
ÖZET: Ankara-Konya seferini yapan hızlı trenin, Marşandiz durağında başka bir trenle çarpışması sonucu yaralanan davacının, meydana gelen kazaya davalı idarenin hizmet kusurunun neden olduğu ileri sürülerek, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kaza sonrası süreçte gösterilen tutum ve davranış nedeniyle davalı tarafından resmi özür dilenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KA R A R
Davacı :G.C
Vekili :Av. M. Ç. S
Davalı :T.C Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
Vekili :Av. N. A. G
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Ankara-Konya seferini yapanhızlı trende yolcu iken, 13/12/2018 tarihinde Marşandizdurağında başka bir trenle çarpışmasısonucu yaralandığını, dava konusu kazanın asılnedeninin YHT hattının sinyalizasyon sistemi bulunmadanişletmeye alınması olduğunu, bu hizmetin davalıBakanlığın bilgi ve onayı ileyapıldığını, 6461 sayılı Kanun ve DemiryoluEmniyet Yönetmeliği'nin 5/1 ve 28/2. maddesi uyarınca,davalı Bakanlığın demiryolu sektöründe emniyetlialtyapı işletmeciliği ve taşımacılıkfaaliyetleri için her türlü alt yapı düzenlemeyiyapmakla yükümlü olduğunu, buna rağmen gerekliönlem ve denetim mekanizmasını işletmediği ve hizmetkusuru işlediğini, kaza sonrasında da davalıBakanlığın TCDD yönetimini korumak amacıyla genelmüdür ve üst düzey yöneticiler hakkındasoruşturma izni vermeyerek, hizmet kusurunu işlemeye devamettiğini ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın olaytarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline, kaza ile yaratılan mağduriyet, kaza sonrası süreçtegösterilen tutum ve davranış nedeniyle davalıtarafından resmi özür dilenmesine karar verilmesi istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Ankara 12. İdare Mahkemesi 12/04/2021 tarih ve E.2020/1453,K.2021/739 sayılı kararı ile, davada davacınıntazminini talep ettiği zararın Ankara-Konya seferini yapanhızlı tren içerisinde yolcu olarak bulunduğundan bahisleuğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkinolduğu, olayın iki özel hukuk kişisi arasındaimzalanan taşıma sözleşmesinin gereği gibi ifa edilipedilmediği noktasından hareketle incelenmesi gerektiği, yolcununuğradığı zarardan dolayıtaşıyıcının tazmin sorumluluğununsaptanmasına ilişkin olan davanın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle, davanın görev nedeniyle reddine kararvermiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesiüzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi28/01/2022 tarih ve E.2021/2081, K.2022/120 sayılı kararı ileidare mahkemesi kararının vekalet ücreti bakımındandüzeltilerek onanmasına karar vermiş ve görevsizlikkararı kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...04.06.2016tarih ve 29732 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan TürkiyeCumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü(TCDD) Ana Statüsü'nün "Amaç ve Kapsam "başlıklı 1. maddesinde " Bu Ana Statününamacı; Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarıİşletmesi Genel Müdürlüğü adıaltında teşkil olunan iktisadi devletteşekkülünün hukuki statüsünü, faaliyetalanını ve görevlerini, organlarını ve teşkilatyapısını, müessese, bağlı ortaklık,işletme ve iştirakleri ile bunlar arasındaki ilişkileri,tasfiye, denetim, mali ve personele ilişkin hükümler ilemalvarlığı ve ilgili diğer hususlarıdüzenlemektir." açıklamasına yer verilmek suretiile, TCDD’nin kamu iktisadi teşebbüsü olarak faaliyetgöstereceği alanlar ve bu alanlara ilişkin oluşturulacakorganlar ve teşkilat yapısının söz konusu anastatü ile belirleneceğinin düzenleme altındaalındığı,Aynı Statünün "Hukukistatü" başlıklı 4. Maddesinde “ (1) Bu AnaStatü ile teşkil olunan TCDD; tüzel kişiliğe sahip,faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiylesınırlı bir iktisadi devlet teşekkülüdür.
(2) TCDD; Kanun, KHK ve bu AnaStatü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukukhükümlerine tabidir.
(3) TCDD, 10/12/2003 tarihli ve 5018sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 8/9/1983 tarihlive 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu Hükümlerine tabideğildir. 2/4/1987 tarihli ve 3346 sayılı Kamu İktisadiTeşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük MilletMeclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile 3/12/2010tarihli 6085 sayılı Sayıştay Kanunuçerçevesinde Sayıştay denetimine tabidir.
(4) TCDD’nin merkeziAnkara'dadır. TCDD’nin merkezi YPK Kararı iledeğiştirilebilir.
(5) TCDD’nin sermayesi49.600.000.000,00-TL. olup, tamamı Devlete aittir. TCDD’ninsermayesi Bakanlığın teklifi üzerine YPK Kararı iledeğiştirilebilir.
(6) TCDD’nin ilgili olduğuBakanlık, Ulaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığıdır.” denilmek sureti ile TCDD’ninözerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir Kamuİktisadi Kuruluşu olduğu, 6461 sayılı Kanun, 8.6.1984gün ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri hakkındakiKanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü dışındakalan durumlarda özel hukuk hükümlerine tabi olacağıaçıkça belirtilmiştir.
Aynı Ana Statünün"Hüküm bulunmayan haller " başlıklı 22.maddesinde de " Bu Ana Statüde hüküm bulunmayan hususlardaKanun, KHK ve 6102 sayılı Kanun hükümleri uygulanır."düzenlemesine yer verilmiş olup; buna göre, TCDDİşletmesi, tekel kapsamında demiryolutaşımacılığı hizmetini yürüten,tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumu ise de ; 233sayılı KHK ve Ana Statü ile, özerk bir tarzda ve ekonomikgereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleridoğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleribakımından özel hukuk hükümlerine tabi olduğuanlaşılmaktadır.
6102 sayılı TürkTicaret Kanunu’nun " Taşıma İşleri "başlıklı 4. Kitabının, "YolcuTaşıma" başlıklı 5. kısmında yer alan" Taşıyıcının Sorumluluğu " başlıklı914. maddesinde “(1)Taşıyıcı, yolcuları rahatbir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yereulaştırmakla, özellikle hava, ses, yer ve çevrekirliliğine meydan vermemek için gerekli düzeni kurmakla,gerekli diğer tüm önlemleri almak ve mevzuatta öngörülenkurallara uymakla yükümlüdür.
(2) Taşıyıcı,yolcuların kazaya uğramalarından doğacak zararı tazmineder. Yolcunun kaza sonucunda ölmesi hâlinde, onunyardımından yoksun kalanlar uğradıkları zararın tazmininitaşıyıcıdan isteyebilirler. Ancak, taşıyıcı,kazanın kendisinin veya yardımcılarının en yükseközeni göstermelerine rağmen, kaçınamayacaklarıve sonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ilerigeldiğini ispat ederse tazminattan kurtulur.
(3) Taşıyıcı,bilette belirtilen yerin başka bir kişiye verilmesi, bilettegösterilen araç yerine onunla aynı düzeyde olmayanbaşka bir aracın sefere konulması, aracın belli saattenönce hareketi nedeniyle yolcunun yetişememesi, taşımaaracında durumun gerektirdiği ilk yardım malzemelerinin veilaçlarının bulundurulmaması veya bunlardan derhâlyararlanma imkânının sağlanmamış olmasısebebiyle de, ikinci fıkraya göre sorumludur; herhangi bir zararispat edilmese bile taşıyıcı bilet parasınınüç katını tazminat olarak öder.
(4) Üçüncüfıkrada gösterilen hareketleri yapan araç şoförleri,araçları emri altında bulunduran kişiler ilearaçları taşıma işinde kullanılanlar,şikâyet üzerine, kolluk görevlileri tarafından yüzTürk Lirasından binbeşyüz Türk Lirasına kadaridari para cezasıyla cezalandırılır.” denilmek suretiile yolcunun, taşıma sözleşmesinintamamlanmasının ardından, taşıma sırasındameydana gelen olaylardan doğan zararını,taşıyıcıdan isteyebileceği, " Ticari davalar,çekişmesiz yargı işleri ve delilleri "başlıklı 4. Maddesinde “(1) Her iki tarafın da ticariişletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları veçekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olupolmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun,rehin karşılığında ödünç vermeişi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncumaddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098sayılı Türk Borçlar Kanunununmalvarlığının veya işletmenin devralınmasıile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesihakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu vekredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesineilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller vediğer tacir yardımcıları için öngörülmüşbulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklamasözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukunadair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır vepazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkinözel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredikuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç paraverme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardandoğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleriticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işisayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyenhavale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğandavalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ilebunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeriyüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalardabasit yargılama usulü uygulanır.” ifadesiile 6102sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenip, herhangibir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanateserlerine ilişkin haklardan doğan davalar dışındakitüm davaların ticari dava niteliğinde olduğu kabuledilmiş, "Ticari davalar ve çekişmesiz yargıişlerinin görüleceği mahkemeler"başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında da “Aksinehüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerineveya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesitüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesizyargı işlerine bakmakla görevlidir.”hükmü ile deticari davalara Asliye Ticaret Mahkemeleri’nde bakılacağıaçıkça düzenlenmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, davacı tarafından, 03.12.2018 tarihinde Ankara-Konyaseferini yapan 81201 sefer sayılı yüksek hızlı trenile yol kontrolü yapan Eryaman YHT Garından Ankara ciheti HipodrumDurağına doğru gelen 89504 nolu klavuz trenin, MarşandizDurağı önünde hat 2 yolu üzerindeçarpışması ile neticelenen kazada 1 nolu vagonda yolcuolarak bulunduğundan bahisle, resmi olarak özür dilenmesi veuğradığı manevi zarar karşılığıolarak 50.000.00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesinekarar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta;davacının tazminini talep ettiği zararın Ankara-Konyaseferini seferini yapan hızlı trenden içerisinde yolcu olarakbulunduğundan bahisle uğradığı manevizararın tazministemine ilişkin davada, olayın iki özel hukuk kişisiarasında imzalanan bir taşıma sözleşmesiningereği gibi ifa edilip edilmediği noktasından hareketleincelenmesi gerektiğinden, yolcunun uğradığı zarardandolayı taşıyıcının tazmin sorumluluğununsaptanmasına ilişkin olan davanın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü'nün 27/03/2000 tarihli, E:2000/6,K:2000/5; 12/06/2000 tarihli, E:2000/25, K:2000/27 ve 11/04/2016 tarihli,E:2016/97, K:2016/192 , 24/02/2020 tarihli, E:2020/113, K:2020/164sayılı kararları da bu yöndedir."
3. Davacı vekili aynı istemle bu kez, adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 27/09/2022 tarih ve E.2022/113,K.2022/375 sayılı kararı ile, davanın davacıile dava dışı T.C. Devlet Demiryolları GenelMüdürlüğü arasındaki taşımasözleşmesinden kaynaklandığı, davalıBakanlık ile davacı arasında bir sözleşmeilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasifhusumet yokluğundan usulden reddine karar vermiş, karar davacıtarafından istinaf edilmiştir.
5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 26/01/2023tarih ve E.2022/2207, K.2023/88 sayılı kararı ile,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemekararının kaldırılmasına, Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun 114/1-b, 115/2. maddeleri uyarınca adli yargı yolu caizolmadığından, dava şartı yokluğundan davanınusulden reddine kesin olarak karar vermiş, karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Davacıtarafça sunulan dava dilekçesinde, dava konusu kazanınasıl nedeninin YHT hattının sinyalizasyon sistemi bulunmadanişletmeye alınması olduğu, bu hizmetin davalıBakanlığın bilgi ve onayı ile yapıldığı,6461 sayılı Kanun ve bu Kanuna Dayalı Demiryolu EmniyetYönetmeliğinin 5/1 ve 28/2. maddesi uyarınca, davalıBakanlığın demiryolu sektöründe emniyetli altyapıişletmeciliği ve taşımacılık faaliyetleriiçin her türlü alt düzenlemeyi yapmaklayükümlü olduğu, buna rağmen gerekli önlem vedenetim mekanizmasını işletmediği ve böylece hizmetkusuru işlediği ileri sürülmüş, kazasonrasında da yine davalı Bakanlığın TCDDyönetimini korumak amacıyla genel müdür ve üstdüzey yöneticiler hakkında soruşturma izni vermeyerek,hizmet kusurunu işlemeye devam ettiği belirtilmiştir.
Görüldüğüüzere davacı vekili işbu davada, aksine bir taleptebulunması mümkünken, dava dışı TCDD A.Ş. ilemüvekkili arasındaki taşıma sözleşmesinedayanmamış, diğer bir deyişle taşımasözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerinegetirilmediğine dair bir iddia ileri sürmemiştir. Tam tersinedavalı Bakanlığın kazanın meydana gelmesinde, gerekliönlem ve denetim mekanizmalarını işletmeyerek hizmet kusuruişlediği belirtilmiş, ayrıca davalıBakanlığın sadece kazanın oluşumundaki değil,kaza sonrasındaki süreçte de soruşturma izni verilmemesikararı ile sorumluluklarını yerine getirmediği ve ikincibir hizmet kusuru daha işlediği ilerisürülmüştür.
İddianınbu ileri sürülüş biçimi itibariyle somutuyuşmazlığı görüp incelemeye idari yargıyerinin görevli olduğu açıktır.
Yukarıdaaçıklanan gerekçelerle mahkemece, somutuyuşmazlığı görüp incelemenin de idariyargının görevi alanına girdiği gerekçesiyle,davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/1-2 maddeleri uyarınca yargıyolu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işinesasına yönelik olarak yazılı şekilde hükümkurulması doğru görülmemiş, Dairemizce HMK'nın353/1-a-4 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve HMK'nın114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caizolmadığından, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davaşartı yokluğundan, davanın usulden reddine dairaşağıdaki sekilde hüküm kurulmuştur.
Budurumda davacının davasını yürürlüktebulunan yasal düzenlemelere göre görevsiz yargı yerindeaçmış ise mahkemece, “yargı yolubakımından görevsizliğe” dair verilecek kararlabirlikte, davalı yararına harç, yargılama gideri vevekalet ücreti yönünden de hüküm kurulmasıgerekir. Yargıtayın uygulaması da bu yöndedir(Yargıtay 4. H.D.'nin 05/03/2015 tarih ve 2015/1185 E.-2641 K., Yargıtay11. H.D.'nin 11/12/2017 tarih ve 2016/5507 E.- 2017/7087 K.). Bu haldehükmedilecek vekalet ücreti ise karar tarihindeyürürlükte bulunan AAÜT.'nin 7. maddesine görebelirlenir (Yargıtay 4. H.D.'nin 12/01/2015 tarih ve 2014/13112 E.-2015/65 K., 28/02/2017 tarih ve 2016/11329 E.- 2017/1197 K.) "
III. İLGİLİ HUKUK
6. Anayasa'nın "İdare" üstbaşlığı altında düzenlenen "Yargıyolu" başlıklı 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. Anayasa'nın 129. maddesinin beşincifıkrası şöyledir:
"Memurlar vediğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırkenişledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerinerücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil veşartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir."
8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesinindeğişik birinci fıkrası şöyledir:
"Kişilerkamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıklarızararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhinedeğil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devletdairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve parahükmündeki değerli kâğıtların ilgilipersonel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmetegeçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazinetarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümleregöre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır."
9. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"1.İdari dava türleri şunlardır:
a)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları
c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar."
10. 01/11/2011 tarih ve 28102sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (değişikUlaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin BazıDüzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin)"Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"BuKanun Hükmünde Kararnamenin amacı; Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının kuruluş,görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir."
11. Kanun HükmündeKararname'nin "Görevler" başlıklı 2.maddesi şöyledir:
"(1)Ulaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının görevleri şunlardır:
a)Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş vehizmetlerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması,işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum vekuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji vehedefleri belirlemek ve uygulamak, gerektiğinde güncellemek.
...
ç)Ulaştırma ve denizcilik iş ve hizmetleriyle ilgili altyapı,şebeke, sistem ve hizmetleri ticari, ekonomik ve sosyalihtiyaçlara, teknik gelişmelere uygun olarak planlamak, kurmak,kurdurmak, işletmek, işlettirmek ve geliştirmek.
d)Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş vehizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli,çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararınıgözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir birrekabet ortamında sunulmasını sağlamak.
..."
12. Kanun Hükmünde Kararname'nin"Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü"başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğününgörevleri şunlardır:
a)Demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyalihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik,seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötüetkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil vesürdürülebilir bir rekabet ortamındayapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırmatürleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmetvermesini sağlamak.
b)Demiryolu altyapı işletmecisi ve demiryolu tren işletmecileriile demiryolu taşımacılığı alanındaorganizatör, acente,komisyoncu, gar veya istasyon işletmecisi vebenzeri faaliyette bulunanların hizmet esasları, mali yeterlik vemesleki saygınlık şartlarını belirlemek, bunlarıyetkilendirmek ve denetlemek.
c)Demiryolu ulaştırması alanında hizmet üretenler ilehizmetten yararlananların hak, yükümlülük vesorumluluklarını belirlemek.
ç)Demiryolu taşımacılığı alanında kamu hizmetiyükümlülüğüne ilişkin usul ve esaslarıbelirlemek.
d)Demiryolu altyapı işletmecileri ve demiryolu tren işletmecileriile demiryolu taşımacılığı alanındaorganizatör, acente, komisyoncu, gar veya istasyon işletmecisi vebenzeri faaliyette bulunanlar ile makinistler başta olmak üzere buişlerde çalışanların mesleki yeterlikşartlarını belirlemek, bununla ilgili eğitim vermek veyaverdirmek, sınav yapmak veya yaptırmak ve bunları yetkilendirmekve denetlemek.
...
f)Demiryolu altyapısı ve çeken ve çekilenaraçların kullanımı için asgari emniyetsınır ve şartlarını belirlemek ve bunlarıdenetlemek.
...
h)Demiryolu taşımacılık faaliyetlerinde kullanılanyük ve yolcu garları veya istasyonları ile benzeriyapıların asgari niteliklerini belirlemek ve bunları denetlemek.
...
i)Demiryolu tren işletmecilerince kullanılan her türlüçeken ve çekilen aracın cins, kapasite, sahiplik, yaşve benzeri yönden asgari nitelikleri ile bunların dönemselteknik muayenelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.
j)Demiryolu tren işletmecilerince kullanılan her türlüçeken ve çekilen aracın dönemsel teknik muayenesiniyapacakların asgari niteliklerini belirlemek ve bunlarıyetkilendirmek ve denetlemek.
k)Demiryolu ulaşımını geliştirmek ve serbest, adil,sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamakamacıyla sınırlı olmak üzere; demiryolu altyapıkullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerineilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek veuygulamasını denetlemek.
..."
13. Kanun Hükmünde Kararname'nin"Altyapı Yatırımları GenelMüdürlüğü" başlıklı 15. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
"(1)Altyapı Yatırımları GenelMüdürlüğünün görevleri şunlardır:
a)Devletçe yaptırılacak demiryolu altyapısı, limanlar,barınaklar, kıyı yapıları, havameydanlarının plan ve projelerini hazırlamak veyahazırlatmak ve onaylamak.
b) (a)bendinde belirtilen ulaştırma altyapılarınıninşaatını yapmak veya yaptırmak, yapımıtamamlananları ilgili kuruluşlara devretmek."
14. 6461 sayılı TürkiyeDemiryolu Ulaştırmasının SerbestleştirilmesiHakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı2. maddesi şöyledir:
"(1)Bu Kanunun uygulanmasında;
a)Bakan: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanını,
b)Bakanlık: Ulaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığını,
c)Demiryolu altyapısı: Demiryolunu oluşturan zemin, balast,travers ve ray ile elektrifikasyon, sinyalizasyon ve haberleşmetesisleriyle bunların tamamlayıcısı her türlüsanat yapısı, tesis, gar ve istasyonları, lojistik ve yükmerkezleri ve bunların eklentileri ile iltisak hatlarını,
ç)Demiryolu altyapı işletmecisi: Tasarrufundaki demiryolualtyapısını güvenli bir şekilde işletmek vedemiryolu tren işletmecilerinin hizmetine sunmak hususundaBakanlıkça yetkilendirilmiş kamu tüzel kişilerini veşirketleri,
...ifadeeder"
15. Yine 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan Demiryolu Emniyet Yönetmeliği'nin "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"1) BuYönetmeliğin amacı;
a) Demiryoluüzerindeki emniyetin yönetimi, düzenlenmesi ve denetlenmesikonularında ortak ilkelerin tanımlanması,
b) Demiryolualtyapı işletmecilerine, demiryolu tren işletmecilerine veşehir içi raylı toplu taşıma işletmecilerineemniyet sertifikası verilmesi ve/veya emniyet yetkilendirmesi verilmesi,
c) Ortak emniyethedefleri, ortak emniyet göstergeleri ve ortak emniyet yöntemleriningeliştirilmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi,
suretiyleTürkiye sınırları içindeki demiryolutaşımacılığında emniyetin geliştirilmesi,iyileştirilmesi, izlenebilmesi ve denetlenebilmesinin sağlanmasıve sorumlulukların belirlenmesidir."
16. Yönetmeliğin 5. maddesişöyledir:
" (1)Bakanlık, demiryolu sektöründe emniyetli altyapıişletmeciliği ve taşımacılık faaliyetleriiçin her türlü alt düzenlemeyi yapar. Bakanlık,emniyet sertifikası ve emniyet yetkilendirmesi verilmesi içingereken tüm denetim ve incelemeleri yürütme yetkisine veemniyetle ilgili denetim ve incelemelerde tüm işletmecilerin hertürlü ilgili belge, bina ve tesislerine erişim hakkınasahiptir.
(2) Tümişletmeciler, teknik ilerlemeleri göz önünde tutmaksuretiyle; ciddi kazaların önlenmesine öncelik vermek, demiryoluüzerindeki emniyetin sürdürülmesini veiyileştirilmesini sağlamakla yükümlüdür.
(3) Tümişletmeciler, demiryolu sisteminin emniyetli bir şekildeçalışması ve risklerin kabul edilebilir seviyedetutulmasından sorumlu olup ulusal emniyet kuralları vestandartları gereğince risk kontrol tedbirlerini uygulamakiçin birbirleri ile işbirliği içerisinde emniyetyönetim sistemi kurmak zorundadır.
(4) Tümişletmeciler, demiryolu sisteminin kendine ait kısmın emniyetliçalışmasından sorumludur.
..."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan15/05/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenhüküm doğrultusunda davacı vekilinin istemi üzerineson görevsizlik kararını veren Mahkemece, ekinde idariyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDEREŞAŞI'nın davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
19. Dava, Ankara-Konya seferini yapan hızlı trenin,Marşandiz durağında başka bir trenleçarpışması sonucu yaralanan davacının, meydanagelen kazaya davalı idarenin hizmet kusurunun neden olduğunu ilerisürerek, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve kazasonrası süreçte gösterilen tutum ve davranışnedeniyle davalı tarafından resmi özür dilenmesine kararverilmesi istemiyle açılmıştır.
20. Dosyanın incelenmesinden davanın, Ankara-Konya seferiniyapan hızlı trenin 13/12/2018 tarihinde Marşandizdurağında başka bir trenle çarpışmasısonucu ölümlü ve yaralanmalı kazanın meydanageldiği, dava konusu kazanın asıl nedeninin YHThattının sinyalizasyon sistemi bulunmadan işletmeyealınması olduğu, bu hizmetin davalıBakanlığın bilgi ve onayı ile yapıldığı,6461 sayılı Kanun ve Demiryolu Emniyet Yönetmeliği'nin 5/1ve 28/2. maddesi uyarınca, davalı Bakanlığın demiryolusektöründe emniyetli altyapı işletmeciliği vetaşımacılık faaliyetleri için her türlüalt yapı düzenlemeyi yapmakla yükümlü olduğu, bunarağmen gerekli önlem ve denetim mekanizmasınıişletmediği ve hizmet kusuru işlediği, kaza sonrasındada davalı Bakanlığın TCDD yönetimini korumakamacıyla üst düzey yöneticiler hakkındasoruşturma izni vermeyerek, hizmet kusurunu işlemeye devamettiği ileri sürülerek, 50.000 TL manevi tazminatın olaytarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline ve kaza ile yaratılan mağduriyet, kaza sonrasısüreçte gösterilen tutum ve davranış nedeniyledavalı tarafından resmi özür dilenmesine karar verilmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
21. Kamu hizmetini yürütendavalının bu hizmeti yürüttüğü sıradaverdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada, kamuhizmetinin sunulması esnasında, hizmetin hiç işlememesi,geç işlemesi, kötü işlemesi gibi durumlar, idareninhizmet kusuru olarak adlandırılır. Bu kapsamda bireyler nezdindegerçekleşen zararların da, idarenin kusura dayanansorumluluğu sebebiyle tazmini gerekmektedir.
22. Olayda davacı tarafından, dava dışı TCDDA.Ş ile aralarındaki taşımasözleşmesindenkaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesineyönelik bir iddianın ileri sürülmediği, davalıBakanlığın kamu tüzel kişiliğine haiz olup kuralolarak, işlem ve eylemlerinin kamusal niteliktaşıdığı, kazanın meydana gelmesinde, gerekliönlem ve denetim mekanizmalarını işletmeyerek hizmet kusuruişlediği,kaza sonrasındaki süreçte isesoruşturma izni verilmemesi kararı ile sorumluluklarınıyerine getirmediği ve ikinci bir hizmet kusuru işlediği ilerisürülerek dava açıldığına göre, davadahizmet kusuruna dayanıldığıtartışmasızdır.
23. Bu sebeple, açılan tam yargı davasında,idarenin eylem veya işlemlerinin hukuka uygunlukdenetimiyapılıp, idari faaliyet nedeniyle ilgililerin durumubelirlenip, idarenin tazminsorumluluğunun bulunup bulunmadığınakarar verilmelidir. İdarenin tazmin sorumluluğu olupolmadığı saptanırken, öncelikle olayda idarenin hizmetkusuru olup olmadığı hususunun, kamu hizmetinin yöntemineve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmetkusurunun bulunmaması halindeise kusursuz sorumluluk ilkesinin olayda uygulanıpuygulanamayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, dava konusu tazmin isteminin de 2577sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi kapsamında idari yargı yerindegörülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
24. Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 12/04/2021 tarih veE.2020/1453, K.2021/739 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Ankara 12. İdare Mahkemesinin 12/04/2021 tarih ve E.2020/1453,K.2021/739 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
15/05/2023 tarihinde,Başkan Muammer TOPAL ve Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava, Ankara-Konya seferini yapan hızlı trenin,Marşandiz durağında başka bir trenleçarpışması sonucu yaralanan davacının, meydanagelen kazaya davalı idarenin hizmet kusurunun neden olduğu ilerisürerek, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve kazasonrası süreçte gösterilen tutum ve davranışnedeniyle davalı tarafından resmi özür dilenmesine karar verilmesiistemiyle açılmıştır.
Görevli yargı yolunun tespiti açısındanöncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarıİşletmesi Genel Müdürlüğünün hukukistatüsünün irdelenmesi gerekmektedir. 04/06/2016 tarih ve 29732sayılı RG'de yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti DevletDemiryolları İşletmesi Genel MüdürlüğüAna Statüsü'nün "Amaç ve Kapsam"başlıklı 1. maddesinde, "Bu Ana Statününamacı; Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarıİşletmesi Genel Müdürlüğü adıaltında teşkil olunan iktisadi devletteşekkülünün hukuki statüsünü, faaliyetalanını ve görevlerini, organlarını ve teşkilatyapısını, müessese, bağlı ortaklık,işletme ve iştirakleri ile bunlar arasındaki ilişkileri,tasfiye, denetim, mali ve personele ilişkin hükümler ile malvarlığıve ilgili diğer hususları düzenlemektir"hükmüne yer verilmiş olup, bu kapsamda TCDD’nin kamuiktisadi teşebbüsü olarak faaliyet göstereceği alanlarve bu alanlara ilişkin oluşturulacak organlar ve teşkilatyapısının söz konusu ana statü ile belirleneceğidüzenleme altında alınmıştır.
Aynı Statünün "Hukuki Statü" başlıklı4. maddesinde;
“(1) Bu Ana Statü ile teşkil olunan TCDD; tüzelkişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı bir iktisadi devletteşekkülüdür.
(2) TCDD; Kanun, KHK ve bu Ana Statü hükümlerisaklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir.
(3) TCDD, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu MaliYönetimi ve Kontrol Kanunu ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılıDevlet İhale Kanunu Hükümlerine tabi değildir. 2/4/1987tarihli ve 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ileFonların Türkiye Büyük Millet Meclisince DenetlenmesininDüzenlenmesi Hakkında Kanun ile 3/12/2010 tarihli 6085sayılı Sayıştay Kanunu çerçevesindeSayıştay denetimine tabidir...” hükmü ile TCDDticari bir işletme olarak görülmüş; Statününmüteakip 5. maddesi ile de İşletmeye, yolcu taşımayanında liman, iskele, ambar, antrepo, sundurma, silo, akaryakıtdeposu, umumi mağazalar kurup işletmek, yolcu ihtiyaçlarıiçin emanet odaları, lokanta ve benzeri yerleri kurupişletmek, kiraya vermek, sigorta acentalığı yapmak gibifaaliyet alanlarındabulunma yetkisi verilmiştir.
Yine mezkûr Statünün "Hükümbulunmayan haller" başlıklı 22. maddesinde de,"Bu Ana Statüde hüküm bulunmayan hususlarda Kanun, KHK ve6102 sayılı Kanun hükümleri uygulanır." düzenlemesineyer verilmiştir.
Diğer taraftan, taşıma işleri, 6102sayılı TTK’nın dördüncü kitabında 850ilâ 930. maddeleri arasında düzenlenmiş olmakla birliktetaşıma sözleşmesinin tanımına yer verilmemiştir.Ancak 6102 sayılı TTK’nın 850/1 maddesindetaşıma sözleşmesinin tarafı olantaşıyıcı; “taşıma sözleşmesiyleeşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikteüstlenen kişi” olarak tanımlanmıştır.Buna göre taşıma sözleşmesi; “ücretkarşılığında taşıyıcınıneşyayı bir yerden bir yere taşımayı, yolcuyu ise biryerden bir yere götürmeyi taahhüt ettiği tam iki tarafaborç yükleyen bir sözleşme” olaraktanımlanabilir. Taşıma sözleşmesinin temelunsurları taşıyıcının taşımataahhüdünde bulunması ve gönderenin veya yolcunun isetaşıma ücretini ödemeyi borçlanmasıdır.Taşınanın eşya ve insan olmasına göre taşımadakiyan edimler değişmekte ve sorumluluk da aynı şekildefarklılaşmaktadır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasındaise, “Taşıma işleri ticari işletmefaaliyeti” olarak sayılmıştır. TCDD Türkiyeçapında yolcu ve yük taşıma işleri yapmaktaolup, İşletmenin 3. şahıslarla yaptığıtaşıma sözleşmesi, kira akdi yapması gibisözleşmesel ilişkilerde, özel hukuk hükümlerinetabi olması nedeniyle tacir sayılması gerekmektedir. Kaldıki özel hukuk hükümlerine tabi ayrıca ticari şekildeişletilen bu kuruluşun, tacirin haksız fiilinden kaynaklananeyleminden doğan davalarının hizmet kusuru olarak telakkiedilerek idari yargı yerinde görüleceğinin ilerisürülmesi mevcut yasal düzenleme karşısında uygungörülmemektedir.
Yine taşıyıcının özen borcunun ihlalisözleşmeden doğan bir sorumluluk olup, bu husus 6102sayılı TTK’nın 914/2 maddesinde “Taşıyıcı,yolcuların kazaya uğramalarından doğacak zararı tazmineder. Yolcunun kaza sonucunda ölmesi hâlinde, onunyardımından yoksun kalanlar uğradıkları zararıntazminini taşıyıcıdan isteyebilirler. Ancak,taşıyıcı, kazanın kendisinin veyayardımcılarının en yüksek özenigöstermelerine rağmen, kaçınamayacakları vesonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ilerigeldiğini ispat ederse tazminattan kurtulur.” hükmüneyer verilmiş, ayrıca taşıyıcı kendiadamlarının veya taşımanın yerine getirilmesiiçin yararlandığı kişilerin, görevlerini yerinegetirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmaligibi sorumlu tutulmuştur.
Bununla birlikte aynı Kanunun "Ticari davalar, çekişmesizyargı işleri ve delilleri" başlıklı 4.maddesinde; “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyleilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesizyargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarınabakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehinkarşılığında ödünç verme işi ileuğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenindevralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekildeğiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağınailişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyonsözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler,ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları içinöngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havalehakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerinidüzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticareteözgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansalkurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkindüzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukukdavaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava veticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia vefikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundanistisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunuhükümlerine tabidir.” hükmü ile 6102sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenip, herhangibir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanateserlerine ilişkin haklardan doğan davalar dışındakitüm davaların ticari dava niteliğinde olduğu kabuledilmiş müteakip 5. maddesinin 1. fıkrasında ise“Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyindeğerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaretmahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesizyargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmüile ticari davalarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlikılınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden davanın, Ankara-Konya seferini yapanhızlı trenin 13/12/2018 tarihinde Marşandiz durağındabaşka bir trenle çarpışması sonucu ölümlüve yaralanmalı kazanın meydana geldiği, dava konusu kazanınYHT hattının sinyalizasyon sistemi bulunmadan işletmeyealınması olduğu, bu hizmetin davalıBakanlığın bilgi ve onayı ileyapıldığı, Bakanlığın demiryolusektöründe emniyetli altyapı işletmeciliği vetaşımacılık faaliyetleri için her türlüalt yapı düzenlemesi yapmakla yükümlü olduğu,buna rağmen gerekli önlem ve denetim mekanizmasınıişletmediği ve hizmet kusuru işlediği, yöneticilerhakkında soruşturma izni verilmeyerek, hizmet kusurunu işlemeyedevam ettiği ileri sürülerek, 50.000 TL manevi tazminatınolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline ve kaza ile yaratılan mağduriyet, kaza sonrasısüreçte gösterilen tutum ve davranış nedeniyledavalı tarafından resmi özür dilenmesine karar verilmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
Buna göre, TCDD İşletmesi, tekel kapsamındademiryolu taşımacılığı hizmetiniyürüten, tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumu ise de;Ana Statü ile özerk bir yapıda olduğu ve ekonomik gereklereuygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusundayönetildiğinden, iktisadi faaliyetleri bakımından özelhukuk hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda iktisadi devlet teşekkülüstatüsünde olan TCDD İşletmesi ile davacıarasında yapılmış olan taşımasözleşmesi kapsamında ve taşıma sırasındavuku bulan kaza nedeni ile davacınınuğradığını iddia ettiği manevi zararıntazmini talebi ile açılan davanın, iki özel hukukkişisi arasında imzalanan taşıma sözleşmesiningereği gibi ifa edilip edilmediği noktasından hareketle,özel hukuk hükümleri çerçevesinde adli yargıyerinde ele alınması gerektiği sonucunavarıldığından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. HukukDairesinin 26/01/2023 tarih ve E.2022/2207, K.2023/88 sayılıkararının kaldırılması gerektiğigörüşüyle, aksi yöndeki çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Başkan Üye
Muammer Ahmet
TOPAL ARSLAN