T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/137
KARAR NO : 2024/116
KARAR TR : 01/04/2024
ÖZET: Bahçe vasfında olan ve sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazın fiilen kullanılamaması nedeniyle belirlenen kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Adli Yargıda
Davacılar : 1-A. A. 2- M. A.
İdari Yargıda
Davacılar :1- A.A.M. A.Mirasçıları 2) S. A. 3) Z. A. 4) H. A. 5) D. A. 6) A. A.
Vekili : Av. N. A.
AdliYargıda
Davalı :Milli Savunma Bakanlığı
Vekili :Av. E. A.
İdari Yargıda
Davalılar : 1-MilliSavunma Bakanlığı
2- İçişleriBakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacılar vekili, müvekkillerinin ... ili, ... ilçesi, ...Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın malikleriolduğunu, yapılan sınır duvarı nedeniyle bahçevasfındaki bu taşınmazın sınırduvarının arkasında bırakıldığını,2016 yılından itibaren taşınmazlara haksız olarak elatıldığını ve haksız fiilin devam ettiğini,kamulaştırma yapılmadığını, maddizararının oluştuğunu ileri sürerek,taşınmazlara el atmanın tespitine, şimdilik 20 TLkamulaştırma, 10 TL ağaç ve 20 TL ecrimisil bedeli olmaküzere toplam 50 TL tazminatın, dava tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 17/07/2023tarih ve E.2022/475 K.2023/702 sayılı kararı ile,sınır duvarı yapılmasından dolayı davacılaraait taşınmaza ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazların tamamınınsınır duvarının diğer tarafındakaldığı, fiili bir el atmanın bulunmadığı,kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelenzararın hizmet kusurunu oluşturucağı, 2577 sayılıKanun'un 2. maddesi gereğince idare aleyhine açılacak tamyargı davalarında görevli mahkemenin idari yargıolduğu gerekçesiyle, yargı yolu caizolmadığından, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b maddesiuyarınca, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"...Kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunumun 2. maddesinde 'idari dava türleri' arasındasayılan 'idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası' kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.
Dava konusu sınırduvarının devamı niteliğinde olan Ağrı ilindebulunan sınır duvarı hakkında verilen Yargıtay 5.Hukuk Daire'sinin 28/04/2022 tarihli 2022/1239 Esas, 2022/7815 Kararsayılı kararı 'Davalı idare tarafından, dava konusutaşınmazın bulunduğu bölgede ... İli, AcilSınır Fiziki Güvenlik Sistemi Projesi kapsamındasınıra duvar yapıldığı, davacıya ait ...Köyü, ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların yapılan duvarın arkasındakaldığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafındandava konusu taşınmazlara doğrudan el atılmamış veüzerinde çalışma yapılmamıştır.
11/02/1959 gün ve1958/17-1959/15 sayılı Yargıtay İçtihadıBirleştirme kararında belirtildiği gibi; kamulaştırmayetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlar üzerine plan ve projelereuygun olmak üzere tesisler yaptırmış olmaları veyatesisleri kullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiylekişilerin uğramış oldukları zararlara ilişkindavalar idari nitelikte olup bu tür davaların idari yargıdagörülmesi gerektiği gözetilip idari yargınıngörevli olması sebebiyle dava şartı yokluğundandavanın usulden reddine verilmesi gerekirken, yazılışekilde karar verilmesi' şeklindedir.
Uyuşmazlık Mahkemesi'ninbenzer mahiyetteki 06.04.2015 tarih, 2015/201 Esas ve 2015/217 Kararsayılı kararında 'Anayasanın 125 inci maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk,aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurununhizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçtığında kuşku bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinde 'idari dava türleri' arasındasayılan 'idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası' kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.' şeklindedeğerlendirmede bulunulmuştur.
Dava dilekçesi, cevapdilekçesi, yerleşik içtihatlar, davalıtaşınmazın sınır duvarının diğertarafında olduğuna ilişkin fen bilirkişi raporu iletüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;sınır duvarı yapılmasından dolayı davacıyaait taşınmaza ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazın tamamınınsınır duvarının diğer tarafındakaldığı, fiili bir el atmanın bulunmadığı,kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelenzararın hizmet kusurunu oluşturucağı, 2577 sayılıKanun'un 2. maddesi hükmü gereğince idare aleyhineaçılacak tam yargı davalarında görevli mahkemenin idariyargı olduğunun da açık olduğudeğerlendirilerek HMK m. 114/1 -b ve 115/2 hükmü uyarıncayargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın davaşartı yokluğundan usulden reddine..."
3.Davacılar vekili aynı hukuki sebeplerle, 50 TL taşınmaziçin, 50 TL ecrimisil ve 50 TL ağaç bedeli olmaküzere toplam 150 TL tazminatın davalılardan tahsili istemiyle,bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Van 2. İdare Mahkemesi 22/01/2024 tarih veE.2023/3201 sayılı kararı ile, dava konusutaşınmaza güvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilenel atıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava dosyasınınincelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... ada ...parsel sayılı taşınmazlarına, yapılansınır güvenlik duvarı nedeniyle erişim vekullanım imkanı kalmadığından bahisle fazlayailişkin hakları saklı kalmak üzere,kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı olaraktaşınmazın bedeli için 50,00-TL (Elli Türk Lirası),taşınmazın duvar yapımından beri tarımsalamaçlıkullanılamaması sebebi ile uğranılanzarar için 50,00-TL (Elli Türk Lirası) ve taşınmazdabulunan ağaçların bedeli için 50,00-TL (Elli TürkLirası) olmak üzereşimdilik toplam 150,00-TL (Yüz elliTürk Lirası) tazminatın ödenmesine karar verilmesiistemiyle görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
İdarelerce kişilerintaşınmazlarının herhangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın fiilen kamusal işlevlerdekullanılması anlamına gelen fiili el atma durumuna ilişkindavaların adli yargı mahkemelerindeçözümleneceği; dava konusu taşınmazlara, güvenlikduvarı çekilmesi suretiyle fiilen el atıldığı,fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirmekte olduğu, kaldı ki malikin mülkiyet hakkındankaynaklı bedele ilişkin diğer davaların da adliyargıda görüleceği anlaşıldığındandavanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucunaulaşılmaktadır."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
6.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile Genelkurmay Başkanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
7.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dışsınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadarolan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren hertürlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerininaçılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır,özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askerigüvenlik bölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri vehassasiyeti dikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülkiamirler tarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 - 4188/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiğikişilerden başkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürününyetiştirileceğine mahalli mülki amirler tarafından kararverilebilir."
8.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliğinin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5)Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki sukaynaklarından faydalanmalarına izin verebilir ve geçişyollarını tespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanlarınuyması gereken kuralları ve bölgeye girişkapıları ile geçiş yollarını yapacağıbir talimat ile tesbit eder. Su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanacak olanlara yetkili komutanlıkça,fotoğraf ve parmak izini ihtiva eden izin belgeleri düzenlenir veyapılması yasak olan davranışlar imza mukabili tebliğedilir. Bu kişiler bu bölgelerden yararlanmalarısırasında kimlik belgeleri ile izin belgelerini birlikte yanlarındataşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesiGenelkurmay Başkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür. Eski eserleri ve doğal kaynaklarıaraştırmayı,işletmeyi planlayan veya TürkiyeCumhuriyeti ve yabancı uyruklularca düşünülenaraştırma ve işletmeyi denetlemekle yükümlü olanilgili kuruluş,isteğini Genelkurmay Başkanlığınagönderir. Genelkurmay Başkanlığıncaaraştırma veya işletmeye izin verilip verilmediği isteksahibi kuruluşa ve yetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır.''
9.Yönetmeliğin "Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" başlıklı 24.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanmasıtaşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.Valilik iznine tabi hususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncımaddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğinceoluşturulan komisyon tarafından taşınmaz edinimi ya dakiralamanın ülke güvenliğine uygunluğudeğerlendirilerek karara bağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
10.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânlarıdâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
11.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdandava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına amme teşekkülünündilediği gibi el atma hakkı bulunmadığı ve plan veprojelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyacagöre el atılabilmesini gerektirecek esaslar konulamayacağıcihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davasısayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
12.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23/09/1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda,“olayda mülkiyet hakkınadoğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilenyasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkınözüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662 K.2010/651sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
14.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan veaskerî tesise sınır olmayan diğertaşınmazların imara açıldığı, butaşınmazlara yapılaşma izni verildiği hâldeaskerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniylebaşvurucuların taşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamumakamları, kamulaştırılmasına gerek görmedikleribu durumdaki taşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazların kamulaştırılmasıveya bedelinin tamamına hükmedilmesi gerektiğinden sözedilemez ise de çevresinde bulunan taşınmazlar imaraaçıldığı hâlde askerî güvenlik bölgesişerhi nedeniyle imara açılamayan ve fiilîyapılaşma yasağı da uygulanan taşınmazlarnedeniyle başvurucuların bir zararlarının olduğuaçıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan01/04/2024tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde, adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiğive usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hakim Süleyman ARIDURU'nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
17.Dava, davacılara ait bahçe niteliğindeki dava konusu ... ili,... ilçesi, ... köyü ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazın tapu kaydında "1. Derece Askeri Yasak Bölge" şerhininbulunduğu, bu bölgeye güvenlik duvarıçekildiği, taşınmazın askeri yasak bölgeiçerisinde kalması nedeniyle kullanıma elverişsiz halegeldiği ancak kamulaştırılmadığı ilerisürülerek, kamulaştırma, ağaç ve ecrimisilbedelinin tazminen ödenmesi istemiyle açılmıştır.
18.Dosyanın incelenmesinden; davacıların ... ili, ...ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazın malikleri olduğu, taşınmazınaskeri bölge içerisinde kaldığı, çekilengüvenlik duvarı nedeniyle taşınmazın bahçevasfını yitirdiği ve kullanım imkânınınkalmadığı, ancak kamulaştırma işleminin deyapılmadığının ileri sürüldüğü;adli yargı yerince yapılan keşif ve alınan bilirkişiraporuna göre, dava konusu taşınmazın yapılangüvenlik duvarının arkasında ve askeri yasak bölge içerisindekalması nedeniyle taşınmazlara ulaşımınmümkün olmadığının tespit edildiği, yineKanun'da ve Yönetmelikte 1. Derece Askeri Yasak Bölgeler içinkamulaştırılma zorunluluğu bulunduğu haldetaşınmazda kamulaştırma işlemlerinin dava tarihiitibarıyla yerine getirilmediği, taşınmazın bazıkısıtlamalara maruz kaldığı ve bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belliolmadığı anlaşılmıştır.
19.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
20.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
21.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı RG'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür." hükmü veuygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Van2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Yüksekova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/07/2023 tarih ve E.2022/475, K.2023/702sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Van 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Yüksekova1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/07/2023 tarih ve E.2022/475, K.2023/702sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
01/04/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN