T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/545
KARAR NO : 2024/40
KARAR TR : 05/02/2024
ÖZET: Kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olan İSKİ'nin, hizmet kusurundan kaynaklanan zararın tazmini isteminin ilamsız icra takibine konu edilemeyeceği ve açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : ... Elek.Dağ.A.Ş.
Vekili : Av. M.Y.Ç
Davalı : İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ)
Vekili : Av. A.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davalı tarafından yapılançalışmalar sırasında gereken dikkat ve özeningösterilmemesi nedeniyle, müvekili şirketin enerjidağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasarverildiğini, oluşan bu altyapı zararınınonarımı için kullanılan malzeme, montaj,işçilik ve diğer bedellerin ödenmemesi üzerinedavalı borçlu aleyhine İstanbul 23. İcraMüdürlüğünün E.2020/11615, E.2020/11619 veE.2020/11620 sayılı dosyalarında toplam 20.141,67 TLalacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığını,davalının itirazı üzerine takibin durduğunubelirterek, vaki itirazların iptaline, %20'den az olmamak üzere icrainkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 25/04/2022tarih ve E.2022/398, K.2022/459 sayılı kararı ile,yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nin 114/1-b ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Bu kapsamda somutolayımıza baktığımızda; dava, davalı idaretarafından altyapı çalışmalarısırasında, davacı şirkete ait tesislere verilenzararın tazmini amacıyla davalı aleyhine yapılan icratakibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dolayısıile kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararıntazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının tespitini gerektirmektedir. Buhususların tespiti ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgilimaddesikapsamında bulunan tam yargı davasının görümve çözümünde idari yargı yeri görevliolduğu anlaşılmaktadır. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesinin 05/04/2021 tarih, 2021/28 esas, 2021/144 karar sayılı,29/11/2021 tarih, 2021/602 esas, 2021/612 karar sayılı, 27/12/2021tarih, 2021/608 esas, 2021/680 karar sayılı yakın tarihliilamları da bu yönde olup, Uyuşmazlık Mahkemesikararlarının tüm yargı organları bakımındanbağlayıcı niteliği de dikkate alınarak davanınyargı yolu (İdare Mahkemelerinin Görevli Olması Nedeniyle)dava şartı yokluğundanHMK.114/1-b ve 115/2. maddeleriuyarınca usulden reddine..."
3.Davacı vekili bu kez, 19/11/2019 tarihinde şirket tesislerine verilen5.710.12 TL maddi zararın, zarar tarihinden itibaren yasal faizi ilebirlikte tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 02/10/2023tarih ve E.2023/491 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava dosyasınınincelenmesinden; ... Elek.Dağ.A.Ş. Avcılar İşletme Müdürlüğühizmet sahası içinde bulunan İstanbul ili, Esenyurtilçesi, İstiklal Mahallesi, Kaktüs Sokak No:12 adresinde19.11.2019 tarihinde İSKİ Genel Müdürlüğütarafından yapılan kazı çalışmasıesnasında davacı şirkete ait enerji dağıtımaltyapısına zarar verildiğinden bahisle aynıgünlü hasar tespit tutanağının düzenlenmesinitakiben, uğranıldığı iddia olunan maddizararların karşılanması istemiyle davacı şirkettarafından 07.01.2020 tarihinde davalı idareye başvurudabulunulduğu, anılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnenreddi üzerine altyapının onarılması içinkullanılan malzeme ve işçilik bedellerinekarşılık 5.323,23-TL hasar bedeli ve 386,89-TL KDV bedelindenoluşan toplam 5.710,12-TL maddi zararın olayıngerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın,davacı şirketin yetki ve sorumluluğunda bulunan enerjidağıtım altyapısına davalı yanın kusurlu altyapı faaliyeti esnasında zarar verdiği ve uğranılan buzararın davacı tarafından karşılanmak durumundakalındığından bahisle haksız fiile dayalıuğranılan zararın tazmini isteminden kaynaklandığıanlaşılmaktadır.
Davalı kamu kurumu olup kamuhizmeti niteliğindeki çalışmalarını özelhukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılıTürk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesine göre; kendi kuruluşkanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göreyönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, ilözel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzelkişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarınındahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
2560 sayılı İstanbulSu ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğünün Kuruluş ve GörevleriHakkında Kanunda, İSKİ GenelMüdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu vegenel müdürlük ile yönetileceği, denetçilerivasıtasıyla denetleneceği, yıllıkçalışma ve yatırımlarınınbilançolarda belirlenerek genel kurulun onayınasunulacağı ve bütçesinin kamu iktisaditeşebbüslerinde uygulanan bütçe formülündedüzenleneceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, İstanbul Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün de2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamuhizmeti yaptığı ancak, çalışmalarınınözel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacirsıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Bu durumda, davanın,davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetindenkaynaklı bedele ilişkin olarakaçıldığının anlaşılmasıkarşısında görüm ve çözümünde,yukarıda yer verilen kanun hükümleri ile yapılanaçıklamalar ve yerleşik yargısal uygulamalarçerçevesinde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
Nitekim, Yargıtay Hukuk GenelKurulunun 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 günve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 18/04/2018 tarih E.2015/15610, K.2018/4235 sayılıkararları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarihE.2023/757, K.2023/678 ile 15/03/2023 tarih E.2023/645, K.2023/814sayılı kararları da aynı doğrultudadır."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5. Anayasa'nın125. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; idari eylem veişlemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır.
7.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun'un "Kuruluş"başlıklı 1. maddesişöyledir:
"(Değişik:7/2/1983-KHK 56/1 md.; Aynen kabul: 23/5/1984 - 3009/1 md.)
İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyonhizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlütesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmeküzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü kurulmuştur.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü bu Kanunda İSKİ olarakanılır.
Genel Müdürlüğün hizmeti, İstanbulBüyük Şehir Belediyesinin görev alanı ilesınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığısu kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler,büyük şehir belediye sınırlarıdışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür.Ayrıca Cumhurbaşkanı anasistem ile ilgili başka belediye veköylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu GenelMüdürlüğe verebilir.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul BüyükŞehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli vekamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİpersoneli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuhükümlerine tabidir."
8. 2560 sayılı Kanun'un "Görev ve yetkiler"başlıklı 2. maddesişöyledir:
"İSKİ'nin görevve yetkileri şunlardır:
a) İçme, kullanma ve endüstri suyuihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yerüstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaçsahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelereulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesiniyapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veyakurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunlarınbakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekliyenilemelere girişmek,
b) Kullanılmış sular ile yağışsularının toplanması, yerleşim yerlerindenuzaklaştırılması ve zararsız bir biçimdeboşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yenidenyararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu sularıntoplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar hertürlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak;gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak;kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım veonarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemeleregirişmek,
c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl,akarsu kıyılarının ve yeraltı sularınınkullanılmış sularlave endüstri artıkları ilekirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasınayol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerdebulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik,idari ve hukuki tedbiri almak,
d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindekibelediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardakiyetkileri kullanmak,
e) Her türlü taşınır ve taşınmaz malısatın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamışaraç ve gereçleri satmak, İSKİ'nin hizmetleriyle ilgilitesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özelkuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatlakurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,
f) Kuruluş amacına dönük çalışmalarıngerekli kılması halinde her türlü taşınmazmalı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesisetmek."
9.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Para borcu ve teminat için takip" başlıklı 42. maddesinin üçüncüfıkrası şöyledir:
"(Ek fıkra:15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdariyargının görev alanına giren konularda ilamsız takipyoluna başvurulamaz."
10.2004 sayılı Kanun'un Geçici 13. maddesi şöyledir:
"(Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/9 md.)
İdari yargınıngörev alanına giren konularda, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten öncebaşlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında,talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddeninüçüncü fıkrası uyarınca dosyaüzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıyaresen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararınıntebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yolunabaşvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesindenitibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde davaaçılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşmekararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin kararkesinleşmeden takibe devam edilemez.
Birinci fıkra kapsamındakiilamsız icra takipleri hakkında açılmışitirazın iptali veya itirazın kaldırılmasıdavalarında talep üzerine, karar verilmesine yerolmadığına karar verilir. Tarafların yaptığıtakip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerindebırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takipdosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takiphakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır."
B. Yargı Kararları
11.Anayasa Mahkemesinin itiraz başvurusu sonucu vermiş olduğu22/10/2020 tarihli ve E.2020/78, K.2020/59 sayılı kararınıngerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"...2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu'nun 42. maddesinin üçüncüfıkrasında 'İdari yargının görev alanınagiren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.', geçici13. maddesinde ise 'îdari yargının görev alanınagiren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten önce başlatılmış ilamsız icra takiplerihakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddeninüçüncü fıkrası uyarınca dosyaüzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıyaresen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararınıntebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yolunabaşvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesindenitibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde davaaçılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşmekararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin kararkesinleşmeden takibe devam edilemez./ Birinci fıkra kapsamındakiilamsız icra takipleri hakkında açılmışitirazın iptali veya itirazın kaldırılması davalarındatalep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına kararverilir. Tarafların yaptığı takip ve yargılamagiderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bukararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icramüdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birincifıkra uyarınca işlem yapılır. ' hükümlerineyer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 16/10/2018 tarihli veE.2017/4-1458, K.2018/1437 sayılı kararında idariyargının görev alanına giren konulara ilişkinuyuşmazlıkların itirazın iptali davası yoluylagörülmesinin mümkün olmadığına ve buuyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesigerektiğine karar vermiştir.
Açıklanan nedenlerlebakılmakta olan uyuşmazlık idari yargı mercileritarafından çözülmesi gereken bir uyuşmazlıkolup itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bu uyuşmazlığabakma görevi bulunmamaktadır..."
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli ve E.2021/28, K.2021/144sayılı kararında, özetle; "2004 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 3. fıkrasındayapılan değişiklikve Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli veE.2020/78, K.2020/59 sayılı kararı doğrultusunda; idariyargının görev alanına giren konulara ilişkinuyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluylagörülmesi mümkün olmadığından Mahkemeceiçtihat değişikliğine gidildiği ve davalıidarenin (İSKİ) hizmet kusuru nedeniyle uğranılanzararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiğine" kararverilmiştir.
13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1459,K.2018/1437 sayılı kararında, özetle; "İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı tarafından yapılan yol vekaldırım çalışmaları sırasındadavacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zararverildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itirazüzerine açılan itirazın iptali davasının 2004sayılı Kanun'un42. ve geçici 13. maddeleri uyarıncayargı yolunun caiz olmadığına ve buuyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesigerektiğine" hükmetmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan05/02/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince,Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulduğu, adli ve idariyargı yerlerinde ortak talep olan 5.710,12 TL yönündengörev uyuşmazlığının doğduğu, idariyargı dosyasının ekinde adli yargı dosyasının dayer aldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
15.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
16.Dava, adli yargı yerinde davacı şirkete ait alt yapıtesisine hasar verildiğinden bahisle meydana gelen maddi zararıntahsili maksadıyla başlatılan ilamsız icra takibinedavalının itirazı sonucu takibin durması üzerine, vakiitirazın iptali ile zararın hasar tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle; idari yargıyerinde ise, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
17.Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşikiçtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haizİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün(İSKİ) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icratakibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konuedilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
18.Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararıntazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesikapsamında bulunan tam yargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yeri görevlibulunmaktadır.
19.Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülenzararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak;İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 02/10/2023 tarih ve E.2023/491sayılı başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 02/10/2023 tarih ve E.2023/491sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
05/02/2024tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN ve AhmetARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,davacıya ait tesislere hasar verildiğinden bahisle meydana gelenmaddi zararın cebren tahsili maksadıyla başlatılan icratakibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İSKİ(İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) GenelMüdürlüğü 2560 sayılı Kanun ilekurulmuş, Türk Ticaret Kanununda öngörülenbiçimde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen birkamu kuruluşu olması yanında, ticari şekilde veya iktisadiesaslara göre işletilmektedir. Diğer yönden davaya konutazminat istemi haksız fiilden kaynaklanmakta olup özel hukukhükümleri uygulanacağından davanın adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiğidüşüncemizle sayın çoğunluğun aksiyöndeki görüşüne katılmamaktayız.
Üye
Doğan AĞIRMAN
KARŞIOY
Dava,davacıya ait tesislere hasar verildiğinden bahisle meydana gelenmaddi zararın cebren tahsili maksadıyla başlatılan icratakibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İSKİ(İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) GenelMüdürlüğü 2560 sayılı Kanun ilekurulmuş, Türk Ticaret Kanununda öngörülenbiçimde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen birkamu kuruluşu olması yanında, ticari şekilde veya iktisadiesaslara göre işletilmekte; yaptığı işleritibarıyla da ticarethane sayılmakta ve sonucu itibariyle deçok açık biçimde tacir sıfatınıtaşımakta olduğu; özel hukuk hükümlerine tabi veticari şekilde işletilen, tacir sıfatınıtaşıyan davalı İSKİ'nin haksız fiilindenkaynaklanan eldeki davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinidüşündüğümden sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum.
Üye
NilgünTAŞ
KARŞIOY
Dava;davalı tarafından yapılan çalışmasırasında davacı şirkete ait tesislere hasar verilmesinedeniyle, meydana gelen maddi zararın cebren tahsili amacıylailamsız takip yapıldığı, davalınınitirazı üzerine takibin durdurulduğundan bahisle, itirazıniptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
2004sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun“İlamsız takip” başlıklıÜçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icradairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş; değişik 60. maddesinegöre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödemeemri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkinhükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede,süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır.
İtiraznedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazıniptali için Kanun'da iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, İkincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasınıistemektir.
İncelenenuyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından,değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyleitirazın iptali davası açılmıştır.
Sözkonusu 67. madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.),“(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihindenitibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
(Değişik:9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazınınhaksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksızve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğertarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın vehükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veyahükmolunan meblağın yüzde kırkındanaşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtirazeden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkındatazminat hükmolunması kötü niyetin sübutunabağlıdır.
Birincifıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçirenalacaklının umumi hükümler dairesindealacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ekfıkra:2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkartazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeritazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esasalınır.” hükümlerini taşımaktadır.
AnılanKanun'un değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında,“Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icradairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmüyazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile,icra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımındanbağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması vetakip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasınınasliye mahkemesinde görülmesi gerektiğiaçıktır.
Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde,idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmıştır.
Buduruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik67. maddesine göre açılan itirazın iptalidavasının görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu gibi olayda davalı idarenin,herhangi bir projeye veya plana dayalı olmaksızın, davacışirkete ait enerji dağıtım altyapısına zararverdiğinden bahisle meydana geldiği ileri sürülenzararın tazmini istemiyle açılan davanın haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılacağı ve özelhukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığından davanıngörüm ve çözümünün adli yargıyerlerine ait bulunduğu oyu ile davanın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum.
Ahmet ARSLAN
Üye