T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/102
KARAR NO : 2024/256
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Davacının tarlasına yeterli su verilmemesi nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, taraflar arasında yazılı bir su kullanım sözleşmesi veyadavacının sulama beyan başvurusu bulunmaması karşısında, İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.A
Vekili : Av. A.A
Davalılar: 1- GAP Sulama Birliği Başkanlığı
Vekilleri : Av. S.K - Av. E.K
2- Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü (DSİ)
I.DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin Şanlıurfa ili, Akçakaleilçesi, ...Köyü (Mahallesi), ...ada, ...parselde bulunantarlasında buğday/arpa ekili olduğunu, davalılarıntarımsal sulama için gereken suyu zamanındabırakmamaları nedeniyle ekinlerin kuruduğunu, müvekkilininuğradığı zararların tespiti için mahkemeyebaşvuru yapıldığını, delil tespitinde bilirkişilertarafından 90.118,15 TL zararın oluştuğu yönündegörüş verildiğini, zararın tazmini içindavalılara yapılan başvurunun sonuçsuzkaldığını ifade ederek, müvekkilinin zararınakarşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla şimdilik 10 TL'nin zarar tarihinden itibaren bankalarcauygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi 10/01/2023tarih E.2022/1371, K.2023/56 sayılı kararı ile, 2577sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden; Şanlıurfa ili, Akçakale ilçesi'ndeçiftçilik yapmakta olan davacının, 2022 üretimsezonunda Şanlıurfa ili, Akçakale ilçesi,... Mahallesi,... ada, ...parsel sayılı taşınmazda hububat ekimiyaptığı, davacı tarafından, davalı Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğü'nün ihmali ileçiftçiye su sağlamakla mükellef olan davalı GapSulama Birliği'nin birlik üyelerine vermesi gereken suyu vermemesinedeniyle tarlada bulunan ekili hububat ürünününkuruduğu/zarar gördüğü ileri sürülerekfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilikürün zararına karşılık 10.00-TL maddizararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faiziyle birliktetazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusuuyuşmazlığın, davacının, Şanlıurfa ili,Akçakale ilçesi,... Mahallesi, ... ada, ...parselsayılı taşınmazına su verilmemesi nedeniyle meydanageldiği ileri sürülen ürün zararının tazminiisteminden kaynaklandığı, davacı tarafından zarartazminine dayanak yapılan, "idareler tarafından verilmeklemükellef olunan suyun zamanında verilmemesi" yönündekiiddianın ise davacı ve davalı Gap Sulama Birliğiarasında bulunan sulama suyu teminine ilişkin sözleşmeselilişkiye dayandığı, davalı idare tarafındansunulan savunma dilekçesinde sulama beyannameleri ve davacı iledavalı Gap Sulama Birliği arasında ücretkarşılığı sulama suyu teminine ilişkin özelhukuk ilişkisinin ortaya konduğu görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda yerverilen mevzuat hükümleri ile dava konusu olayın birliktedeğerlendirilmesinden; davacının taşınmazınaidarelerce su verilmemesi nedeniyle ürün zararının meydanageldiğinden bahisle zarar tazmini istemiyle açılan işbudavadaki uyuşmazlığın davalı ile davacıarasında ücret karşılığında sulama suyuteminine ilişkin özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığıanlaşıldığından, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmıştır..."
3.Davacı vekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 1 TL'nin karar tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesi 23/05/2023tarih veE.2023/389, K.2023/520 sayılı kararı ile,davanın HMK'nın 114/1-b ve 115. maddeleri uyarınca yargıyolu bakımından görevsizlik nedeniyle usulden reddine, 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciinbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Somut olayda;davacının sahibi olduğu taşınmazın, sulamabirliği tarafından tarımsal sulama için gereken suyunzamanında verilmemesi nedeniyle ekinlerin kuruduğu ve maddi zararauğradığını, zamanında su verilmemesi nedeniyleuğranılan zararın Akçakale Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/5D.İş sayılı dosyasıyla tespit edildiği,uğranıldığı iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle davaaçılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ileyasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; davalıkonumunda bulunan Sulama Birliği’nin kanun gereği kurulan kamutüzel kişiliği olduğu ve sulama hizmetinin zamanındayapılmaması nedeniyle, diğer bir anlatımla, kurumunyürüttüğü hizmetten kaynaklanan bir bozukluk,aksaklık nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararıngiderilmesi amacıyla davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Kamu tüzelkişilerininyasalar tarafındankendilerineverilengörevveyetkilerinkullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariylehizmetkusurundankaynaklananzararlar olup,buzararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup,kendiliğinden (re'sen) dikkate alınmasının zorunlu olduğuanlaşıldığından idarenin hizmet kusurundan doğanzararlardan dolayı idari Yargılama Usulü Kanununun 2 maddesigereğince idareye karşı İdari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerektiğinden
DSİ’nin belirlediğisulama alanlarında sulama işletmeciliği konusunda hizmet vermekiçin kurulan, sulama tesislerinin işletme, bakım veyönetim sorumluluklarını üstlenen, kamu yararınınve kamu hizmetinin yerine getirilmesine yönelik faaliyet gösterenkamu tüzelkişiliğine sahip hizmet yönünden yerindenyönetim kuruluşları olan ve sundukları hizmetin kamuhizmeti niteliğinde olduğu açık olan davalılardanGAP Sulama Birliğinin hizmet kusuruna dayalı açılandavanın, idarenin plan ve proje kapsamında yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak eylemindendoğan zararların tazminine yönelik olarak 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1. maddesinde belirtilen davatürlerinden olması nedenleriyle, uyuşmazlığınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarıldığından davaya bakmakla görevli ve yetkiliMahkemenin Şanlıurfa İdare Mahkemeleri olduğuanlaşılmış, davanın görev yönündenreddine karar vermek gerekmiş, Şanlıurfa 2.İdareMahkemesinin 2022/1371 Esas, 2023/56 Karar sayılı kararı ile dedavanın görev yönünden reddine karar verilmişolduğu anlaşıldığından 2247 SayılıKanunun 19.maddesi uyarınca görevli merciin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermekgerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesisedilmiştir..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.Anayasa’nın "III. Tabiiservetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı168.maddesi şöyledir:
“Tabiî servetler vekaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir.Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişileredevredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama veişletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortakolarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyleyapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gerekenşartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul veesasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.”
6.Anayasa’nın "Yargıyolu" başlıklı125. maddesinin sonfıkrası şöyledir:
"...
İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir:
" 1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185md.)"
8.2577 sayılı Kanun'un "İptalve tam yargı davaları" başlıklı 12.maddesi şöyledir:
"İlgililerhaklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıylaDanıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruyatam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarınıbirlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davasıaçarak bu davanın karara bağlanması üzerine, buhusustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halindeverilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyledoğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresiiçinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır."
9.2577 sayılı Kanun'un "Doğrudandoğruya tam yargı davası açılması"başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"1. İdari eylemlerdenhakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadanönce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başkasüretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her haldeeylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareyebaşvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerigereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudakiişlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istekhakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde busürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içindedava açılabilir.
2. Görevli olmayan adli (...)yargı mercilerine açılan tam yargı davasınıngörev yönünden reddi halinde sonradan idari yargımercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülenidareye başvurma şartı aranmaz."
10.15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan 4 sayılıBakanlıklara Bağlı,İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurumve Kuruluşların Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 121. maddesinin 1. fıkrasınınilgilibentleri şöyledir:
" (1) DevletSu İşleri Genel Müdürlüğünün görevve yetkileri şunlardır:
a) Taşkın sular ve sellerekarşı koruyucu tesisler meydana getirmek.
b) Sulama tesislerini kurmak, sulamasahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamınıgösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabıhalinde kadastrosunu yaptırmak.
...
g) Bu maddede belirtilen tesislerinçalıştırma, bakım ve onarım dâhilişletmelerini yürütmek.
ğ) Bu maddede belirtilenişlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik,araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak;ezcümle toprağın cins ve karakterini, yetiştirilecek mahsulnevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadi faydaları ve verimlilik derecelerinitespit etmek; bu mevzularda gerekirse ilgili bakanlık ve kurum vekuruluşlardan faydalanmak, amenajman planları hazırlamak vebunları temin edecekleri fayda ve ele alınmalarındakizaruretlere göre seçmek, sıralamak ve Bakanlığateklif etmek.
h) Bu maddede belirtilenişlerin her türlü etüt ve projelerini yapmak veyayaptırmak.
ı) Tesislerinyapılması hususunda her türlü mali imkânlarıaraştırmak ve icabı halinde ortaklıklarkurulmasını Bakanlığa teklif etmek veCumhurbaşkanı kararı ile uzun vadeli iç ve dışistikrazlar yapmak..."
11.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "A. Borcun ifa edilmemesi" üstbaşlığı altında "I. Giderim borcu", "1. Genel olarak" altbaşlığının 112. maddesi şöyledir:
"Borç hiç veyagereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurunyüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklınınbundan doğan zararını gidermekleyükümlüdür."
12.6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı1. maddesi şöyledir:
“(1) Bu Kanunun amacı;ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzereDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğütarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygunşekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemektir.
(2) Sulama birlikleri kamutüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hükümbulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.”
13.6172 sayılı Kanun’un “Birliğingörev alanı ve çalışma konuları” başlıklı3. maddesi şöyledir:
“(1) Birliklere devredilentesislerin hizmet alanı, birliklerin görev alanı olupsınırları, kapsamı ve ismi DSİ tarafındanbelirlenir.
(2) Bir görev alanıiçerisinde aynı amaçla birden fazla birlik kurulamaz.
(3) Birlik,devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım veyönetim sorumluluğunu çerçeve ana statüde ve devirsözleşmesinde yer alan esaslara uygun olarak yürütür.
(4) Birliğinçalışma konuları şunlardır:
a) Görev alanıiçerisinde yer alan tesislerin işletme, bakım, onarım,yönetim ve yenileme hizmetlerini usul ve esaslarına uygun olarakyapmak.
b) Katılımpayını, su kullanım hizmet bedelini ve uygulanan cezalarıtahsil etmek.
c) Devraldığıtesislerin yatırım bedellerini geri ödemek.
ç)(Değişik:5/3/2022-7381/27 md.) Devraldığı tesisiDSİ’nin onayını almak suretiyle geliştirmek bu tesisile ilgili yeni projeler yapmak veya yaptırmak, yenilenebilir enerjikaynaklarından faydalanmak üzere sulama tesisinin mütemmimcüzü olacak şekilde projeler geliştirmek, enerji tesislerikurmak ve işletmek veya diğer kurum ve kuruluşlartarafından geliştirilen, kurulan yenilenebilir enerji tesislerinidevralarak işletmek, sulama birliğinin feshi hâlinde tesisleriçalışır hâlde DSİ’ye devretmek.
d) Görev alanıiçerisinde su miktarına bağlı olarak ekilecek bitkidesenini Tarım ve Köyişleri Bakanlığınınilgili birimleri ile işbirliği yaparak planlamak.
e) Görev alanıiçerisinde öngörülen üretim hedefleriningerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere gerekli tedbirlerialmak.
f) Sulama ve diğertarımsal konularda faaliyet gösteren kurumlarla işbirliğiyaparak araştırma, geliştirme ve eğitimçalışmalarında bulunmak.
g) Amaç ve görevleri ileilgili konularda ulusal ve uluslararası gelişmeleri takip etmek.
ğ) Ortak tesisler içinDSİ’ce sarf olunan işletme ve bakım masraflarındankendi payına düşen miktarı ödemek.
h) (Ek:5/3/2022-7381/27 md.)Görev sahası dâhilinde, işlenmeyen ve tarımyapılmayan gerçek ve tüzel kişilere ait tarımarazilerini DSİ’ce düzenlenecek usul ve esaslardâhilinde, kiralayarak tarımsal üretim yapmak veyayaptırmak.”
14.6172 sayılı Kanun'un "Denetimve birlik mallarının durumu" başlıklı18. maddesi şöyledir:
"(Değişik:19/4/2018-7139/49 md.)
(1) Birliklerin denetimi DSİveya Bakanlık tarafından yapılır. Birlikler maliyönden yılda bir defa ayrıca MaliyeBakanlığının denetimine tabidir. Bu denetimler sonucundadüzenlenecek raporların bir örneği, gerekli işlemlerinyapılması için Bakanlığa gönderilir.
(2) Denetim sonucunda birliğinzarara uğratıldığının tespit edilmesi halinde10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi veKontrol Kanununun 71 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(3) Birlikler, Sayıştaytarafından doğrudan denetlenebilir.
(4) Birliğindevraldığı sulama tesisi ve bütünleyiciparçaları Devlet malı olup, bunlara zarar verenlerhakkında 5237 sayılı Kanunun kamu malına zarar verme ileilgili ceza hükümleri tatbik olunur."
15.6172 sayılı Kanun'un "Birliktüzel kişiliğinin sona ermesi"başlıklı 20. maddesi şöyledir:
"(Değişik:19/4/2018-7139/50 md.)
(1)(İptal: Anayasa Mahkemesi’nin16/7/2020 tarihli ve E.: 2018/104, K.: 2020/39 sayılı Kararıile.)
(2) Birliğin tasfiyesi DSİtarafından yürütülür. Tasfiyenin usul ve esaslarıçerçeve ana statü ile düzenlenir.
(3) Tüzel kişiliğisona erdirilen sulama birlikleri tarafından işletilen sulamatesisleri hakkında 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatve Görevleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır."
16.6172 sayılı Kanun'un, 19/04/2018 tarihli, 7139 sayılıKanun'un 53. maddesi ile ilga edilmeden önceki 13. maddesinin (2)numaralı fıkrası şöyledir:
"(2) Birlikler 9/6/1932 tarihlive 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerinegöre alacaklarının tahsili yoluna başvurur."
17.6172 sayılı Kanun'un, 19/04/2018 tarihli, 7139 sayılıKanun'un 53. maddesi ile ilga edilmeden önceki "Birlik üyesi olmayan sukullanıcılarının durumu"başlıklı 19. maddesi şöyledir:
"(1) Birliğin görevalanında bulunan tesisten istifade eden su kullanıcıları,birlik üyesi olmasalar dahi, bu Kanunda ve birlik ana statüsündeöngörülen esaslar çerçevesinde, sulamaişletme faaliyetlerine ilişkin olarak alınan kararlaradiğer birlik üyeleri gibi uymaya veyükümlülüklerini zamanında yerine getirmeye mecburdur.Üye olmayan su kullanıcılarının sulamadanfaydalanmayla ilgili hakları kısıtlanamaz. Ancak, malimükellefiyetleri birlik meclisi kararı ile iki katına kadarartırılabilir."
18.19/04/2018 tarihli, 7139 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile 6172sayılı Kanun'a eklenen Ek 1. madde şöyledir:
"(1) Birlik görevalanında yer alan her su kullanıcısı gerçek vetüzel kişi sulama tesisinden faydalanabilmek için obirliğe üye olmak zorundadır.
(2) İlk üyelik kaydısırasında bir defaya mahsus olmak üzere (…)katılım payı tahsil edilir.
(3) Birlik üyeleri birliktarafından tahakkuk ettirilen su kullanım hizmet bedelini veborçlarını düzenli olarak ödemek, birliktarafından su yetersizliğine bağlı olarak yapılan ekimplanlamasına uymak, sulama planlaması ve su dağıtım vemünavebe programlarına katılmak, arazisi üzerinde yer alansulama tesisini korumak, kişisel kusurlarından dolayı meydanagelen zararları gidermek, aksi takdirde bu zararları gidermekiçin birliğin yapacağı her türlü harcamayıbirliğe ödemek, birliğin sorumluluğunda olan tesisler ilekullanılan her türlü ekipmana zarar vermemek, zarar verilmesidurumunda bu zararı tazmin etmek, birliğin sorumluluğunda olantesisler üzerinde yapılan işletme, bakım ve onarımçalışmaları için arazisine girilmesine izin vermekve sulama tesisinden faydalanma sözleşmesini imzalamakzorundadır.
(4) Su kullanıcısıolma vasfını kaybedenlerin üyelikleri resensonlandırılır.
(5) Birlikler gelirlerini, birlikana statüsünde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tahsil eder.Birlikler vadesinde ödenmeyen alacaklarını genelhükümlere göre tahsil eder.
(6) Birlik görev alanıdışında kalan su kullanıcılarından,suladıkları her dekar arazi başına su kullanım hizmetbedelinin iki katı ücret alınır.(...) "
19.6172sayılı Kanun'un "Mevcutbirlikler" başlıklı geçici 1. maddesişöyledir:
"(1) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve 5355sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre kurulmuşolan sulama birlikleri onsekiz ay içinde durumlarını bu Kanunauygun hale getirmek zorundadır. Aksi takdirde bu birliklerin tüzelkişiliği kendiliğinden sona erer ve bu birlikler valiningörevlendireceği vali yardımcısıbaşkanlığında; defterdarlık, tarım ilmüdürlüğü, DSİ bölgemüdürlüğü ve il mahalli idarelermüdürlüğü yetkililerinden oluşan tasfiyekomisyonu tarafından en geç iki ay içinde tasfiye edilir. Birliğintüm hak, alacak, borç ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılıDevlet Memurları Kanununa tabi olmayan personeli ile birliğe aittaşınır ve taşınmazlar bu Kanuna istinaden kurulanyeni birliğe devrolunur.
(2) Kurulmuş olan sulamabirliklerinde 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanpersonel, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren bir yıl içinde Devlet PersonelBaşkanlığınca tespit edilecek ihtiyaca görekadroları ile mükteseplerine uygun olarak diğer kamu kurum vekuruluşlarına devredilir.
(3) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuşolan birliklerde sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar, mevcut statüleri ile istihdam edilmeye devamolunur. Birlikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren mevcut statüleri devam edenler dışında yenisözleşmeli personel istihdam edemezler.
(4) Bakanlık DSİ’ninteklifi üzerine birliklerin, bu maddeye göre yeniden kurulmalarısırasında görev alanlarında değişiklik yapmayayetkilidir."
20.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun'un "Kanununşümulü" başlıklı 1. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
"Devlete, vilayet hususiidarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik vetakiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibiasli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynıidarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlardışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatındanmütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takipmasrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur."
21.26/07/2018 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığıncaonaylandığı anlaşılan Sulama BirliğiÇerçeve Ana Statüsünün "Birlik Üyeliği"başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Birlik görevalanı içerisinde tapuda kayıtlı arazi sahibi olmak veyaarazi kiralamak suretiyle tarımsal üretimde bulunan her sukullanıcısı gerçek ve tüzel kişi, tesistenfaydalanabilmek için o birliğe üye olmak zorundadır.
(2) Aynı arazi üzerindemiras ortaklığı, paylı mülkiyet vb. sebeplerle birdenfazla malikin bulunması halinde su kullanıcısıgerçek ya da tüzel kişilerin birliğe üyeliğindediğer ortak ve/veya pay sahiplerinin muvafakatı istenir."
ii."Birlik Hizmetlerinden Faydalanma"başlıklı 30. maddesi şöyledir;
"(1) Birlik hizmetlerindenfaydalanmak isteyen görev alanı içindeki sukullanıcılarının Sulama Tesisinden FaydalanmaSözleşmesini imzalamaları ve birliğe üye olmalarızorunludur.
(2) Birlik görev alanıdışındaki (şebeke dışı) sukullanıcıları ise bu statünün 6'ncı maddesindekişartların sağlanması durumunda yıllık su kullanımsözleşmesi imzalayarak birlik hizmetlerinden faydalanabilirler. Budurumdaki su kullanıcıları birlik üyesi olmasalar dahi,sulama işletme faaliyetlerine ilişkin olarak birlikbaşkanlığı tarafından alınan kararlara diğerbirlik üyeleri gibi uymaya ve yükümlülüklerini zamanındayerine getirmek zorundadır.
(3) Birlik görev alanıdışında kalan su kullanıcılarından,suladıkları her dekar arazi başına su kullanım hizmetbedelinin iki katı ücret alınır."
B. Yargı Kararları
22.27/11/2020 günlü ve 31317 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve E.2018/104,K.2020/39 sayılı kararında değinilen 6172 sayılıSulama Birlikleri Kanunu kapsamındaki sulama birliklerinin hukukistatüsüne ilişkin gerekçe ve tespitlerin birkısmı şu şekildedir:
"Anayasa, kanunlar ve CBK ilekamu tüzelkişiliklerine birçok alanda, kuruluşamacına özgü hukuksal durumlar tanınmaktadır.Ayrıca, kamu tüzelkişileri, nitelikleri ve özellikleriylebağdaştığı ölçüde, özel hukuktüzelkişilerinin özel hukuk hükümlerine göre sahipolduğu hakları kullanabilmektedir (AYM, E.2006/61, K.2007/91,30/11/2007). 6172 sayılı Kanun’un 1. maddesinde sulamabirliklerinin de kamu tüzelkişiliğine sahip oldukları veKanun’da hüküm olmayan hâllerde özel hukukhükümlerine tabi olacakları belirtilmektedir." ( § 243)
"Kamu tüzelkişileri,devlet tarafından kamu yararının gerçekleştirilmesiamacıyla kurulan, kamu gücü ayrıcalıklarıyladonatılan tüzelkişilerdir. Bu tüzel kişilerinözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak üstünve ayrıcalıklı yetkilere sahip olmasıyla güdülenamaç ise kamu yararının sağlanması ve kamuhizmetinin en iyi şekilde yerine getirilmesidir.
Sulama birliklerinin kuruluşu,yapısı, görev ve yetkileri, mali hükümleri, personelistihdamı, denetimi, tüzelkişiliğinin sona ermesi 6172sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Bu birliklerinözellikle kuruluşları, görev alanları vedenetimlerinde DSİ’nin onay ve yetkisi bulunmaktadır. Sulamabirlikleri Anayasa’da özel olarak düzenlenmemiş oluporganlarının seçimle oluşmasında anayasal bir zorunlulukbulunmamaktadır. Sulama birliklerinin temel organı olanbaşkanlığın oluşumu Anayasa’nın 123.maddesinin birinci fıkrasında geçen idarenin kanunladüzenlenmesi ilkesi ile ilgili olup Anayasa’da özel olarakdüzenlenmeyen hizmet yönünden yerinden yönetimkuruluşlarının organlarının belirlenmesinde kanunkoyucu takdir yetkisine sahiptir. Birlik başkanlarına tanınanidari para cezası verme yetkisi de bu kapsamda kanun koyucunun takdiryetkisindedir.
Diğer yandan sulamabirliklerinin kamu personeli arasından Bakan tarafındanseçilen başkan tarafından temsil edileceği veyönetileceğine, başkanlığın ise başkan vebaşkanlık hizmetlerini yürüten diğer personeldenoluşacağına dair birlik başkanının belirlenmeusulü, başkanlığın oluşumu, görev veyetkileri ile ilgili hususlar Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrası kapsamında kalmaktadır. Anayasa’nınanılan hükmüne göre memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkilerininkanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Dava konusu kurallarda dabirlik başkanının belirlenme usulü, idari para ceza vermeyetkisini de içeren görev ve yetkileri kanunladüzenlendiğinden kanunilik ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 252-254 )
"Kamutüzelkişilikleri devam eden birliklerin feshine karar verilmesi isekamu tüzelkişiliklerinin sona ermesine yol açacaktır.Kanun’un 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasındatüzelkişiliği sona erdirilen sulama birlikleri tarafındanişletilen sulama tesisleri hakkında 6200 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrası “Kamutüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanununaçıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur”şeklinde iken 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına DairKanun ile “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veyaCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur”şeklinde değiştirilmiştir. YürürlüktekiAnayasa hükmüne göre kamu tüzelkişiliği ancakkanunla ya da CBK’yla kurulabilir. Aynı şekilde bir kamutüzelkişiliği ancak kanunla ya da CBK ilekaldırılır. 6771 sayılı Kanun’dan öncekidönemde yürürlükte olan “Kamutüzelkişiliği, … kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulur” hükmüyürürlükte olmadığından kamutüzelkişiliğinin artık kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulması veyakaldırılması mümkün değildir.
Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamutüzelkişiliğinin, kanunla veya CBK ile kurulacağışeklindeki düzenleme kamu tüzelkişiliğine sahip sulamabirlikleri yönünden de geçerlidir. Kamu tüzelkişiliğininveya organlarının kanunla veya CBK’ya dayanılarakkurulması zorunluluğu, kamu tüzelkişiliğinin veyaorganlarının ortadan kaldırılması bakımındanda geçerli olacaktır. Bu durumda bir kamutüzelkişiliği de ancak kanunla ya da CBK ile kaldırılabilir.Dolayısıyla birliklerin DSİ’nin teklifi üzerine Bakanonayı ile feshedileceğini öngören dava konusu (1)numaralı fıkra Anayasa’nın 123. maddesininüçüncü fıkrasıylabağdaşmamaktadır." ( § 260-262 )
"Sulama birlikleri,DSİ’nin belirlediği sulama alanlarında sulamaişletmeciliği konusunda hizmet vermek için kurulan, sulamatesislerinin işletme, bakım ve yönetimsorumluluklarını üstlenen, kamu yararının ve kamuhizmetinin yerine getirilmesine yönelik faaliyet gösteren kamutüzelkişiliğine sahip hizmet yönünden yerindenyönetim kuruluşlarıdır. Dolayısıyla sulamabirliklerinin sundukları hizmetin kamu hizmeti niteliğindeolduğu açıktır. Kanun’un ek 1.maddesinin (1)numaralı fıkrasında ise birliğin görev alanındayer alan her su kullanıcısı gerçek ve tüzelkişininsulama tesisinden faydalanabilmek için o birliğe üye olmakzorunda olduğu belirtilmektedir. Her su kullanıcısıgerçek ve tüzelkişiden ilk üyelik kaydısırasında bir defaya mahsus olmak üzere kural uyarıncaDSİ’nin belirlediği katılım payı tahsil edilmektedir."( § 272 )
"6172 sayılıKanun’da 7139 sayılı Kanun’la yapılandeğişikliklerle sulama birliklerindeki birlik meclisi, yönetimkurulu ve denetim kurulu organları kaldırılmış,birliklerin sadece başkanlıktan oluşacağı kabuledilmiş ve birlikler yenidenyapılandırılmıştır. Dolayısıylakaldırılan organlarla ilgili düzenlemeleri içeren kuralile yeniden yapılandırma sonucunda en üst yöneticiningörevine son verilebilmesi, alacakların tahsili, gözlemciler ilebirlik üyesi olmayan su kullanıcılarının durumunailişkin kurallar da yürürlüktenkaldırılmıştır. Kanun’unyürürlükten kaldırılan 19. maddesinde birliğeüye olmayan su kullanıcılarının yükümlülükleriniyerine getirmek koşuluyla tesislerden faydalanabilecekleriöngörülmüş iken 6172 sayılı Kanun’a7139 sayılı Kanun’la eklenen ek 1. madde ile birliğingörev alanında yer alan her su kullanıcısıgerçek ve tüzelkişinin sulama tesisinden faydalanabilmekiçin o birliğe üye olması gerektiği hükmebağlanmıştır.
Sulama birliklerinin kamutüzelkişiliğine sahip olduğu, Anayasa’da özelolarak düzenlenmediği ve Anayasa’nın 123. maddesiuyarınca anılan birliklerin teşkilatlarını ve bubağlamda organlarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdiryetkisine sahip olduğu gözetildiğinde anılan takdir yetkisikapsamında kanun koyucu tarafından kuralla Anayasa’nın 44.maddesinde ifade edilen toprağın verimli olarak işletilmesinikoruma ve geliştirme amacına ulaşma bakımından dahaetkili ve elverişli görülen farklı bir yapılanmaöngörülmesinin sonucu olarak önceki yapılanmayailişkin hükümlerin madde metinlerindençıkarılmasında veya yürürlüktenkaldırılmasında Anayasa’ya aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 315-316 ).
23.Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/05/2015 tarih ve E.2015/166, K.2015/272sayılı kararında, özetle; "sulamaişi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de; ...Sulama Birliği bu hizmeti, ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılansözleşmeye dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda davalı alacağını, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındakiKanun hükümlerine göre değil, 2004 sayılıİcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsiletmektedir.Taraflar arasında düzenlenen “Sulama BeyanSözleşmesi”, daha çok tip sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerine katılımısöz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişi arasında kurulanözel hukuk ilişkisini kamu hukuku ilişkisinedönüştürmez. Çünkü birçok durumdahizmetin tekel niteliği ve çok kişiye götürülmezorunluluğu, işin, çoğunlukla tip sözleşmeleryoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır. Ortadadavacı ile davalı birlik arasında yapılmış birsulama beyan sözleşmesine dayalı olarak ortaya çıkanuyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre çözümlenesi gerekeceğinden, davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir." denilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
24.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
25.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.”hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
26.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. /(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
27.Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
28.Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı yanında,idari yargı ile mahkemeleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı söz konusu olduğundan bahisle,görevli yargı yolunun belirlenmesi amacıyla dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verildiği;ancak bunun ara kararı ile değil, dosyanın kapatılıpkarar numarası alınmak suretiyle yapıldığıgörülmüştür.
29.Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar 2247 sayılıKanun’da öngörülen yönteme uymamaktadır.
30.Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasındaolumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve adliyargı dosyasının, son görevsizlik kararını verenmahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, hususlarıgözetildiğindeve usule ilişkin başka bir noksanlıkdabulunmadığı anlaşıldığından, idari veadli yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
31.Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
32.Dava, tarımla uğraşan davacının tarlasınadavalı Birlik tarafından 2022 yılında yeterli suverilmemesi nedeniyle, ürün kaybı yaşaması sonucuuğranıldığı ileri sürülen zararın, GAPSulama Birliği Başkanlığı ile Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğünce tazmini istemiyleaçılmıştır.
33.Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, davalıkonumunda bulunan Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü ile Sulama Birliğinin, ülkenin suvarlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımımaksadıyla kamu tüzel kişiliğini haiz, kanunlakurulmuş kamu kuruluşları olduğuanlaşılmaktadır.
34.Bununla birlikte, bu kuruluşların kişileresağladığı hizmete ilişkin işlemlerininyargısal denetimini yapacak yargı düzenini belirleyebilmekiçin, işlemin özel hukuk ilişkilerinden mi yoksa kamusalyetkilerin kullanılmasından mı doğduğunun irdelenmesigerekmektedir.
35.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukukaaykırı olduğu nedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynıplan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj,suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak davaların görüm veçözümünün, iptal ve tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu, idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu,özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydanagelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindeçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
36.Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylemve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış olup,bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu birhizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindenesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olaraktanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bununidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açtığında kuşkubulunmamaktadır.
37.Dosyanın incelenmesinden, Şanlıurfa ili, Akçakaleilçesi, ...Köyü Mahallesinde çiftçilik yapmaktaolan davacı tarafından 2022 tarım sezonunda ...ada, ...parseldebulunan taşınmaz üzerinde ekimi yapılan buğday/arpabitkisine yeterli su verilmemesi nedeniyle oluştuğu iddia edilenzararın tazmini istemiyle açılan davada, dava konusu parseleyönelik olarak taraflar arasında yazılı birsözleşme imzalanmadığı, davacının sulamabeyan başvurusununbulunmadığıanlaşılmıştır.
38.Bu durumda açılan davanın, taraflar arasında yapılansözleşme hükümlerine göre değil idarenin plan veproje kapsamında yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak kurulmuş bir işlemekarşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğanzararların tazminine yönelik olarak 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1. maddesinde belirtilen davatürlerinden olması nedenleriyle, uyuşmazlığınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
39.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun kabulü,Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 10/01/2023 tarih ve E.2022/1371,K.2023/56 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile,Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 10/01/2023 tarih veE.2022/1371, K.2023/56 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN