T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/188
KARAR NO : 2024/207
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Davacının satın aldığı araca çalıntı olması nedeniyle el konulmasında, tescil denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek, maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : B.E
Vekili : Av. S.K
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. İ.S
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, müvekkilinin ...ABZ ...plakalı aracı 02/04/2021tarihinde Denizli 8. Noterliği'nin 07224 yevmiye numaralı araçsatış sözleşmesi ile satınaldığını, aracı satın almadan öncekiplakasının ...F ...olduğunu, polis tarafından aracınchange edildiği belirtilerek teslim edilmesinin istenildiğini,müvekkilinin aracı satın alırken şasinumarasının değiştirildiğini fark edemeyeceğini,aracın change çıkmasından dolayı müvekkilinin yıprandığını,çevresine karşı küçükdüştüğünü bu durumdan davalının sorumluolduğunu, aracın kayıtlarının düzenli tutulmasıgerektiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklıkalmak kaydıyla, 120.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat talebininaraca el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikteödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Denizli İdare Mahkemesi 07/04/2022 tarih veE.2022/624, K.2022/642 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-ahükmü uyarınca davanın görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir:
“...Yukarıda yer verilenmevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararıgözetildiğinde, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorumlulukdavalarını kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla2918 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Her ne kadar, dava konusu olaydadavacının zararına sebebiyet veren işlem ya da eylemlerin,dava dışı kişilerin hileli işlemleri yanında,aracın devir, satış ve tescil işlemlerinin hukukaaykırı şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemlerinin olduğu iddia edilmekteise de; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanun’un ve bu Kanun'un uygulanmasına yönelik KarayollarıTrafik Yönetmeliği’nin araçların devir, satışve tesciline ilişkin hükümlerine aykırı hareketedilmesinden kaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un110. maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır..."
3.Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 31/01/2023 tarih ve E.2022/210, K.2023/40sayılı kararı ile,davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine kararvermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
5.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 20/11/2023 tarih veE.2023/1414, K.2023/1772 sayılı kararı ile, davaya idariyargı yerinde bakılması gerektiğine, ilk derece mahkemesikararının esasının incelenmedenkaldırılmasına, davanın yeniden görülmesiiçin dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Dava; idarenin hizmetkusurundan kaynaklı zararın tahsiline ilişkindir.
Duruşmaaçılmasını gerektiren bir nedenbulunmadığından inceleme ve görüşmelerHMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle vekamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlıbiçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre; davalıbakanlık kamu tüzel kişisidir. Kamu hizmetinin gereği gibiyapılmadığı iddiası ile idarenin hizmet kusurundankaynaklı tazminat istemli davaya 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmüne göreidari yargı yerinde bakılması gerekir. Yargı yolu,taraflarca açıkça veya hiç ileri sürülmesede kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır.
Ne var ki davacı aynınedene dayalı olarak idari yargı yerinde dava açmış,Denizli İdare Mahkemesinin 07/04/2022 gün ve 2022/624 esas, 2022/642karar sayılı kararı ile adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesi ile ret kararı verilmiş, bu karartaraflarca istinaf yoluna başvurulmaksızın 17/05/2022 tarihindekesinleşmiştir.
2247 SayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre; adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesi'nin karar vermesine değin erteler. 2. fıkraya göreyargı merciince önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararıyla birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.
Bu başvuru yolu ile 14. maddededüzenlenen olumsuz görev uyuşmazlığına göredaha çabuk işleyen ve sonuca götüren bir yöntemoluşturarak görev sorununun bir an önce çözümlenmesiamaçlanmıştır. Bu maddenin uygulanabilmesi içingörevli olduğuna işaret edilen yargı yerindeaçılan davada verilmiş görevsizlik kararıbulunması, her iki yargı merciinde açılan davanıntarafları, konusu ve sebebinin aynı olması, bu görevsizlikkararının kesin veya kesinleşmiş olması, görevliyargı mercinin belirlenmesi amacıyla UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvuran yargı mercinin dosya esas kaydınıkapatmaması gerekir.
İlk derece mahkemesinceuyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı olduğu kabul edilerek, 2247 Sayılı Kanunun 19.maddesi gereğince derdest bulunan dava dosyasındakiyargılamayı durdurmak suretiyle, kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesi,bu mahkemece verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre kararverilmesi gerekirkendavanın pasif husumet yokluğundan reddine kararverilmesi usul ve yasaya uygundüşmemiştir.
Hal böyle oluncaaçıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğinegöre; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-4) bendigereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmedenkaldırılmasına, davanın yukarıda belirtildiğişekilde yeniden görülmesi ve görevli yargı merciibelirlenmek üzere Uyuşmazlık Mahkemesine usulüne uygun birşekilde başvurulması için dosyanın kararı verenilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesigerekmiştir..."
6. Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 07/03/2024 tarih veE.2023/467 sayılı kararı ile, istinaf ilamıgöz önüne alındığında, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7.2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
8.2918 sayılı Kanun'un "Kapsam"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarındauygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği içinfaydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır."
9.2918 sayılı Kanun'un "İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"a) Araçları, bu Kanuna görearaçlarda bulundurulması gerekli belge ve gereçleri,sürücüleri ve bunlara ait belgeleri, sürücülerinve karayolunu kullanan diğer kişilerin kurallara uyupuymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiğidüzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafikkazalarında trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçuişleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesindehastalanan veya yaralananların bakımlarını sağlayacaktedbirlerin süratle alınmasına yardımcı olmak veyakınlarına haber vermek.
f) Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
g) Sürücülerinbelgelerini vermek.
h) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarınınoluş nedenleri ile ilgili tüm unsurları kapsayan istatistikverileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek, sonuçlarınagöre gereken önlemlerin alınmasını sağlamak veilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasar tazminatıödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülere aitbilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibi kısıtlayıcışerhlerin; elektronik ortamda tutulan siciller üzerine işlenmesive kaldırılması işlemleri, bu değişiklik veyaşerhlere karar veren yargı ve icra birimleri ile kamu kurum veyakuruluşları tarafından elektronik sistemle yapılabilir.Sürücü belgesi ve tescil işlemlerine esas teşkiledecek bilgiler, İçişleri Bakanlığıtarafından ilgili kamu kurum veya kuruluşlarından elektroniksistemle temin edilebilir veya kanunlardaki istisnalar hariç olmak üzerebu amaçla sınırlı olarak paylaşılabilir. Bufıkraya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki vesorumluluklara ait diğer esaslar ile trafik kuruluşlarının,çalışma şekil ve şartları,görevlendirilecek personelin nitelikleri, seçimi, çalışmausulleri, görev, yetki ve sorumluluklarına ait esaslarİçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir."
10.2918 sayılı Kanun'un"Araçların satış, devir ve tescili ile buişlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk"başlıklı 20. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a) Araç sahipleri,
1-Tescili zorunlu ve ilk tesciliyapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2-Tescilin yapılması veyasilinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak zorundadırlar.
a) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satış ve devirişlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılan satış vedevir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adınabir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belgedüzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklıkalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme vebildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konudayükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelere ilişkinusul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüyetkili olup, bu kurumlar satış, devir ve tescile ilişkinişlemlerin gerçekleştirilmesi için gerekli elektronikveri akışını sağlarlar. Satış ve devirişlemlerini yapanlar, bu işlemler sırasında edindikleribilgileri ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncumaddesi uyarınca cezalandırılırlar.
Satış ve devirişlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya posta aracılığıylateslim edilir. Tescil belgesinin bir ay içerisinde teslim edilememesihalinde yeni malike sorumluluk yüklenemez.
...
Haciz, müsadere, zapt, buluntu,trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescilkuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almakzorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak içinsüresinde başvurmamaları halinde bu araçları alıcılarıadına re’sen kayıt ve tescil ettirmeye Emniyet GenelMüdürlüğü yetkilidir.
Bu bendin uygulanmasınailişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri veMaliye Bakanlıkları yetkilidir.
..."
11. 2918 sayılı Kanun'un "Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar" başlıklı 22. maddesinde;Yönetmelikte gösterilen esaslara göre,birinci fıkradabentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalanaraçlarailişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet GenelMüdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluylayapacağıdüzenlenmiştir.
12.2918 sayılı Kanun'un 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılıKanun'un 14. maddesi ile değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.”
13.2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “Araçların Tescil Mecburiyeti”;29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30. maddesinde “Tescil İşlemleri MüşterekHükümleri”;31. maddesinde “Yeni Kayıt”;32. maddesinde“Tescil Belgesi veGeçerliliği”; 33. maddesinde “Motorlu araç trafik belgesi vegeçerliliği”; “Tescile Dair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36. maddesinde “Satış ve Devirler”; 37.maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43. maddesinde “Çalınanaraçlar hakkında yapılacak işlemler”; 44.maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ileilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
B. Yargı Kararı
14.2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir:
"…Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…"(Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27/3/2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli yargıyerince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruyapıldığı, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği görülmekte ise de, dava konusuna ilişkinbilgi ve belgeler ile idari yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren bir örneğinin dosyada bulunduğu, bu nedenleidari yargı dosyasının istenilmediği ve sonuçtausule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16. Raportör-Hakim ArzuÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
17.Dava, davacının satın aldığı ...ABZ...plakalı aracın çalınmış vedeğiştirilmiş olması nedeniyle el konulmasındadavalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek, maddi vemanevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
18.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,Kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta UyuşmazlıkMahkemesi olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
19.Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan sorumluluk davalarını kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla 2918 sayılıKanun’un uygulanmasından doğan sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
20.Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyetveren eylemler, dava dışı kişilerin hileli işlemleriile idare yanıltılarak trafiğe tescilleri için gerekliişlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davayakonu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu Kanun'unuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularakDenizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/03/2024 tarih ve E.2023/467sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/03/2024 tarih ve E.2023/467sayılı başvurusunun REDDİNE,
03/06/2024tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Uyuşmazlık Mahkemesinin 15/02/2016 tarihli,E.2015/926, K.2016/50 sayılı kararındaki karşı oygerekçesinde belirtildiği gibi; "Uyuşmazlık,davacıya ait araca, emniyet yetkililerince el konulması üzerineuğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevizararın yasal faizi ile birlikte tazmini isteminden doğmuştur.
Adli ve İdari yargı yerlerince verilengörevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığı üzerine sayın çoğunlukgörüşü doğrultusunda “Uyuşmazlığınçözümünün 2918 sayılı Kanun'un 110.maddesi gereğince adli yargının görev alanındabulunduğu” gerekçesiyle adli yargının görevliolduğuna karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 110. maddesine 6099 sayılı Kanun'la eklenen 1. fıkraile "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanun'dan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir.
Eldeki uyuşmazlık ise anılan Kanunhükmü kapsamında kalmamaktadır. Zira, 2918 sayılıKanun'un 85. maddesinde açıkça belirtildiği üzereKanun motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlarnedeniyle araç işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Oysa ki somut uyuşmazlıkta davacı, resmisenetle satın aldığı araca emniyet yetkililerince elkonulması sebebiyle uğradığı zararda davalıidarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürmektedir.
Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolununaçık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında,idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare kural olarakyürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağıkurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylemve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerigereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevliolduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veyaişleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçmaktadır.
Davalı kamu tüzel kişiliği olup;kural olarak, işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. Somutolayda, bu davalının kanun ile kendilerine verilmiş bulunangörevleri gereği gibi yerine getirmedikleri ilerisürülmüştür. Görevin hiç veya gereğigibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir.
Trafik tescil ve büro amirliğitarafından araç tesciline ilişkin olarak yapılanişlemlerin idari nitelikte olup hiç yapılmaması,geç yapılması ya da gereği gibi yapılıpyapılmadığı hususunun idari yargı yerinin denetiminetabi bulunmasına göre 2577 sayılı İ.Y.U.K 2/1-bmaddesinde sayılan dava çeşitlerinden olan eldeki tamyargı davasında uyuşmazlığınçözümünde idari yargı görevlidir.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye
Ahmet Bilal
ARSLAN ÇALIŞKAN