T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/629
KARAR NO : 2024/7
KARAR TR : 08/01/2024
ÖZET: 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacının, malulen emekli edilmesi ve emekli aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi istemiyle yapmış olduğu müracaatın zımnen reddine dair kurum işleminin iptali istemiyle açtığı davada, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ADLİ YARGININ görevli bulunduğu hk.
KA R A R
Davacı : Y.B
Vekili : Av.M.İ.A
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (Diyarbakır SGKİl Müdürlüğü)
Vekili : Av.O.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin 24/04/1995-22/01/2018 tarihleriarası Hazro Kaymakamlığı İlçe JandarmaKomutanlığı emrinde köy korucusu olarak görevyaptığını, kaymakamlık tarafından 28/11/2017tarih ve 170013187 sayılı sağlık kurulu raporuna istinadengörevine son verildiğini, müvekkilinin 690 sayılıKHK'nın 48. maddesi uyarınca malul sayılması talebiyle,Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ettiğini ancak, hakkındaherhangi bir işlem yapılmadığını ilerisürerek, tespit edilecek maluliyet oranına göre malulenemekliliğe ve emekli aylığına hakkazandığının tespitine karar verilmesi istemiyle, adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Diyarbakır 4. İş Mahkemesi 12/05/2022tarih ve E.2018/306, K.2022/237 sayılı kararı ile,davada idari yargı mahkemelerinin görevli olduğugerekçesiyle, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/1, 2.maddeleri uyarınca, yargı yolu caiz olmadığındandavanın usulden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizinkesinleşmiştir. Görevsizlik kararının ilgilikısmı şöyledir:
"...Somut olaydadavacının 24/04/1995 tarihinden itibaren köy korucusu olarakçalıştığı, 28/11/2017 tarihli sağlıkkurulu raporuna istinaden görevine son verildiğianlaşılmakla; 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaklarından vebunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edeceğinden ihtilaf halinde de idariyargı görevli olmakla eldeki davanın idari yargınıngörev alanına girdiği sonucuna varılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın114/1 -b maddesine göre yargı yolunun caiz olması davaşartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olupolmadığım, davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir.
Davacının talebinin 5434sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesigerekmekle yargı yolu caiz olmayan davanın usulden reddine kararverilmiştir."
3.Davacı vekili bu kez, müvekkilinin malul sayılmasıtalebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ettiğini ancakhakkında herhangi bir işlem yapılmadığınıileri sürerek, davalı idarenin zımni ret kararınıniptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Ankara 20. İdare Mahkemesi 10/10/2022 tarih ve E.2022/724 sayılıkararı ile, 5510 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesininuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın,görüm ve çözümünde anılan Kanun'un 101.maddesi uyarınca adli yargının görevli olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
"...5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada verilen AnayasaMahkemesinin 22/12/2011 tarihli ve E:2010/65, K:2011/169 sayılı kararında;5510 sayılı Kanuna 5754 sayılı Kanun ile eklenenGeçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce5434 sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği belirtilmiş; 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasaya aykırılıkgörülmemiştir.
Görüleceğiüzere, 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden önce memur ve diğer kamugörevlileri ile bunların hak sahiplerine ilişkin olarak tesisedilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargı yerinde, bunlar dışında kalan sigortalılar vebunların hak sahipleri hakkında tesis edilen işlemlerdenkaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerinde bulunanyetkili iş mahkemelerinde çözümleneceğianlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, davanınidari yargı yerinde görülebilmesi için, dava konusu edilenişlemin, 5510 sayılı Kanuna 5754 sayılı Kanun ileeklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesindenönce, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunukapsamında bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri ilebunların hak sahiplerine ilişkin olarak tesis edilmişolması gerekmektedir.
Bununla birlikte, 690sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 48. maddesi ile 5510sayılı Kanun'a eklenen Ek 15. maddede, 442 sayılı Kanunun74. maddesinin ikinci fıkrası gereğince güvenlik korucusu olarakgörevlendirilenlerin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birincifıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalısayılacağının ve bu kapsamda olanlardan yalnızcasöz konusu ek 15. maddenin yürürlük tarihinden öncegörevi sona erenler ile bu maddenin yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanun kapsamında emekli,yaşlılık veya malûllük aylığı ya da442 sayılı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesi veya 2330sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmışolanlar hakkında bu madde hükümleriuygulanmayacağının açıkça düzenlemealtına alındığı görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda,UYAP entegrasyon ekranlarından yapılan sorgulama sonucunda eldeedilen davacıya ait SGK uzun vade hizmet dökümüincelendiğinde, davacının 5434 sayılı Kanun'a tabi birhizmetinin bulunmadığı, 24/04/1995-22/01/2018 tarihleriarasında Hazro İlçe Jandarma Komutanlığıemrinde güvenlik korucusu olarak 5510 sayılı Kanun'un 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındasigortalı hizmetinin olduğu görülmektedir.
Ayrıca, 22/01/2018 tarihli olurile görevine son verilen davacının 690 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin 48. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'aeklenen Ek 15. maddenin yürürlük tarihi olan 17/04/2017 tarihiitibarıyla görevine devam ettiği, anılan maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (17/04/2017)5510 sayılı Kanun kapsamında emekli, yaşlılıkveya malûllük aylığı ya da 442 sayılıKanunun mülga ek 16. maddesi veya 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık bağlanmış olanlar kapsamında daolmadığı görülmektedir.
Bu durumda 5510 sayılıKanun'un Ek 15. maddesininuygulanmasından/uygulanmamasındankaynaklanan uyuşmazlığın görüm veçözümü anılan Kanun'un 101. maddesi uyarıncaadli yargı (Îş Mahkemesi) mercilerinin görevinegirmektedir..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.T.C Anayasası’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir.
6.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "Sigortalısayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birincifıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunun kısa ve uzunvadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,
a) Hizmet akdi ile bir veya birdenfazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
...
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birincifıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro vepozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birincifıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında(a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olmasıöngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktanvekil atananlar, sigortalı sayılırlar."
7.5510 sayılı Kanun'un"Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı101. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
8.5510 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesi şöyledir:
"(Ek: 17/4/2017-KHK-690/48 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7077/44 md.)
442 sayılı Kanunun 74üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince güvenlikkorucusu olarak görevlendirilenler, 4 üncü maddenin birincifıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırve haklarında uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlıksigortası hükümleri uygulanır.
Güvenlik korucusu olarakgöreve başlayanlar ile görevleri sona erenlerin sigortalıişe giriş ve sigortalı işten ayrılışbildirgeleri, çalışmaya başladıkları tarihindenitibaren bir ay içinde ilgili valiliklerce verilir. Bunların primeesas günlük kazançları bu Kanunun 82 nci maddesiuyarınca belirlenen prime esas günlük kazanç altsınırıdır. İlgili primlerin sigortalı veişveren hissesinin tamamı valiliklerce ödenir.
Güvenlikkorucularının veya valiliğin talebi üzerine Kurumcayetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularınınsağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecekraporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu,çalışma gücünün en az %60’ınıveya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünükaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen güvenlikkorucuları malûl sayılır.
Güvenlik korucusu olarakgörev yapmakta iken 55 yaşını dolduranlardan en az 15yıl bu görevde bulunmuş olanlara yaşlılıkaylığı bağlanır. Bu fıkra kapsamında yaşlılıkaylığı bağlanabilmesi için ayrıca terörsuçlarından hüküm giymemiş olmak şarttır.Hüküm giymeden önce aylık bağlanmışolması halinde ise bağlanan aylık kesilir.
Bu maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla güvenlikkorucusu olarak görevde bulunanların valiliklerin talebi üzerinegüvenlik korucusu olarak geçen ve bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten önce uzun vadelisigorta kollarına tabi olmadığı süreleri içinmüracaat tarihinde geçerli olan prime esas kazanç altsınırı ve %32.5 oranı üzerinden hesaplanacak primtutarları, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içindevaliliklerce ödenir. Bu süre içinde sigorta primlerininödenmemesi halinde bu Kanunun 89 uncu maddesi hükümleriuygulanarak primler tahsil olunur.
Bu maddenin yürürlüktarihinden önce görevi sona erenler ile bu maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunkapsamında emekli, yaşlılık veya malûllükaylığı ya da 442 sayılı Kanunun mülga ek 16ncı maddesi veya 2330 sayılı Kanun kapsamında aylıkbağlanmış olanlar hakkında bu madde hükümleriuygulanmaz.
Bu madde kapsamındakisigortalılarla ilgili olarak bu maddede aksine hükümbulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleriuygulanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul veesasları tespit etmeye Kurum yetkilidir.
9.5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılıKanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklıgeçici 4. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır."
10.442 sayılı Köy Kanunu'nun 74. maddesinin birinci ve ikincifıkrası şöyledir:
Köy muhtarı ve ihtiyarmeclisi mahsul zamanlarında çapulcular ve eşkıyatüremiş ise yağmadan köy halkını korumakiçin köylünün eli silah tutanlarından lüzumu kadarınıgönüllü güvenlik korucusu ayırarak bunlarınisimlerini bir kağıda yazıp kaymakama götürür.Kaymakamın müsaadesi olursa bu gönüllü güvenlikkorucuları asıl korucularla beraber yağmacılara veeşkiyaya karşı köy ve köylüyü korurlar.
(Ek:26/3/1985 - 3175/1 md.;Değişik: 27/5/2007 - 5673/1 md.) Cumhurbaşkanınca tespitedilecek illerde; olağanüstü hal ilanını gerektirensebeplere ve şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin köyde veyaçevrede ortaya çıkması veya her ne sebeple olursa olsunköylünün canına ve malına tecavüz hareketlerininartması hallerinde, valinin teklifi ve İçişleriBakanının onayı ile yeteri kadar güvenlik korucusugörevlendirilmesi kararlaştırılabilir. Bu şekildegörevlendirilecek güvenlik korucusu sayısı 40.000kişiyi geçemez. Cumhurbaşkanı bu sayıyıyüzde elliye kadar artırmaya yetkilidir. Görevlendirmeyigerektiren hallerin ortadan kalkması durumunda veya idarî zarurethallerinde görevlendirmeye ilişkin aynı usûl uygulanmaksuretiyle güvenlik korucusu olarak yapılan görevlendirmelere sonverilebilir. (Ek cümle: 17/4/2017-KHK-690/27 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/23md.) Güvenlik korucularından 55 yaşınıdolduranların görevleriyle ilişikleri kesilir."
B. Yargı Kararı
11. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararınınilgili kısmı şöyledir:
“…5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelceolduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyeni sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan08/01/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, köy korucusu olarak görev yaparken görevine son verilendavacının, malulen emekliliğe hak kazandığındanbahisle, maluliyet emekli aylığına hak kazandığınıntespiti; bu istemle yaptığı başvurusunun zımnenreddine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılmıştır.
15.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunukapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonragöreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalısigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurlarıve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretleçalışanlar, tarım işlerinde ücretleçalışanlar, kendi hesabına çalışanlar vetarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplanmıştır.
16.Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak bu Kanun'unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilaflarında adli yargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
17.Somut olayda davacının, 24/04/1995-22/01/2018 tarihleri arasıHazro Kaymakamlığı İlçe JandarmaKomutanlığı emrinde köy korucusu olarak görevyaptığı,kaymakamlık tarafından, 28/11/2017 tarih ve170013187 sayılı sağlık kurulu raporuna istinadengörevine son verildiği, 690 sayılı KHK'nın 48. maddesiile eklenen 5510 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesi uyarınca malulsayılması talebiyle, davalı kuruma müracaat ettiği ancakkurum tarafından hakkında herhangi bir işlemyapılmaması üzerine dava açtığı; dosyakapsamından davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesikapsamında sigortalı olduğu, 5434 sayılı Kanun'a tabihizmetlerinin bulunmadığı ve 5510 sayılı Kanun'ungeçici 4/2. maddesindeki hükmün uygulama alanınınbulunmadığı gözetildiğinde, maluliyet oranınagöre malulen emekliliğe ve emekli aylığına hakkazandığının tespitine karar verilmesi ve bu istemleyaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemekarşı açılan davanın, 5510 sayılı Kanun'un101. maddesindeki düzenleme uyarınca görüm veçözümünde adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
18.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Ankara 20. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Diyarbakır4. İş Mahkemesinin 12/05/2022 tarih ve E.2018/306, K.2022/237sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Ankara 20. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır4. İş Mahkemesinin 12/05/2022 tarih ve E.2018/306, K.2022/237sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/01/2024tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN