T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/628
KARAR NO : 2024/77
KARAR TR : 04/03/2024
ÖZET: Çayır vasfında olan ve sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazın fiilen kullanılamaması nedeniyle belirlenen kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.G
Vekili : Av. A.E
Davalı : İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av. E.C
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkiline ait Ağrı ili,Doğubayazıt ilçesi, ...köyü,...mevkiinde bulunan ...ada,...parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu,İran sınırına çekilen güvenlik duvarı ilesınır arasının askeri yasak bölge ilan edildiğini,taşınmazın bu kısımda kaldığını,taşınmazın çayır vasfında olduğunu, 2019yılında çayırın sulanması ve biçilmesi içinyapılan başvuruların sonuçsuzkaldığını, ciddi anlamda maddi zararınınoluştuğunu, taşınmaza haksız olarak elatıldığını ve haksız fiilin devam ettiğini,kamulaştırma yapılmadığını ilerisürerek, taşınmazın kamulaştırılmasına, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı şimdilik 100 TLtazminatın ve 100 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 30/06/2021 tarih ve E.2021/15,K.2021/349 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kısmen kabulü ile davakonusu Ağrı ili, Doğubayazit ilçesi, ...Köyü... ada...parsel sayılı taşınmaza ilişkin değerdüşüklüğü bedeli toplamı olan 168.534,04 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıkurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiş, bukarara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi23/05/2023 tarih ve E.2021/1222, K.2023/1406 sayılı kararıile, HMK’nın 114/1-b.maddesi gereğince, yargı yolunun caizolmadığı gerekçesiyle dava şartıyokluğundan davanın usulden reddine, davalı kurumvekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararınınkaldırılarak yeniden esas hakkında hükümkurulmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Dosya kapsamındaki fenbilirkişisi raporu ve mahkeme gözlemine göre davalı idaretarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğubölgede Ağrı İli, Acil Sınır Fiziki GüvenlikSistemi Projesi kapsamında sınıra duvaryapıldığı, sınır duvarı yapılmasınedeniyle dolaylı zarar oluştuğu, dosyadaki bilirkişiraporlarına göre de dava konusu taşınmaza fiili el atmaolgusunun gerçekleşmediğininanlaşıldığı, dosyada dava konusu taşınmazasınırda fiziki güvenliği sağlama projesikapsamında sınır duvarı yapılması nedeniyle sınırduvarı ile İran Cumhuriyeti devlet sınırıarasında kalması nedeniyle taşınmazınkullanılamamasından kaynaklanan zararının talepedildiği, zararın giderilmesinde sorumluluk davalı kuruma aitolsa da 11/02/1959 gün ve 1958/17-1959/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararında belirtildiğigibi; kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlarüzerine plan ve projelere uygun olmak üzere tesisleryaptırmış olmaları veya tesisleri kullanmaları veya butesislere bakmaları sebebiyle kişilerin uğramışoldukları zararlara ilişkin davalar idari nitelikte olup bu türdavaların idari yargıda görülmesi gerektiğianlaşıldığından, HMK'nın 114/1 -b maddesigereğince dava şartı yokluğundan davacınındavasının usulden reddine karar vermek gerekirken yazılışekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğrugörülmemiştir. (Yargıtay 5. HD'nin 2022/1239 Esas,2022/7815 Karar ve 28/04/2022 tarihli ilamı da bu yöndedir.)
Ancak; bu husus yenidenyargılama yapılmasını gerektirmediğinden. Dairemizceyukarıda belirlenen gerekçeyle, HMK'nun 353/(1).b,3.maddesiuyarınca, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yenidenesas hakkında HMK’nın 114/1-b.maddesi gereğince yargıyolu caiz olmadığından, dava şartı yokluğundandavacının davasının usulden reddine dairaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
Davalı Kurum Vekilinin istinaftalebinin KABULÜNE,
Doğubayazıt 1.Asliye HukukMahkemesi'nin 30/06/2021 tarih, 2021/15 Esas ve 2021/349 Karar sayılıkararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/(1),b,3 maddesigereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
1-Davanın. HMK'nın 114/1-bmaddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından USULDENREDDİNE..."
4.Davacı vekili, aynı hukuki sebeplerle 50 TL el atma tazminatı ve50 TL ecrimisil olmak üzere toplam 100 TL bedelin davalıdan tahsiliistemiyle, bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Erzurum 3. İdare Mahkemesi 09/11/2023 tarih veE.2023/1412 sayılı kararı ile, idarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın fiilen kamusal işlevlerdekullanılması anlamına gelen fiili el atma durumuna ilişkindavaların adli yargı mahkemelerinde, imar planındataşınmazın kamu kullanımına ayrılmasıdurumuna karşılık gelen hukuki el atma davalarının iseidari yargı yerinde çözümleneceği, dava konusutaşınmaza güvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilenel atıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanın özel hukukhükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği,açılan davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...İdariyargının görev alanının tespitinde bellibaşlı üç ölçüt kabul edilmektedir.Bunlardan 'kamu gücü' ölçütüne göre,idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretmegücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tekyanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahiptir.Bu sebeple, idarenin kamu gücü kullanarak yaptığıişlemler ve eylemler, idari yargının görev alanınagirer. 'Kamu hizmeti' ölçütüne göre ise idari yargınıngörev alanı kamu hizmeti kavramıylaaçıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmeti görmekiçin yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukununalanına girmektedir, ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözüm yeri de idariyargıdır. 'Karma ölçüt'e göre ise idareninüstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamuhizmeti ölçütünü yetersizkılmıştır. Günümüzde birçok kamuhizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukukkurallarına göre yürütülmeyebaşlanmıştır. Örneğin elektrik, doğal gazdağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme gibi. Busebeple, günümüzde idari yargının görevalanının tespitinde yürütülen faaliyetinniteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemitesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özelhukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığıönem taşımaktadır. İdarenin özel hukukuaşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarakyaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargınıngörev alanına girdiği kabul edilmektedir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi,...Köyü,...Mevkii ... ada,...nolu parselde bulunantaşınmazın maliki davacı tarafından, İransınırına çekilen güvenlik duvarı nedeniyle çayırvasfındaki taşınmazını kullanamadığı vetaşınmazına fiili olarak el atıldığıiddiasıyla 50 TL el atma tazminatı ve 50 TL ecrimisil olmaküzere toplam 100 TL'nin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte tarafına iadesi istemiyle görülmekte olandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdarelerce kişilerintaşınmazlarının herhangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın fiilen kamusal işlevlerdekullanılması anlamına gelen fiili el atma durumuna ilişkindavaların adli yargı mahkemelerinde, imar planındataşınmazın kamu kullanımına ayrılmasıdurumuna karşılık gelen hukuki el atma davalarının iseidari yargı yerinde çözümleneceği açıkolmakla birlikte; anılan dava konusu taşınmaza güvenlikduvarı çekilmesi suretiyle fiilen el atıldığı,fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirmekte olduğu anlaşıldığından davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinci derecekara askeri yasak bölgeleri" başlıklı 5.maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
7.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile GenelkurmayBaşkanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayan taşınmazmallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkin esaslar ilebirinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölge içindekigeçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
8.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dışsınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadarolan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren hertürlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerininaçılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır,özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askerigüvenlik bölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri vehassasiyeti dikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülkiamirler tarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 -... 88/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiği kişilerdenbaşkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürünün yetiştirileceğinemahalli mülki amirler tarafından karar verilebilir."
9.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5)Yabancı uyruklu kişileringeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır. Bukonudaki izin talepleri, ilgili makamlarca GenelkurmayBaşkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veya Jandarma GenelKomutanlığı kanalı ile ve bölgedeki yetkilikomutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkili komutanlıkçamahallin Mülki Amirine de bilgi verilir. Bölgede bulunduklarısürece yabancılara bir refakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki sukaynaklarından faydalanmalarına izin verebilir ve geçişyollarını tespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanlarınuyması gereken kuralları ve bölgeye girişkapıları ile geçiş yollarını yapacağıbir talimat ile tesbit eder. Su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanacak olanlara yetkili komutanlıkça,fotoğraf ve parmak izini ihtiva eden izin belgeleri düzenlenir veyapılması yasak olan davranışlar imza mukabili tebliğedilir. Bu kişiler bu bölgelerden yararlanmalarısırasında kimlik belgeleri ile izin belgelerini birlikteyanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesiGenelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür. Eski eserleri vedoğal kaynakları araştırmayı,işletmeyi planlayanveya Türkiye Cumhuriyeti ve yabancı uyruklularcadüşünülen araştırma ve işletmeyidenetlemekle yükümlü olan ilgili kuruluş,isteğiniGenelkurmay Başkanlığına gönderir. GenelkurmayBaşkanlığınca araştırma veya işletmeye izinverilip verilmediği istek sahibi kuruluşa ve yetkilikomutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır.''
10.Yönetmeliğin "Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" kenarbaşlıklı 24. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanmasıtaşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.Valilik iznine tabi hususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncımaddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğinceoluşturulan komisyon tarafından taşınmaz edinimi ya dakiralamanın ülke güvenliğine uygunluğudeğerlendirilerek karara bağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendinde sözüedilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içinde yetkilimakamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
11.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir;
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkınıkullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliği yapılır/yaptırılır.(İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.:2018/111 sayılı Kararı ile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
12.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasınınmalına ihtiyaca göre el atılabilmesini gerektirecek esaslarkonulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminatdavası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
13.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23/09/1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda,“olayda mülkiyet hakkınadoğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilenyasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkınözüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
14.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662K.2010/651 sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyletaşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenineyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onuortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
15.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmeleri mümkündeğildir. Başvurucuların taşınmazlarınınbulunduğu bölgede yer alan ve askerî tesise sınırolmayan diğer taşınmazların imaraaçıldığı, bu taşınmazlarayapılaşma izni verildiği hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma, taşınmazlarındanyararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunma hak ve yetkilerininkısıtlandığı açıktır.Başvurucuların şerhin kaldırılmasına veyataşınmazların kamulaştırılmasınayönelik talepleri de kamu makamlarınca reddedilmiştir. Kamumakamlarının şerhin kaldırılması veyataşınmazların kamulaştırılması hususunda2565 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleriuyarınca takdir yetkisi bulunmaktadır. Fakat kamu makamları butakdir yetkisi kapsamında başvurucularınşikâyetlerini ortadan kaldıracak şekilde bir işlemtesis etmemiştir. Hâlbuki kamu makamları,kamulaştırılmasına gerek görmedikleri bu durumdakitaşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan04/03/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının ekinde, adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
18.Dava, nazım imar planı dışında kalan tarımarazisi niteliğindeki dava konusu Ağrı ili, Doğubayazıtilçesi, ...Köyü,...mevkiindeki ... ada,...parselsayılı taşınmazın tapu kaydında "1. Derece Askeri Yasak Bölge"şerhinin bulunduğu, bu bölgeye güvenlik duvarıçekildiği taşınmazın askeri yasak bölgeiçerisinde kalması nedeniyle tarıma elverişsiz halegeldiği ancak kamulaştırılmadığı ilerisürülerek, kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesiistemiyle açılmıştır.
19.Dosyanın incelenmesinden; davacının Ağrı ili,Doğubayazıt ilçesi, ...Köyü,...mevkiinde bulunan ...ada,...parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu,taşınmazın tamamının askeri bölgeiçerisinde kaldığı, takyidat kısmında "1. Derece Askeri Yasak Bölge"kaydının bulunduğu, İran sınırınaçekilen güvenlik duvarı nedeniyle taşınmazıntarım arazisi vasfını yitirdiği ve tarımamaçlı kullanım imkânınınkalmadığı, ancak kamulaştırma işleminindeyapılmadığının ilerisürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmaza fiilen el atmanın söz konusuolmadığı, ancak askeri bölge içerisinde kalmasınedeniyle taşınmaza ulaşımın ve tarımyapmanın mümkün olmadığının tespitedildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılma zorunluluğubulunduğu halde taşınmazda kamulaştırmaişlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazın bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belirsiz ve öngörülemez bir zamanabırakıldığı anlaşılmıştır.
20.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücü kullanaraktek yanlı irade açıklamalarıyla yapmışoldukları işlemleri, idari işlem; herhangi bir işlem ya dakarara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddifaaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idari eylemolarak tanımlanmaktadır.
21.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
22.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı RG'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür." hükmü veuygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
23.Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak,Erzurum 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarihve E.2021/1222, K.2023/1406 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Erzurum 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih veE.2021/1222, K.2023/1406 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
04/03/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Eyüp Muharrem
GÜLEÇ TAŞ SARICALAR ÜRGÜP
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN