T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/528
KARAR NO : 2024/16
KARAR TR : 08/01/2024
ÖZET: Tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazın fiilen kullanılamaması nedeniyle tarım arazisi vasfını yitirdiğinden bahisle belirlenen kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : F.G
Vekili : Av. A.E
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. E. C
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili,müvekkilinin Ağrı ili Doğubeyazıtilçesi ...Köyü, ... ada, ...parsel sayılıtaşınmazın maliki olduğunu, İransınırına çekilen güvenlik duvarı ilesınır arasının askeri yasak bölge ilanedildiğini, taşınmazın bu kısımdakaldığını, taşınmazın çayırvasfında olduğunu, 2019 yılında çayırlarınsulanması ve biçilmesi için yapılan başvurularınsonuçsuz kaldığını, ciddi anlamda maddizararının oluştuğunu, taşınmaza haksızolarak el atıldığını ve haksız fiilin devam ettiğini,kamulaştırma yapılmadığını ilerisürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, taşınmazın kamulaştırılmasınave şimdilik 100 TL (ıslah ile 97.786,19TL)kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminatın davatarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle, adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/06/2021 tarih veE.2021/46,K.2021/338 sayılı kararı ile,''...Davanın kabulü ile, 97.786.19 TL değerdüşüklüğü bedelinin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsili iledavacıya ödenmesine.'' karar vermiştir. Bu kararakarşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi23/05/2023 tarih veE.2021/1223, K.2023/1408 sayılı kararıile; uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle ilk derecemahkeme kararının kaldırılarak davanın usuldenreddine, kesin olarak karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
''Dava sınır duvarıve sınır yolu yapılmak suretiyle ulaşımıkısıtlanan taşınmaza el atıldığıiddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki fenbilirkişisi raporu ve mahkeme gözlemine göre davalı idaretarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğubölgede Ağrı ili, Acil Sınır Fiziki GüvenlikSistemi Projesi kapsamında sınıra duvaryapıldığı, sınır duvarı yapılmasınedeniyle dolaylı zarar oluştuğu, dosyadaki bilirkişiraporlarına göre de dava konusu taşınmaza fiili el atmaolgusunun gerçekleşmediğininanlaşıldığı, dosyada dava konusu taşınmazasınırda fiziki güvenliği sağlama projesikapsamında sınır duvarı yapılması nedeniylesınır duvarı ile İran Cumhuriyeti devletsınırı arasında kalması nedeniyle taşınmazınkullanılamamasından kaynaklanan zararını talepedildiği, zararın giderilmesinde sorumluluk davalı kuruma aitolsada 11/02/1959 gün ve 1958/17-1959/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararında belirtildiğigibi; kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlarüzerine plan ve projelere uygun olmak üzere tesisleryaptırmış olmaları veya tesisleri kullanmaları veya butesislere bakmaları sebebiyle kişilerin uğramışoldukları zararlara ilişkin davalar idari nitelikte olup bu türdavaların idari yargıda görülmesi gerektiğianlaşıldığından, HMK'nın 114/1 -b maddesigereğince dava şartı yokluğundan davacınındavasının usulden reddine karar vermek gerekirken yazılışekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğrugörülmemiştir. (Yargıtay 5. HD'nin 2022/1239 Esas.2022/7815 Karar ve 28/04/2022 tarihli ilamı da bu yöndedir. )
Ancak; bu husus yenidenyargılama yapılmasını gerektirmediğinden. Dairemizceyukarıda belirlenen gerekçeyle, HMK'nun 353/(1 ).b,3.maddesiuyarınca, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yenidenesas hakkında HMK'nın 114/1-b.maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından, dava şartı yokluğundandavacının davasının usulden reddine dair aşağıdakişekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı Kurum Vekilininistinaf talebinin KABULÜNE,
Doğubayazıt 1.Asliye HukukMahkemesi'nin 28/06/2021 tarih, 2021/46 Esas ve 2021/338 Karar sayılıkararının KALDIRILMASINA,
2-HMK'nın 353/(1),b.3 maddesigereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
3-Davanın, HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığındanUSULDEN REDDİNE...''
4.Davacı vekili, aynı hukuki sebeplerle 50 TL el atma tazminatı ve50 TL ecrimisil olmak üzere toplam 100 TL bedelin davalıdan tahsiliistemiyle, bu kezidari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Erzurum 2. İdare Mahkemesi 22/08/2023 tarih veE.2023/1325 sayılı kararı ile, idarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi birkamulaştırma işlemi olmaksızın fiilen kamusalişlevlerde kullanılması anlamına gelen fiili el atmadurumuna ilişkin davaların adli yargı mahkemelerinde, imarplanında taşınmazın kamu kullanımınaayrılması durumuna karşılık gelen hukuki el atmadavalarının ise idari yargı yerindeçözümleneceği, dava konusu taşınmazagüvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilen elatıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanın özel hukukhükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği,açılan davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...İdari yargınıngörev alanının tespitinde belli başlı üçölçüt kabul edilmektedir. Bunlardan 'kamu gücü'ölçütüne göre, idare, tek yanlı,egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamukudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesinigerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahiptir. Bu sebeple, idareninkamu gücü kullanarak yaptığı işlemler veeylemler, idari yargının görev alanına girer. 'Kamuhizmeti' ölçütüne göre ise idari yargınıngörev alanı kamu hizmeti kavramıylaaçıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmeti görmekiçin yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukununalanına girmektedir, ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözüm yeri de idariyargıdır. 'Karma ölçüt'e göre ise idareninüstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamuhizmeti ölçütünü yetersizkılmıştır. Günümüzde birçok kamuhizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukukkurallarına göre yürütülmeyebaşlanmıştır. Örneğin elektrik, doğal gazdağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme gibi. Busebeple, günümüzde idari yargının görevalanının tespitinde yürütülen faaliyetinniteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemitesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özelhukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığıönem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan,özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığıişlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görevalanına girdiği kabul edilmektedir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi,...Köyü,...Mevkii ...ada, ... nolu parselde bulunantaşınmazın maliki davacı tarafından, İransınırına çekilen güvenlik duvarı nedeniyleçayır vasfındaki taşınmazınıkullanamadığı ve taşınmazına fiili olarak elatıldığı iddiasıyla 50 TL el atma tazminatı ve 50TL ecrimisil olmak üzere toplam 100 TL'nin el atma tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesi istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
İdarelerce kişilerintaşınmazlarının herhangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın fiilen kamusal işlevlerde kullanılmasıanlamına gelen fiili el atma durumuna ilişkin davaların adliyargı mahkemelerinde, imar planında taşınmazın kamukullanımına ayrılması durumuna karşılıkgelen hukuki el atma davalarının ise idari yargı yerindeçözümleneceği açık olmakla birlikte; anılandava konusu taşınmaza güvenlik duvarı çekilmesisuretiyle fiilen el atıldığı, fiili el atmadan doğanzararın tazminine yönelik davanın özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirmekte olduğu anlaşıldığından davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinci derecekara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacı dörtyüzmetrelik azami haddin dışında bir kısım karaparçalarının da birinci derece kara askeri yasak bölgesiiçine alınmasını gerektiriyorsa bu yerlerinde birinciderece kara askeri yasak bölgeleri içine alınmasına veyaarazi şartlarına uyulması, kamu hizmetleri, halkınfaydalanması ve geçiş imkanlarınıngözönünde bulundurulması gibi durumlarda bu bölgelerinyüz metre olan asgari haddinin daha aşağıya indirilmesinebelirtilecek ihtiyaca göre Cumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
7.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi, GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile Genelkurmay Başkanlığıtarafından izin verilmiş olanlar dışındakilereyasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
8.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar" başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dışsınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadarolan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren hertürlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerininaçılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır,özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askerigüvenlik bölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri vehassasiyeti dikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülkiamirler tarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 - 4188/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiği kişilerdenbaşkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.[10]
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya harita uygulamasıgibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma ve güvenliktedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacak cihazlarkullanılması, bu amaçla görevlendirilmiş olanlar ileilgili birlik komutanlığı tarafından izin verilmişolanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürünün yetiştirileceğinemahalli mülki amirler tarafından karar verilebilir.
9. 30/04/1983tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5) Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki sukaynaklarından faydalanmalarına izin verebilir ve geçişyollarını tespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanların uymasıgereken kuralları ve bölgeye giriş kapıları ilegeçiş yollarını yapacağı bir talimat ile tesbiteder. Su kaynaklarından ve geçiş yollarından yararlanacakolanlara yetkili komutanlıkça, fotoğraf ve parmak izini ihtivaeden izin belgeleri düzenlenir ve yapılması yasak olandavranışlar imza mukabili tebliğ edilir. Bu kişiler bubölgelerden yararlanmaları sırasında kimlik belgeleri ileizin belgelerini birlikte yanlarında taşımak zorundadırlar.Yararlanma sırasında zararlı veya şüpheli durum vefaaliyetleri tespit edilenlerin izin belgeleri yetkili komutanlıklarcageri alınır ve durum Mülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür. Eski eserleri ve doğal kaynaklarıaraştırmayı, işletmeyi planlayan veya TürkiyeCumhuriyeti ve yabancı uyruklularca düşünülenaraştırma ve işletmeyi denetlemekle yükümlü olanilgili kuruluş,isteğini Genelkurmay Başkanlığınagönderir. Genelkurmay Başkanlığıncaaraştırma veya işletmeye izin verilip verilmediği isteksahibi kuruluşa ve yetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır. ''
10.Yönetmeliğin"Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" başlıklı 24.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindeki kamulaştırılmayanmallar yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişileresatılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özel güvenlikbölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancı ülkelerdekendi kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahipticaret şirketleri dışındaki yabancı tüzelkişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Butaşınmazların yabancı uyruklu gerçek kişileresatılması, devredilmesi ve kiralanması taşınmazınbulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabihususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncı maddesininuygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince oluşturulankomisyon tarafından taşınmaz edinimi ya da kiralamanınülke güvenliğine uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
11.2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânlarıdâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
12.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
13.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23.09.1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda,“olayda mülkiyet hakkına doğrudan elkonulmadığı ama verilen izin ve getirilen yasakların elkonulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkın özünedokunduğu” sonucuna ulaşmıştır.
14.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662K.2010/651 sayılı kararıyla hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
15.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararıyla; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik nitelendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldeki davada davanın nitelendirilmesineemsal olabilecek birkararvermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan ve askerîtesise sınır olmayan diğer taşınmazların imaraaçıldığı, bu taşınmazlarayapılaşma izni verildiği hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucuların taşınmazlarınıdiledikleri gibi kullanma, taşınmazlarından yararlanma veüzerinde tasarrufta bulunma hak ve yetkilerininkısıtlandığı açıktır. Başvurucularınşerhin kaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamumakamları, kamulaştırılmasına gerek görmedikleribu durumdaki taşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıyla kullanma veyararlanma hakkına yönelik olarak bir kısım yasal kısıtlamalaramaruz kalan ancak tamamen de kullanılamaz nitelikte bulunmayantaşınmazların kamulaştırılması veyabedelinin tamamına hükmedilmesi gerektiğinden söz edilemezise de çevresinde bulunan taşınmazlar imaraaçıldığı hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle imara açılamayan ve fiilîyapılaşma yasağı da uygulanan taşınmazlarnedeniyle başvurucuların bir zararlarının olduğuaçıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan08/01/2024tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Hakim Gülay DOĞAN'ın, davanınçözümünde adliyargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının,Danıştay Savcısı YakupBAL’ın isedavada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
18.Dava, nazım imar planı dışında kalan tarımarazisi niteliğindeki dava konusu Ağrı ili, Doğubayazitilçesi, Karahasan mevkiinde bulunan ... ada, ...parsel sayılıtaşınmazın tapu kaydında "1. Derece Askeri Yasak Bölge" şerhininbulunduğu, taşınmazın bulunduğu bölgeyegüvenlik duvarı çekildiği ve askeri yasak bölgeiçerisinde kalması nedeniyle tarıma elverişsiz halegeldiği ileri sürülerek, kamulaştırma bedelinintazminen ödenmesi istemiyle açılmıştır.
19.Dosyanın incelenmesinden, davacının Ağrı ili,Doğubayazit ilçesi, ... mevkiinde bulunan ... ada, ...parselsayılı taşınmazın maliki olduğu,taşınmazın tamamının askeri bölgeiçerisinde kaldığı, takyidat kısmında "1. Derece Askeri Yasak Bölge"kaydının bulunduğu, İran sınırınaçekilen güvenlik duvarı nedeniyletaşınmazının tarım arazisi vasfınıyitirdiği ve tarım amaçlı kullanımimkânının kalmadığı,kamulaştırmaişlemi yapılmadığının ilerisürüldüğü; adli yargı yerince yapılan keşifve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmaza fiilen el atmanın söz konusuolmadığı, ancak askeri yasak bölge içerisindekalması nedeniyle taşınmaza ulaşımın vetarım yapmanın mümkün olmadığınıntespit edildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılmazorunluluğubulunduğu halde kamulaştırma işlemlerinindava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazın bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belirsiz ve öngörülemez bir zamanabırakıldığı, anlaşılmıştır.
20.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
21.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
22.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı RG'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür." hükmü veuygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
23.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Erzurum 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, ErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih veE.2021/1223, K.2023/1408 sayılıgörevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B.Erzurum 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih veE.2021/1223, K.2023/1408 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
08/01/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN