T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/223
KARAR NO : 2024/212
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın, 1. derece askeri yasak bölgede kalması ve bulunduğu bölgeye güvenlik duvarı çekilmesi nedeniyle tarıma elverişsiz hale geldiği ileri sürülerek, uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacılar : 1- E.E , 2- İ.E
Vekili : Av. A.E
Davalılar : 1- İçişleriBakanlığı, 2- Milli Savunma Bakanlığı,
3- Cumhurbaşkanlığı
Vekili : Huk. Müş. H.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacılar vekili, müvekkillerinin Ağrı ili,Doğubayazıt ilçesi, ...Köyü, ... ada, ... parselsayılı taşınmazın maliki olduğunu, İran sınırınaçekilen güvenlik duvarının yasak bölge ilanedildiğini, taşınmazın bu kısımdakaldığını, taşınmazın çayırvasfında olduğunu, çayırların sulanması vebiçilmesi için yapılan başvurularınsonuçsuz kaldığını, ciddi anlamda maddizararının oluştuğunu, taşınmaza haksızolarak el atıldığını ve haksız fiilin devamettiğini, kamulaştırma yapılmadığınıileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, taşınmazın kamulaştırılmasınave şimdilik 500 TL el atma tazminatı ile 500 TL ecrimisilalacağının el atma tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi31/03/2021 tarih ve E.2019/363, K.2021/202 sayılı kararı ile,davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bu kararakarşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi23/05/2023 tarih ve E.2021/916, K.2023/1402 sayılı kararıile, kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin plan ve projelere uygunolmak üzere tesisler yaptırmış olmaları, tesislerikullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle kişilerinuğramış oldukları zararların tazminine ilişkinolarak açılan davaların idari nitelikte olduğu ve budavalarda idari yargının görevli olduğugerekçesiyle, istinaf talebinin kabulüne, mahkemekararının kaldırılmasına, HMK'nın 114/1-b.maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığındandavanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dava, sınırduvarı ve sınır yolu yapılmak suretiyleulaşımı kısıtlanan taşınmaza elatıldığı iddiasıyla tazminat ve ecrimisil istemineilişkindir.
Dosya kapsamındaki fenbilirkişisi raporu ve mahkeme gözlemine göre davalı idaretarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğubölgede Ağrı İli, Acil Sınır Fiziki GüvenlikSistemi Projesi kapsamında sınıra duvaryapıldığı, sınır duvarı yapılmasınedeniyle dolaylı zarar oluştuğu, dosyadaki bilirkişiraporlarına göre de dava konusu taşınmaza fiili el atmaolgusunun gerçekleşmediğininanlaşıldığı, dosyada dava konusu taşınmazasınırda fiziki güvenliği sağlama projesikapsamında sınır duvarı yapılması nedeniylesınır duvarı ile İran Cumhuriyeti devletsınırı arasında kalması nedeniyle taşınmazınkullanılamamasından kaynaklanan zararın talep edildiği,zararın giderilmesinde sorumluluk davalı kuruma ait olsa da,11/02/1959 gün ve 1958/17-1959/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararında belirtildiğigibi; kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlarüzerine plan ve projelere uygun olmak üzere tesisleryaptırmış olmaları veya tesisleri kullanmaları veya butesislere bakmaları sebebiyle kişilerin uğramışoldukları zararlara ilişkin davalar idari nitelikte olup bu türdavaların idari yargıda görülmesi gerektiğianlaşıldığından, HMK'nın 114/1-b maddesigereğince dava şartı yokluğundan davacınındavasının usulden reddine karar vermek gerekirken yazılışekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğrugörülmemiştir. (Yargıtay 5. HD'nin 2022/1239 Esas,2022/7815 Karar ve 28/04/2022 tarihli ilamı da bu yöndedir.)
Ancak; bu husus yenidenyargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Dairemizceyukarıda belirlenen gerekçeyle, HMK'nun 353/(1),b,3.maddesiuyarınca, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yenidenesas hakkında HMK'nın 114/1-b.maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından, dava şartı yokluğundandavacının davasının usulden reddine ... "
4.Davacı vekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, şimdilik 50 TL el atma tazminatı ile 50 TL ecrimisilalacağının el atma tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Erzurum 2. İdare Mahkemesi 08/03/2024 tarih veE.2023/2111 sayılı kararı ile, idarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi birkamulaştırma işlemi olmaksızın fiilen kamusalişlevlerde kullanılması anlamına gelen fiili el atmadurumuna ilişkin davaların adli yargı mahkemelerinde, imarplanında taşınmazın kamu kullanımına ayrılmasıdurumuna karşılık gelen hukuki el atma davalarının iseidari yargı yerinde çözümleneceği, dava konusutaşınmaza güvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilenel atıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanın özel hukukhükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği,açılan davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"... İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün,idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarımuhtel olanlar tarafından açılacak tam yargıdavaları kapsamında yargısal denetim yapan idarîyargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adlî yargı yerince çözümleneceğiyerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen 2942sayılı Kanun'un Ek 1'inci maddesinin birinci fıkrasındaki"Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür."hükmü ve uygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran işbu davanınçözümünde adlî yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim UyuşmazlıkMahkemesinin 08/01/2024 tarih ve E: 2023/528, K: 2024/16 sayılıkararı da bu yöndedir.
...
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi DördüncüHukuk Dairesinin verdiği kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine Mahkememize gelen işbu davanıngörüm ve çözümünde adlîyargının görevli olduğu kanısına varılarakgörevli yargı merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulacağından ve 2247 sayılı Kanun'un19'uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerekdava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesigerekmektedir...."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlı faaliyetleriçin Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veya bazıbölgelerde tamamen kaldırılabilir."
7.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecek esaslara göre yetkilikomutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik:27/1/2004-5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile GenelkurmayBaşkanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
8.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
...
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürününyetiştirileceğine mahalli mülki amirler tarafından kararverilebilir."
9.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhri hısımlarınınbölgeye girmelerine ve oturmalarına aynıkomutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5) Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının iznine bağlıdır.Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarca GenelkurmayBaşkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veya Jandarma GenelKomutanlığı kanalı ile ve bölgedeki yetkilikomutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkili komutanlıkçamahallin Mülki Amirine de bilgi verilir. Bölgede bulunduklarısürece yabancılara bir refakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkili komutanlığabildirirler. Komutanlık, sadece Türkiye Cumhuriyetivatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına izin verebilir ve geçiş yollarınıtespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanların uyması gerekenkuralları ve bölgeye giriş kapıları ilegeçiş yollarını yapacağı bir talimat ile tesbiteder. Su kaynaklarından ve geçiş yollarından yararlanacakolanlara yetkili komutanlıkça, fotoğraf ve parmak izini ihtivaeden izin belgeleri düzenlenir ve yapılması yasak olandavranışlar imza mukabili tebliğ edilir. Bu kişiler bubölgelerden yararlanmaları sırasında kimlik belgeleri ileizin belgelerini birlikte yanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür. Eski eserleri ve doğal kaynaklarıaraştırmayı,işletmeyi planlayan veya TürkiyeCumhuriyeti ve yabancı uyruklularca düşünülenaraştırma ve işletmeyi denetlemekle yükümlü olanilgili kuruluş,isteğini Genelkurmay Başkanlığınagönderir. Genelkurmay Başkanlığıncaaraştırma veya işletmeye izin verilip verilmediği isteksahibi kuruluşa ve yetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlar dışındakilereyasaktır.''
10.Yönetmeliğin "Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" kenarbaşlıklı 24. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A- Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğesahip ticaret şirketleri dışındaki yabancı tüzelkişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Butaşınmazların yabancı uyruklu gerçek kişileresatılması, devredilmesi ve kiralanması taşınmazınbulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabihususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncı maddesininuygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince oluşturulankomisyon tarafından taşınmaz edinimi ya da kiralamanınülke güvenliğine uygunluğu değerlendirilerek kararabağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
11.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir;
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
12.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar, içtihadıbirleştirme kararının dışındakaldıklarından kararın bunlara şümulüyoktur.”
13.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23/09/1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlı değişiklikleryapma gibi mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkilerikullanma konusunda sıkıntı çektikleri ilerisürülerek yapılan başvuruda, “olayda mülkiyethakkına doğrudan el konulmadığı ama verilen izin vegetirilen yasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun dahakkın özüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
14.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662 K.2010/651sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıidarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyletaşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin eyleminin,mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadankaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız elkoyma olgusunun varlığı için yeterli bulunduğu, hertürlü izahtan varestedir. Bu itibarla, kamulaştırmasızel koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idareninhukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
15.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan veaskerî tesise sınır olmayan diğertaşınmazların imara açıldığı, butaşınmazlara yapılaşma izni verildiği hâldeaskerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniylebaşvurucuların taşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî bir yapılaşmayasağının da uygulandığı görülmektedir.Bu durumda yaklaşık yirmi beş yıldır devam edenşerh nedeniyle taşınmazların fiilîyapılaşma yasağı da dâhil olmak üzere bazıkısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamu makamları,kamulaştırılmasına gerek görmedikleri bu durumdakitaşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
18.Dava, davacılara ait tarım arazisi niteliğinde Ağrıili, Doğubayazıt ilçesi, ...mevkiinde bulunan ... ada,...parsel sayılı ve tapu kaydında "1. Derece Askeri Yasak Bölge"şerhi bulunan taşınmazın olduğu bölgeyegüvenlik duvarı çekilmesi ve askeri bölgeiçerisinde kalması nedeniyle tarıma elverişsiz halegeldiği ileri sürülerek, kamulaştırma bedelinin veecrimisil alacağının tazminen ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
19. Dosyanınincelenmesinden; davacıların Ağrı ili,Doğubayazıt ilçesi, ...Köyü, ... ada, ... parselsayılı taşınmazın maliki olduğu,taşınmazın tamamının askeri yasak bölgeiçerisinde kaldığı, tapunun takyidat kısmında "1. Derece Askeri Yasak Bölgeiçerisinde kalmaktadır" kaydınınbulunduğu, İran sınırına çekilen güvenlikduvarı nedeniyle taşınmazının tarım arazisivasfını yitirdiği ve tarım amaçlı kullanımimkânının kalmadığı, kamulaştırmaişlemi yapılmadığının ilerisürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmazın tamamının çekilen duvarınarkasında kaldığı, ulaşımınkısıtlı alanda kaldığı, fiilen el atmanınsöz konusu olmadığı ancak askeri bölgeiçerisinde kalması nedeniyle taşınmaza ulaşımdave tarımsal faaliyette bulunmada zorluklaryaşandığının tespit edildiğianlaşılmıştır.
20.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
21.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
22.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyleaçılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacaktam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı RG'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür." hükmü veuygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde, adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
23.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Erzurum 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, ErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E.2021/916,K.2023/1402 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Erzurum 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, ErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E.2021/916,K.2023/1402 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN