T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/418
KARAR NO : 2024/227
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Davacının babası tarafından dava tarihinden yaklaşık 40 yıl önce satın alındığı belirtilen taşınmazın, köy muhtarlığı ve azaları tarafından 2006 yılında davacının babasına haber verilmeden dava dışı üçüncü kişilere satıldığı ileri sürülerek; uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :İ.A
Davalı : BalıkesirBigadiç ...Köy/Mahalle Muhtarlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı,Balıkesir Bigadiç...Köyü tapusuna kayıtlı...ada, ...parsel sayılı 6352 metrekarebüyüklüğündeki taşınmazın, babasıH.Atarafından yaklaşık 40 yıl önce satınalındığını, babasının 02/07/2019 tarihindeavukatı vasıtasıyla ...Köy MuhtarlığıKöy Tapu Defterinde kayıtlı olan arazisinin köymuhtarlığı ve azaları tarafındanE.A ve A.Kisimlişahıslara 2006 yılında satıldığınıtespit ettirdiğini ve savcılığa suç duyurusundabulunarak dönem muhtarıG.Bile kardeşi E.A 'ın araziyibabasına haber vermeden sattığını belirtmesinerağmen savcılık tarafından kovuşturmaya yerolmadığına dair karar verildiğini, babasının15/09/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, kendisininmirasçısı olduğu taşınmazın muhtarlıktarafından satılması dolayısıyla zararauğradığını ve uğradığızararların bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesiniistediğini beyan ederek, uğradığını ilerisürdüğü maddi ve manevi zararların tazmini istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 09/02/2023tarih ve E.2022/721, K.2023/44 sayılı kararı ile,yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddinekarar vermiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
"Dava dilekçesi, tapukayıtları, Bigadiç CBS'nin 2019/563 ve 2017/1166sayılı soruşturma dosyaları, SED raporları ve tümdosya kapsamının yapılan bir bütün incelemesinde; Herne kadar davacı davalı köy muhtarlığı veazalarının kendisine ait arazileri başkalarınınüzerine tescil ettirdiği gerekçesi ile manevi tazminat taleplidava açmış ise de; Yargıtay 4. HD'nin 2013/18224 Esas ve2014/4183 Karar, aynı dairenin 2014/102271 Esas ve 2014/13979 Kararsayılı ilamlarında da belirtildiği üzere davacıiddiasının görevi ihmal şeklinde cereyan edenmağduriyete ilişkin manevi tazminat istemi yönünden adlimahkemelerinin görevli olmadığı, kamu görevlisistatüsündeki köy muhtarlığı ve heyetinineylemlerinden kaynaklı (hizmet kusuru veya tam yargı davalarıaçısından) uyuşmazlıkların İdariYargı merciilerinin görevli olduğu anlaşıldığındangörevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur."
3.Davacı, bu kez İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı dava dosyasının istenilerek idaremahkemesi başkanlığı nezdinde işlem veyargılamaların yapılması suretiyle maddi manevi tazminattalebinin idareye yükletilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdariYargıda
4.Balıkesir 1. İdare Mahkemesi 31/03/2023 tarih ve E.2023/213,K.2023/366 sayılı kararı ile, "sözkonusu maddi zararın hangi kalemlerden oluştuğu ve her bir kalemiçin talep edilen tazminat miktarının dava dilekçesindegösterilmek suretiyle dayanağı bilgi ve belgelerindilekçe ekine eklenmesi" gerektiğini belirterek;uygun şekilde düzenlenerek yeniden dava açmakta serbest olmaküzere dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Davacıbu kez adli yargı yerinde açtığı dava dilekçesindekiaçıklamaları tekrarlayarak aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır.
5. Balıkesir 1. İdare Mahkemesi 31/05/2023tarih ve E.2023/533 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava dosyasınınincelenmesinden, davacı tarafından, 40 yıl önce babasıadına alınan ve köy muhtarı tarafından köy tapusudefterine kaydedilen arazilerinin 2006 yılında tapu kadastroişlemleri sırasında köy muhtarı ve azalarıtarafından alınıp satıldığından bahisle,söz konusu arazilerin tespiti ile maddi ve manevi tazminatınödenmesi istemiyle Mahkememizde açılan davada ilk olarakdavacı tarafından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2022/721sayılı dosyasınatazminat (maddi-manevi) davasıaçıldığı, anılan Mahkemenin 09.02.2023 tarih veK:2023/44 sayılı kararı ile,"Dava dilekçesi, tapukayıtları, Bigadiç CBS'nin 2019/563 ve 2017/1166sayılı soruşturma dosyaları, SED raporları ve tümdosya kapsamının yapılan bir bütün incelemesinde; Herne kadar davacı davalı köy muhtarlığı veazalarının kendisine ait arazileri başkalarınınüzerine tescil ettirdiği gerekçesi ile manevi tazminat taleplidava açmış ise de; Yargıtay 4. HD'nin 2013/18224 Esas ve2014/4183 Karar, aynı dairenin 2014/102271 Esas ve 2014/13979 Kararsayılı ilamlarında da belirtildiği üzere davacıiddiasının görevi ihmal şeklinde cereyan edenmağduriyete ilişkin manevi tazminat istemi yönünden adlimahkemelerinin görevli olmadığı, kamu görevlisistatüsündeki köy muhtarlığı ve heyetinineylemlerinden kaynaklı (hizmet kusuru veya tam yargı davalarıaçısından) uyuşmazlıkların İdariYargı merciilerinin görevli olduğuanlaşıldığından görevsizlik kararı verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur"gerekçesine yer verilerek davanın yargı yolu yokluğunedeniyle usulden reddine karar verildiği, anılan kararıntaraflarca istinafedilmeyerek 25.04.2023 tarihinde kesinleşmesiüzerine Mahkememiz dosyasına bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun18.11.2009 gün ve E:2009/4-383. K:2009517 sayılı ilamındada değinildiği üzere tapu kütüğününoluşumu aşamasında kadastro işlemleri ile tapuişlemleri bir bütün oluşturup, bu işlemlerdekihatalardan devlet sorumludur.
Davacı taraf, köy tapudefterine kayıtlı olan taşınmazlarının kadastroişlemleri sırasında başkalarına devir edilmesinedeniylezarara uğradığını iddia etmektedir. Her nekadar olayda, kamu görevlisi statüsündeki köymuhtarlığı ve azalarının kadastro işlemlerisırasında eylemlerinden doğan bir zararın ve buzararın tazmini söz konusu ise de; Kanunlarınöngördüğü bazı durumlarda kamu hizmetininözelliği ve gerekleri gözetilerek yine Kanunlarla istisnalargetirilmiş ve Devlete bu gibi durumlarda da özel hukuk ilkelerigereğince sorumluluk yüklenmiştir. Yukarıda yer verilen4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi de buistisnalardan birini oluşturmaktadır.
Buna göre, davacınınisteminin kadastro işlemleri nedeniyleuğranıldığı ileri sürdüğü maddi vemanevi kaybın tazminine ilişkin olduğu gözetildiğinde,davanın görüm ve çözümünün, TürkMedeni Kanunu hükümlerine göre adli yargınıngörevine girdiği sonucuna varılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6.3402 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyarHeyetleri Teşkiline Dair Kanun’un3. maddesi şöyledir:
"Mahalle muhtar ve ihtiyar heyetiningöreceği işler şunlardır:
1 - Nüfus Kanunuhükümlerine göre:
A) Kendilerini nüfussicillerine kaydettirmemiş olanlara,
B) Hüviyetcüzdanlarını kaybedenlere,
C) Doğum vakalarınınüfus idarelerine bildirmekle mükellef olanlara,
D) Ölüm vakalarıiçin nüfus dairelerine,
E) Yer değiştirmelerininkütüklere kaydı için alakadarlara,
F) Sanat, sıfat, mezhep veeşkal gibi hususların nüfus sicillerine kaydı içintalep edenlere,
ilmuhaber vermek;
2 - 1111 numaralı AskerlikKanunu hükümlerine tevfikan :
A) Askerlik yoklama memurlarıtarafından istenilen malümatı vermek,
B) Askerlik şubelerine davetpusulalarını imza mukabilinde alarak sahiplerine tebliğ etmek vedavetlilerle beraber muayyen günde askerlik meclisine gitmek ve daveteicabet etmemiş
olanlar hakkında malümatvermek,
C) Alakadarlara bildirilmeküzere gönderilen askere sevk cetvellerini, hazır olansahiplerine tebliğ ederek kendilerini ve hazır bulunmıyanlarhakkında icabeden meşruhatı kaydederek,
cetveli o mahallin zabıtaamirine teslim etmekle beraber kendisi de toplama yerinde hazır bulunarakistenilecek malümatı vermek,
D) Askere sevk tarihinden itibarenakibeti meçhul kalanlar hakkında şahadetname vermek,
E) Askerlik çağındaolanlardan 15 günden fazla bir müddetle şubesinin bulunduğumevkiden harice çıkmak istiyenlerin verecekleri haberi kaydetmek veşubelerine bildirmek;
3 - 1525 numaralı Şose veKöprüler Kanunu hükümlerine göre:
A) Yol vergisi ile mükellefolanlar için hususi muhasebelerden verilecek cetvelleri doldurmak,
B) Mükellefiyetlerini bedenenifa edecek olanların vesikalarını muayene ile bumükellefiyeti ifadan kaçınmış olanlarıncetvellerini hususi muhasebeye vermek;
4 - 1086 numaralı HukukUsulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre:
A) Sulh hakimleri nezdindegörülecek davalara ait vekaletname imzalarını tasdik etmek,
B) İmza vazına muktedirolmıyan veya yazı bilmiyen şahsın kullanacağımührü veya el ile yapacağı işareti tasdik etmek,
C) Adli müzaheret talebindebulunanların mahkemeye ibraz edecekleri şahadetnameleri
tanzim etmek;
5 - 1412 numaralı CezaMuhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre:
A) Bir davayı temyiz talebindebulunacakların yatırmak mecburiyetinde oldukları depo
şartından müstesnatutulabilmesi için fakir olduklarına dair ilmühaber vermek,
B) Zabıtaca yapılacak binaaramalarında hazır bulunmak;
6 - Hayvan sirkatinin men'ihakkındaki kanun hükümlerine göre:
A) Hayvanını satmakistiyenlere ilmühaber vermek,
B) Tazmin ettirilmesilazımgelen çalınmış hayvan bedelini, mahallehalkına taksim etmek,
C) Hayvan hırsızlarıve yatakları hakkında zabıt tanzim etmek;
7 - 797 numaralı Veraset veİntikal Vergisi Kanunu hükümlerine göre: mahallede hergeçen ay içindeki ölüm vakalarını ertesiayın on beşine kadar varidat dairelerine yazı ile bildirmek;
8 - Tahsili Emval Kanunu mucibinceyapılacak hacizlerde hazır bulunmak ve borçlarını
tediyede temerrüt edenlerinmali iktidarları olup olmadığına dair ilmühabervermek;
9 - 393 numaralı muzurhayvanların itlafı hakkındaki kanun hükmüne göre:Hayvanların
öldürülmesiiçin kullanılacak silah ve saireyi mücadele mevsimindemücadele heyetinden makbuz
mukabilinde alarak tevzi etmek vemevsim hitamında silahları ve kullanılmamış maddeleritoplıyarak heyete teslim etmek;
10 - 1580 numaralı BelediyeKanunu hükümlerine göre: İntihap encümeni teşkiliiçin, belediyeler tarafından istenilecek kimseleri seçmek;
11 - Tedrisatı iptidaiyekararnamesi hükümlerine göre: Her yıl okulaçılmadan on beş gün evvel semtin
bağlı bulunduğu ilkokulun baş öğretmeni ile birlikte mahalle hududu içindeoturan ve mecburi Öğrenim yaşında
olan çocukların bircetvelini tanzim ederek mühürlemek ve bu cetvelde adlarıyazılı çocuklardan okula devama mecbur olanları bumüddet içinde velilerine bildirmek ve devamsızlıkla ilgiliher türlü
tebliğ ve takiplere tavassutetmek;
12 - 2613 numaralı Kadastro veTapu Tahriri Kanunu ile 2644 numaralı Tapu Kanunu hükümlerinegöre: Ferağ ve intikal ve kayıt işlerine ait ilmühaberve vesikalar vermek ve meskenlere girerken hazır bulunmak;
13 - Mahalleye girdiğini haberaldığı hüviyeti meçhul ve şüphelişahıslar hakkında zabıtaya haber vermek;
14 - İnsan ve hayvanlaraarız olan salgın ve bulaşıcı hastalıklarınve nebatata hasar veren haşerelerin zuhurunu haber aldığıgün Hükümete bildirmek;
15 - Yardıma muhtaçolanlara fakirlik ihtiyaç ilmühaberleri vermek;
16 - Mahallede sakin olanlarhakkında resmi müesseselerce istenilen hüsnühalvarakalarını tanzim ve ikametgah senedi tasdik etmek;
17 - Cumhurbaşkanınca,halkın ihtiyaçlarını karşılamak ve ammehizmetlerini kolaylaştırmak üzere karar altına, alınacakişlerden o mahalleye taallük eden kısımları tatbiketmek."
7.2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 1.maddesi şöyledir:
"Gayrimenkullerin tescilinde ogayrimenkul Devlete ait ise bulunduğu yerdeki en büyük malmemuru, hususi idareye ait ise vali, evkafa ait ise evkaf müdürüveya memuru, belediyeye ait ise belediye reisi, köye ait ise muhtar vemahsus kanunla teşekkül etmiş diğer hükmişahıslara ait ise bunların kanuni mümessillerisalahiyetlidirler. Bu mümessillerin salahiyetlerini kullanma şeklinigösteren kanunlar hükmü yerinde durmaktadır."
8.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun“Kadastro ekibi ve komisyonun kuruluşu”başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"Kadastro ekibi; en az ikikadastro teknisyeni, mahalle veya köy muhtarı ile üçbilirkişiden oluşur.
(Ek fıkra: 22/2/2005 –5304/2 md.) Kadastronun fennî işlerinin ihale yoluylayaptırılması halinde, kadastro ekibinde iki kadastro teknisyeni,iki teknisyenin temin edilememesi durumunda yerine bir kadastro teknisyenigörevlendirilebilir. Ekipteki kadastro teknisyeni yerine kontrol memuru dagörevlendirilebilir.
Muhtarın diğer birkadastro ekibi ile çalışması veya herhangi bir sebeplehazır bulunmaması halinde, yerine kanuni vekili katılır.
Belediyesi olan yerlerde belediyemeclisi, köylerde ise köy derneği tarafından en geçonbeş gün içinde altı bilirkişi,çalışma alanında birden çok ekibin görevyapması halinde her ekip için ayrıca üçbilirkişi seçilir.
Seçilen bilirkişilerin40 yaşını bitirmiş olması ve kısıtlıveya yüzkızartıcı bir suçtan kesinleşmişmahkumiyeti bulunmaması gerekir.
Bilirkişilerin zamanındaseçilememesi veya bilirkişiliklerine mani hallerin bulunmasıhalinde, bölgenin mülki amiri tarafından aynı sayıdabilirkişi belirlenir.
Seçilen bilirkişilerkadastro ekibinin çalışması sırasında;kendisine, eşine, usul ve füruuna, kardeşine, kardeşininçocuklarına ve eşinin usul ve füruuna ait tespitler ilebunların hak iddia ettiği tespitlerde ve ayrıca hak iddiaedenlerden biri ile kendisi veya usul ve füruu arasında davasıbulunanlara ait tespitlerde de bilirkişi olarak dinlenemezler.
Bilirkişiliğe maniyukarıdaki haller, kadastro teknisyeni, muhtar ve diğergörevliler ile bunların yerine kaim olanlar hakkında dauygulanır.
Kadastro komisyonu; kadastromüdürü veya yardımcısınınbaşkanlığında, bir kadastro üyesi ve itirazınmahiyetine göre kontrol mühendisinden veya tasarruf kontrolmemurundan oluşur. Kontrol mühendisinin bulunmaması halindeyerine fen kontrol memuru katılır.
Bu maddede unvanları belirtilenmemurlar bu maksatla açılmış okul veya kurslardan mezunolanlar arasından atanırlar.
(Mülga son fıkra:11/10/2011-KHK-666/1 md.)"
9.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıfıkrası şöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ilehukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar."
B. Yargı Kararı
10.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 11/03/2014 tarihli ve E.2013/18244, K.2014/4183sayılı kararıyla, Köy Muhtarlıklarınınkamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olupeylem ve işlemlerinin de kamusal nitelikte olduğunu ve kamu hizmetikavramı çerçevesinde olduğunu, Köymuhtarlıklarının; ilgili personeli olan muhtar ve ihtiyar heyetiazaları olarak çalışan ve kamu görevlileri olankişiler eliyle gerçekleştirdiği işlemler nedeniyleoluştuğu iddia edilen zararlar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepedilmesi halinde kamu hizmetinin görülmesi sırasında vehizmet kusurundan doğan bu zararların gideriminde idariyargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakgerekçesi şöyledir:
"DavacıB.Çtarafından, davalılar Kırklareli ...KöyüMuhtarlığı vdl. aleyhine 12/02/2009 gününde verilendilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılanyargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dairverilen 21/05/2013 günlü kararın Yargıtay’daduruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından,duruşmasız olarak incelenmesi de davacı tarafındansüresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11/03/2014duruşma günü için yapılan tebligat üzerinetemyiz eden davalılar vekili Avukat M.H.Ç geldi, karşıtaraftan davacı adına gelen olmadı. Açıkduruşmaya başlandı. Süresinde olduğuanlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildiktenve hazır bulunanın sözlü açıklamasıdinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanıngörüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafındanhazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlarincelenerek gereği düşünüldü.
1-Davalı Kırklareli...Köyü Muhtarlığı’nın temyizitirazları yönünden;
Dava, maddi ve manevi tazminatistemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulünekarar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, ilgili kurumlardangerekli izinleri alarak ...Barajı havzasına alabalık üretimtesisi kurduğunu, ancak davalılar tarafından tesisin köymerası üzerine inşa edildiği gerekçesiyle iki kezyıkıldığını belirterekuğradığı maddi ve manevi zararın tazmininiistemiştir.
Mahkeme, ...KöyüMuhtarlığı aleyhine açılan davanın husumetnedeniyle reddine, diğer davalı gerçek kişiler aleyhineaçılan davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İstemin ilerisürülüş biçimine göre davacı;açıkça, davalı köy tüzelkişiliğinin hizmet kusuruna dayanmıştır. Davalı...Köyü Muhtarlığı kamusal kurallarçerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem veişlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramıçerçevesindedir. Kamu hizmetinin görülmesisırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların giderimindeidari yargı görevlidir. (2577 sayılı İYUY. m.2)
Görev sorunu, kamudüzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ilerisürülmese bile yargılamanın her aşamasındakendiliğinden gözetilir. Açıklanan nedenle; mahkemece,davalı ...Köyü Muhtarlığı yönündenyargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirkenbu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanınhusumetten reddine karar verilmiş olması bozmayıgerektirmiştir.
2-Davalı H.M ,Y.Y , S.Ö veY.U’ın temyiz itirazları yönünden;
Kamu görevlilerinin yetkilerinikullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi,ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisininemrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurumaleyhine açılmalıdır. ( TC Anayasası 40/III, 129/V,657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler,emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan SorumlulukHukukunun temel ilkeleri açısındanbakıldığında da; bu şekilde düzenlemeninmevzuatta yer almış olması zarar göreninzararının karşılanması yönünde önemlibir teminattır.
Davaya konu edilen olayda;...Köyü muhtarı ve ihtiyar heyeti azaları olarakçalışan ve kamu görevlisi olan davalıların,davacı tarafından kurulan alabalık tesisini, yerin köymerası olduğu gerekçesi ile yıktıkları,görevleri sırasında ve görevlerinden dolayıdavacıyı zarara uğrattıkları ilerisürülmektedir.
Şu durumda yerel mahkemeceaçıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, adıgeçen davalılar hakkında davanın husumet nedeniylereddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ileişin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne kararverilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulmasıgerekmiştir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyasının sureti ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
12.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaidari yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
13.Dava, davacının babası tarafından dava tarihindenyaklaşık 40 yıl önce satınalındığı belirtilen taşınmazın, köymuhtarlığı ve azaları tarafından 2006yılında davacının babasına haber verilmeden davadışı üçüncü kişileresatıldığı ileri sürülerek; davacının busebeple uğradığını iddia ettiği maddi ve manevizararların tazmini istemiyle açılmıştır.
14.İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiylenedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğanzararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuruveya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tamyargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığıöne sürülen idari işlem veya eylemin hukukauygunluğunun denetlenmesi esas alındığından,olayın oluşumu ve zararın niteliği, sorumluluk ilkelerininuygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminatahükmedilirken de sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesigerekmektedir.
15.İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetinkuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnelnitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilenhizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesiveya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte veidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru,özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonimbir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur.Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunundoğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Kamugörevlilerinin hizmetin yürütülmesi sırasındakikusurlu eylemleri, idare yönünden nesnel nitelik taşıyanhizmet kusurunu oluşturmakta, bunun yargısal denetimi ise, kamuhizmetlerinin işleyişinin ve gereklerinin değerlendirilmesindeuzman olan idari yargı yerine ait bulunmaktadır.
16.Olayda, davacının babasının satınaldığı taşınmazın köymuhtarlığı tarafından babasının bilgisi verızası dışında üçüncükişilere satışının yapıldığı, bunedenle zarara uğradığı ve zararının meydanagelmesinde davalı köy muhtarlığının kusurluolduğu ileri sürülerek, tazminat istemiyle açılandavada; kamu hizmetini yürütmekle yükümlükılınan davalı idarenin, kamu hizmetini yöntemine ve hukuk kurallarınauygun olarak yürütüp yürütmediğinin,dolayısıyla hukuki sorumluluğunun bulunupbulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
17.Davalı idare, kamu tüzel kişiliği olup; kural olarak,işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. Somut olayda,davalı idarenin mevzuatla kendisine verilmiş bulunan görevlerigereği gibi yerine getirmediği ilerisürülmüştür. İstemin ilerisürülüş biçimine göre davacı; davalıköy muhtarlığının hizmet kusurunadayanmıştır. Davalı...KöyüMuhtarlığı kamusal kurallar çerçevesinde faaliyetgöstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamuhizmeti kavramı çerçevesindedir. Kamu hizmetiningörülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğanzararların gideriminde idari yargı görevlidir.
18.Köy Muhtarlığı tarafından yapılan işlemlerinidari nitelikte olup hiç yapılmaması, geçyapılması ya da gereği gibi yapılıpyapılmadığı hususunun idari yargı yerinin denetiminetabi bulunmasına göre, görevin hiç veya gereği gibiyerine getirilmemesi de hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı, 2577 sayılıKanun’un 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir.
19.Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ya da başka bir nedenlehukuki sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesiuyarınca idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin 31/05/2023 tarih ve E.2023/533sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Balıkesir1. İdare Mahkemesinin 31/05/2023 tarih ve E.2023/533 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE,
03/06/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN