T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/286
KARAR NO : 2023/366
KARAR TR : 15/05/2023
ÖZET: Davacının satın almış olduğu araca change olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle, aracıntesciline ilişkin hükümlere aykırı davranan idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : C.A
Vekili : Av. C. Ö
Davalı :İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av. B. S
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin ... P ... plakalı....marka...model otomobili 31/10/2016 tarihinde 30.998 TL bedelle satınaldığını, aracın müvekkili adına tesciledildiğini, 21.06.2017 ve 27.06.2019 tarihlerinde muayenesinin yaptırıldığınıve yapılan muayenelerde aracın motor-şasi numarasınındeğiştirilmiş olduğuna dair bir tespittebulunulmadığını, müvekkilinin Adana İl EmniyetMüdürlüğü Asayiş ŞubeMüdürlüğünden aranarak devam eden cezasoruşturması nedeniyle aracın inceleme yapılmak üzeretesliminin istenilmesi üzerine davaya konu aracın 24/10/2020tarihinde teslim edildiğini, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarıncayapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 05/11/2021 tarihliuzmanlık raporunda belirtilen "aracın mevcut şasi numarasınında yer aldığı sac parçasının başka biraraçtan kesilerek bulunduğu bölgeye sonradan kaynakyapılmak suretiyle nakil edildiği" şeklindekiifadelerden aracın şasi numarasınındeğiştirilmesi olarak tanımlanan change araçniteliğinde bir araç olduğunun anlaşılmasınedeniyle mahkeme tarafından araca el konulduğunu, motor şasinumarası değiştirilmiş change aracı trafiğetescil eden idarenin üzerine düşen dikkat ve özeni göstermeyerekhizmet kusuru işlediğini belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla uğradığı30.500 TL maddi ve 20.000 TL manevi zararın faizi ile birlikte tahsiliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Mersin 2. İdare Mahkemesi 13/10/2021 tarih ve E.2021/1104,K.2021/973 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-ahükmü uyarınca davanın görev yönündenreddine karar vermiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine kararkesinleşmiştir. Görevsizlik kararının ilgilikısmı şöyledir:
“Her ne kadar, dava konusuolayda davacının zararına sebebiyet veren eylemler, davadışı kişilerin hileli işlemleri ile idareyanıltılarak trafiğe tescilleri için gerekliişlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davayakonu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110.Maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerindenkaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, changearaç sebebiyle uğranılan zararın tazminine ilişkinolarak açılan davanın,özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesi'nin 01/03/2031 tarih, E:2021/69 - K:2021/86 sayılıkararı da bu yöndedir."
3. Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/01/2023 tarih ve E.2021/408, K.2023/13sayılı kararı ile, "davalı idarenin trafiksicilinin tutulmasına ilişkin kusura dayalı bir sorumluluğubulunmadığı gibi sözleşme ya da kanundan doğankusursuz sorumluluğu da bulunmadığından davacıtarafça davanın davalı idareye dava yöneltilmiş isedavalı idarenin davada taraf sıfatıbulunmadığı" gerekçesiyle davanın pasifhusumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karardavacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
5. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 06/04/2023tarih ve E.2023/560 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
“Somutolayda davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin bedelikarşılığında resmi olarak tutulan sicilleregüvenerek ve inanarak davaya konu aracı satınaldığını, müvekkilinin aracının "changearaç " olduğunun sonradan tespit edilip el konulması ileoluşan zararından davalının sorumluluğunun bulunduğunubelirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Buna göredavacının talebinin idari işlemden kaynaklandığıanlaşılmakla; görev sorunu, kamu düzenine ilişkinolup, açıkça veya hiç ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindenaraştırılır (HMK 114,115/1).
Görev sorunu,kamu düzenine ilişkin olup, açıkça veya hiçileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasındamahkemelerce kendiliğinden araştırılır (HMK114,115/1).
Mahkemece, isteminhizmet kusurundan kaynaklandığı kabul edilerek davalı idareyönünden uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yerinin görevli olduğubenimsenerek yargı yolu bakımından mahkemeningörevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğigerekçesi le davanın usulden reddne karar verilmesidoğrudeğildir.
Davalıidarenin hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin hukukisorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısaldenetimi, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca idariyargı yerlerine aittir. Benzer bir konuda uyuşmazlık mahkemesitarafından yargı yolu olarak idari yargının görevlioluğu kabul edilmiştir. (Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2022/571esas ve 2022/528 sayılı kararı)"
III. İLGİLİ HUKUK
6. T.C. Anayasasının 125. maddesinde, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararları ödemekleyükümlü olduğu hükme bağlanmış, 129.maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamugörevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyettebulunmakla yükümlü olduklarına, beşincifıkrasında ise, memurlar ve diğer kamu görevlilerininyetkilerini kullanırken işledikleri kusurlarından doğantazminat davalarının kendilerine rücu edilmek kaydıyla vekanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancakidare aleyhine açılabileceğine işaret edilmiştir.
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2. maddesinin l. fıkrasında; idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar, idari dava türleri olaraksayılmıştır.
8. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“İçişleri Bakanlığının görevve yetkileri” başlıklı 5. maddesininilgilihükümleri şöyledir:
"a)Araçları, bu Kanuna göre araçlarda bulundurulmasıgerekli belge ve gereçleri, sürücüleri ve bunlara aitbelgeleri, sürücülerin ve karayolunu kullanan diğerkişilerin kurallara uyup uymadığını, trafikdüzenlemelerinin ve çeşitli tesislerin bu Kanunhükümlerine uygun olup olmadığını denetlemek.
...
f) Araçlarıntescil işlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
...
h) Ülkeçapında taşıtların ve sürücülerinsicillerini tutmak, bunlara ilişkin teknik ve hukukideğişiklikleri işlemek, işlettirmek, istatistikselbilgileri toplamak ve değerlendirmek.
...
k) Ayrıca buKanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülereait bilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılmasıişlemleri, bu değişiklik veya şerhlere karar verenyargı ve icra birimleri ile kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından elektronik sistemle yapılabilir. Sürücübelgesi ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler,İçişleri Bakanlığı tarafından ilgili kamukurum veya kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkrayailişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedekigörev, yetki ve sorumluluklara ait diğer esaslar ile trafikkuruluşlarının, çalışma şekil veşartları, görevlendirilecek personelin nitelikleri,seçimi, çalışma usulleri, görev, yetki vesorumluluklarına ait esaslar İçişleriBakanlığınca çıkarılacak yönetmeliktebelirtilir."
9. Aynı Kanun'un “Araçların satış,devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk”başlıklı 20. maddesinin ilgili hükümleri iseşöyledir:
"Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a) Araçsahipleri,
1- Tescilizorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satınalma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üçay içinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2- Tescilinyapılması veya silinmesi için vergi kimlik numarası ileyönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak,
Zorundadırlar.
...
c) Tescilbelgesi, aracın başkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d) Tesciledilmiş araçların her çeşit satış vedevirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayımotorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satışve devir işlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılansatış ve devir işlemi üzerine noterler tarafından yenimalik adına bir ay süreyle geçerli tescile ilişkingeçici belge düzenlenir.
197sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan sorumlulukhükümleri saklı kalmak kaydıyla, anılan maddede ve bubentte yer alan isteme ve bildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bukonuda yükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelereilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışınısağlarlar....
Satışve devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
...
Haciz,müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icramüdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milliemlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum vekuruluşları tarafından satışı yapılanaraçların satış tutanağının birörneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescilkuruluşlarına üç işgünü içerisindegönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgelerisağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisindeadlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendinuygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyeİçişleri ve Maliye Bakanlıkları yetkilidir.”
10. Aynı Kanun'un "Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar" başlıklı 22. maddesinde,Yönetmelikte gösterilen esaslara göre birinci fıkradabentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalan araçlarailişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet GenelMüdürlüğü veya bağlı trafik tescil kuruluşlarıncayapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağıdüzenlenmiştir.
11. Aynı Kanun'un "İşleten ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibininhukuki sorumluluğu" başlıklı 85. maddesişöyledir:
"(Değişikbirinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracınişletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasınayahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorluaracın bir teşebbüsün unvanı veya işletmeadı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletleişletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlıolduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardanmüştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
(Ek:17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmayasebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarınadevir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıylaolaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilliolduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesiiçin talimat verilir. Kaza anı ile CumhuriyetSavcılığınca trafik kaydı üzerine şerhdüşülmesi arasında geçen süreler içindekötü niyetle yapılan araç tescillerihükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibarenbir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığınaveya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediğitakdirde bu şerh hükümsüz sayılır.
İşletilmehalinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafikkazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için,zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veyaeylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığınıveya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesigerekir.
(Değişik:17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisiteşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracınınkatıldığı bir kazadan sonra yapılan yardımçalışmalarından dolayı yardım edenin maruzkaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumdaişletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesiiçin kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımındoğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahutkazaya taraf olan üçüncü kişilereyapılması gerekir.
(Değişik:17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınakatılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur."
12. Aynı Kanun'un 11/01/2011 tarihli ve 6099 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik "Görevli ve YetkiliMahkeme" başlıklı 110. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.”
13. 2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “AraçlarınTescil Mecburiyeti”; 29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30. maddesinde “Tescilİşlemleri Müşterek Hükümleri”;31.maddesinde “Yeni Kayıt”;32. maddesinde “TescilBelgesi ve Geçerliliği”; 33. maddesinde “Motorluaraç trafik belgesi ve geçerliliği”; “TescileDair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36. maddesinde “Satışve Devirler”; 37. maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43. maddesinde “Çalınan araçlar hakkındayapılacak işlemler”; 44. maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ileilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan15/05/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Bölge AdliyeMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece adli yargı dosyasınınekinde idari yargı dosyasının sureti ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
15. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
16. Dava, davacının satın aldığı aracasoruşturma kapsamında change olduğu gerekçesiyle elkonulması olayında, araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı davranan idarenin kusur vesorumluluğu bulunduğu iddiası ile uğranılan maddi vemanevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
17. İdare, kural olarak yürüttüğü kamuhizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğanzararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuruveya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
18. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yolaçtığı öne sürülen idari işlem veyaeylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esasalındığından, olayın oluşumu ve zararınniteliği, sorumluluk ilkelerinin uygulanıpuygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken desorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
19. İdarenin yürütmekle görevli olduğu birhizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veyaişleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktakianlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğesahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundandolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedeninioluşturmaktadır.
20. Kamu görevlilerinin hizmetin yürütülmesisırasındaki kusurlu eylemleri, idare yönünden nesnelnitelik taşıyan hizmet kusurunu oluşturmakta, bununyargısal denetimi ise, kamu hizmetlerinin işleyişinin vegereklerinin değerlendirilmesinde uzman olan idari yargı yerine aitbulunmaktadır.
21. Olayda, davacının bedelini ödeyerek satınaldığı aracın, sahte trafik kayıtlarıoluşturularak kendisine satışınınyapıldığı, söz konusu aracıkanunlara uygunolarak, idare tarafından tutulan trafik tescil kayıtlarınagüvenerek satın aldığı, tüm bu nedenlerle zararauğradığı ve zararının meydana gelmesindedavalı idarenin de kusurlu olduğu ileri sürülerek,tazminatistemiyle açılan davada; kamu hizmetini yürütmekleyükümlü kılınan davalı idarenin, kamu hizmetiniyöntemine ve hukuk kurallarına uygun olarak yürütüpyürütmediğinin, dolayısıyla hukuki sorumluluğununbulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
22. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ya da başka birnedenle hukuki sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetimi, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarıncaidari yargı yerlerine ait olduğundan, davanın idari yargıyerinde görülmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
23. Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesininbaşvurusunun kabulü ile Mersin 2. İdare Mahkemesinin, 13/10/2021tarih ve E.2021/1104, K.2021/973 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk DairesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Mersin 2. İdare Mahkemesinin 13/10/2021tarih ve E.2021/1104, K.2021/973 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
15/05/2023 tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN ve Eyüp SARICALAR'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞI OY
Dava, davacının satın aldığı aracasoruşturma kapsamında change olduğu gerekçesiyle elkonulması olayında, araçların tesciline ilişkinhükümlere aykırı davranan idarenin kusur vesorumluluğu bulunduğu iddiası ve uğranılan maddizararın tazmini istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarihli veE.2013/68, K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçeile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş veiptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. Uyuşmazlıkaçısından önem taşıyan kararınilgilikısmı şöyledir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmeteilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydanagelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesikararı gözetildiğinde, 2918 sayılı Kanun'un 110.maddesinin 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan sorumluluk davalarını kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla 2918 sayılıKanun’un uygulanmasından doğan sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararınasebebiyet veren işlem ya da eylemlerin, dava dışıkişilerin hileli işlemleri yanında, aracın devir,satış ve tescil işlemlerinin hukuka aykırışekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemlerinin olduğu iddia edilmekteise de; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanun’un ve bu Kanun'un uygulanmasına yönelik KarayollarıTrafik Yönetmeliği'nin araçların devir, satışve tesciline ilişkin hükümlerine aykırı hareketedilmesinden kaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un110. maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer Kanun'lara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Bu gerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargıyıgörevli kabul eden sayın çoğunluğungörüşüne katılmıyoruz.
Üye Üye Üye
NilgünTAŞ DoğanAĞIRMAN Eyüp SARICALAR