T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/60
KARAR NO : 2024/161
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET: Alkollü olarak araç kullandığından bahisle kendisine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari para cezası verilen ve sürücü belgesine el konulan davacının; bu süreçte yaşadığı mağduriyet nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : D. C. B.
Vekili : Av. Y. C. K.
Davalılar : Çorum Valiliği
Vekili : Av. A.B.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, Osmancık Bölge Trafik ve Denetleme BüroAmirliğince 19/09/2019 tarihinde alkolmetre ile yapılanölçüm sonucunda müvekkilinin 1,38 oranındaalkollü olduğunun tespit edildiğini, müvekkilininitirazı üzerine Osmancık Devlet Hastanesinde yapılanölçümde alkol oranının 0,10 olduğuyönünde kati hekim raporu verildiğini, ancak polismemurlarınca kendi ölçüm cihazlarına itibar edilerek19/09/2019 tarih ve 0072 OSB sıra nolu ceza tutanağınındüzenlendiğini ve müvekkilinin sürücü belgesine 6ay süre ile el konulduğunu, Ankara Adli Tıp Kurumunun 26/11/2019tarihli raporu ile kanda alkol olmadığının tespitedildiğini, müvekkilinin Osmancık Sulh Ceza Hakimliğine19/09/2019 tarih ve OSB 0072 nolu idari yaptırım kararınıniptali talebi ile yaptığı başvurunun 2019/753 D.İş sayılı karar ile kabul edildiğini ve idariyaptırım kararının kaldırıldığını,müvekkilinin sürücü belgesini 22/01/2020 tarihinde teslimaldığını, ayrıca Osmancık CumhuriyetBaşsavcılığının 2019/1608 sayılısoruşturma dosyasında 12/12/2020 tarihinde trafikgüvenliğini tehlikeye sokmak suçundan takipsizlik kararıverildiğini belirterek, 19/09/2019 tarihinde haksız olarak ehliyetineel konulan ve yapılan ölçümler sebebiyle saatlercebekletilen müvekkilinin seyahat özgürlüğününkısıtlanması, alkollü araç kullandığıgerekçesi ile 6 ay boyunca sürücü belgesine elkonulması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesiamacıyla 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/09/2019 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Çorum İdare Mahkemesi 10/03/2020 tarih ve E.2020/162, K.2020/190sayılı kararı ile, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesiuyarınca uyuşmazlığın idari işlemden kaynaklananbir tam yargı davası olarak görülmesi ve idari yargıyerleri tarafından çözümlenmesi olanağıbulunmadığı gerekçesiyle, davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinafisteminde bulunulmuş, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdariDava Dairesi 13/07/2020 tarih ve E.2020/519, K.2020/619 sayılıkararı ile, söz konusu karar ve dayandığıgerekçe usul ve hukuka uygun bulunmuş olup, kararınkaldırılmasını gerektirecek bir nedengörülmediğinden yapılan istinaf başvurusunun reddinekesin olarak karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Mahkemekararının ilgili kısmı şöyledir:
"...Uyuşmazlığınniteliği idari işleme dayalı bir tam yargı davasıolmakla birlikte zararın doğmasına sebep olarak gösterilensürücü belgesinin geri alma tutanağına karşıaçılan benzer davalarda Adli ve İdari yargı yerleriarasında çıkan olumsuz görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesinin SulhCeza Mahkemesini görevli kıldığı bilinmekle,davacının sürücü belgesinin geri alınmasınailişkin tutanağın iptaline Sulh Ceza Mahkemesi tarafındankarar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla tazminat talebinindayanağı olarak gösterilen tutanağın hukuka uygun olupolmadığını inceleyen ve sonuçlandıranyargı yerinin Sulh Ceza Mahkemesi olması karşısındayukarıda açıklanan 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca uyuşmazlığınidari işlemden kaynaklanan bir tam yargı davası olarakgörülmesi ve idari yargı yerleri tarafındançözümlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda sürücübelgesinin geri alınmasına ilişkin tutanaktankaynaklandığı anlaşılan tazminat davasının,tutanağa ilişkin uyuşmazlığıçözümleyen Adli Yargı Düzeni içindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır..."
3.Davacıvekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Havza Asliye Hukuk Mahkemesi 03/02/2021 tarih ve E.2020/159, K.2021/24sayılı kararı ile, dava dilekçesinin yetkiyönünden reddi ile mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanınyetkili Çorum Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 01/09/2021 tarih veE.2021/1115, K.2021/1079 sayılı kararı ile, yerel mahkemekararının kaldırılmasına ve davanın yenidengörülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeyegönderilmesine karar vermiştir.
5.HavzaAsliye Hukuk Mahkemesi 06/04/2022 tarih ve E.2021/227, K.2022/87sayılı kararı ile, davacı tarafın sosyoekonomik durumugibi hususları nazara aldığını belirterek davanınkısmen kabul, kısmen reddine karar vermiş, bu kararakarşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
6. SamsunBölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 14/03/2023 tarih ve E.2023/15,K.2023/377 sayılı kararı ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19/2. maddesi gereğince gerekçelibaşvuru kararı ile birlikte her iki dosyayı yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesigerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne,HMK'nın 353/1-a.4 madde ve bendi uyarınca kararınkaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesiiçin dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarakkararvermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ilgilikısmı şöyledir:
"...Dava; davalı idareninhizmet kusuru bulunduğu iddiasına dayalı manevi tazminatistemine ilişkin olup, dava dilekçesinde; davalı idareninhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği belirtilen manevi zarardan sorumluolduğu ileri sürülmüştür.
Konuya ilişkin Yargıtay 4.HD'nin 12/02/2008 gün ve 2007/5589 E.-2008/1873 K. sayılıkararında özetle, "...Dava, tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karardavalı İçişleri Bakanlığı’nca temyizedilmiştir.
Davacı, trafik denetimisırasında düzenlenen alkol ölçümüneitirazının usulüne uygun olarak değerlendirilmesi sonucuhaksız yere para cezası ödemesine ve ehliyetininalınmasına neden olmak suretiyle zararauğradığını iddia ederek maddi ve manevizararının tahsilini istemiştir.
Davacının idareMahkemesine açtığı dava sonucu, alkolölçüm ve itirazlarına ilişkinöngörülen usul prosedürünün işletilmeyerekitiraz hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilenişlemde hukuka uygunluktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle2918 sayılı Yasa’nın 48/5 maddesi uyarınca verilenpara cezası ve 6 ay süreyle sürücü belgesine elkonulmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece, kabul edilentazminatın, davalı polis memuru ve davalıİçişleri Bakanlığı’ndanmüştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Trafik denetimi ve 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göreyaptırımları düzenleme işi, davalı idareye kamuyasası ile verilmiş bir görevin gereğidir. İşinkusurlu tertibi, yanlış düzenlenmesi, kötüyürütülmesi ve bunun sonucunda zarar doğmasınitelikçe hizmet kusurundan doğan bir zarardır. 11/02/1959 ve17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararının birinci bendinde belirtildiği üzere, bir kamukurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayıkararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararıyerine getirmek üzere plan ve proje yapıp, plan ve projelergereğince iş görmesi de kararın neticesi olan birer idarieylemdir.
O halde bu davaya konu edilenzararın ödetilmesi için açılacak davaya bakmagörevi idari yargı yerine aittir. Mahkemece, davalıİçişleri Bakanlığı yönünden davadilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmekgerekirken işin esasının incelenmiş olması bozmayıgerektirmiştir..." denilmiştir.
2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 19. maddesinde, "Adli, idari, askeri yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.
(Değişik ikincifıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." şeklindedüzenleme mevcuttur.
Dosya kapsamınagöre, davacı tarafından aynı talepli davanın,işbu dava açılmadan önce idari yargıdaaçıldığı, Çorum İdare Mahkemesi'nin10/03/2020 gün ve 2020/162 E.-2020/190 K. sayılı kararıile, davalının adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle davanın görev yönünden reddinekarar verildiği, sözkonusu karara karşı istinaf kanunyoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi sonucu SamsunBölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin 13/07/2020gün ve 2020/519 E.-2020/619 K. sayılı kararı ile, Çorumİdare Mahkemesi'nin 10/03/2020 gün ve 2020/162 E.-2020/190 K.sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun esastanreddine, kesin olmak üzere karar verilmiş olduğu ve UYAPSistemi'nde ve dosya kapsamında fiziki olarak bulunan sözkonusu belgeiçeriklerinde Çorum İdare Mahkemesi'nin 10/03/2020 günve 2020/162 E.-2020/190 K. sayılı kararınınkesinleştiğine dair herhangi bir kesinleşme şerhininbulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, eldeki davada,davacı tarafça davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle meydanageldiği belirtilen manevi zarardan sorumlu olduğu ilerisürülerek dava açılmış olup, kendisine ikincidava açılan Havza Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, daha önceverilen Çorum İdare Mahkemesi'nin 10/03/2020 gün ve 2020/162E.-2020/190 K. sayılı görevsizlik kararınınkesinleşip kesinleşmediğini araştırması,kesinleşme şerhli karar onaylı bir örneğini istemesive kesinleşmiş olması halinde elinde derdest bulunan işbudava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun md. 19/I), her iki dosyayıkül halinde, yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesi'ne göndermesi, verilecek kararı bekleyerek sonucunagöre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılıolduğu şekilde işin esasına girilerek karar vermişolmasının usul ve yasaya aykırı olduğugörülmüştür.(Aynı yönde, Antalya BölgeAdliye Mahkemesi 4. HD'nin 2022/2252 E.-2022/1406 K. sayılıkararı)
Bu itibarla, taraf vekillerinin istinafbaşvurularının (kamu düzenine ilişkin ve resengözetilmesi gereken) yukarıda belirtilen gerekçelerleayrı ayrı kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince esasıincelenmeksizin kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesitarafından davanın yeniden görülerek, eldeki davada,kendisine ikinci dava açılan Havza Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, dahaönce verilen Çorum İdare Mahkemesi'nin 10/03/2020 gün ve2020/162 E.-2020/190 K. sayılı görevsizlik kararınınkesinleşip kesinleşmediğini araştırması,kesinleşme şerhli karar onaylı bir örneğini istemesive kesinleşmiş olması halinde 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19/1. maddesi gereğince yerel mahkemetarafından daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı merciinin görevli olduğundan bahisle elinde derdestbulunan işbu dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak ve 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19/2. maddesi gereğincegerekçeli başvuru kararı ile birlikte her iki dosyayıkül halinde, yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesi'ne göndermesi, verilecek kararı bekleyerek sonucunagöre hüküm kurulmak üzere dosyanın yerel mahkemeyegönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre işinesasına yönelik taraf vekillerinin istinaf itirazlarının buaşamada değerlendirilmesine yer olmadığına kararvermek gerekmiştir..."
7. Havza Asliye Hukuk Mahkemesi 14/12/2023 tarih veE.2023/76 sayılı kararı ile, Samsun Bölge AdliyeMahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8.Anayasa’nın “Temel hak vehürriyetlerin korunması” başlıklı 40.maddesinin üçüncü fıkrasışöyledir:
“Kişinin, Resmîgörevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucuuğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazminedilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”
9.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç" başlıklı1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
10.2918 sayılı Kanun'un “Kapsam”başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsar
Bu Kanun, karayollarındauygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılanyerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır. "
11.2918 sayılı Kanun'un "Tanımlar”başlıklı 3.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Trafikten men: Trafik zabıtasınca, bu Kanunda belirtilen hallerde araçlailgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yereçekilerek trafikten alıkonulmasıdır."
12.2918 sayılı Kanun'un"Alkol,uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altındaaraç sürme yasağı”başlığını taşıyan48. maddesinin ilgilifıkraları şöyledir:
"(Değişik: 24/5/2013- 6487/19 md.)
Uyuşturucu veyauyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ilealkollü olan sürücülerin kara yolunda araçsürmeleri yasaktır.
Uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin kullanılıpkullanılmadığı ya da alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır.
Kişinin yaralanmalı veyaölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddihasarlı trafik kazasına karışması hâlinde,ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknikcihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ileölçüm yapılmasına müsaade etmeyen busürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adlitabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlısağlık kuruluşlarına götürülerekuyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitindekullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürükveya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlembakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrasıhariç olmak üzere uygulanır.
...
Yapılan tespit sonucunda, 0.50promilin üzerinde alkollü olarak araçkullandığı tespit edilen sürücüler hakkında,fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari paracezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreylegeri alınır. Hususi otomobil dışındakiaraçları alkollü olarak kullanan sürücülerbakımından promil alt sınırı 0.21 olarakuygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniylesürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalingerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beşyıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idaripara cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yılsüreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarakgeri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar.
...
Uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin kullanılıpkullanılmadığı ya da alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlarkullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgesi iki yıl süreyle geri alınır.
............
Alkollü olarak araçkullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihtenitibaren geriye doğru beş yıl içindesürücü belgeleri ikinci defa geri alınansürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul veesasları İçişleri, Millî Eğitim veSağlık bakanlıklarınca çıkarılacakyönetmelikte gösterilen sürücüdavranışlarını geliştirme eğitimine;üç veya üçten fazla geri alınansürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatriuzmanının muayenesine tabi tutulurlar.
Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanun'un 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır.
Bu madde hükümlerinegöre geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesiiçin; ilgili kişi hakkında trafik kurallarınaaykırılık dolayısıyla bu Kanun hükümlerinegöre verilmiş olan idari para cezalarınıntamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu veyauyarıcı madde alması nedeniyle sürücü belgesi gerialınanların ayrıca sürücü olmasındasakınca bulunmadığına dair resmi sağlıkkurumlarından alınmış sağlık kurulu raporununibraz edilmesi şarttır.
..."
13.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir:
"(Değişik:11/1/2011-6099/14 md.)
İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanun'dandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”
14.2918 sayılı Kanun'un "Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki"başlıklı 112. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(Değişik:12/7/2013-6495/20 md.)
Bu Kanun'un 6 ncı maddesindesayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği hâller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanun'un 51 inci maddesininihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin gerialınmasına yine bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılangörevliler yetkilidir.
Sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilenkesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir.
Bu Kanun'a göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştirilemez.
..."
15.2918sayılı Kanun'un “Suçve ceza tutanakları” başlıklı 114. maddesişöyledir:
“(Değişik: 18/1/1985-KHK 245/13 md.; Değiştirilerekkabul: 28/3/1985 -3176/13 md.)
(Değişik birinci fıkra : 3/5/2006 – 5495/3 md.) BuKanun'da yazılı trafik suçlarını işleyenlerhakkında yetki sınırları içinde Emniyet GenelMüdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığıpersoneli ile Ulaştırma Bakanlığının veKarayolları Genel Müdürlüğünün ilgilibirimlerinin il ve ilçe kuruluşlarında görevli ve yetkilikılınmış personelince tutanak düzenlenir.
Birkaç trafik suçununbir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı cezauygulanır.
(Değişik fıkra: 3/11/1988–3493/48 md.) Yargıyetkisine giren suçlarla ilgili tutanağın bir sureti ilgilimahkemeye 7 iş günü içinde gönderilir.
(Mülga dördüncüfıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga beşinci fıkra:12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga altıncıfıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga yedi ve sekizincifıkralar: 3/11/1988 – 3493/48 md.)
Bu maddenin uygulanmasına aitusul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
(Ek fıkra: 3/7/2003-4916/32 md.) Trafik para cezaları kredikartı ile de ödenebilir. Kredi kartı ile yapılantahsilatın saymanlık hesaplarına aktarılma süresi ileuygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
B. Yargı Kararı
16.Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147)kararının ilgili kısmı şöyledir:
“…Anayasa Mahkemesinindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.
Açıklanan nedenlerle,itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan06/05/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18.Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
19.Dava, davacının Osmancık Bölge Trafik ve DenetlemeBüro Amirliğince yapılan alkol kontrolünde hatalıölçüm yapılması ve sonrasındasürücü belgesine 6 ay el konulması sürecindeyaşadığı mağduriyet nedeniyle,uğradığı manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
20.Olayda, davacıya alkollü olarak araçkullandığından bahisle, 2918 sayılı Kanunuyarınca idari para cezası verildiği ve davacınınehliyetine geçici süre el konulduğu, davacı hakkındabu olay nedeniyle Osmancık CumhuriyetBaşsavcılığı tarafından başlatılan2019/1608 numaralı soruşturma dosyasında 12/12/2019 tarihli veK.2019/1143 sayılı kararla kovuşturma yapılmasına yerolmadığına karar verildiği; Osmancık Sulh CezaHakimliğinin 07/01/2020 tarihli ve2019/753 D. İşsayılıdosyasında ise, ehliyet belgesinin geri alınmasınailişkinOsmancık Trafik Denetleme Amirliği tarafındandüzenlenen 19/09/2019 tarih ve OSB 0072 sıra nolu tutanak iledüzenlenen idari yaptırım kararınınkaldırılmasına karar verildiği, davacının busüreçte yaşadığı mağduriyet nedeniyle uğradığımanevi zararın tazmini istemiyle bakılan davayıaçtığı anlaşılmıştır.
21.Anayasa'nınBaşlangıç kısmında öngörülenkuvvetler ayrımı ilkesi ve yargı ile ilgili 9. ve 138. maddeleridikkate alındığında, bağımsız bir erk olanyargının yargılama faaliyeti ile ilgili işlemlerinin,Anayasa'nın 125. maddesinde öngörülen idari işlemlerkapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, buyargısal işlemler nedeniyle idari yargı yolunabaşvurulabilmesine imkân yoktur. Esasen bu durum, kuvvetlerayrılığı ilkesinin tabii bir sonucudur. Cumhuriyet Savcılarıylaonlar adına işlem yapan kolluk personelinin yargılamadakifonksiyonu geniş çerçevede bir kamu hizmeti olarakdeğerlendirilse de, somut olarak, ifa edilen yargı faaliyetinin birparçası olduğunda ve yargısal işlem mahiyetinitaşıdığından kuşku bulunmamaktadır.Yargılama sürecine katkıda bulunan işlemler ya dafaaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasında da busorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içindeyapılması ve yargısal nitelikli bir işlemin idariyargı denetimi dışında tutulması gerektiğiaçıktır.
22.Dosyanın ve ilgili mevzuatın bir bütün olarak incelenipdeğerlendirilmesinden, tazminat isteminin 2918 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklandığı, ayrıca hatalıölçüm sonucu düzenlendiği ileri sürülentutanağın hukuki denetiminin de adli yargı yerindeyapıldığı gözetildiğinde, açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde de adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararların tazmini istemiyle açılanbu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
23.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Havza Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/12/2023 tarih ve E.2023/76 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Havza Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/12/2023 tarih ve E.2023/76sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE,
06/05/2024tarihindeOY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN