T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/590
KARAR NO : 2024/15
KARAR TR : 08/01/2024
ÖZET: Tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazın fiilen kullanılamaması nedeniyle tarım arazisi vasfını yitirdiğinden bahisle belirlenen kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : K.E
Vekili : Av. A. E
Davalı : İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av. E. C
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkiline ait Ağrı ili, Doğubayazitilçesi,... mevkiinde bulunan ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların maliki olduğunu, İransınırına çekilen güvenlik duvarı ilesınır arasının askeri yasak bölge ilanedildiğini, taşınmazların bu kısımdakaldığını, taşınmazların çayırvasfında olduğunu, 2019 yılında çayırlarınsulanması ve biçilmesi için yapılanbaşvuruların sonuçsuz kaldığını, ciddianlamda maddi zararının oluştuğunu, taşınmazlarahaksız olarak el atıldığını ve haksız fiilindevam ettiğini, kamulaştırmayapılmadığını ileri sürerek,taşınmazların kamulaştırılmasına, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı her bir parseliçinşimdilik 100'erTL (ıslah ile 168.434,04TL) tazminatındava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle, adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Doğubayazıt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih veE.2019/335, K.2021/86 sayılı kararı ile, ''...Davanın kabulü ile, Dava konusuAğrı ili, Doğubayazit ilçesi,...Köyü ... ada... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkindeğer düşüklüğü bedeli toplamı olan168.534,04 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine.''karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf istemindebulunulmuştur.
3.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 12/11/2021 tarih veE.2021/670, K.2021/2141 sayılı kararı ile, değerdüşüklüğü bedelinin 98.333,85 TL olmasıgerekirken hatalı olarak fazla hesaplandığıgerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılarak yenidenesas hakkında hüküm kurulmasına, karar vermiştir.Karara karşı temyiz talebinde bulunulmuştur.
4.Yargıtay 5. Hukuk Dairesi28/04/2022 tarih ve E.2022/1239, K.2022/7815sayılı kararı ile, ''..kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlarüzerine plan ve projelere uygun olmak üzere tesisleryaptırmış olmaları veya tesisleri kullanmaları veya butesislere bakmaları sebebiyle kişilerin uğramışoldukları zararlara ilişkin davalar idari nitelikte olup bu türdavaların idari yargının görevli olması sebebiyle davaşartı yokluğundan dava şartı yokluğundandavanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken..'' şeklindekigerekçeyle bozulmuştur.
5. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi13/09/2022 tarih veE.2022/942, K.2022/1965 sayılı kararıile, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle davanınusulden reddine, karar vermiş bu karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin04/05/2023 tarih ve E.2022/15299, K.2023/4332 sayılı kararı ileonanarak kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
''...uyulmasına karar verilenbozma ilamından da anlaşılacağı üzere,davalı kurum tarafından yapılan sınır duvarınedeniyle ulaşımı kısıtlanan dava konusutaşınmazlara fiilen davalı kurum tarafından el atmabulunmaması ile davalı kurum tarafından yapılan bu duvarnedeniyle kişilerin uğramış oldukları zararlarailişkin davaların idari nitelikte olup bu tür davalarınidari yargıda görülmesi gerektiğianlaşıldığından, HMK'nın 114/1-b maddesigereğince dava şartı yokluğundan davacınındavasının usulden reddine dairaşağıdaki şekildehüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığındanUSULDEN REDDİNE,''
6.Davacı vekili, aynı hukuki sebeplerleher bir taşınmaziçin 50 TL el atma tazminatı ve 50 TL ecrimisil olmak üzeretoplam 100'er TL bedelin davalıdan tahsili istemiyle, bu kezidariyargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
7. Erzurum 3. İdare Mahkemesi 19/09/2023 tarih veE.2023/1094 sayılıkararı ile, idarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi birkamulaştırma işlemi olmaksızın fiilen kamusalişlevlerde kullanılması anlamına gelen fiili el atmadurumuna ilişkin davaların adli yargı mahkemelerinde, imarplanında taşınmazın kamu kullanımınaayrılması durumuna karşılık gelen hukuki el atmadavalarının ise idari yargı yerindeçözümleneceği, dava konusu taşınmazagüvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilen elatıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanın özel hukukhükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği,açılan davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...İdariyargının görev alanının tespitinde bellibaşlı üç ölçüt kabul edilmektedir.Bunlardan 'kamu gücü' ölçütüne göre,idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretmegücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tekyanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahiptir.Bu sebeple, idarenin kamu gücü kullanarak yaptığıişlemler ve eylemler, idari yargının görev alanınagirer. 'Kamu hizmeti' ölçütüne göre ise idariyargının görev alanı kamu hizmeti kavramıylaaçıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmeti görmekiçin yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukununalanına girmektedir, ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır.'Karma ölçüt'e göre ise idarenin üstlendiğihizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünüyetersiz kılmıştır. Günümüzde birçokkamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özelhukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır.Örneğin elektrik, doğal gaz dağıtım, iletim ya daelektronik haberleşme gibi. Bu sebeple, günümüzde idari yargınıngörev alanının tespitinde yürütülen faaliyetinniteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemitesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özelhukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığıönem taşımaktadır. İdarenin özel hukukuaşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarakyaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idariyargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi, ...Köyü, ... Mevkii ... ada, ... nolu parselde bulunantaşınmazın maliki davacı tarafından, İransınırına çekilen güvenlik duvarı nedeniyleçayır vasfındaki taşınmazınıkullanamadığı ve taşınmazına fiili olarak elatıldığı iddiasıyla 50 TL el atma tazminatı ve 50TL ecrimisil olmak üzere toplam 100 TL'nin el atma tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesi istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
İdarelerce kişilerintaşınmazlarının herhangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın fiilen kamusal işlevlerdekullanılması anlamına gelen fiili el atma durumuna ilişkindavaların adli yargı mahkemelerinde, imar planındataşınmazın kamu kullanımına ayrılmasıdurumuna karşılık gelen hukuki el atma davalarının iseidari yargı yerinde çözümleneceği açıkolmakla birlikte; anılan dava konusu taşınmaza güvenlikduvarı çekilmesi suretiyle fiilen el atıldığı,fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirmekte olduğu anlaşıldığından davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
9.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile Genelkurmay Başkanlığıtarafından izin verilmiş olanlar dışındakilereyasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
10.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
...
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma ve güvenliktedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacak cihazlarkullanılması, bu amaçla görevlendirilmiş olanlar ileilgili birlik komutanlığı tarafından izin verilmişolanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürününyetiştirileceğine mahalli mülki amirler tarafından kararverilebilir."
11.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradaki görevlilerle,yetkili komutanlığın izin verdiği Türkiye Cumhuriyetiuyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez,oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5) Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkili komutanlıkçamahallin Mülki Amirine de bilgi verilir. Bölgede bulundukları süreceyabancılara bir refakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veya Vali)gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki sukaynaklarından faydalanmalarına izin verebilir ve geçişyollarını tespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanlarınuyması gereken kuralları ve bölgeye girişkapıları ile geçiş yollarını yapacağıbir talimat ile tesbit eder. Su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanacak olanlara yetkili komutanlıkça,fotoğraf ve parmak izini ihtiva eden izin belgeleri düzenlenir veyapılması yasak olan davranışlar imza mukabili tebliğedilir. Bu kişiler bu bölgelerden yararlanmalarısırasında kimlik belgeleri ile izin belgelerini birlikteyanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesiGenelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür. Eski eserleri vedoğal kaynakları araştırmayı,işletmeyi planlayanveya Türkiye Cumhuriyeti ve yabancı uyruklularcadüşünülen araştırma ve işletmeyi denetlemekleyükümlü olan ilgili kuruluş,isteğini GenelkurmayBaşkanlığına gönderir. Genelkurmay Başkanlığıncaaraştırma veya işletmeye izin verilip verilmediği isteksahibi kuruluşa ve yetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır.''
12.Yönetmeliğin "Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" kenarbaşlıklı 24. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanmasıtaşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.Valilik iznine tabi hususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncımaddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğinceoluşturulan komisyon tarafından taşınmaz edinimi ya dakiralamanın ülke güvenliğine uygunluğudeğerlendirilerek karara bağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
13.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir;
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programları veyaimar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliği yapılır/yaptırılır.(İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.:2018/111 sayılı Kararı ile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
14.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkı bulunmadığıve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malınaihtiyaca göre el atılabilmesini gerektirecek esaslarkonulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminatdavası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
15.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23.09.1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda,“olayda mülkiyet hakkına doğrudan elkonulmadığı ama verilen izin ve getirilen yasakların elkonulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkın özünedokunduğu” sonucuna ulaşmıştır.
16.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662K.2010/651 sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığınındoğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiylemülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibidavacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koymahükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedeleçevrilmesini, eş söyleyişle idareden değerkarşılığının verilmesini isteyebileceğiaçıktır...”
17.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydana geldiğiniöne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan veaskerî tesise sınır olmayan diğer taşınmazlarınimara açıldığı, bu taşınmazlarayapılaşma izni verildiği hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhin kaldırılmasınaveya taşınmazların kamulaştırılmasınayönelik talepleri de kamu makamlarınca reddedilmiştir. Kamumakamlarının şerhin kaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamumakamları, kamulaştırılmasına gerek görmedikleribu durumdaki taşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
18.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan08/01/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
19.Raportör-Hakim Gülay DOĞAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
20.Dava, nazım imar planı dışında kalan tarımarazisi niteliğindeki dava konusu Ağrı ili, Doğubayazitilçesi,... mevkiinde bulunan ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların tapu kaydında "1. Derece Askeri Yasak Bölge" şerhininbulunduğu taşınmazın bulunduğu bölgeyegüvenlik duvarı çekildiği ve askeri yasak bölgeiçerisinde kalması nedeniyle tarıma elverişsiz halegeldiği ileri sürülerek, kamulaştırma bedelinintazminen ödenmesi istemiyle açılmıştır.
21.Dosyanın incelenmesinden; davacının Ağrı ili,Doğubayazit ilçesi, ... mevkiinde bulunan ... ada, ... ve ...parselsayılı taşınmazların maliki olduğu,taşınmazların tamamının askeri bölgeiçerisinde kaldığı, takyidat kısmında "1.Derece Askeri Yasak Bölge" kaydının bulunduğu, İransınırına çekilen güvenlik duvarı nedeniyletaşınmazların tarım arazisi vasfınıyitirdiği ve tarım amaçlı kullanımimkânının kalmadığı, ancakkamulaştırma işleminin deyapılmadığınınileri sürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmazlara fiilen el atmanın söz konusuolmadığı, ancak askeri bölge içerisinde kalmasınedeniyle taşınmazlara ulaşımın ve tarımyapmanın mümkün olmadığının tespitedildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılmazorunluluğubulunduğu halde taşınmazlardakamulaştırma işlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerinegetirilmediği, taşınmazların bazıkısıtlamalara maruz kaldığı ve bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
22.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
23.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
24.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı RG'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür." hükmü veuygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde, adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
25.Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak,Erzurum 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile,Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin13/09/2022 tarihveE.2022/942, K.2022/1965 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B.Erzurum 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 13/09/2022 tarih veE.2022/942, K.2022/1965 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/01/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN