T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/652
KARAR NO : 2024/27
KARAR TR : 08/01/2024
ÖZET: Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde sosyal çalışmacı-eğitmen olarak çalışırken iş akdini haklı sebeple fesheden davacının, İş Kanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : B.P.T
Vekili : Av. Ö. Ö
Davalı : Aile ve Sosyal HizmetlerBakanlığı
Vekili : Av. Ş. U
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin davalı bakanlıkbünyesindeki Şanlıurfa İlMüdürlüğü, Suruç İlçe Aile veSosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Birecik Aile ve SosyalHizmetler Müdürlüğü bünyesinde sosyalçalışmacı-eğitmen olarak 18/10/2010 - 18/07/2022tarihleri arasında kesintisiz olarakçalıştığını, 07/05/2022 tarihindeevlenmesi üzerine 01/07/2022 tarihli dilekçe ile eşininolduğu ile görevlendirmesinin yapılmasınıistediğini, bunun yapılmaması halinde evlilik sebebiyle işakdinin feshedilerek tazminatlarının ödenmesini istediğinifakat, davalı idare tarafından başvurusunun reddedildiğini,müvekkilinin iş akdinin evlilik sebebiyle haklı olarakfeshedildiğini fakat kendisine hak kazandığı kıdemtazminatı, yıllık izin alacağı ve ilave tediyealacağının ödenmediğini ileri sürerek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TLkıdem tazminatı, 10 TL yıllık izin alacağı ve 10TL ilave tediye alacağının faiziyle birlikte tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/12/2022 tarih veE.2022/667, K.2022/1138 sayılı kararı ile, yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-bve 115/2 maddeleriuyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava, Alacak (İşçiİle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) istemineilişkindir.
Taraflar arasında öncelikleçözümlenmesi gereken uyuşmazlık, aralarındakiilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaiş sözleşmesine dayalı olup olmadığı,davanın adli yargı da mı yoksa idari yargı da mıgörüleceği noktasında toplanmaktadır.
657 sayılı DevletMemurları Kanunu’nun “ders görevi”başlıklı değişik 89. maddesinde “Her derecedekieğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi(Askeri Akademiler dahil), okul kurs veya yaygın eğitim yapankurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veyaöğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere,öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahutaçıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir.Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevialacakların nitelikleri ve diğer hususlar Cumhurbaşkanıkararı ile tespit olunur.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanun’un89. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanmış, 09/11/2000 tarihli ve 2000/1648 sayılıBakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan,22/12/2000 tarihli ve 24268 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel MüdürlüğününMerkez ve Taşra Teşkilatı ile Sosyal HizmetKuruluşlarında Okutulacak Ders Saatlerinin Sayısı, DersGörevi Alacakların Nitelikleri ve Benzeri Diğer HususlarınTespitine Dair Esasların “ders ücretikarşılığında görevlendirme” başlıklı6. maddesinde; maddenin “a,b, ve c” bentlerinde belirtilenözelliklere sahip olanlara, kuruluşmüdürlüğünün talebi, İl Sosyal HizmetlerMüdürlüğünün teklifi üzerine valilikmakamının onayı ile ek ders görevi verilebileceği;maddenin “d ve e” bentlerinde belirtilen özelliklere sahipolanlara İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğününtalebi, valilik makamının teklifi üzerine GenelMüdürlük makamının onayı ile ek ders göreviverilebileceği kabul edilmiştir.
Esasların, “ek ders birimücreti” başlıklı 8. maddesinde ise, “657sayılı Devlet Memurları Kanununun 176 ıncı maddesigereğince ödenecek birim saat ücretleri, gündüzöğretimi kapsamında görev yapanlar bakımındangündüz öğretimi için belirlenen göstergerakamı, gece öğretimi kapsamında görev yapanlarbakımından da gece öğretimi için belirlenengösterge rakamının memur aylık katsayısı ileçarpımından oluşan miktar üzerindenödenir” hükmü düzenlenmiştir.
İş Kanunu’nagöre işçi sayılan kimselerle işveren veyaişveren vekilleri arasında iş aktinden veya İşKanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğanhukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri,mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.maddesine göre iş mahkemeleridir. 25/10/2017 tarihindeyürürlüğe giren 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca ise, iş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanunatabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklarailişkin dava ve işlere bakar.
4857 sayılı İşKanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunun4. maddesinde belirtilen ayrık durumlar dışında kalanbütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerineve çalışma şekline bakılmaksızınişçilere bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un2. maddesinde “işçi”, bir işsözleşmesine dayanarak çalışan gerçekkişi olarak tanımlanmıştır. İşçisıfatının kazanılması iş sözleşmesininvarlığına dayandığından, her şeydenönce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabul edilmiş birsözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur.Çalışma ilişkisinin iş sözleşmesine,idarece yapılan bir görevlendirmeye veya idari sözleşmeyedayalı olup olmadığının tespiti, sonuçitibariyle yargı yolunu da belirleyecektir. Niteliği itibariyle birözel hukuk sözleşmesi olan iş sözleşmesindetaraflar, yasaların öngördüğü sınırlariçinde sözleşmenin konusunu, amacını,biçimini, bağlantı kuracakları kişileriserbestçe seçebilirler. Buna karşılıkistihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atamasuretiyle yapılması durumunda, çalışmailişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuat taraflarınhareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileri statühukukuna tabi kılmaktadır. Bu nedenledir ki, özel hukuksözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir ( YHGK 18/01/2017, 2015/736 esas- 2017/25karar sayılı kararı). Dava konusu olayın temelinioluşturan ilişkinin işsözleşmesiolmadığı, idarece yapılan görevlendirmeniteliğinde olduğu anlaşılmakla yargı yoluna caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine..."
3.Davacı vekilinin yazılı talebi üzerine dosyaŞanlıurfa 3. İdare Mahkemesine gönderilmiş ve buşekilde dosyanınesas kaydı yapılmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Şanlıurfa 3. İdare Mahkemesi 17/11/2023tarih ve E.2023/765 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava dosyasınınincelenmesinden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınabağlı Birecik Aile ve Sosyal HizmetlerMüdürlüğünde sosyalçalışmacı-eğitmen olarak 18.10.2018-18.07.2022tarihleri arasında çalışan davacı tarafından,iş akdini evlilik sebebiyle haklı olarak feshettiğinden bahislefazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik10,00-TL kıdem tazminatının iş akdinin feshi tarihindenitibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle,şimdilik 10,00-TL yıllık izin alacağınınarabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,şimdilik 10,00-TL ilave tediye alacağının arabuluculukbaşvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikteödenmesi istemiyle Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/667 esassayısına kayden dava açıldığı, anılanMahkemenin 13.12.2022 tarih ve K.2022/1138 sayılı kararı ile "HMK'nın114/1-b, 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmesi ve kararınkesinleşmesi üzerine Mahkememizde 2023/765 sayılı esasakayden işbu davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen alacaklarınınİş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığı ve ilgili mevzuat hükümleri gözönünde bulundurulduğunda, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim; UyuşmazlıkMahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 01/03/2021 tarih ve E:2021/48,K:2021/105 sayılı kararı da bu yöndedir."
III. İLGİLİ HUKUK
5.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılan2. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
"Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalısayılırlar…"
6.506 sayılı Kanun'un"Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri"başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun'unuygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili işmahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörülür."
7.5510 sayılı Kanun'un "Tanımlar"başlıklı3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanununuygulanmasında;
...
6) Sigortalı: Kısa ve/veyauzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gerekenkişiyi,
...
ifade eder.
..."
8.5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4.Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiştir.
9.5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
10.4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı1.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacıişverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarınıdüzenlemektir.
Bu Kanun, 4 üncü Maddedekiistisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, buişyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine veişçilerine faaliyet konularına bakılmaksızınuygulanır.
İşyerleri,işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızınbu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."
11.4857 sayılı Kanun'un8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri veFeshi" başlıklı İkinciBölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirimsüresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklarailişkin hususlarayer verilmiştir.
12.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri,Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşüalınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde AdaletBakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bumahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İş durumunun gereklikıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazladairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelenişlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, dairelerarasındaki iş dağılımı Hâkimler veSavcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar ResmîGazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmakzorundadır.
(3) İş mahkemesikurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına girendava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul veesaslara göre bakılır."
13.7036 sayılı Kanun'un "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesişöyledir:
"(1)Kanuna, bireysel veya topluiş sözleşmesine dayanan işçi veya işverenalacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyleaçılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olmasıdava şartıdır."
14.7036 sayılı Kanun'un "Görev"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,ilişkin dava ve işlere bakar."
15.7036 sayılı Kanun'un "GeçişHükümleri" başlıklı geçici 1.maddesi şöyledir:
"(1) Mülga 5521sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanunuyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur.
(2) Bu Kanunun dava şartıolarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
(3) Başka mahkemeleringörev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görevalanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerinedevredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeyedevam olunur.
(4) İlk derece mahkemeleritarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkinhükümlere tabidir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan08/01/2024 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere, tarafları,konusu ve nedeni aynı olan davada; adli yargı yerince idariyargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmişbir görevsizlik kararı bulunmakta olup, davacı vekilinintalebiüzerine kendine gelen dosyayı/davayı inceleyen idariyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararbakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
17.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir.”hükmüne göre, adli yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine idari yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
18.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 –5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” hükmüne göre ise,idari yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki,başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesihususunu da içermesi gerekir.
19.Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargıyerince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı yerindensonra davayı inceleyen yargı yerine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
20.Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un9. maddesinin 1.fıkrasında; “1.(Değişik: 5/4/1990-3622/2 md.) ÇözümlenmesiDanıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerinegirdiği halde, adli yargı yerlerine açılmışbulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustakikararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz güniçinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsizyargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergimahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. "hükmü yer almıştır.
21.Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesiyle 2577sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendininikinci cümlesindeyer alan “görev” kuralları,aynı yargı düzeni içindeki mahkemelerinişbölümü esasına ilişkin düzenlemelerdir.Oysa yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararıverilmesi durumunda, dava dosyasının görevli olduğundanbahisle farklı bir yargı düzeninde yer alan mahkemeyegönderilebilmesine olanak tanıyan bir düzenlemebulunmamaktadır.
22.Göreve ilişkin kararın, işbölümüesasına göre veya yargı yolu bakımından verilmişolması farklı sonuçlar doğurmaktadır.Şöyle ki; işbölümü esasına göre verilengörevsizlik kararı sonucu dava dosyasının görevlimahkemeye gönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariylegörevli mahkemede açılmış sayılmaktadır.Yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesidurumunda ise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine,bu yargı yerinin uyguladığı usul kurallarına uygunolarak yeniden dava açılması zorunlu bulunmaktadır.
23.Olay kısmında belirtildiği üzere, adli yargı yerince,görevsizlik kararı yanındataraflardan birininbaşvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevliŞanlıurfa İdare Mahkemesine gönderilmesine de kararverilmiş, davacı vekilinin yazılı talebi üzerine dosyaŞanlıurfa 3. İdare Mahkemesine gönderilmiş ve buyargı yerince, kendisine gelen adli yargı yerine ait davadosyası üzerinde inceleme yapılarak, -sonuç itibariyle-2247 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına karar verilmiş olup, yukarıdayapılan açıklamalara göre, 2577 sayılı Kanun'un3. ve 9. maddelerinde öngörülen şekilde usulüne uygunolarak idari yargı yerine açılmış bir davabulunduğundan söz etmek olanaksızdır.
24.Durum böyle olmakla birlikte, kamu düzenine ilişkin bulunan usuleksikliğinin tespiti ve düzeltilebilmesi UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkisi dışındakaldığından, Uyuşmazlık Mahkemesinin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilerek çözümekavuşturulması, dava ekonomisine ve Uyuşmazlık Mahkemesininkuruluş amacına da uygun düşecektir.
25.Diğer taraftan; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İkinciDairesinin 14/10/2008 tarihli Mesutoğlu–Türkiye kararındaBaşvuru No:36533/04, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9.maddesinin uygulamasının çok katı biçimde veaşırı şekilci gerçekleşmesi nedeniyle,başvuranların mahkemeye erişim haklarının vedolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin6/1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varıldığıhususu da gözetildiğinde, olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi amacıyla, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinegöre yapılan başvurunun esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
26.Raportör-Hakim Süleyman ARIDURU'nun, davanınçözümünde adli yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
27.Dava, davalı bakanlık bünyesindeki Şanlıurfa İlMüdürlüğü, Suruç İlçe Aile veSosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Birecik Aile ve SosyalHizmetler Müdürlüğü bünyesinde 18/10/2010 -18/07/2022 tarihleri arasında, sosyalçalışmacı-eğitmen olarak görev yaparken işakdini fesheden davacının çalıştığıdöneme ilişkin, kıdem tazminatı, yıllık izinalacağı ve ilave tediye alacağının faiziyle birlikteödenmesi istemiyle açılmıştır.
28.Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisikurulduğu, talep edilen kıdem tazminatı, yıllık izinalacağı ve ilave tediye alacağının, İşKanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
29.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak;Şanlıurfa 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/12/2022 tarih veE.2022/667, K.2022/1138 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Şanlıurfa 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/12/2022 tarih veE.2022/667, K.2022/1138 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
08/01/2024tarihinde, Üyeler AhmetARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava, davalı bakanlık bünyesindekiŞanlıurfa İl Müdürlüğü, Suruçİlçe Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü veBirecik Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğübünyesinde 18/10/2010 - 18/07/2022 tarihleri arasında, sosyalçalışmacı-eğitmen olarak görev yaparken işakdini fesheden davacının çalıştığıdöneme ilişkin, kıdem tazminatı, yıllık izinalacağı ve ilave tediye alacağının faiziyle birlikteödenmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının, davalıya bağlıŞanlıurfa İl Müdürlüğü, Suruçİlçe Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü veBirecik Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde, 657sayılı Kanun'un 89. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan 'Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu GenelMüdürlüğünün Merkez ve TaşraTeşkilatı ile Sosyal Hizmet Kuruluşlarında Okutulacak DersSaatlerinin Sayısı, Ders Görevi Alacakların Nitelikleri veBenzeri Diğer Hususların Tespitine Dair Esaslar' kapsamında,Genel Müdürlük makamının onayıyla ek dersücreti karşılığında sosyalçalışmacı-eğitmen olarakçalıştığı, ödenecek ücretinin 657sayılı Kanun'un 176. maddesine göre belirlendiğianlaşılmaktadır.
657 sayılı Kanun'un 89. maddesininverdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan esaslarda, dersgörevi alacakların taşıması gereken nitelikler,göreve alınma, çalışma koşulları ileyapılacak ödemeler önceden düzenlenmiş, idareyegöreve alma ve sonlandırma gibi konularda üstün yetkilerverilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, taraflar arasındaiş sözleşmesi bulunmadığı,çalışma ilişkisinin idarece yapılangörevlendirmeye dayalı olduğu, göreve alınma,çalışma koşulları ile ödenecek ücretinstatü hukuku içinde düzenlendiğianlaşılmaktadır.
Bu itibarla, taraflar arasındaki ilişkistatü hukukuna tabi olup, uyuşmazlığınçözümü iş mahkemelerinin görev alanınagirmemektedir. Sosyal Güvenlik Hukuku açısından,primlerin Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmesi, davacınınözel hukuk kapsamında sözleşme ileçalıştığını göstermeyeceğiaçıktır.
Budurumda, ücret, çalışma saati, süreleri ve benzeribir çok esaslı çalışma koşulunun statühukuku içinde önceden düzenlendiği ve idareyeüstün yetkiler tanındığı çalışmailişkisinde, başta İş Kanunu olmak üzere özelhukuk hükümlerinin uygulanması ilişkinin niteliğiylebağdaşmadığı dikkate alındığındadavanın görüm ve çözümünün idariyargı yerlerine ait bulunduğu oyu ile davanınçözümünde adli yargı yerlerine görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyoruz.
Üye
Ahmet ARSLAN
Üye
Bilal ÇALIŞKAN