T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/610
KARAR NO : 2024/6
KARAR TR : 08/01/2024
ÖZET: 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacılar murisinin, tedavisi için reçete edilen ilaç bedelinin ödenmesine ilişkin yapılan başvurunun reddine dair kurum işleminin iptali ve ödenen bedelin yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davada, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ADLİ YARGININ görevli bulunduğu hk.
KA R A R
Davacılar : 1-B.U
2-A.A.U.D
3-M.U
Vekili : Av.R.M.Ç
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av. S.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacılar vekili, akciğer ve bronş kanseri olanmüvekkillerinin murisi S.U'nun, tedavisi için doktortarafından önerilen ve yakınlarının desteği iletemin edilerek kullanılan 3 doz"..." isimli ilaç bedelinin ödenmesi istemiyleyapılan başvurunun reddine ilişkin 05/07/2023 tarih ve 76364360sayılı işlemin iptali ile ödenmiş olan 124.650 TLilaç bedelinin ve 4.476 TL işlemiş faizin dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile tazmini istemiyle, idari yargıyerinde dava açmıştır.
2.Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde,davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunu ileri sürerek yargıyolu itirazında bulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
3. İzmir 2. İdare Mahkemesi 04/10/2023 tarihve E.2023/1475 sayılı kararı ile, davalıidarenin görev itirazının reddi ile mahkemelerinin görevliolduğuna karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir.
"5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun'a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar,ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin 'idariişlem' ve 'idari eylem' niteliğinde olduğuaçıktır.
Dava dosyasınınincelenmesinden; akciğer ve bronş kanseri olan davacılarmurisinin tedavisi için doktor tarafından tedavisinde Nivolumabetken maddeli '...' isimli ilacın kullanılmasınınönerildiği, kullanılan ilaç bedelinin iadesi istemiyleyapılan başvuru üzerine tesis edilen İzmir İlMüdürlüğünün 05.07.2023 tarih 76364360sayılı işlemin iptali ile ödenmiş 124.650 TLilaç bedeli, ödenme tarihinden itibaren işlemiş toplam4.476-TL işlemiş faizin ve dava tarihinden itibaren işleyecekyasal faizin tazmini istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda yukarıdaaçıklanan tüm bu hususların değerlendirilmesinden,5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihitibariyle sosyal güvence kapsamında olan müteveffa S.U'nunmirasçıları tarafından açılan iş budavanın, görüm ve çözümünün idariyargı yerlerine ait olduğu sonuç ve kanaatinevarılmıştır..."
4.Davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması talebiyle başvurusu üzerinedilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı,davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınakarar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesinegöndermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...5510 sayılıKanun’un 101. maddesinde yer alan '...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.'bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarihli ve 2010/65 E., 2011/169K. sayılı kararıyla davayı redle sonuçlandırmaklabirlikte; söz konusu kararı şu gerekçeyedayandırmıştır. '...5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine /ahi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılıKanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise SGK'nın tesis edeceği işlem veyapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devamedecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idariyargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan 5510sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, primesasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasaya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce statüde bulananmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idarieylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır...'
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanun'udeğiştiren 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edileceği ancak bu Kanun'un yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalısayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanun'un değil5510 sayılı Kanun'un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilaflarında adli yargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Bu durumda, 5510 sayılıKanun'u değiştiren 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun'a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden SGK'ca tesis edilenişlem ve yapacağı muamelelerin 'idari işlem' ve 'idarieylem' niteliğini korumaya devam edeceği, bunundışında kalan kişiler yönünden çıkanuyuşmazlıkların görüm veçözümünün ise adli yargı yerindeolacağı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin29.04.2019 tarihli ve 2019/137 E., 2019/263 K. sayılı kararındada aynı hususların vurgulandığı görülmektedir.
Somut olayda davacılarmurisinin 5510 sayılı Kanun'un 4/a ve 4/b maddesi kapsamındasigortalılığını devam ettirdikten sonra emekliolduğu anlaşıldığından, kanser tedavisinde kullanılanilacın parasının ödenmesi istemiyle açılandavanın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,açılan davanın adli yargı yerindeçözümü gerekmektedir."
6.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247sayılı Kanun'un 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
7.Danıştay Başsavcısı, 2247 sayılı Kanun'un13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulügerektiği yolunda düşünce vermiştir.Görüşünilgili kısmı şöyledir:
"5510 sayılı Kanunun101'inci maddesinde yer alan "...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." hükmünün;kamu hukukuna özgü kurallar uygulanan sosyal güvenlikle ilgiliİdarî işlemlere karşı açılan davalaridarî yargı yerince çözümlenmesi gerektiğindenbahisle, Anayasanın 2., 37., 125. ve 155. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülerek Danıştay Onbirinci Dairesinceitiraz yoluyla yapılan iptal başvurusu üzerine AnayasaMahkemesince verilen 22/12/2011 tarihli ve E:2010/65, K:2011/169sayılı kararla iptal istemi reddedilmiş olup, anılankararda '...5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihindenönce 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tâbi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabî kılanhükümlerin Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi üzerinekabul edilen 17/04/2008 günlü ve 5754 sayılı Kanun ile 5510sayılı Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkındabu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağının kurala bağlandığı,başka bir anlatımla 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır.
5754 sayılı Kanununyürürlüğüyle birlikte, artık sosyalsigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve tesisettiği işlem ve muameleler İdarî işlemsayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler İdarî işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi İdarî yargı görevli olmaya devamedecektir.
(...) Kural olarak idare hukukualanına giren konularda İdarî yargı, özel hukukalanına giren konularda adlî yargı görevlidir.İdarî yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adlîyargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun mutlak birtakdir hakkının bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak İdarî yargının denetimine bağlıolması gereken İdarî bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde yasa koyucu tarafından adlî yargıyabırakılabilir.
5510 sayılı Kanun ilebirlikte sosyal güvenlik tek çatı altındatoplanmış, özel hukuk niteliği ağır basan sosyalgüvenlik hukuku alanı oluşmuştur. İş mahkemeleri,iş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarıçözmekle görevli ihtisaslaşmış adlîyargı mahkemeleridir. Yasa koyucu 5510 sayılı Kanunkapsamındaki iş ve işlemleri, prim esasına dayalı yenisistemin niteliğine bağlı olarak iş mahkemeleriningörev alanı kapsamına alabilir. Sosyal güvenlik hukukukapsamında aynı konuya ilişkin tümuyuşmazlıkların, bu alanda görevli uzman mahkeme olaniş mahkemelerinde görülmesinin, hak aramaözgürlüğünü kolaylaştırıcınitelikte olduğu, bu suretle kısa sürede sonuçalınmasını olanaklı kıldığı daaçıktır.
Bu bakımdan 5510sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, primesasına dayalı yeni sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir.
Ancak, ...5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce statüdebulunan memurlar ve diğer kamu görevlileriyle ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğanİdarî işlem ve eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda İdarî yargının görevinindevam edeceği açıktır...' gerekçesine yerverilmiştir.
Anayasa Mahkemesince verilen bukararda da belirtildiği üzere 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tâbiolarak çalışan memur ve diğer kamu görevlilerihakkında anılan Kanun hükümleri uygulanacağından,bu kişiler hakkında sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasına ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumunca tesisedilen işlemlerden ve idarî eylemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların görüm veçözümünde idarî yargının görevinindevam edeceği, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise anılan Kanunun 4/cmaddesine tâbi sigortalı sayılması nedeniylehaklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510 sayılıKanunda öngörülen usûl ve esaslarınuygulanacağı açıktır. Öte yandan, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce506 ve 1479 sayılı kanunlara tâbi sigortalı hizmetiolanlar bakımından iş mahkemesi yerine İdarîyargı merciinin görevli olduğuna dair bir hükmünbulunmaması nedeniyle bu sigortalılar ile Kurum arasındaçıkan ihtilafların 5510 sayılı Kanunun 101. maddesiuyarınca iş mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.
5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tâbihizmeti bulunmayan, 1982 yılından 2006 yılına kadar 1479sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu kapsamında sigortalı hizmetinin mevcut olması nedeniylegenel sağlık sigortasından yararlandırılandavacılar murisi S.U'nun tedavisinde kullanılan ilaç bedelininKurumca ödenmemesinden kaynaklanan uyuşmazlık 5510sayılı Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortayaçıktığından anılan Kanunun 101. maddesinde yeralan âmir hüküm gereği uyuşmazlığıngörüm ve çözümü iş mahkemeleriningörev alanında bulunmaktadır."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8.T.C Anayasası’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir.
9.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun "Sigortalısayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birincifıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunun kısa ve uzunvadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,
a) Hizmet akdi ile bir veya birdenfazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
...
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birincifıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro vepozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birinci fıkrasının(a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarakçalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamınagirenler gibi sigortalı olması öngörülmemişolanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncımaddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalısayılırlar."
10.5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
11.5510sayılı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı geçici 4.maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır."
B. Yargı Kararı
12. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararınınilgili kısmı şöyledir:
“…5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelceolduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyeni sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan08/01/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalıvekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14.Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
15.Dava, davacılar tarafından murisleri S.U'nun kanser tedavisindekullanılan ilaç bedelinin, davalı idare tarafındankarşılanması talebiyle yapmış olduklarıbaşvurunun reddine dair kurum işleminin iptali ve ödenen bedelinyasal faizi ile birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır.
16.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunukapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonragöreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalısigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurlarıve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretleçalışanlar, tarım işlerinde ücretleçalışanlar, kendi hesabına çalışanlar vetarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenliksistemi altında toplanmıştır.
17.Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak bu Kanun'unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilaflarında adli yargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
18.Somut olayda davacılar murisinin, 1982 yılından itibaren 1479sayılı Kanun ve 506 sayılı Kanun kapsamındasigortalı olarak çalıştığı, 5434sayılı mülga Kanun'a tabi hizmetlerininbulunmadığı ve olayda 5510 sayılı Kanun'ungeçici 4/2. maddesindeki hükmün uygulama alanınınbulunmadığı gözetildiğinde, tedavisi içinreçete edilen ilaç parasının, davalı idaretarafından ödenmesi istemiyle yapılan başvurusunun reddineilişkin işleme karşı açılan davanın, 5510sayılı Kanun'un 101. maddesindeki düzenleme uyarıncagörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli bulunduğu sonucuna varılmıştır.
19.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile davalı idare vekilinin yaptığı görev itirazınınreddine ilişkin İzmir 2. İdare Mahkemesinin 04/10/2023 tarih veE.2023/1475 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı idare vekilinin yaptığı görevitirazının reddine ilişkin İzmir 2. İdare Mahkemesinin04/10/2023 tarih ve E.2023/1475 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
08/01/2024tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN