T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/657
KARAR NO : 2024/20
KARAR TR : 08/01/2024
ÖZET: Cezaevinde tutuklu bulunan davacının, infaz koruma memuru olan kamu personelleri tarafından darp edildiği ileri sürülerek, uğranılan manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : S.G
Vekili : Av. M. G
Davalı : Adalet Bakanlığı
Vekili : Av. Ö. T
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin 08/01/2017 tarihinde, Ceyhan M TipiKapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu esnada aynıkurumda infaz koruma memuru olarak görev yapmakta olan şahıslartarafından haksız yere zor kullanılarak koğuşundançıkarılıp üst katta bulunan müşahadeodasına götürülmek istenirken darp edildiğini, bununüstüne olaydan tam bir hafta sonra muayene edilip bu birhaftalık zaman içerisinde kendisine hiçbir tıbbimüdahalede bulunulmadığını, dolayısıylaciddi bir ihmal meydana geldiğini, olaydan bir hafta sonra alınandoktor raporunda müvekkilinin sol gözünde ve sırtındaçeşitli yaralanmalar olduğunun tespit edildiğini,müvekkiline karşı kasten yaralama eyleminigerçekleştiren kamu personeli hakkında Ceyhan 3. Asliye CezaMahkemesince E.2019/523, K.2021/107 sayılı dosya üzerindenyargılama yapıldığını ve darp eyleminigerçekleştiren kamu personeli hakkında kasten yaralamasuçundan mahkumiyet hükmü kurularak bu hükümlerinkesinleştiğini, ayrıca müvekkilinin cezaevinde tutuklukaldığı suçtan beraat ettiğini, olaysırasında işlemediği bir suç sebebiyle cezaevindebulunan müvekkilinin olaydan sonra psikolojik destek almayıdüşünecek şekilde elem ve kederedüştüğünü ileri sürerek, 30.000 TL manevitazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle adli yargıyerindedava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 17/01/2023 tarih ve E.2022/142, K.2023/21sayılı kararı ile, davanın pasif husumet ehliyetiyokluğundan reddine karar vermiş, bu karara karşı istinafisteminde bulunulmuştur.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi23/05/2023 tarih ve E.2023/786, K.2023/871 sayılı kararıile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ceyhan 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/01/2023 tarih ve E.2022/142, K.2023/21sayılı kararının kaldırılmasına, yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundandavanın usulden reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir:
"...Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusuruna dayalı olarak açılandavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının belirlenmesinin idare hukuku kurallarıesas alınarak 2577 sayılı İdari YargılamaUsulüHakkındaki Kanun'un 2/1-b maddesinde sayılan tam yargıdavasında çözülmesinde idari yargı yerlerigörevlidir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin08/01/2017 tarihinde Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundatutuklu bulunduğu esnada aynı kurumda İnfaz Koruma Memuru olarakgörev yapan C.K, E.G, M.S, N.F.K ve V.S tarafından haksız yerezor kullanılarak koğuşundan çıkarılıpüst katta bulunan müşahede odasınagötürülmek istenirken yumruk, tokat ve tekme atmak suretiyledarp edildiğini ve tüm bunların üstüne müvekkilininolaydan tam bir hafta sonra muayene edildiğini, bu bir haftalık zamanzarfı içerisinde hiçbir tıbbi müdahaledebulunulmadığını, dolayısıyla ciddi birihmalsizliğin meydana geldiğini, olaydan bir hafta sonra alınandoktor raporunda müvekkilinin sol gözünde ve sırtındaçeşitli yaralanmalar olduğu tespit edildiğini belirterekmanevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Buna göre davacınınolayları anlatış şekli, açıklaması vetalebi dikkate alındığında davacının davasıdavalı Adalet Bakanlığının hizmet kusurunadayanmaktadır. Bu nedenle yukarıdaaçıklandığı gibi bu tür davalar İYUK 2.maddesi gereğince idari yargıda görülmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalaragöre mahkemesince öncelikli olarak yargı yolunun uygun olupolmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.Yargı yolunun caiz olmamasıdurumunda davanın HMK 114 ve115.maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeni iledava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararverilmesi gerektiği halde, hatalı şekilde davanın pasifhusumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasıyerinde olmamıştır. Bu yönü ile davacı vekilininistinaf başvurusunun HMK 355. maddesi gereğince kamu düzenineaykırılıktan kaynaklı olarak kabulü ile, ile ilkderece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermekgerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesigereği, kamu düzenine aykırılık teşkil edenhususlar hariç tutularak,istinaf neden ve gerekçeleri ilesınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenennedenlerle dosya içeriğine göre, davaya konu edilen olaydadavacı tarafça, davalı tarafın hizmet kusurunadayalı olarak tazminat istendiğine göre, yerel mahkemeceaçıklanan yönler gözetilerek, yargı yolubakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayanyazılı gerekçe ile davanın pasif husumet ehliyetiyokluğundan reddine karar verilmesi hatalı olduğundankararın HMK 353/1.b.2. Maddesi gereğince yeniden hükümkurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmişolup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin istinafbaşvurusunun KABULÜ İLE;
2-6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmüuyarıncadüzelterek yeniden esas hakkında karar verilmeküzere Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2023 tarih ve 2022/142Esas, 2023/21 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın 6100 SayılıHMK nun 114/1-b maddesi delaletiyle 115/2. maddesi gereğince yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundanUSULDEN REDDİNE,"
4.Davacı vekili bu kez aynı istemle idarenin hizmet kusurundankaynaklanan 75.000 TL manevi zararının tazmini amacıyla idariyargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Adana 2. İdare Mahkemesi 15/11/2023 tarih veE.2023/1667 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...İdarenin hukukisorumluluğu kendi işlem ve eylemleriyle sınırlıbulunmaktadır. Yargı mercileri ise, idari işlevindışında yer alan ve yargı yetkisi kullananbağımsız organlar olup, bu haliyle hakim ve savcılarınyargılama etkinlikleri kapsamında yaptıkları görevnedeniyle idarenin görevlisi sayılmaları hukukenmümkün değildir. Fonksiyonel bakımdan, yasama veyürütmeden ayrı olup, bağımsız bir organ olan yargının,yargılama süreci ile ilgili faaliyetleri Anayasa'nın 125.maddesinde öngörülen "idari eylem ve işlemler"kapsamına girmemektedir. Hakim ve savcıların cezasoruşturması ve yargılaması kapsamındayaptıkları faaliyetlerin yargılama fonksiyonu içerisindeyer aldığı açık olup; bu bağlamda,hazırlık soruşturması sırasındasavcıların talimatı üzerine kolluk kuvvetlerince tesisedilen ve yargısal faaliyetten ayrılamayan işlemlerin deyargılamanın bir parçası olduğu konusunda birduraksama bulunmamaktadır.
Buna göre, mahkemece verilentutuklama kararlarının yargılama faaliyetine bağlıadli kolluk hizmeti kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup; busüreç nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen zararların tazmininde 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nda ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat''başlıklı bölümde gösterilen esas ve usullerinizleneceği tabiidir.
Uyuşmazlık konusu olayda,davacı hakkında verilen tutuklama kararı nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen manevizararın tazmini isteminden kaynaklandığı anlaşılandavanın görüm ve çözümünün, adliyargıya ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
6.T.C. Anayasası’nın“Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması”başlıklı 40. maddesi şöyledir:
“Anayasa iletanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkilimakama geciktirilmeden başvurma imkanınınsağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yollarıve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmekzorundadır.
Kişinin, Resmîgörevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucuuğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazminedilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkısaklıdır."
7.Yine Anayasa'nın "İdare"üst başlığı altında düzenlenen "Yargı yolu"başlıklı 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
8.Anayasa'nın129. maddesinin beşincifıkrası şöyledir:
"Memurlar ve diğer kamugörevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardandoğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıylave kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancakidare aleyhine açılabilir."
9.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesinindeğişik birinci fıkrası şöyledir:
"Kişiler kamu hukukunatabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardandolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil,ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veyabu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündekideğerli kâğıtların ilgili personel tarafındanzimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezaitakibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir.Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücuhakkı saklıdır."
10.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"1. İdari davatürleri şunlardır:
a) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan08/01/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
12.Raportör-Hakim Süleyman ARIDURU'nun, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargınınDanıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüp düşünüldü:
13.Dava, cezaevinde tutuklu bulunan davacının, infaz korumamemurları tarafından darp edildiği ileri sürülerek,uğranılan manevi zararın tazmini talebiyleaçılmıştır.
14.Dosyanın incelenmesinden davacı iddiasının, 08/01/2017tarihinde Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklubulunduğu esnada aynı kurumda infaz koruma memuru olarak görevyapmakta olan şahıslar tarafından haksız yere zorkullanılarak koğuşundan çıkarılıp üstkatta bulunan müşahede odasına götürülmekistenirken darp edildiği, bunun üstüne olaydan tam bir haftasonra muayene edilip bu bir haftalık zaman içerisinde kendisinehiçbir tıbbi müdahalede bulunulmadığıdolayısıyla ciddi bir ihmal meydana geldiği, olaydan bir haftasonra alınan doktor raporunda sol gözünde ve sırtındaçeşitli yaralanmalar olduğunun tespit edildiğiyönünde olduğu, bu kapsamda Ceyhan CumhuriyetBaşsavcılığının 01/10/2019 tarih ve 2019/1872numaralı iddianamesi ile sanıklar C.K, E.G, M.S, N.F.K ve V.Shakkında TCK'nın 86/2 ve 86/3-d maddeleri uyarınca kamugörevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüyekullanılmak suretiyle kasten yaralama suçundan davaaçıldığı, Ceyhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin19/02/2021 tarih ve E.2019/523, K.2021/107 sayılı kararı ile "sanıkların katılanavurduklarının tespit edildiğianlaşıldığından sanıkların sahipoldukları kamu görevinin nüfuzunu kötüye kullanmaksuretiyle katılanı BTM ile giderilebilecek şekildeyaraladıkları" gerekçesiyle sanıklarhakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-e ve 86/3-d maddeleriuyarınca kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzkötüye kullanılmak suretiyle silahla kasten yaralamasuçundan hüküm kurulduğu, sanık Cemal hakkındaadli para cezasına hükmedildiği, diğer sanıklarhakkında ise 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi uyarıncahükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verildiği, olayda davalı idareninhizmet kusuru olduğundan bahisle manevi zararın tazminine kararverilmesinin istendiği anlaşılmıştır.
15.Yukarıda söz edilen mevzuat hükümleri uyarınca,memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırkenkusurlu davrandıklarından bahisle haklı ya da haksız olarakyargı mercileri önüne çıkarılmasınıönlemek ve kamu hizmetinin sekteye uğratılmadan yürütülmesinisağlamak suretiyle kamu düzeninin korunmasıamaçlanmış, aynı zamanda, zarara uğrayan kişibakımından, memurlar veya diğer kamu görevlilerine oranlaödeme gücü daha yüksek olan idare muhatapkılınmıştır.
16.Buna göre, kural olarak, kamu görevlisinin görev ve yetkilerinikullandığı sırada doğan zararın giderilmesiistemiyle, görev kusurunu kapsayan hizmet kusuru esasınadayanılarak, idari yargıda ve ancak idare aleyhine davaaçılabilecek, yargı yerince tazminle yükümlütutulması halinde idare, ilgili kanun kurallarının gösterdiğişekil ve şartlara uygun olarak, sorumlu personeline rücuedebilecektir.
17.Davada, zararın kamu hizmetinin yürütülmesisırasında doğması ve idarenin hizmet kusurunadayanılmış olması karşısında, olayda kamuhizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka nedenleidarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınsaptanması gerekmektedir. Bu hususların saptanması ise idarehukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, dava konusu tazministeminin de 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında idariyargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
18.Belirtilen durum karşısında, davanın idare aleyhineaçıldığı, davalı idarenin kamu tüzelkişiliği olup, işlem ve eylemlerinin kamusal niteliktaşıdığı, bu kapsamda bünyesinde istihdamettiği kamu görevlisinin, görevi sırasında veyetkilerini kullanırken kusurlu davranıştabulunmasının hizmet kusuru mu, yoksa hizmetten ayrılabilenkişisel kusur mu olup olmadığı hususunun tespitinin, idariyargı yerinde yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
19.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Adana 2. İdare Mahkemesinin 15/11/2023 tarih ve E.2023/1667sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGIYERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Adana 2. İdare Mahkemesinin 15/11/2023 tarih ve E.2023/1667sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
08/01/2024 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN