T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/593
KARAR NO : 2024/48
KARAR TR : 05/02/2024
ÖZET: Davacının Ceza ve İnfaz Kurumunda geçirdiği infaz sürecinde, hatalı müddetname tanzimi sebebiyle geç tahliye olduğu iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : S.S
Vekili : Av. İ. A
Adli Yargıda
Davalı : Maliye Hazinesi
Vekili : Av. D. M
İdari Yargıda
Davalı : Adalet Bakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/317,K.2009/88 sayılı kesinleşmiş kararı ile, 16 yıl,8 ay hapis cezası ile cezalandırılan müvekkilihakkında hatalı müddetname düzenlenmesi nedeniyle20/01/2014 tarihinde tahliye olması gerekirken, 31/08/2016 tarihindetahliye edildiğini ve yaklaşık 2 yıl 8 ay haksız vehukuki dayanaktan yoksun olarak özgürlüğünden mahrumkaldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklarısaklı kalmak kaydı ile 480.000 TL maddi ve 1.440.000 TL manevi olmaküzere toplam 1.920.000 TL tazminatın 20/01/2014 tarihinden itibarenişleyecek devlet alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ilebirlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi 13/12/2016tarih ve E.2016/291, K.2016/403 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, bu karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
''... Davacı vekilinin26/10/2016 havale tarihli maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindilekçesinde ileri sürülen 20/01/2014 tarihindemüvekkilinin bulunduğu cezaevinden tahliye edilmesi gerekirken31/08/2016 tarihinde tahliye edildiğine ilişkin hak ihlaliiddiasının evvel emir de 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve UygulamaTüzüğü kapsamında infaz hukukuna ilişkinolduğu, infaz sürecinin, soruşturma veya kovuşturmasüreçlerinden tamamen farklı olarak 5271 sayılıCMK'nın 141 ve devamı maddelerinde düzenlenmeyen cezanıninfaz süreci ile ilgili olan idari işlem mahiyetinde bir sürecioluşturduğu, bu nedenle cezanın infazı sürecineilişkin olarak da davacı vekilinin talep dilekçesinde ileri sürdüğüinfaz hukukuna ilişkin iddianın da davacı S.S'e aitmahkumiyetine esas Diyarbakır (Kapatılan) 4. Ağır CezaMahkemesinin 2006/317 Esas - 2009/88 Karar sayılı dosyası ileilam dosyası tetkik edildiğinde; davacı S.S'in "yasadışı Hizbullah terör örgütününsilahlı militanı olup silahlı eylemler yapmak"suçundan yargılandığı ve suç tarihiitibariyle lehe hüküm içeren mülga 765 sayılıTCK'nın 146/1 ve 59/1 maddesi gereğince netice itibariyle 16 yıl8 ay hapis cezasına ilişkin kesinleşen ilamı nedeniyle 09/06/2011tarihinde cezaevine konulduğu, bihakkın tahliye tarihinin 14/01/2024olduğu, koşullu salıverilme tarihinin 647 SayılıKanuna göre 18/09/2015, 647 Sayılı Kanun ek 2. maddesinegöre ise 20/01/2014 olarak hesaplandığı, SiverekAğır Ceza Mahkemesinin 2016/457 D.İş sayılı31/08/2016 tarihli kararı ile20/01/2014 tarihinden geçerli olmaküzere hükümlünün koşullu salıverilmesinekarar verildiği ilgiliye ait kovuşturma ve ilamat dosyalarıkapsamından da anlaşıldığına göredavacı vekilinin cezanın infaz sürecine ilişkiniddiasının idari mercilerce yerine getirilen işlemin infazhukukuna ilişkin olduğu, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 30.06.2014tarih 2121-16123 Esas-Karar sayılı emsal kararında bu durumdaidari yargı mercilerinin görevli olacağına yerverildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşikiçtihatlarına göre de infaz hukukuna ilişkin hak ihlaliiddiaları ile açılan tazminat davalarının adliyargı mercilerince değil idari yargı mercilerincegörüleceğine yönelik emsal kararları nazaraalınarak 5271 sayılı CMK'nın 3, 4, 5/2.maddeleri, 5235sayılı Adli Yargı İlk Dereceleri Mahkemeleri ile BölgeAdliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri HakkındaKanunun 11, 12 ve 13. maddeleri ile 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 9/1-2 maddeleri gereğince mahkememizingörevsizliğine, "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Maddi ve ManeviTazminat"a ilişkin dava dosyasının kararkesinleştiğinde davacının talebi halinde görevli veyetkili Malatya İdari Mahkemesine gönderilmesine dairaşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Nedenleriyukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı S.S'in mahkememizeaçtığı "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Maddi ve ManeviTazminat" davasının, 5271 sayılı CMK’nın 3,4, 5/2, 5235 Sayılı Kanun’un 11, 12, 13 maddeleri ile 2577Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun9/1-2.maddeleri gereğince MAHKEMEMİZİNGÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davacının yukarıdabelirtilen kanun maddeleri uyarınca "Koruma Tedbirleri NedeniyleMaddi ve Manevi Tazminat "dosyanın karar kesinleştiğindetalebi halinde görevli ve yetkili MALATYA İDARE MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE,...''
3.Davacı vekili, aynı hukuki sebeplerle fazlaya dair haklarısaklı kalmak kaydı ile 30.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi olmaküzere toplam 130.000 TL tazminatın davalıdan tahsili istemiylebu kezidari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi 26/07/2017 tarih veE.2017/916, K. 2017/781 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevliolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.Kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge İdareMahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 15/12/2017 tarih veE.2017/2646,K.2017/1920 sayılı kararı ile, istinaf talebinin reddine kararverilmiş, temyiz edilmesi üzerine Danıştay 10. Dairesince13/10/2022 tarih ve E.2018/1972, K.2022/4461 sayı ile istinaf kararıonanmış ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir.Görevsizlikkararının ilgili kısmı şöyledir:
''...Davacı tarafındantazminat ödenmesine hükmedilmesi istenilmektedir. Bu tazminattalebinin ise, müddetnâme hatası nedeniyle fazladan cezaevindekalmasına dayandırıldığıanlaşılmaktadır.
Yargılama işi ise, yasama- yürütme/idare - yargı erklerinden, yargı erkininişlemlerine karşılık gelmektedir.
5275 sayılı Ceza veGüvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’unamacı, Kanun’un 1 inci maddesinde, "ceza ve güvenliktedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esaslarıdüzenlemek" olarak belirtilmiştir.
Kişi hakkındaverilmiş olan bir mahkumiyet ilamının infaz edilebilmesiiçin temel şart ise Kanun'un 4 üncü maddesinde, "bumahkumiyet ilamının kesinleşmiş olması" olarakaçıklanmıştır.
Kesinleşen mahkumiyetilamına ilişkin olarak, infazın dayanakları ve infazişlemini kimin takip edeceği ise Kanun’un 5 inci maddesindedüzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde, "Mahkeme,kesinleşen ve yerine getirilmesini onayladığı cezayailişkin hükmü Cumhuriyet başsavcılığınagönderir. Bu hükme göre cezanın infazı Cumhuriyetsavcısı tarafından izlenir ve denetlenir.” hükmüyer almıştır.
Böylece, Mahkemecekesinleştirmesi yapılarak yerine getirilmesi onaylanan mahkumiyetilamının ilgili Cumhuriyet başsavcılığınagönderilmesinden sonra, ilamın infazının Cumhuriyetbaşsavcılığı tarafından yerine getirileceğibelirtilmiştir.
Adlî yargı merciîolan ceza mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet ilamının kesinleşmesindensonra, cezanın infazı aşamasına geçilmekte olup,Cumhuriyet savcısı tarafından tanzim edilen süre belgesiceza infaz kurumuna alınacak olan hükümlüye verilmektedir.
Bu belge, kesinleşen mahkumiyetilamının infazına ilişkin bir takım bilgileri içermekteve adlî yargı mercii (mahkeme) tarafından icra edilenişlemler silsilesinin bir parçası olduğundan, buyargı merciince icra edilen ve birbirinin sonucunu doğuranişlemlerin idarî bir işlem olarak değerlendirilmesi, buişlemlerin sonuçlarının farklı bir yargı kolutarafından denetlenmesi sonucunu doğuracak, bu da bir yargıkoluna ait işleminin başka bir yargı kolu tarafındandenetimi anlamına gelecektir.
Dolayısıyla adlîmahkeme tarafından tesis edilen ve öncesinden gelen adlîsüreçten kaynaklanan süre belgesi tanzimine ilişkinişlemin "adlî-idarî" bir işlem olduğusonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; Mahkemekararlarının infazı işi, teknik açıdanidarî iş kapsamında kalmaktadır. Ancak yargı erkinedair idarî işler, "adlî-idarî işler" ve"idarî-idarî işler" olmak üzere iki kısmaayrılmaktadır ki; mahkûmiyetin infazına dair işler,"adlî-idarî iş" kapsamında kalmaktadır .
Bu durumda; ceza mahkemesikararının infazına dair müddetnâmeden kaynaklıuyuşmazlığın adlî yargı mahkemelerindegörülmesi gerekmektedir.
Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesi'nin (Hukuk Bölümü'nün) 26.01.2015 tarih ve E:2015/9, K: 2015/17 sayılı kararı da bu yöndedir...''
III. İLGİLİ HUKUK
5.4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “Amaç ve kapsam”başlıklı 1. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunun amacı, infazhâkimliklerinin kuruluş, görev, çalışma esasve usullerini düzenlemektir.
Bu Kanun, ceza infaz kurumlarıve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkındayapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyetsavcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleriincelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinininfazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesigerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilendiğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infazhâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.”
6.4675 sayılı Kanun'un “İnfazHâkimliklerinin Görevleri” başlıklı4. maddesi şöyledir:
“ İnfazhâkimliklerinin görevleri şunlardır:
...
2. Hükümlülerincezalarının infazı, müşahadeye tâbitutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin,sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibiişlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek vekarara bağlamak.
...''
7.4675 sayılı Kanun'un“İnfazhâkimliğine şikâyet ve usulü”başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Ceza infaz kurumları vetutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılanişlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyetsavcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuathükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bukarar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihtenitibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihtenitibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infazhâkimliğine başvurulabilir.
Şikâyet, dilekçeile doğrudan doğruya infaz hâkimliğineyapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığıveya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıylada yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışındayapılan başvurular hemen ve en geç üç güniçinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlüyapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir suretibaşvurana verilir.
Şikâyet yoluna, kendisiile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya daeşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahipçocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisiveya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.
Şikâyet yolunabaşvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veyafaaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimigiderilmesi güç veya imkansız sonuçlarındoğması ve karar, işlem veya faaliyetinaçıkça hukuka aykırı olmasıkoşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar,işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına kararverebilir."
8.4675 sayılı Kanun'un “İnfazHâkimliğince Şikâyet Üzerine Verilen Kararlar”başlıklı 6. maddesi şöyledir:
"Şikâyetbaşvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesindensonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanıdışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşıya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsainfaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder;şikâyet başvurusu başka bir yargı merciiningörevi içerisinde ise o mercie gönderir.
Şikâyet başvurusuüzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosyaüzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerekgördüğünde karar vermeden önce şikâyetkonusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırmayapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infazkurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının dayazılı görüşünü alır. Disiplincezasına karşı yapılan şikâyet üzerineinfaz hâkimi, hükümlü veya tutuklununsavunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıpdeğerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlüveya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesiniibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatıaracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekligörmesi durumunda hükümlü veya tutuklununsavunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.
İnfaz hâkimi, incelemesonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerindegörürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptalineya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.
İnfaz hâkimi, bu Kanundahüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme veişlemlerini yürütür ve kararını verir.
İnfaz hâkimininkararlarına karşı şikâyetçi veya ilgiliCumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren yedigün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itirazyoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabiolduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.
İtiraz, infaz hakimliğininyargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesineyapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemeninüyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz."
9.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun'un ''CumhuriyetBaşsavcılığınca yapılacak işlemler'' başlıklı20. maddesi şöyledir:
''(1) Hapis cezasınıiçeren kesinleşmiş mahkûmiyet kararları, mahkemece,hangi hükümlü ve hangi cezanın infazına ilişkinolduğu açıkça belirtilmek suretiyle CumhuriyetBaşsavcılığına verilir.
(2) CumhuriyetBaşsavcılığınca infaz defterine kaydedilenilâmdaki cezanın süresi gözetilerek hükümlühakkında çağrı kâğıdı veya yakalamaemri çıkarılır.
(3) Çağrıkâğıdı, hükümde gösterilen adresetebliğ edilir. Hükümlü, adres değişikliklerinimahkemeye veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür.Aksi hâlde hükümde gösterilen adreste yapılantebligat geçerlidir.
(4) Hükümlüye,Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infazkurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ileceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkinbulunduğunu belirten bir belge verilir.''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
10.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan05/02/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargı ve adliyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacı vekilininistemi üzerine mahkemece UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
11.Raportör-HâkimGülay DOĞAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
12.Dava, davacının hükümlü olarak bulunduğuKapalı Ceza İnfaz Kurumunda geçirdiği infazsürecinde hatalı müddetname düzenlenmesi nedeniyle20/01/2014 tarihinde tahliye olması gerekirken 31/08/2016 tarihindetahliye edildiği ve yaklaşık 2 yıl 8 ay haksız vehukuki dayanaktan yoksun olarak özgürlüğünden mahrumedilerek hürriyetinin mevzuata aykırı olarakkısıtlandığı iddiası ile uğranılanzararın giderilmesi istemiyle açılmıştır.
13.Müddetname 5275 sayılı Kanunu’nun 20/4. maddesindetanımlanmıştır. Madde hükmü uyarınca bubelgede hükümlünün ceza infaz kurumunaalındığı tarih, salıverileceği tarih, cezasüresi ve infaz olunan cezanın hangi hükme ilişkinolduğunu gösteren belgeye denir. Hükümlü ceza infazkurumuna alınırken yukarıda belirtilen şartlara uygunolarak düzenlenen belgenin hükümlüye tebliğ edilmesigerekmektedir.
14.Olayda; davacı iddiası, yukarıda hükümlerine yerverilen 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun4. maddesinde yer alan "...Hükümlülerincezalarının infazı ...” işlemineilişkin olup, bu şikayetleri incelemenin ve kararabağlamanın İnfaz Hâkimliğinin görevindeolduğu düzenlemesine istinaden, bu konulardaki şikayetlerebakmakla adli yargı yerinin görevli olduğubelirlendiğinden, aynı şikayetten kaynaklanan tazminat istemlidavalara da adli yargı yerinde bakılacağı, ancak;Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargı içerisinde hangiyargı merciinin bu davalara bakmakla görevli olduğu hususundakarar verme yetkisi bulunmadığı gözetildiğinde, bubelirlemenin ilgili yargı kolunun kendi içerisindeyapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
15.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2016 tarih ve E.2016/291,K.2016/403 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Malatya1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2016 tarih ve E.2016/291, K.2016/403sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
05/02/2024tarihinde,OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN