T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/560
KARAR NO : 2024/3
KARAR TR : 08/01/2024
ÖZET: Belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında işçi olarak çalışan davacının, iş akdinin feshine ilişkin işlemin iptali ile mali haklarının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : S.İ.G
Vekili : Av.S.A.B
Davalılar: 1- Mersin Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
2- Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. R.İ.T - Av. H.E.K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğünde belirsiz süreli işsözleşmesi kapsamında görev yapan davacınıngüvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıolumsuz olduğundan bahisle, iş akdinin feshedilmesi nedeniyledavacı vekili tarafından, davalı idarenin 30/05/2022 tarihliişleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,iptali ile yoksun kalınan özlük ve parasal haklarınınyasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçılmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2.Mersin 1. İdare Mahkemesi 05/07/2022 tarih ve E.2022/1013, K.2022/782sayılı kararı ile, olayda, davacı ile davalılardanMESKİ arasında belirli süreli hizmet akdininimzalandığı, bu kapsamda davacının 4857sayılı İş Kanunu'na tabi olarakçalıştığı ve iş akdinin feshindendolayı açılacak davaların görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmü uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararakarşı istinaf isteminde bulunmuştur. Adana Bölge İdareMahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 06/12/2022 tarih ve E.2022/2161,K.2022/2573 sayılı kararı ile, idari işlemniteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın idariyargının görev alanında bulunması nedeniyle,davanın görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesikararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle,istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararınınkaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir.
3.Davalılardan MESKİ Genel Müdürlüğü vekili,yasal süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde,müvekkilinin özel hukuk tüzel kişisi olması sebebiyledavanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğigörüşüyle davanın görev yönündenreddini talep etmiştir.
4. Mersin 1. İdare Mahkemesi 15/06/2023 tarih veE.2023/90 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın görüm veçözümünün idari yargının görevalanına girdiğinden bahisle, davalı idarenin görevitirazının reddine karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"...Dosyanınincelenmesinden; Mersin Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı MESKİ GenelMüdürlüğü'nde sürekli işçi olarakgörev yapan davacının, güvenlik soruşturması vearşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisleiş akdinin fesih edilmesine ilişkin davalı idarenin 30.05.2022tarihli işleminin iptali ile işlem nedeniyle açıktakaldığı süreler içinde yoksun kalınan parasalhakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birincifıkrasında idari dava türleri sayılmış olup, (a)bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davalarının bir idari dava türüolduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda,davacının iş akdi, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun 48/(A)-8 maddesi uyarınca sonlandırılmıştır.Dava bu işlemin iptali istemiyle açılmıştır.İş akdinden ya da İş Kanunu'ndan doğan bir hak talepedilmediği gibi, sözleşmenin sona erdirilmesi nedeni deİş Kanunu'nda sayılan fesih nedenlerinden biri değil, 657sayılı Kanun'da sayılan göreve son verme nedenlerindendir.
Bu haliyle;uyuşmazlığın kamu kurum ve kuruluşlarına aitkadrolara atama ve atamanın iptaline dair esas ve usulleri düzenleyenmevzuattan doğduğu, idare hukuku esaslarına göre atamakoşullarının mevcut olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinedayanan ve atamanın iptaline ilişkin olarak tesis edilenişlemin, kamu görevlileri mevzuatından kaynaklanan biruyuşmazlık olarak değerlendirilmesi gerektiğiaçıktır.
Bu durumda, davacınınisteminin, iş akdi sonlandırılarak atama koşullarınıtaşımaması nedeniyle atamasının iptal edilmesineilişkin işlemin iptaline yönelik olması, bu işleminise idari bir merci tarafından tesis edilmiş bulunması veuyuşmazlığın iş akdine dayalı tesisedilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davanıngörüm ve çözümü idari yargınıngörev kapsamına girmektedir.
Açıklanan nedenlerle,uyuşmazlığın görüm veçözümü idari yargının görev alanınagirdiğinden davalı idarenin görev itirazının reddine,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarıncauyuşmazlık çıkarılması istenildiğitakdirde 15 (onbeş) gün içinde uyuşmazlıkçıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmaküzere iki nüsha dilekçenin Mahkememize sunulmasıgerektiği hususunun davalı idareye duyurulmasına..."
5.Davalılardan MESKİ Genel Müdürlüğü vekilitarafından olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine, dilekçe dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 2247 sayılıKanun'un 10. ve 13. maddeleri uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Uyuşmazlık konusuolayda, davacının 375 sayılı KHK'ya 696 sayılıKHK ile eklenen Geçici 23. madde kapsamında sürekliişçi statüsünde çalışırken güvenliksoruşturması ve arşiv araştırması sonucununolumsuz geldiğinden bahisle iş akdinin feshedilmesine ilişkin30.05.2022 tarihli işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptaliistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuathükümleri dikkate alındığında, davalı idareile davacı arasındaki ilişki 4857 sayılı İşKanunu'na tabi hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuşbir iş hukuku ilişkisi niteliğinitaşıdığından, davacının iş sözleşmesininfeshine ilişkin dava konusu işlemin, idarenin yetkili organıtarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş birözel hukuk işlemi olduğu açıktır.
Aksinin kabulü, işvereninsalt bir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabiolmayan personeli hakkındaki tüm işlemlerinin idari işlemniteliğinde görülerek, özel hukuk alanına dahilbulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabikılınması sonucunu doğurur.
Belirtilen tüm bu hususlaragöre ve 4857 sayılı Kanun'da düzenlenen belirsizsüreli hizmet sözleşmesine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacakolması karşısında, işçi olan davacı ileişvereni arasında iş akdinden doğan davanınçözümünde adli yargı yeri görevlibulunmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin19.06.2023 tarihli ve 2022/265 Esas, 2023/487 Karar ve 16.10.2023 tarihli ve2023/448 E. sayılı kararında da benzer hususlarvurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, davacının iş akdininfeshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılandavaya konu uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerektiği düşünülmektedir..."
7.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247sayılı Kanun'un 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesiistenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
8.Danıştay Başsavcısı, 2247 sayılı Kanun'un13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulügerektiği yolundayazılı düşünce vermiştir.Görüşünilgili kısmı şöyledir:
“(…) 657sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "İstihdamŞekilleri" başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerininmemurlar, sözleşmeli personel, geçici personel veişçiler eliyle gördürüleceği, sürekliişçi kadrolarında belirsiz süreli işsözleşmeleriyle çalıştırılan sürekliişçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da ormanyangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatınagöre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmaküzere belirli süreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan geçici işçilere buKanun hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmek suretiylekamu kurum ve kuruluşlarında sürekli ve geçiciişçi olarak çalışanlar hakkında DevletMemurları Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağıaçıklığa kavuşturulduğundan, buişçiler hakkında hizmet akdine ilişkin hükümlerinyer aldığı mevzuatın uygulanması gerekmektedir.
Davacının MESKİPersonel A.Ş.'nin Türkiye İş Kurumuaracılığıyla verdiği işçi alımıilanı üzerine yaptığı başvuru sonucundagöreve başlatıldığı ve hizmet akdinedayanılarak sözleşmesinin sona erdirildiği, 375sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 696 sayılıKanun Hükmünde Kararname'nin 127. maddesi ile eklenen Geçici24. maddesinde yer alan taşeron işçilerin kamuda sürekliişçi kadrosunda istihdam edilmelerine ilişkin düzenlemekapsamında, idarenin belirlediği şartlar çerçevesindegöreve başlamadığı, dolayısıyla belirlenenşartları taşımadığının sonradananlaşılması nedeniyle taşeron şirketteişçi olarak çalışırken kamuda sürekliişçi kadrosuna geçirilmesine ilişkin işleminortadan kaldırılması gibi bir durumun söz konusuolmadığı anlaşılmaktadır.
Kamu kurum vekuruluşlarında çalışan işçilerhakkında özel bir kanunî düzenlemebulunmadığından, özel hukuka tâbi işyerlerindeçalışan işçiler hakkında olduğu gibiİş Kanunu ve Borçlar Kanununda yer alan hizmet akdineilişkin hükümler bu işçiler hakkında dageçerlidir.
Davacı ile işverenşirket arasındaki hukukî ilişki hizmetsözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukukuilişkisi olduğundan, davacınınçalıştığı Şirketin yetkili organıtarafından işveren sıfatıyla tesis edilen işleminözel hukuk alanında tesis edilen bir işlem olduğuaçıktır.
7036 sayılı İş MahkemeleriKanunu’nun 5. maddesi uyarınca 4857 sayılı İşKanunu'na tâbi işçiler ile işveren veya işverenvekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmedenveya kanundan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işleringörüm ve çözümü iş mahkemeleriningörev alanına girdiğinden, iş akdinin feshedilmesineilişkin davanın görüm ve çözümündeadlî yargı mercii görevlidir.
Açıklanan nedenle, 2247sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca yapılan başvurununkabulü gerektiği düşünülmektedir."
III. İLGİLİ HUKUK
9.Anayasa'nın "Genel ilkeler"başlıklı 128. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasışöyledir:
“Devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür.
Memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,hakları ve yükümlülükleri, aylık veödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.(Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklarailişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları,kanunla özel olarak düzenlenir..."
10.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "istihdam şekilleri" başlıklı4. maddesinde; kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel veişçiler eliyle gördürüleceği hükmebağlanmıştır. Maddenin "D)İşçiler" kısmı şöyledir:
(Değişik birincicümle: 4/4/2007 - 5620/4 md.)(A), (B) ve (C) fıkralarındabelirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatıgereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarındabelirsiz süreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan sürekli işçiler ilemevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıylamücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçiciiş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirlisüreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan geçiciişçilerdir.Bunlar hakkında bu Kanun hükümleriuygulanmaz.
11.24/12/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 696 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'yaeklenen geçici 23. madde ile kamu kurumlarındaçalışan taşeron işçilerinkadroyaalınmasına ilişkin düzenlemeyapılmış, kapsamı ve şartlarıbelirlenmiştir. Anılan madde hükmü şöyledir:
"5018 sayılı Kanunaekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamuidareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ilebunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu KanunHükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alanidarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemelerimerkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefaletsandığı, yatırım izleme ve koordinasyonbaşkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor ilmüdürlüğü bütçelerinden veya dönersermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındakidiğer idareler için ise kendi bütçelerindenkarşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattakihükümler uyarınca personelçalıştırılmasına dayalı hizmet alımsözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmaktaolanlar;
a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5),(6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartlarıtaşımak,
b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik,yaşlılık veya malullük aylığı almaya hakkazanmamış olmak,
c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkinolarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragatedeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,
ç) En son çalıştığı idare ile dahaönce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işverenişçisi olarak çalıştığı işsözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklarkarşılığında herhangi bir hak ve alacak talebindebulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğinedair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabulettiğini yazılı olarak beyan etmek,
kaydıyla, bu fıkranınyürürlüğe girdiği tarihten itibaren on güniçinde idaresinin hizmet alım sözleşmesininyapıldığı birimine, sürekli işçikadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler.Başvuranların şartları taşıyıptaşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazlarınkarara bağlanması, şartları taşıyanlarınidarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacakyazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınavaalınması, sınav sonuçlarına itirazların kararabağlanması ve sınavda başarılı olanlarınkadroya geçirilmesine ilişkin süreç bufıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibarendoksan gün içinde idarelerincesonuçlandırılır. Sınavlarda başarılıolanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülendavalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktanferagat ettiğine dair icra müdürlüğündenalınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendindeöngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek veöngörülen şartları taşımaya devam etmekkaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesinimüteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicininhakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat vebirim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekliişçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bufıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkinyargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerindebırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretinehükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranınyürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler iseiade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerindendamga vergisi alınmaz..."
12.4857 sayılı İş Kanunu'nun "İşvereninhaklı nedenle derhal fesih hakkı" başlıklı25. maddesinin II. bendi ile son fıkrası şöyledir:
" Süresibelirli olsun veya olmasın işveren, aşağıdayazılı hallerde iş sözleşmesini süreninbitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: .
...
II- Ahlak ve iyi niyetkurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesiyapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslınoktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlarkendisinde bulunmadığı halde bunların kendisindebulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayanbilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereniyanıltması.
b) İşçinin,işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref venamusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlardabulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyetkırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçininişverenin başka bir işçisine cinsel tacizdebulunması.
d) İşçininişverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işvereninbaşka işçisine sataşması, işyerine sarhoşyahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerindebu maddeleri kullanması.
e) İşçinin,işverenin güvenini kötüye kullanmak,hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarınıortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayandavranışlarda bulunması.
f) İşçinin,işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan vecezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
g) İşçininişverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebedayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veyabir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonrakiiş günü, yahut bir ayda üç işgünüişine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmaklaödevli bulunduğu görevleri kendisinehatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçininkendi isteği veya savsaması yüzünden işingüvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerininmalı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunanmakineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuzgünlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecedehasara ve kayba uğratması. .
...
İşçi feshinyukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygunolmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci maddehükümleri çerçevesinde yargı yolunabaşvurabilir."
13.4857 sayılı Kanun'un, yukarıda anılan 25. maddesininatıfta bulunduğu 18. maddesinde, feshin geçerli sebebedayandırılması kuralı getirilmiştir.
14.4857 sayılı Kanun'un, yine 25. maddesinin atıfta bulunduğu "Fesih bildirimine itiraz ve usulü"başlıklı20. maddesi şöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İş sözleşmesifeshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediğiveya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığıiddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ayiçinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunuhükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır.Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamamasıhâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihtenitibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde davaaçılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlıkaynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme degötürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızındoğrudan dava açılması sebebiyle davanın usuldenreddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir.Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren ikihafta içinde arabulucuya başvurulabilir.
Feshin geçerli bir sebebedayandığını ispat yükümlülüğüişverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebedayandığını iddia ettiği takdirde, buiddiasını ispatla yükümlüdür.
(Değişiküçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Davaivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararhakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölgeadliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.
(İptal dördüncüfıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72sayılı Kararı ile.)
15. 7036 sayılı İş MahkemeleriKanunu'nun "Görev" başlıklı5. maddesişöyledir:
(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmetsözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veyaişveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniylesözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklarailişkin dava ve işlere bakar."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan08/01/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalıMESKİ vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddede öngörülenbiçimde, davalı MESKİ yönünden olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
18.Dava, 696 sayılı KHK kapsamında belirsiz süreli hizmet akdiile işçi olarak çalışan davacının, 4857sayılı Kanun'un 25/2. maddesi gereğince iş akdininfeshedildiğinden bahisle feshin iptali ve işe iadesi ve yoksunkaldığı özlük ve parasal haklarının tazminitalebiyle açılmıştır.
19.657 sayılı Kanun'da düzenlenen memur ve sözleşmelipersonel istihdamı şeklinin dışında kalan kişilerolarak belirtilen işçiler hakkında bu Kanunhükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmeksuretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukukudışında kalan istihdam şekli de benimsenmiş olup,kamuda çalışan işçiler hakkında özel biryasal düzenleme de öngörülmemiş bulunduğundan,bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur.
20.Dava dosyasının incelenmesinden, Mersin Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğünde hizmet akdinedayalı olarak mühendis unvanıyla işçi olarakgörev yapan davacının güvenlik soruşturması vearşiv araştırması olumsuz olduğundan bahisle işakdinin feshedilmesi nedeniyle davacı vekili tarafından, davalıidarenin 30/05/2022 tarihli işleminin hukuka aykırı olduğuileri sürülerek iptali ile yoksun kalınan özlük veparasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
21.Bu duruma göre, davalı İdare ile davacı arasındakihukuki ilişki İş Kanunu’na tabi hizmetsözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukukuilişkisi niteliğini taşıdığından,davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin davakonusu işlemin, idarenin yetkili organı tarafından işverensıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğuaçıktır.
22.Aksine bir düşünce, işverenin salt bir kamu kuruluşuolması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayan personelihakkındaki tüm yazılı irade beyanlarının idariişlem niteliğinde görülerek, özel hukuk alanınadahil bulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetiminetabi kılınması sonucunu doğurur.
23.Belirtilen tüm bu hususlara göre; İş Kanunu’nagöre işçi sayılan kimselerle işveren veyaişveren vekilleri arasında iş akdinden veya İşKanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğanhukuk uyuşmazlıklarının çözülmesiyleİş Mahkemelerinin görevli kılınmışolması, 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5.maddesi ile de4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenenhizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veyaişveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniylesözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına İş Mahkemelerinin bakacak olmasıkarşısında, işçi olan davacı ile işvereniarasında iş akdinden doğan davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevlibulunmaktadır.
24.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile Mersin 1. İdare Mahkemesince verilen 15/06/2023 tarih veE.2023/90 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerektiği sonucunavarılmıştır.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİNGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUNKABULÜ ileMersin 1. İdare Mahkemesince verilen 15/06/2023 tarih veE.2023/90 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/01/2024tarihinde, OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN