T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/487
KARAR NO : 2024/39
KARAR TR : 05/02/2024
ÖZET: 6306 sayılı Kanun uyarınca işleme tabi tutulan yapıların, davalı idarece yıktırılması nedeniyle, yapıların yıktırıldığı tarihten itibaren kira yardımı yapılmadığından bahisle oluştuğu ileri sürülen alacağın ödenmesi istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.K
Vekili : Av.Ö.A
Davalı : Bingöl Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. B.A.Ö
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu Bingöl ili,Merkez ilçesi, ...Mahallesinde ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazda bulunan 2 adet dairesinin, Bingöl Belediyesininkentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında kesinsözleşmeye davet ve tahliye çağrılarınaistinaden kendisi ve kiracısı tarafındanboşaltıldığını, konutun 2017 yılındayıkıldığını, belediye yetkililerince hanesakinlerine; tahliye tarihinden itibaren Çevre ve ŞehircilikBakanlığınca kira yardımı yapacağının,birden fazla hane sahibi olup da kira geliri elde edenler için isebelediyenin yardımda bulunacağının söylendiğini,ancak Eylül 2017 tarihinden itibaren Bakanlıktan kira yardımıalmasına rağmen kiraya vermiş olduğu konut içinBelediye tarafından herhangi bir yardımyapılmadığını ifade ederek; 2017yılının Eylül ayından başlamak üzere 2018,2019, 2020, 2021 yılına ait kira yardımlarının tam vekesin değerinin belli olduğu andan itibaren arttırılmaküzere alacağının her aya ilişkin işleyecek yasalfaiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/01/2023 tarihve E.2022/313, K.2023/27 sayılı kararı ile,yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nin 114/1-b ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Somut olaydaaçılan dava 6306 sayılı kanunun 5. maddesindedüzenlenen kira yardımının yapılmaması nedeniyledoğan alacaktır. Davacı ile davalı arasında KentselDönüşüm ve Gelişim projesi kapsamında 07/02/2020tarihinde sözleşmenin imzalandığı, busözleşmeye göre davacının Bingöl ili Merkezilçesi ...Mahallesinde ... ada, ... parselsayılıtaşınmazı davalıya devrettiği vetaşınmazın davalıya teslim edildiği dikkatealındığında davanın 2577 sayılı kanunun2/1-b maddesinde yer alan idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan zarar görenlerin tam yargıdavaları kapsamında idari yargıyerindeçözümlenmesi için davaaçılmasının gerektiği hususu nazaraalındığında6100sayılı HMK 114(1)-b maddesiuyarınca dava şartı olan "yargı yolunun caizolmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar vermekgerekmiş ayrıca6100sayılı HMK uyarınca yargıyolunun caiz olmaması dava şartı olduğundan davacıvekilinin sözlü yargılama için süre talebireddedilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur."
3. Davacı vekili aynı istemle bu kez idariyargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Erzurum 2. İdare Mahkemesi 28/07/2023 tarih E.2023/1037sayılı kararı ile, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Dava dosyasınınincelenmesinden, davacının, Bingöl ili, Merkez ilçesi,...Mahallesinde ... ada, ... parselde kayıtlı bulunantaşınmazdaki iki dairenin sahibi olduğu, BingölBelediyesinin kentsel dönüşüm ve gelişim projesi ve6306 sayılı Kanun kapsamında davacı ile sözleşmeimzalandığı, 6306 sayılı Yasa kapsamında tektapulu iki ve üstü bağımsız konutu olan haksahiplerine birinci konut için kira yardımlarınınÇevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafındanödeneceği, davacının da 6306 sayılı Kanunkapsamında bu ödemeden faydalandığı, bununla birlikteiki ve üstü mülk sahibi olup da kira yardımı alacakolan kişilere ise kira yardımlarının Bingöl Belediyesitarafından ödeneceğinin taahhüt edildiği, iki veüstü bağımsız bölümler içinödenecek kira yardımlarının davalı idaretarafından ödeneceği taahhüt edilmesine rağmenödenmemesi üzerine ise fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi zararın tazminine karar verilmesiistemiyle görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
6306 sayılı Kanun'un 5.maddesinde; "1) Riskli yapılarınyıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ileriskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda,öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır.Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine,kiracılarına ve yapıda ikamet etmek şartıylasınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veyaişyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir." düzenlemesiyer almaktadır.
6306 sayılı Kanun veikincil mevzuatı uyarınca riskli alan içerisinde bulunanyapıların veya bu alan içerisinde olmasa bile ekonomikömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağırhasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknikverilere dayanılarak tespit edilen yapıların maliklerine deKanun kapsamında sayılan uygulamalar sebebiyle aylık kirayardımı yapılacağı, bu kira bedelinin Çevre,Şehircilik ve İklim DeğişikliğiBakanlığı tarafından belirleneceği, maliklereaynı türden en fazla bir bağımsız bölümiçin kira yardımı yapılabileceğianlaşılmaktadır.
6098 sayılı TürkBorçlar Kanunu'nun 1.maddesinde, sözleşmenin taraflarıniradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarakaçıklamalarıyla kurulacağı, 12. maddesinde ise, sözleşmeleringeçerliliğinin, kanunda aksi öngörülmedikçe,hiçbir şekle bağlı olmadığıbelirtilmiştir.
Somut olayda, davacının,uğradığını ileri sürdüğüzararın kaynağının herhangi bir idari işlem veya idarieylem olmadığı açıktır. Zira ortada davacıadına tesis edilmiş bir idari işlem bulunmadığıgibi yukarıda açıklandığı gibiuyuşmazlıkta bir idari eylemin varlığından sözetmeye de olanak bulunmamaktadır.
Davacının tazminini talepettiği zarar,Çevre,Şehircilik ve İklimDeğişikliği Bakanlığı tarafından 6306 sayılıKanun uyarınca ödenen kira yardımı haricinde, davalıidarenin tamamen serbest iradesi ile ödemeyi taahhüt ettiğialacağın ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. BingölBelediye Başkanlığının ödeme yapmayıtaahhüt ettiği iddia edilen alacak ise 6306 sayılı Kanun'dandoğmamaktadır. Bu konuda ikinci taşınmaz içintaahhüt edilen kira yardımına ilişkin ortada idari birsözleşmenin bulunduğundan da bahsedilemez. Zira ortada ne kamuhizmeti görülmesi amacıyla düzenlenmişyazılı bir sözleşme, ne de kamu hukukuna özgüözel hukuku aşan bir hüküm vardır.
Bu durumda, tazmini istenilenzararın, idarece tesis edilmiş bir işlemden, idari eylemdenveyaidari bir sözleşmeden kaynaklanmadığı, idarenintamamen kendi hür iradesi ile özel hukuk hükümlerinegöre ödemeyi taahhüt ettiği bir meblağınödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın,idare hukuku ilke ve kuralları ile çözümekavuşturulmasının mümkün olmadığı,alacağın kaynağının 6306 sayılı Kanunolmadığı değerlendirilmiş ve davanın bir alacakdavası sayılarak özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun"İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerinegetirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlemniteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimdeyargı kararı veremezler.
3. (Mülga: 2/7/2018 -KHK-703/185 md.)"
6.6306 sayılı Afet Riski Altındaki AlanlarınDönüştürülmesi Hakkında Kanun'un "Tahliye ve yıktırma”başlıklı 5. maddesi şöyledir:
" (1) Riskliyapıların yıktırılmasında ve bunlarınbulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapıalanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ileanlaşma yoluna gidilmesi esastır. (Değişikcümle:29/11/2018-7153/22 md.) Anlaşma ile tahliye edilenyapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıda ikametetmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerinegeçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımıyapılabilir.
(2)(Değişik:29/11/2018-7153/22 md.) Uygulamanın gerektirmesihâlinde, birinci fıkrada belirtilenler dışında olupKanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere degeçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımıyapılabilir. Bu kişiler ile yapılacak olan anlaşmanın,bunlara yardım yapılmasının, enkaz bedeli ödenmesininve bankalardan kullanacakları kredilere dönüşümprojeleri özel hesabından karşılanmak üzere faizdesteği verilmesinin usul ve esasları Cumhurbaşkanıncabelirlenir.
(3) Uygulamaya başlanmadanönce, riskli yapıların yıktırılmasıiçin, bu yapıların maliklerine altmış günden azolmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı,malik tarafından yıktırılmadığı takdirde,yapının idari makamlarca yıktırılacağıbelirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen busüre içinde de maliklerince yıktırma yolunagidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadantahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafıile gereken diğer yardım ve krediler öncelikledönüşüm projeleri özel hesabındankarşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ilemülki amirler tarafından yapılır veyayaptırılır.
(4) Birinci, ikinci veüçüncü fıkralarda belirtilen usullere göresüresinde yıktırılmadığı tespit edilenriskli yapıların yıktırılması,Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Bunarağmen yıktırılmadığı tespit edilenyapılar, Bakanlıkça yıkılır veyayıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlindeBakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye veyıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. (Ekcümle:29/11/2018-7153/22 md.) Bakanlık veya İdaretarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit,tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranındamaliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.
(5) (İptal birinci ve ikincicümle: Anayasa Mahkemesinin 27/2/2014 tarihli ve E.: 2012/87, K.: 2014/41sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:7/11/2023-7471/9md.) Kanun kapsamındaki yapıların tahliyesine veyıktırılmasına ilişkin olarak ayni ve şahsi haksahiplerine yapılacak tebligat, tahliye ve yıktırmaya ilişkintutanağın yapıya asılması, maliklere e-DevletKapısı üzerinden bildirilmesi ve ilgili muhtarlıkta onbeş gün süre ile ilan edilmesi suretiyle yapılır.Tahliye ve yıktırmaya ilişkin işlem, muhtarlıktayapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerinetebliğ edilmiş sayılır. Tahliyesi istenilen yapılar,ayrıca Başkanlığın internet sayfasında onbeş gün süre ile ilan edilir."
7.6306 sayılı Kanun'un"Uygulama işlemleri" başlıklı6.maddesinin9. fıkrası şöyledir:
"(9) Bu Kanunuyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğtarihinden itibaren otuz gün içinde 6/1/1982 tarihli ve 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca davaaçılabilir. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin1/3/2014 tarihli ve 27/2/2014 tarihli E.: 2012/87 ve K.:2014/41 sayılıKararı ile.) (…)"
8.15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6306 sayılı Kanun'un UygulamaYönetmeliği'nin "Riskliyapıların tespiti ve itiraz” başlıklı7. maddesinin 5. fıkrası şöyledir:
" (5) İlgili tapumüdürlüğünce, tapu kütüğüneişlenen belirtmeler, riskli yapı tespitine karşı tebligattarihinden itibaren onbeş gün içinde riskli yapınınbulunduğu yerdeki Müdürlüğe (Ekibare:RG-6/1/2023-32065) veya Bakanlıkça yetki devriyapılması durumunda İdareye itiraz edilebileceği, aksitakdirde İdarece verilecek süre içinde riskliyapının yıktırılması gerektiği debelirtilmek suretiyle, aynî ve şahsî hak sahiplerine 11/2/1959tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ edilirve yapılan bu tebligat yazılı olarak veya elektronik ortamdaMüdürlüğe bildirilir. Arsa paylı tapularda, arsaüzerindeki riskli yapının arsa malikleridışındaki bir başkasına ait olması durumundaMüdürlükçe tapu müdürlüğünebildirilecek yapı sahibine; arsa üzerinde birden fazla yapıolması ve riskli yapının arsa maliklerinden sadecebazılarına ait olması durumunda ise sadece riskliyapının sahibi olan arsa hissedarlarına ve ilgili aynî veşahsî hak sahiplerine tebligat yapılır. Tapudakayıtlı malikin ölmüş olması hâlinde,Bakanlık, Müdürlük veya İdare tebligat işlemleriiçin 4721 sayılı Kanun hükümlerine göremirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayinettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmayayetkilidir”
9. Aynı Yönetmeliğin "Riskli yapılarınyıktırılması” başlıklı 8.maddesinin ilk 3 fıkrasışöyledir:
"(1) Riskli yapı tespitinekarşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapıtespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitininkesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatlarınyapılmasını ve riskli yapınınyıktırılmasını İdareden ister.
(2) İdarece;
a)(Değişik:RG-27/10/2016-29870) Altmış günden az olmamaküzere süre verilerek riskli yapıların tahliyesi veyıktırılması yapı maliklerinden istenir. Maliklereyapılacak tebligatta, riskli yapıyı kiracı veya sınırlıayni hak sahibi kullananlara tahliye için malik tarafından bildirimyapılması gerektiği belirtilir. Malik tarafındankiracı veya sınırlı ayni hak sahibine tahliye içinbildirim yapılmadığının tespit edilmesi halindebildirim idarece yapılır.
b) (Değişik:RG-21/6/2019-30808)Yıkım ruhsatı; yapı maliklerinden biri veyabirkaçının veya bunların vekillerinin müracaatıüzerine, yıkılacak yapının tahliye edildiğine veelektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kapatıldığınadair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmış belgelerinsunulmasına veya yapının tahliye edildiğinin ve elektrik,su ve doğalgaz hizmetlerinin fiilenkapatıldığının İdarece tespit edilerektutanağa bağlanmasına ve yıkım sorumlusu olarak statikfenni mesulün belirlenmesine istinaden, maliklerin muvafakatiaranmaksızın altı işgünü içerisindedüzenlenir.
c) (a) bendinde verilen bu süreiçerisinde riskli yapıların yıktırılıpyıktırılmadığı mahallinde kontrol edilir veriskli yapılar, malikleri tarafından yıktırılmamışise, yapının idarî makamlarca yıktırılacağıbelirtilerek otuz günden az olmak üzere ek süre verilerektebligatta bulunulur.
ç)(Değişik:RG-21/6/2019-30808) (a) ve (c) bentlerinde belirtilenşekilde verilen süreler içinde riskli yapılarınmaliklerce yıktırılmaması durumunda, hak sahiplerinin degörüşü alınarak riskli yapılara elektrik, su vedoğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulması ilgilikurum ve kuruluşlardan istenir. İdarenin talebi üzerine, ilgilikurum ve kuruluşların riskli yapılara verilen elektrik, su vedoğal gaz gibi hizmetlerini durdurması zorunludur.
(3)(Değişik:RG-27/10/2016-29870) Maliklere verilen süreleriçerisinde maliklerce yıktırılmayan riskli yapılarmülki amire bildirilir ve bu yapıların tahliyesi veyıktırma işlemleri, mülkî amirler tarafındansağlanacak kolluk kuvveti desteği ile İdarece yapılırveya yaptırılır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
10.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan05/02/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
11.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
12.Dava, davacının maliki olduğu Bingöl ili, Merkezilçesi, ...Mahallesinde ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazda bulunan ve kentsel dönüşümkapsamında alınan kararla 2017 yılındayıktırılan taşınmazların, tek tapulu iki veüstü bağımsız konutu olan hak sahiplerine birincikonut dışındaki bağımsız bölümleriçin ödenecek kira yardımlarının davalı idaretarafından ödeneceği taahhüt edilmesine karşınödenmediğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile uğranılan maddi tazminatın, yasal faiziile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
13.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümüsırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış oldukları kesin veyürütülmesi gerekli işlemler idari işlem, herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de idarieylem olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, bir işlemin idariişlem olarak kabul edilebilmesi için bu işlemi kamu idaresininyapması, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla tesisedilmiş bulunması, kamu idaresinin tek taraflı iradeaçıklamasının ürünü olması ve kesinve icraî nitelikte olması gerekmektedir.
14.Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, Bingölili, ...Mahallesinde ... ada, ... parselde kayıtlı bulunantaşınmazdaki iki dairenin sahibi olduğu, BingölBelediyesinin kentsel dönüşüm ve gelişim projesi ve6306 sayılı Kanun kapsamında davacı ile sözleşmeimzalandığı, 6306 sayılı Kanun kapsamında tektapulu iki ve üstü bağımsız konutu olan haksahiplerine birinci konut için kira yardımlarınınÇevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafındanödendiği, davacının da 6306 sayılı Kanunkapsamında bu ödemeden faydalandığı, bununla birlikteiki ve üstü mülk sahibi olup da kira yardımı alacakolan kişilere ise kira yardımlarının Bingöl Belediyesitarafından ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen buödemelerin yapılmadığından bahisle,uğranılan maddi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle,görülmekte olan davaların açıldığıanlaşılmaktadır.
15.Mevzuat hükümleri dikkate alınarak somut olayirdelendiğinde, uyuşmazlıkta, 6306 sayılı Kanunhükümlerine göre "RiskliYapı" kapsamına alınan dava konusu yapılarhakkında, davalı idarenin, proje uygulamalarına başlamadanönce riskli yapıların yıktırılmasıamacıyla, 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarıncakamu gücünü kullanarak, resen ve tek taraflı olarakişlem tesis ettiği,diğer taraftan,davacının talebinin,bu işlem nedeniyle söz konusu taşınmazıkullanamamaktan kaynaklanan zararın tazmini niteliğinitaşıdığı anlaşılmaktadır.
16.Bu durumda uyuşmazlığınçözümünün, idari işlemlerden dolayıdavacının haklarının ihlal edilip edilmediğininbelirlenmesine bağlı bulunduğu, bu belirlemenin ise,yukarıda açıklanan mevzuat hükümleriçerçevesinde idari yargı yerlerince yapılabileceknitelikte olduğu değerlendirilerek, davanın görüm veçözümünün idari yargının görev alanınagirdiği sonucuna varılmıştır.
17.Yukarıdabelirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, Erzurum 2.İdare Mahkemesinin 28/07/2023 tarih E.2023/1037 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 28/07/2023 tarih E.2023/1037sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
05/02/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN