T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/25
KARAR NO : 2024/145
KARAR TR : 01/04/2024
ÖZET: 01/10/2008 tarihinde 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmadığı anlaşılan davacının, askerlik hizmetinin ifası sırasında askerliğe elverişsiz hale geldiği gerekçesiyle terhis edildiğinden vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle açtığı davada, 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğu hk.
KA R A R
Davacı : E. Ç.
Vekili : Av. M. Y. Ş.
Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekilleri : Av. A. T. A.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin Kara KuvvetleriKomutanlığı emrinde görev yapmakta iken, görevesnasında askerlik görevinin sebep ve tesiri ile hastalanarak hakkında"Askerliğe elverişlideğildir" kararı verilerek terhisi nedeniyle, vazifemalullüğü aylığı bağlanması talebiyleyapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin davalıidare işleminin iptali ve tarafına vazife malulü emekliaylığı bağlanması istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Ankara 33. İş Mahkemesi 23/05/2023 tarih veE.2020/157, K.2023/153 sayılı kararı ile, yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nin 114/1-b maddesi uyarıncadavanın usulden reddine karar vermiş, tarafların istinafetmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe girmiş olup Yasa'nın 101.maddesinegöre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
5510 sayılı Yasa'nın"5434 sayılı Kanuna İlişkin GeçişHükümleri" başlıklı Geçici 4.maddesinin4.fıkrasına göre "Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerinetabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabiolarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunlarındul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır."
5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıylaiptal isteminin reddine karar vermiştir. Anayasa'nın 153/sonmaddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetedeyayımlanır ve yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileribağlar. Anayasa Mahkemesi kararları ile ilgili doktrindekiağırlıklı görüş; Anayasa Mahkemesikararlarının gerekçesinin de bağlayıcıolduğu yönündedir.
17.4.2008 günlü 5754sayılı “Sosyal Sigortalar Ve Genel SağlıkSigortası Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ileAnayasa Mahkemesi’nin 15.12.2006 günlü, E.2006/111, K.2006/112sayılı iptal kararı doğrultusunda 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun’aeklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarih itibariyle bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır.
5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaklar vebunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalısayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır.
5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almaktaolanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleleridari işlem niteliğini korumaya devam edeceğinden bunlarailişkin ihtilaflarda idari yargının görevli olmaya devamedecektir.
Öte yandan UyuşmazlıkMahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Karar sayılıkararında 5510 sayılı Yasanın yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları kapsamında bulunan, emekli kamu personeli olan davacıtarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği, 5510 sayılı bu Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği sonucunavarılmıştır.
Eldeki davada da,davacının er olarak askerlik görevini yaptığısabittir. Uyuşmazlığın 5434 sayılı Yasahükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.Uyuşmazlığın çözümü de idariyargının görev alanına girdiğinden yargı yolunedeniyle davanın usülden reddine karar vermek gerekmiş,aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Uyuşmazlığınçözümü idari yargının görev alanınagirdiğinden davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine..."
3.Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Ankara 24. İdare Mahkemesi 29/11/2023 tarih ve E.2023/1045 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"... 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun"Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; "Bu Kanununkısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulamasıbakımından; c) Kamu idarelerinde; 1) Bu maddenin birincifıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro vepozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar, 2) Bu maddenin birincifıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,sözleşmeli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olmasıöngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktanvekil atananlar, sigortalı sayılırlar." hükmüne, Vazifemalullüğü" başlıklı 47. maddesininuyuşmazlığa ilişkin kısımlarında;
"(1) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında sigortalı olanlar için aşağıdakihallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır.25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalılarınvazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleridışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamuidaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veyakurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparkenya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi veişten dönüşü sırasında veya işyerindemeydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazifemalûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazifemalûlü denir. (...)
(5) Süresi içerisindebildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları,sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiylegöreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip edenaybaşından itibaren bağlanır. (Ek cümle:4/7/2012-6353/82 md.; Değişik ikinci cümle: 12/7/2013-6495/97md.) Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat veAylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılıKanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasınıgerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncımaddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden,sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya devam edenlere ise görevdenayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerekkalmaksızın sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.
(6) Vazifemalûllüğü süresi içerisinde bildirilmeyensigortalılara; kamu idareleri ya da sigortalılar veya hak sahiplerincesonradan yapılacak bildirim üzerine, vazifemalûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmalarışartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleridikkate alınmak suretiyle vazife malûllüğüaylığı bağlanır veya bağlanmış olanaylıklar düzeltilir. Bu durumda sigortalı veya hak sahiplerinebağlanacak aylık ya da aylık farklarının, vazifemalûllüğünün bildirildiği tarihe kadar olantoplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir. (...)
(8) Subay, astsubay, uzman jandarma,uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile TürkSilâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddeninbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakisigortalılardan; a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindekiharp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât vehizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c) Harpte veya harbehazırlık devresinde her çeşit düşmansilâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtıgerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında,bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
e) Barışta veyaolağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuşyapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirlegörevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki veyerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla,hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarakdenizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasındabulunanlardan denizaltıcılığın veyadalgıçlığın çeşitli sebep veetkileriyle,
f) Anayasanın 92 nci maddesiveya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleruyarınca Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığıve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarınınyabancı ülkelere gönderilmesini gerektiren durumlarda,birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurtiçinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veyayurda dönüş sırasında, vazife malûlüolanlara harp malûlü denir.
(9) Bunlardan uzman erbaş vesözleşmeli erbaş ve erlere bulundukları kademeninüç ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara bulunduklarırütbenin bir üst rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarlayarbay rütbesine kadar (yarbay hariç) bir üst rütbeninaynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay,kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbenin, buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında bulunan sigortalılara ise bir üst derecesine veyakademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerindenaylık bağlanır." hükmüne, Aynı Kanun'un 101.maddesinde; "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, buKanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür." hükmüne, Aynı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı Geçici 4. maddesininikinci fıkrasında ise; "Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerdentahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleridevam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır."hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, 01.03.1999 doğumludavacının,5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarih öncesinde mülga 5434sayılı Kanun kapsamında bir iştirakçiliğininbulunmadığı anlaşıldığından, 5510sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen Geçici 4. maddesinin2. fıkrası hükmünün olayda uygulanmaimkanının bulunmadığı ve 5510 sayılıKanun'un 101. maddesindeki düzenleme karşısında bu Kanun'unuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünde adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim; benzer bir uyuşmazlığailişkin olarak; Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 25/09/2023 tarih veE:2023/323, K:2023/583 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılıYasa'nın 19. maddesi uyarınca, görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık BağlanmasıHakkında Kanun'un "Aylıkbağlanması" başlıklı 4. maddesişöyledir:
"Bu Kanun kapsamına girenlerden;
a) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyalgüvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görevmalullüğü aylığı bağlanır.
b) Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerinalmakta oldukları aylıkları görev malullüğüaylığına dönüştürülür.
c) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görevmalullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikalettirilir.
Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendimevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, (…) (4) % 25artırılarak ödenir. (4)
d) Herhangibir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların engellihâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657sayılıDevletMemurlarıKanununundeğişik 36 ncımaddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece vekademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokulmezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. EmekliSandığınca görev malullüğüaylığı % 25 artırılarak bağlanır..."
6.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasıbakımından kişileri güvence altına almak; busigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, buhaklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanmayöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genelsağlık sigortasının işleyişi ile ilgiliusûl ve esasları düzenlemektir."
7.5510 sayılıKanun'un "Kapsam"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun; sosyal sigortalarile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri,işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanununuygulanması bakımından gerçek kişiler ile hertürlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzelkişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşlarıkapsar."
8.5510 sayılı Kanun'un "Malûlsayılma" başlıklı 25. maddesinin ilgilikısımlarışöyledir:
"...
Yedek subay, yedek astsubay veyaerbaş ve er olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harpdolayısıyla görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâhaltına alındıkları dönemde malûl olup, bumalûllükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmayamani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya engellilik hâllerisebebiyle malûllük sigortasına ilişkin hükümleruygulanmaz.
...
4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar,hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazladevam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine vedoğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarıncamalûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazifemalûlü sayılırlar.
..."
9.5510 sayılı Kanun'un "Vazifemalullüğü" başlıklı 47.maddesinin uyuşmazlığa ilişkin ilgili fıkralarışöyledir:
"(Değişik:17/4/2008-5754/27 md.)
Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında sigortalı olanlar için aşağıdakihallerde vazife malûllüğü hükümleriuygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalılarınvazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleridışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamuidaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veyakurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparkenya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi veişten dönüşü sırasında veya işyerindemeydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazifemalûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazifemalûlü denir . (...)
Süresi içerisindebildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları,sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiylegöreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşındanitibaren bağlanır. (Ek cümle: 4/7/2012-6353/82 md.;Değişik ikinci cümle: 12/7/2013-6495/97 md.) Ancak, harpmalulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanunhükümleri uygulanarak aylık bağlanmasınıgerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncımaddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden,sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya devam edenlere ise görevdenayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerekkalmaksızın sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.(...)
Vazifemalûllüğü süresi içerisinde bildirilmeyensigortalılara; kamu idareleri ya da sigortalılar veya haksahiplerince sonradan yapılacak bildirim üzerine, vazife malûllüklerininbelgelenmesi ve müstahak olmaları şartıyla, bu Kanununzamanaşımı hükümleri dikkate alınmak suretiylevazife malûllüğü aylığı bağlanırveya bağlanmış olan aylıklar düzeltilir. Bu durumdasigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak aylık ya da aylıkfarklarının, vazife malûllüğününbildirildiği tarihe kadar olan toplam tutarı Kurumca ilgili kamuidaresine ödettirilir.
(...)
Subay, astsubay, uzman jandarma,uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile TürkSilâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddeninbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakisigortalılardan;
a) Harpte fiilen ateşaltında,
b) Harpte, harp bölgelerindekiharp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât vehizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c) Harpte veya harbehazırlık devresinde her çeşit düşmansilâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtıgerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında,bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
e) Barışta veyaolağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuşyapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirlegörevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki veyerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapandalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirlegörevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıçkıtasında bulunanlardan denizaltıcılığınveya dalgıçlığın çeşitli sebep veetkileriyle,
f) Anayasanın 92 nci maddesiveya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleruyarınca Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığımensuplarının yabancı ülkelere gönderilmesinigerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerindenitibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancıülkelerde veya yurda dönüş sırasında, vazifemalûlü olanlara harp malûlü denir.
Bunlardan uzman erbaş ve sözleşmelierbaş ve erlere bulundukları kademenin üç ilerisindekikademenin, uzman jandarmalara bulundukları rütbenin bir üstrütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarla yarbay rütbesinekadar (yarbay hariç) bir üst rütbenin aynı kademesinin,yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay, kıdemli albay ile generalve amirallere bir üst rütbenin, bu Kanunun 4 üncümaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunansigortalılara ise bir üst derecesine veya kademesinekarşılık gelen prime esas kazancı üzerinden aylıkbağlanır..."
10.5510 sayılı Kanun'un"Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
11.5510 sayılı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı geçici 4.maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır."
B. Yargı Kararı
12. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada verilen AnayasaMahkemesinin 22/12/2011 tarihli ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararında,özetle;5510 sayılı Kanun'a 5754 sayılı Kanun ileeklenen geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesindenönce 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar vediğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği belirtilmiş, 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasaya aykırılıkgörülmemiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan01/04/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyasınınbirlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14.Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
15.Dava, davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığı Cizre 172.Zırhlı Tugay Komutan Yardımcılığı AskeriGazino Müdürlüğünezdindepiyade er olarak askerlikhizmetini yaptığı sırada Cizre Doktor SelahattinCizrelioğlu Devlet Hastanesi tarafından verilen 27/09/2019 tarihliraporda "Konjenital Bronşektazi"tanısı konularak askerliğe elverişliolmadığı yönünde görüş belirtilmesiüzerine, 27/09/2019 itibariyle terhis edildiğinden bahisle, vazifemalullüğü aylığı bağlanması talebiyleyapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin davalıidare işleminin iptali ve tarafına vazife malulü emekliaylığı bağlanması istemiyleaçılmıştır.
16.5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile 5434sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun bazı maddeleriyürürlükten kaldırılmış, kamu tüzelkişiliğine sahip Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı, hiç bir işleme gerek kalmaksızın,bu Kanun'un yürürlük tarihi itibarıyla, görevleri ilebirlikte, 1. maddeye dayanılarak kurulan kamu tüzelkişiliğine sahip Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmiştir.
17.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunukapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonragöreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalısigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurlarıve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretleçalışanlar, tarım işlerinde ücretleçalışanlar, kendi hesabına çalışanlar vetarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplanmıştır.
18.Dosya kapsamında bulunan davacıya ait SGK HizmetDökümünde davacının 01/10/2008 tarihinde 5434 sayılı Kanun'a tabihizmetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
19. Bu durumda, yukarıda yer verilen Kanunhükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı nazaraalındığında, uyuşmazlığın 5510sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacıya,5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi kapsamında vazife malulüaylığı bağlanıp bağlanamayacağınailişkin olduğu görülmekle, 5510 sayılı Kanun'un101. maddesindeki düzenleme karşısında bu Kanun'unuygulanmasından kaynaklanan davanın görüm veçözümünde de adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak;Ankara 24. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 33.İş Mahkemesince verilen 23/05/2023 tarih ve E.2020/157, K.2023/153sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Ankara 24. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 33.İş Mahkemesinin 23/05/2023 tarih ve E.2020/157, K.2023/153sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
01/04/2024tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN