T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/511
KARAR NO : 2024/223
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Organize sanayi bölgesi içerisinde kiracı olan davacının imalatlarının yapı ruhsatı eklerine aykırı bulunduğundan bahisle, yapının 1 ay içinde yıkılarak kaldırılması ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri gereği düzenlenen 169.939,20 TL idari para cezasının tahsil edilmesine ilişkin işleme karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : H.T
Vekili : Av. Ü.A
Davalılar : 1-Yenimahalle BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. O.Ö.K.B
2- OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü
Vekili : Av.H.İ.K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, organize sanayi bölgesi içerisinde ...ada,...parsel, ...Cad. No: ...Ostim adresinde bulunan taşınmazdakiracı olan müvekkilinin imalatlarının yapıruhsatı ve eklerine aykırı bulunduğundan bahisle,Yenimahalle Belediye Encümeninin 29/12/2022 tarih ve 1047 sayılıişlemi ile tesis edilen; yapının 1 ay içindeyıkılarak kaldırılması ve 3194 sayılıİmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri gereği düzenlenen169.939,20 TL idari para cezasının tahsil edilmesine ilişkinYenimahalle Belediye Encümeninin 29/12/2022 tarih ve 1047 sayılıişleminin iptali istemiyle, Yenimahalle BelediyeBaşkanlığına karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2.Ankara 15. İdare Mahkemesi 10/05/2023 tarih ve E.2023/397 sayılıkararı ile, OstimOrganize Sanayi Bölge Müdürlüğünün dehasım mevkiine alınmasına karar vermiştir.
3.Davalılardan, Ostim Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekili cevap dilekçesinde,davanın adli yargı yerinde çözülmesigerektiğinden bahisle görev itirazında bulunmuştur.
4. Ankara 15. İdare Mahkemesi 07/06/2023 tarih veE.2023/397 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin, davalıidare tarafından, kamu gücüne dayalı olarak re’sen vetek yanlı irade açıklaması sonucu tesis edilen idariişlem olduğu, bu işleme karşı açılandavanın görüm ve çözümünün idariyargıya ait olduğu, dolayısı ile mahkemenin görevliolduğu gerekçesiyle, davalılardan Ostim Organize SanayiBölge Müdürlüğünün görevitirazının reddine karar vermiştir.
5.Davalılardan Ostim Organize Sanayi Bölge Müdürlüğüvekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyasının aslı ile birlikteYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı,davanın OSTİM OSB Müdürlüğüyönünden, adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddelerigereğince olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vererek dosyayıUyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
" İNCELEME : Davacıtarafından davalı idare aleyhine açılan iptaldavasında, davalı idare görev itirazında bulunmuş, buitirazın reddedilmesi üzerine davalı idare tarafındanolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması talebinde bulunulması nedeniyledosyanın Başsavcılığımıza gönderildiğianlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından,yapı ruhsatına ve mimari projeye aykırı imalatbulunduğundan bahisle 169.939,20 TL idari para cezası verilmesine veyıkıma ilişkin Yenimahalle Belediye Encümeninin 29.12.2022tarihli ve 1047 sayılı kararının iptali istemiyleYenimahalle Belediye Başkanlığı ile OSTİM OSBBaşkanlığına karşı açılan davada,davalı OSTİM OSB Başkanlığının görevitirazının idare mahkemesince reddedilmesi üzerine, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemi ile davalı vekili tarafından Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına başvurulduğuanlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” kenar başlıklı 2. maddesinde, idaridava türleri: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Kamu kurumlarınca alman idarikararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile kanuna aykırı olduğu ileri sürülerekaçılan ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesindetanımlanan iptal davalarının amacı, idari işlemlerinidari yargı organlarınca denetlenerek, idarenin hukukauygunluğunun sağlanmasıdır.
Diğer taraftan, 4562 sayılıOrganize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin birincifıkrasının (h) bendine göre OSB'ler; "... Sanayininuygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarınıönlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonelkullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayitürlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi vegeliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmişarazi parçalarının imar planlarındaki oranlardâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destekalanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri iledonatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemlerdâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve buKanun hükümlerine göre kurulan, planlanan ve işletilen,kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmetüretim bölgelerini, " ifade etmektedir. Kanun'un 4. maddesininon dördüncü fıkrasının'‘Yürürlüğe giren imar plânına görearazi kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi,inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışma ruhsatları OSBtarafından verilir ve denetlenir. İşyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır.”hükmü; 5. maddesinin birinci fıkrasının “OSB,müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği kararüzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerineBakanlıkça verilen kamu yararı kararı vesınırları belirlenmiş yetki çerçevesindekamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuktüzel kişiliğidir.” hükmü ve 8. maddesindegeçen “Yönetim kurulu, müteşebbis heyetin en azdördü kendi üyeleri arasından olmak üzereseçeceği beş asıl, beş yedek üyedenoluşur. Genel kurula geçen ve müteşebbis heyetin sonaerdiği OSB’lerde, yönetim kurulu yönetmelikle belirlenecekkriterlere göre en fazla on bir asıl ve on bir yedek üyedenoluşur. Yönetim kurulu üyeleri dört yıl içinseçilir. Yönetim kurulu üyeleri kendi aralarında birbaşkan ve bir başkanvekili seçerler. Yönetim kurulu en azayda iki defa toplanır ve toplantı salt çoğunluk ileyapılır. Geçerli bir mazereti olmadan üst üsteyapılan üç toplantıya veya mazereti olsa dahi altıay içinde yapılan toplantıların en az yarısınakatılmayan üyeler üyelikten çekilmişsayılırlar. Kararlar salt çoğunlukla verilir.Oyların eşitliği halinde başkanın oyuna itibar edilir.Yönetim kurulu; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü vebenzeri düzenlemeler ile müteşebbis heyetin kararlarıçerçevesinde OSB’nin sevk ve idaresini yürütmeklegörevlidir şeklindeki hükümler karşısında,OSB yönetimlerinin özel hukuk tüzel kişiliğiolduğu tartışmasızdır.
Yine anılan Kanun'un 25.maddesinin beşinci fıkrasına göre de OSB'lerde tutulacakdefterler ve genel kurul toplantılarında görevlendirilecekBakanlık temsilcisi konularında OSB mevzuatında hükümbulunmayan hâllerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nunanonim şirketlere ilişkin hükümlerininuygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonucunda,OSTİM OSB Müdürlüğünün, 4562sayılı Kanun kapsamında kurulduğuanlaşılmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, OSTİM OSB içinde faaliyetgösteren davacı adına yapı ruhsatına ve mimari projeyeaykırı imalat bulunduğundan bahisle 169.939,20 TL idari paracezası verilmesine ve yıkıma ilişkin işlemin iptalinedair davanın, davalı OSTİM OSBMüdürlüğü yönünden özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerektiği düşünülmektedir.
Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesinin; 15.02.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/58 Kararsayılı ve 05.04.2021 tarihli ve 2021/182 E., 2021/200 K.sayılı emsal kararlarında da bu hususlarınvurgulandığı görülmektedir.
KARAR : Yukarıdaaçıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar verildi."
7.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247sayılı Kanun'un 13/3. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
8. DanıştayBaşsavcısı uyuşmazlığın çözümündeidari yargının görevli olduğu ve 2247 sayılıKanun'un 10. maddesi uyarınca yapılmış başvurununreddi gerektiği yönünde yazılı düşüncevermiştir. Yazılı düşüncenin ilgilikısmı şöyledir:
"İdarîyargının görev alanını belirleyen temel kanun olanİdarî Yargılama Usûlü Kanununun2. maddesinde"idarî işlemler", idarî eylemler" ve"idarî sözleşmeler"den dolayıaçılacak iptal ve tam yargı davaları idarî davatürleri arasında sayılmak suretiyle bu davalarınidarî yargının görev alanında bulunduğunaişaret edilmekle birlikte "idarî işlem", idarîeylem" ve "idarî sözleşme" tanımınayer verilmediğinden, bu kavramların içeriğine hangiişlem, eylem ve sözleşmelerin girdiği bilimsel veyargısal içtihatlarla belirlenmektedir. Bu itibarla, kamu hizmetigören özel hukuk tüzel kişilerinin kamu hizmetiyle ilgiliişlemlerinin idarî işlem sayılıpsayılmayacağının öğretide ileri sürülengörüşler ve yargı içtihatları nazaraalınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Özel hukuk tüzelkişisi tarafından tesis edilmiş olsa da bir hukukîişlemin idarî işlem olup olmadığının ortayakonabilmesi için işlemin tesisi sırasında özel hukuktüzel kişisi tarafından kamu gücü ayrıcalığındanyararlanılıp yararlanılmadığınınbelirlenmesi önemlidir. Başka bir anlatımla,işlemi tesisedenin özel hukuk tüzel kişisi olması, sadece bu sebepleişlemi özel hukuk işlemi haline getirmeyeceğinden,işlemin hukukî mahiyetinin değerlendirilmesi gerekir.
"Çoğunlukla kamutüzel kişileri tarafından tesis edilse de, kimi durumlardaözel hukuk tüzel kişileri de kendilerine tanınan kamugücü ayrıcalıkları veyükümlülükleri uyarıncaidarîişlem tesisedebilirler" (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt I, 2019, s.761-763).
"Kamu hizmetlerine şu yada buölçüdedoğrudandoğruyakatılanbütün özel örgütler, tamamenözelhukukrejimine tâbî olmakla birlikte, kamusalyetkilerkullanarak yaptıkları işlem ve eylemler konusunda, kamuhukuku ilke ve kurallarına ve idare yargısına tâbitutulurlar." (Lütfi DURAN, Ders Notları, s.344-345).
İdare kavramının hemorganik anlamı hem de işlevsel anlamı ifade ettiğikuşkusuzdur. Fonksiyonel kritere göre özel hukuk tüzelkişilerininbazı işlemleri de tamamen idare işlevineilişkin olup,bunlarınyargısal denetimi de idarîyargının görev alanı içindedir." (Celal ERKUT,İptal Davasının Konusunu OluşturmasıBakımından İdarî İşlemin Kimliği, s.75-82,dpn.10-İd.s.129).
"Özel hukuk tüzelkişilerinin idarî işlemini belirleyen ölçütkamu gücü ölçütüdür."(K.BurakÖZTÜRK, İdarenin Denetlenmesinde Zorunlu Tahkim Yolu, s.613.)
"Bazıkuruluşların özel hukuk hükümlerine tâbitutulması onların mutlaka özel hukuktüzel kişisiolduğu anlamına gelmez. Özel hukuk hükümlerinetâbi olma kuruluşuntürünükendiliğindendeğiştiripidarenindışınaçıkarmaz."(İlhan ÖZAY,Futbolda Özelleştirme,İdare Hukuku veİlimleri Dergisi (İHİD), Sayı:1-3,1990, s.33).
"Adlî-idarîyargı görev ayrımının kıstaslarınınneler olduğu mer'i mevzuatımızda düzenlenmemiştir.Ancak, doktrinde kabul edilen bazı kıstaslar mevcuttur. Bu kıstaslardanbiri de, maddî olaya uygulanacak kanunun niteliğidir. Eğeruyuşmazlıkkonusuolayauygulanmasıgerekenkanun,kamuhizmetlerininihdasveyürütülmesiileilgiliysebudavanınidarî yargıda görülmesi gerekir."(Aydın H. TUNCAY, Orhan ÖZDEŞ, Recep BAŞPINAR, YüzyılBoyunca Danıştay, 1968, s. 652)
"Kanunda Türkiye FutbolFederasyonu (TFF)'nin özel hukuk hükümlerine tâbiolduğunun belirtilmesi onu özel hukuk tüzel kişisihâline getirmez. Kanunla bir kamu kurumunun bazı faaliyetleriözel hukuka tâbi kılınabilir. Ancak bir kurumun bazıfaaliyetlerinin özel hukuka tâbi kılınması o kurumukamu kurumu olmaktan çıkarmaz. TFF bir kamu tüzelkişisidir ve yürüttüğü faaliyet itibarıylada hizmet yerinden yönetim kuruluşu, yani bir kamu kurumudur."(Kemal GÖZLER, İdare Hukuku, Cilt I, 2019, s.213-214)
"Türksat A.Ş.'ninşirket statüsünde kurulmuş olması ve 406sayılı Kanun'da özel hukuk kurallarına tâbiolduğunun belirtilmesi, kamusal yetki kullandığıölçüde idare hukuku kurallarınınuygulanmasındanbağışıklık kazandırmayacaktır. Budurum,Türksat A.Ş.'nin rutin faaliyetlerinin yürütülmesinde,personel istihdam rejiminde ve benzeri hususlarda özel hukukkurallarının uygulanmasına engel değildir."(Ali D.ULUSOY, Yeni Türk İdare Hukuku, 2019, s. 211)
Doktrinde yer alangörüşler ve yüksek mahkeme kararları birliktedeğerlendirildiğinde,fonksiyonel kıstasa göre özelhukuk tüzel kişilerinin bazı işlemlerinin tamamen idareişlevine (fonksiyonuna) ilişkin olduğu ve uygulanacakhukukî rejimin belirlenmesi açısından idareişlevinin belirleyici olduğu, idare işlevini belirleyenkıstasların; kamu gücü ve kamu hizmetiolduğu,idarîkararalmayetkisivegücüyledonatılmışolmalarınakarşılık,gerekstatüleri ve gerekseteşkilatlanmaları veyönetimleribakımındanözelhukuk tüzel kişisi olupda, kamu hizmeti gören kuruluşların, bu hizmetleri yerinegetirirken, kamu makamı gibi hareket etmeleri halinde bu özel hukukkişilerinin işlemlerinin de idare hukuku kurallarına tâbiolduğu ve idarî yargının görevalanıiçindeyeraldığısonucunavarılmaktadır.
Kamu hizmetlerinintamamının Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinceyerine getirildiği dönemlerde özel hukuk tüzelkişilerinin idarî işlem tesis etmesi ve idarî davalardadavalı mevkiine alınması söz konusuolamazdı. Bunedenle idarî işlem tanımı yapılırken organikkıstas esas alınmak suretiyle işlemin Devlet ve diğer kamutüzel kişilerinden biri tarafından tesis edilmişbulunması idarî işlemin zorunlu unsuru olarak kabul edilirdi.
İmtiyaz sözleşmelerive özelleştirmeye ilişkin Anayasal vekanunîdüzenlemeler uyarınca tekel niteliğindeki bazıkamu hizmetlerinin sunumunun işletme hakkının belirli birsüreyle özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi,yap-işlet-devret modeli çerçevesinde bazıyatırım ve hizmetlerin kamunun gözetim ve denetimi altındaözel hukuk tüzel kişilerince yerine getirilmesininbenimsenmesive ekonomik kolluk işlemlerinin bir kısmının mevzuatlaözel hukuk tüzel kişilerine bırakılmasıüzerine kamu hizmetlerini bu usûllerle yerinegetirenözelhukuktüzel kişilerine kamu gücükullanarak idarî işlemtesis etme yetkisi verilmesi nedeniyle idarî işlemintanımında organik kıstas zorunlu unsur olmaktançıkmıştır.
Ekonomik gelişmelerebağlı olarak yaşanan bu hukukî değişimlersonucunda özel hukuk tüzel kişilerinin hiç bir suretleidarî işlem tesis edemeyeceğine ilişkin kabûlünartık geçerliliğinin kalmadığı bilimsel veyargısal içtihatlarla ortaya konulduğundan, özel hukukalanına ilişkin işlemlerinin adlî yargıdadavaedilebileceğikonusundatereddütbulunmayanorganize sanayibölgesi müdürlüğünün kamu gücükullanarak tesis ettiği işlemlerin fonksiyonel anlamdaidarîişlem olması nedeniyle idarî yargı mercilerincehukukî denetiminin yapılması gerekmektedir.
İdare hukuku öğretive uygulamasında "idarenin işlemi" ve "idarîişlem" ayrımı yapılmakta olup idarenin herhangi birözelhukuk kişisigibihareket etmek suretiyle egemenlik yetkisi(kamugücü) kullanmadanözel hukuk alanında tesis ettiğiişlemlerinden doğan uyuşmazlıkların adlîyargı mercilerince çözümleneceğiaçıktır. Başka bir anlatımda, bu tür işlemleridarenin işlemi olmasına karşın "idarîişlem" olmadıkları için idarîyargının görev alanının dışındakalırlar. Aynı şekilde özel hukuk tüzelkişilerinin işlemlerinin tamamının özel hukukişlemi olduğu yönündeki genellemeler de doğrudeğildir. İdarî işlem tesis etme yetkisi tanınanözel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen idarîişlemlerin mevcut olduğu ve bunların yargısal denetimininidarî yargı mercilerince yapılacağıDanıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıyla kabuledildiği gibi Fransız Danıştayı da bir kamu gücüayrıcalığının uygulanmasına dayalıişlemlerin özel hukuk tüzel kişileri tarafından tesisedilmiş olsa bile idarî işlem niteliğinde olduğuna vebunlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların idarî yargımercilerince çözümleneceğine karar vermiştir.(31/07/1942 tarihli Monpeurt, 13/01/1961 tarihli Magnier, 08/06/1988 tarihliGradone kararları)
İdarenin her işlemiidarî işlem olmadığı gibi bütün idarîişlemlerin kamu tüzel kişileri tarafından tesis edilmesi dezorunlu değildir. Bu itibarla, özel hukuk tüzel kişisi olupda kamu hizmeti yapanlar bu hizmetleri yerine getirirken kamu makamıgibihareket ederek kamu gücü (egemenlik yetkisi)kullanmak suretiylekarşı tarafın rızasını aramaya gerek olmadan tekyanlı irade açıklamalarıyla hukuk aleminde yenilikdoğuran sonuçlara yol açmaları durumunda idare hukukukurallarına tâbi olurlar.
Nitekim özel hukuk tüzelkişisi olduklarında tereddüt bulunmayan Türkiye JokeyKulübü Derneği ve Adalet TeşkilatınıGüçlendirme Vakfının idarî makam gibi hareketederek tesis ettikleri at yarışlarına ilişkinmüşterek bahislerden ve lojman tahsisi işlemlerinden kaynaklananuyuşmazlıkların idarî yargı mercilerinceçözümleneceğine Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilmiştir. (E. 1995/2, 1995/1 ve E.1999/1, K.1999/11 sayılıkararlar)
Danıştayca da özelhukuk tüzel kişilerinin tesis ettiği işlemlerin, kamuhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olması ve kamugücü kullanılmak suretiyle tesis edilmesi halinde davanınidarî yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinekarar verilmektedir.
4562 sayılı Kanunun 5.maddesinde özel hukuk tüzel kişisi olduğu belirtilenorganize sanayi bölgesi tüzel kişiliğine kolluk yetkisiniteliğindeki yetkilerin, anılan Kanunla verilmesi nedeniyleistisnaî olarak, idare hukuku ilke ve kurallarına göreişlem tesis edebilme yetki ve gücüyle donatılan organizesanayi bölgesi yönetim organlarının tesis etmişoldukları idarî işlemlerin yargısal denetimininidarî yargı mercilerince yapılması gerekmektedir.
Nitekim "...Organize SanayiBölgesi Yönetim Kurulu kararının Organize SanayiBölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 108. maddesinedayanılarak alındığı dolayısıyla,uyuşmazlığın davacı ile davalı arasındaimzalanan arsa tahsis sözleşmesihükümlerineaykırılıktan değil,Yönetmelikhükümlerine aykırılıktan kaynaklandığı,anılan Yönetmeliğin ise Sanayi ve TeknolojiBakanlığı tarafındançıkarıldığı dikkatealındığında, Mahkemenin davanın görevyönünden reddine ilişkin kararında hukuka uyarlıkbulunmamaktadır."gerekçesiyle verilen DanıştayOnuncu Dairesinin 13/05/2019 tarihli ve E:2015/3103, K:2019/3763sayılı kararı ile ".... 4562sayılıOrganize SanayiBölgeleri Kanununun 4. maddesine göre, imar ve parselasyonplanları ve değişikliklerinin, OSB tarafındanhazırlanacağı ve Bakanlığın onayınasunularak hukuken tamamlanarak kesin ve yürütülebilir birişlem haline geleceği tabiîdir. OSB tarafındanhazırlanan ancak Bakanlık tarafından onaylanmayan birimarişleminin hukuken icraî, hukukî sonuç doğran birişlem haline gelmesisöz konusu olmayacaktır.Dolayısıyla imar planıdeğişikliğindeOSBveBakanlık işlemlerinin birliktedeğerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu imarplanı değişikliğinin OSB tarafından reddedilmesi veböylece Bakanlığa sunulmaması işleminin özelhukuk hükümlerine göre tesis edilmiş bir işlem olarakdeğerlendirilmesi hukuken mümkün değildir."gerekçesiyleverilenDanıştayAltıncı Dairesinin13/05/2019 tarihli ve E:2015/3103, K:2019/3763 sayılı kararıorganize sanayi bölgelerinin kamu gücü kullanarak tesisettiği işlemlerin yargısal denetiminin idarîyargımerciilerince yapılacağına ilişkindir.
4562 sayılı Kanun'un 4.maddesinin 14. fıkrasında yer alan "...arazikullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi,inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışmaruhsatlarıOSBtarafındanverilirvedenetlenir." hükmü veOrganize Sanayi Bölgeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 44.maddesinde yer alan OSB Müdürlüğünün OSB'nin imarplanına uygun yapılaşmasından sorumlu olduğu, OSB'ceruhsata aykırı veya ruhsatsız yapıldığıtespit edilen yapının o andaki inşaat durumu belirlenerekaykırılığın giderilmesi içinkatılımcıya 30 gün süre verileceği ve sürebitiminde yapı mevzuata uygun hâle getirilmediği takdirdeinşaatın bu durumunun OSB tarafından belediyeyebildirileceği kuralı dayanak gösterilerek Ostim Organize SanayiBölge Müdürlüğünce, 06/09/2022 ve 21/02/2022tarihli inşaat durumunu gösterir tespit tutanakları düzenlenmesive yapı hakkında işlem tesis edilmesinin Belediyeden istenmesiüzerine Yenimahalle Belediye Encümenince bu tutanaklaradayanılarak yıkım ve idarî para cezası verilmesinedair idarî işlemtesis edildiği dosyanın incelenmesindenanlaşılmaktadır.
Özel hukuk tüzelkişilerinin imar planına göre yapı ve tesislerininşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışma ruhsatlarınıverme ve denetlemeyetkisinin bulunmadığı, kolluk yetkisininkullanımı mahiyetinde olan bu işlemlerin egemenlik yetkisinedayanarak idarî makamlarca tesis edilebileceği kuşkusuzdur.Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü,inşaatın yapı ruhsatınaaykırılıklarını gösteren tutanak düzenlemeişlemlerini Kanun veYönetmelikle kendisine tanınankamugücünü(egemenlik yetkisini)kullanarakkarşıtarafınrızasınıaramadantesis ettiğinden, bu işlem fonksiyonel anlamda idarîişlemdir. OSBMüdürlüğü özel hukuk hükümlerinegöre tesis etmesi mümkün olmayan bu işlemi bu alanailişkin egemenlik yetkisininkullanımının Kanunla kendisinetanınması nedeniyle tesis edebilmiştir.
Kanun ve Yönetmelik gereğiOSB Müdürlüğü tarafından düzenlenentutanaklara dayalı olarak Yenimahalle Belediye Encümenincealınan yıkım veidarî para cezasına ilişkin kararıniptaliistemiyleYenimahalle Belediye Başkanlığına karşıaçılan davada, inşaatın durumunu tespit etmek üzereOSB Müdürlüğünce düzenlenen tutanaklarıniptali talep edilmediği ve OSB Müdürlüğüdavacı tarafından davanın tarafı olarakgösterilmediği haldeİdarî Yargılama UsûlüKanununun 15. maddesinin (1-c) işaretli bendi ile idarî mahkemeleretanınan yetkiye istinaden İdare Mahkemesince re'sen hasımmevkiine alınmıştır.
İdarî işlemi tesisedeninözel hukuk tüzel kişisi olmasından hareketleyargısal denetimin adlî yargı merciince yapılmasıgerektiğinin kabulü hâlinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 24.maddesi uyarınca "tasarruf" ilkesinin geçerli olduğuhukuk mahkemelerinde açılan davalarda mahkemece re'sen hasımdeğişikliği yapılamayacağından, OSBMüdürlüğünün re'sen hasım mevkiinealınmasına ilişkin İdare Mahkemesi kararı esasalınarak hukuk mahkemesince taraf teşkiline ilişkin usûlişlemleri sonuçlandırılamayacaktır.
Başka bir anlatımla,davacı tarafından davalı olarak gösterilmeyenkişilerin re'sen hasım mevkiine alınması idarîdavalarda mümkün olup hukuk mahkemelerinde kural olarakdavacıtarafından davalı olarak gösterilen kişiler husumetiyledavanın görülmesi zorunlu olduğundan, davadilekçesinde sadece Yenimahalle Belediye Başkanlığınındavalı olarak gösterilmesi nedeniyle OSBMüdürlüğü tarafından tesis edilen işlemleryönünden adlîyargı merciince yargısal denetimyapılamayacaktır.
SONUÇ : Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarıncayapılan başvurunun reddi gerektiğidüşünülmektedir."
IV. İLGİLİ HUKUK
9.5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları"başlıklı 14. maddesinde, 4562 sayılı Organize SanayiBölgeleri Kanunu hükümlerinin saklı olduğubelirtilmiştir.
10.5393 sayılı Kanun'un "Değiştirilen,Eklenen ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler"başlıklı 85. maddesinin (h) bendi şöyledir:
"12.4.2000tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4üncü maddesinin altıncı fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yürürlüğe girenmevzii imar plânına göre arazi kullanımı, yapıve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıylailgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma veçalışma ruhsatları OSB tarafından verilir vedenetlenir. İşyeri açma ve çalışma ruhsatınınverilmesi sırasında işyeri açma veçalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSBtarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresihesabına yatırılır."
11.4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun "Tanımlar vekısaltmalar"başlıklı 3. maddesinin (h) bendi şöyledir:
" (Değişik: 18/6/2017-7033/39 md.)
Bu Kanunun uygulanmasında;
...
Organize Sanayi Bölgesi (OSB):Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasınısağlamak, çarpık sanayileşme ve çevresorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynaklarırasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayitürlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi vegeliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmişarazi parçalarının imar planlarındaki oranlardâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destekalanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri iledonatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemlerdâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve buKanun hükümlerine göre kurulan, planlanan ve işletilen,kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmet üretimbölgelerini"
...
ifade eder."
12.4562 sayılı Kanun'un "Yerseçimi kuruluş ve planlama" başlıklı4. maddesinin on üçüncü ve devamıfıkralarışöyledir:
'' (Değişik:18/6/2017-7033/40 md.)
...
OSB sınırlarıiçerisinde yapılacak imar ve parselasyon planları vedeğişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygun olarakhazırlanır ve Bakanlıkça onaylanır. Onaylı imarplanları valilikçe tespit edilen ilan yerlerinde,Bakanlığın internet sayfasında bir hafta süre ile ilanedilir. Askı süresinin sonunda Bakanlıkçayürürlüğe konulur ve ilgili kurumlara bilgi içingönderilir. Bir haftalık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar Bakanlığa veya valiliğeyapılır. Bakanlık itirazları ve planları on beşgün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Katılımcıtarafından OSB’ye başvurulduğu hâlde başvurutarihinden itibaren üç ay içinde herhangi bir kararabağlanmayan imar ve parselasyon planı ve değişikliklerikatılımcının müracaatı hâlindeBakanlıkça değerlendirmeye alınır. Bakanlıkdeğerlendirme aşamasında OSB’nin başvuruhakkındaki görüşünü ister. OSB başvuruhakkındaki görüşünü on beş güniçinde Bakanlığa bildirmek zorundadır. Başvuruyakonu imar ve parselasyon planı ile değişiklikleri Bakanlıktarafından uygun bulunması hâlinde onaylanabilir.
Yürürlüğe girenimar plânına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerininprojelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat veizinler ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarıOSB tarafından verilir ve denetlenir. İşyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır.
(Ek fıkra:4/4/2023-7451/5 md.)Bakanlık tarafından OSB olarak sınırlarıkesinleştirilenalanlarda, acele kamulaştırma kararınaistinaden Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi kapsamındamahkemece takdir edilen taşınmaz bedelinin banka hesabınayatırılması ve acele el koyma kararı verilmesini takibenyatırımların gecikmemesini teminen, OSB tarafından altyapıinşaatı ve tahsis yapılabilir, yatırımlar içinruhsat ve izinler verilebilir. Bedel tespitine ilişkinKamulaştırma Kanununun 11 inci maddesininüçüncü fıkra hükmü saklıdır. Bufıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmeliktedüzenlenir.
OSB tüzel kişiliği,OSB’nin mevzuata ve imar planına uygun yapılaşmasındansorumludur. Ruhsatsız veya ruhsata aykırılığıtespit edilen yapılar hakkında ilgili idarece 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununun 32 nci ve 42 nci maddeleriçerçevesinde tesis edilen işlemler ilgili OSB veBakanlığa bildirilir. Yıkım, Bakanlığıntalimatı üzerine valilik veya kaymakamlık tarafındanyapılır. Yıkım bedeli, yapı sahibi tarafındankarşılanır.
Bu maddenin uygulanmasınailişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir."
13.4562 sayılı Kanun'un "Nitelikleri"başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"(Değişik:4/7/2012-6353/20 md.)
OSB, müteşebbis heyetinveya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim kurulununbaşvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararıkararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesindekamulaştırma işlemleri (…) yaptırabilen bir özelhukuk tüzel kişiliğidir. OSB; kamulaştırmaişlemlerini Valilik, İl Özel İdaresi, Belediye veyaYatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınayaptırabilir."
14.12/04/2000 tarih ve 4562 sayılı Kanun’un, 04/07/2012 tarih ve6353 sayılı Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un20. maddesiyle değiştirilen 5. maddesinin Anayasa’yaaykırılığı iddiasıyla DanıştayAltıncı Dairesi tarafından yapılan itiraz başvurusuüzerine, Anayasa Mahkemesi 31/10/2013 tarih ve E.2013/49, K.2013/125sayılı kararı ile, 04/07/2012 tarih ve 6353 sayılıKanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 5. maddesinin birincifıkrasında yer alan "…yapabilenveya…" sözcüklerinin Anayasa’yaaykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
15.4562 sayılı Kanun'un "YönetimKurulu" başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(Değişik Fıkra:18/06/2017-7033/43 md.) Yönetim kurulu, müteşebbis heyetin enaz dördü kendi üyeleri arasından olmak üzereseçeceği beş asıl, beş yedek üyeden oluşur.Genel kurula geçen ve müteşebbis heyetin sona erdiğiOSB’lerde, yönetim kurulu yönetmelikle belirlenecek kriterleregöre en fazla on bir asıl ve on bir yedek üyeden oluşur.Yönetim kurulu üyeleri dört yıl için seçilir.
Yönetim kurulu üyelerikendi aralarında bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.Yönetim kurulu en az ayda iki defa toplanır ve toplantı saltçoğunluk ile yapılır. Geçerli bir mazereti olmadanüst üste yapılan üç toplantıya veya mazeretiolsa dahi altı ay içinde yapılan toplantıların en azyarısına katılmayan üyeler üyeliktençekilmiş sayılırlar. Kararlar salt çoğunluklaverilir. Oyların eşitliği halinde başkanın oyunaitibar edilir.
Yönetim kurulu; kanun,yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ilemüteşebbis heyetin kararları çerçevesindeOSB’nin sevk ve idaresini yürütmekle görevlidir."
16.4562 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan Organize SanayiBölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Ruhsata aykırı yapılan yapılar"başlıklı 44. maddesi şöyledir:
"(1) OSBtüzelkişiliği, OSB’nin mevzuata ve imar planına uygunyapılaşmasından sorumludur. OSB’ce, ruhsataaykırı veya ruhsatsız yapıldığı tespitedilen yapının, o andaki inşaat durumu belirlenerek aykırılığıngiderilmesi için katılımcıya 30 gün süreverilir.
(2) Süre bitiminde yapımevzuata uygun hale getirilmediği takdirde, inşaatın bu durumuOSB tarafından 3194 sayılı Kanun uyarınca belediye vemücavir alan sınırları içinde belediyeye,dışında ise valiliğe bildirilir. Ruhsatsız veyaruhsata aykırılığı tespit edilen yapılarhakkında ilgili idarece, 3194 sayılı Kanunun 32 nci ve 42 ncimaddeleri çerçevesinde tesis edilen işlemler OSB’ye veBakanlığa bildirilir. Yıkım, Bakanlığıntalimatı üzerine valilik veya kaymakamlık tarafındanyapılır. Yıkım bedeli, yapı sahibi tarafındanyıkımı gerçekleştiren idareye ödenir. "
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalılardanOstim Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü vekilinin,anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca 10. maddede öngörülenbiçimde anılan davalı yönünden olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
19.Dava, organize sanayi bölgesi içerisinde ...ada, ...parsel, ...Cad.No: ...Ostim adresinde bulunan taşınmazda davacınınimalatlarının yapı ruhsatı ve ve eklerine aykırıbulunduğundan bahisle, yapının 1 ay içindeyıkılarak kaldırılması ve 3194 sayılıİmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri gereği düzenlenen169.939,20 TL idari para cezasının tahsil edilmesine ilişkinYenimahalle Belediye Encümeninin 29/12/2022 tarih ve 1047 sayılıişleminin iptali istemiyle açılmış,davalılardan OSTİM OSB Müdürlüğüyönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmıştır.
20.Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ve UyuşmazlıkMahkemesinin benzer konularda istikrar kazanmışkararlarının birlikte değerlendirilmesinden, Organize SanayiBölgesinin, özel hukuk tüzel kişiliğini haizolduğu ve özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilenişlemlerin yargısal denetiminin de adli yargı yerlerinceyapılacağı gözetildiğinde, davanındavalılardan Ostim OSB aleyhine yönelik kısmınınyargısal denetiminin, adli yargı yerinde yapılmasıgerektiği sonucuna varılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile, davalılardan Ostim Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 07/06/2023 tarih veE.2023/397 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalılardan Ostim Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 07/06/2023 tarih veE.2023/397 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN’ınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Görevselbakımdan bir girişim ve etkinliğin kamu hizmeti sayılmasıveya sayılmaması, değişik koşullar dikkatealınarak yasakoyucunun görüşleri doğrultusundakibelirlemelerine göre şekillenen değişken ve görecelibir konudur. Kamu hizmetinin yönetsel öğesi, genelde kamusalyönetim biçimi ise de, İdarenin özel hukuk hükümlerinegöre yürüttüğü kimi etkinliklerin de bu nitelikteolduğu görülmektedir Fakat bir hizmetin amacı kamuyararı ise kamu hukuku esaslarına bağlı kalacağıaçıktır. Bu nedenle idarenin, toplumun yararına olarakgenel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak içingiriştiği etkinlikler hangi yol ve usulle yapılırsayapılsın kamu hizmeti sayılacağından "kamu hizmeti"kavramının en önemli öğesi yönetim biçimideğil, hizmetin amacı ve bunun sorumluluğunu üstlenenorganın niteliğidir. Böyle olunca, kamu hizmetleri, Devletin vediğer kamu tüzelkişilerinin toplumun genel olarakihtiyaçlarını karşılamak amacıylayürüttüğü veya buyruğu ve sorumluluğualtında başkalarına yaptırdığı etkinliklerolarak tanımlanabilir.
İdarîişlemler, çeşitli hukukî etkiler doğurmakamacıyla yapılan tek yanlı ve icraî iradeaçıklamaları olarak tanımlandığında, "iradenin açıklanması"yönünden, bu iradenin sahibi durumunda olan "idarî makam" kavramıönem kazanmaktadır. Bu noktada, yalnızca işlemi yapanmerciye göre belirlenen organik ölçüt tek başınayeterli olmamaktadır. Yani idarenin her işlemi idarî işlemolmadığı gibi, bütün idarî işlemlerin kamutüzel kişileri tarafından tesis edilmesi de söz konusu değildir.Bu açıdan, idarî karar alma yetkisi ve gücüyledonatılmış olmalarına karşılık, gerekstatüleri ve gerekse teşkilatlanmaları ve yönetimleribakımından özel hukuk tüzel kişisi olup da, kamuhizmeti gören kuruluşlar, bu hizmetleri yerine getirirlerken kamumakamı gibi hareket etmekte ve işlemleri de idare hukukukurallarına tabi olmaktadır.
Kamuyararı içermesi ve özel faaliyet olarak gereği gibisunulmasının mümkün olmaması nedeniyle, yasamaorganı tarafından özel faaliyetleriçin söz konusuolmayacak bir ayrıcalıklar ve yükümlülüklerrejimine tabi tutulan ve sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamuotoritesi tarafından üstlenilen faaliyetler, kamu hizmeti olarakkabul edilmektedir. Kamu hizmeti yerine getirilirken sahip olunanayrıcalıklara dayanılarak, tek yanlı irade beyanıylatesis edilen, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka birdeyişle, kişilerin hukukî durumlarındadeğişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesizorunlu işlemler iptal davasına konu edilebileceği gibi, buişlemler nedeniyle uğranılan zararların tazmini içintam yargı davası açılması damümkündür.
4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin (h)bendinde, organize sanayi bölgeleri (OSB), sanayinin uygungörülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarınıönlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonelkullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayitürlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi vegeliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmişarazi parçalarının imar planlarındaki oranlardâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destekalanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri iledonatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemlerdâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve buKanun hükümlerine göre kurulan, planlanan ve işletilen,kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmetüretim bölgeleri olarak tanımlanmış; 4. maddesinde, "OSB yer seçimine ilişkinyönetmeliğe göre uygun görülen yerlerdeBakanlığın onayı ile kurulur. OSB lere ait yerseçimi, Bakanlığın koordinatörlüğündeilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerininkatılımıyla oluşan yer seçimi komisyonunun yerindeyaptığı inceleme sonucunda, varsa üst ölçekliplan kararları dikkate alınarak yapılır. Komisyonda kararlaroybirliği ile alınır. Oybirliği sağlanamamasıdurumunda yer seçimi ile ilgili nihai karar, yönetmeliktebelirlenen esaslar doğrultusunda Bakanlıkça verilir. Mevzuatgereğince korunması gereken ve sanayi tesislerinin kurulmasınaizin verilmeyen alanlar OSB yeri olarak incelemeye alınmaz. OSB alanıiçinde Hazine veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait arazilerinbulunması hâlinde; bu araziler, talep edilmesi ve başkaca birsakıncası bulunmaması durumunda, 29/1/2004 tarihli ve 5084sayılı Yatırımların ve İstihdamınTeşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendi kapsamındaki illerde bedelsiz devredilir. Diğer illerde ise2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 63.maddesinde yer alan harca esas değerleri üzerinden peşin veyataksitle ödenmek üzere OSB lere satılır. Buna ilişkinusûl ve esaslar Bakanlık ile Maliye Bakanlığıncamüştereken belirlenir. Toplu Konut idaresiBaşkanlığı mülkiyetinde bulunan stok araziler iseilgili mevzuatına göre OSB tüzel kişiliğine tapudadevredilirken 29/4/1969 tarihli ve 1164 sayılı Arsa Üretimi veDeğerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 11 nci maddesinde belirtilenşerh tapuya işlenmez. Seçilen alanda özel mülkiyetteolan araziler bulunması hâlinde bu araziler rızaen satınalma veya kamulaştırma yoluyla iktisap edilir. Bu niteliktetaşınmazlar hakkında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu hükümleri uygulanır. Yerseçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırlarıdışında kalan alanların planlanması Çevre veŞehircilik Bakanlığı ve/veya ilgili belediyetarafından en geç bir yıl içinde yapılır.Bununla ilgili usûl ve esaslar Bakanlık ve Çevre veŞehircilik Bakanlığınca müştereken belirlenir.OSB alanı dışındaki içme ve kullanma suyu, karayolu,demiryolu, elektrik ve doğalgaz bağlantıları ile ilgiliiş ve işlemler Bakanlığın koordinasyonunda ilgilikurum ve kuruluşlarca yerine getirilir. Yer seçimikesinleştirilen alandaki büyükşehir belediyesi, ilbelediyesi, ilçe belediyesi, belde belediyesi, 18/5/2004 tarihli ve 5174sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar veBorsalar Kanununa göre kurulan sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayiodası, o da yoksa ticaret odası, il özel idaresi veyayatırım izleme ve koordinasyon başkanlığıtemsilcileri ile alanın hiçbir belediye sınırıiçinde olmaması hâlinde il belediyesi, ilçebelediyeleri ile bu ilçelerdeki odalar valilik uygungörüşüne istinaden OSB kuruluşunda yer alabilir. OSBkuruluşuna katılan kurum ve kuruluşların temsilcileri vevali tarafından imzalanmış kuruluş protokolününBakanlıkça onaylanması ve sicile kaydı ile OSB tüzelkişilik kazanır. OSB kuruluşunda, altıncı fıkradabelirtilen usuller çerçevesinde belirlenen odanın yeralması zorunludur. İhtisas OSB'lerde konuyla ilgili, meslekikuruluşlar ve teşekküllerin temsilcileri, taleplerihâlinde müteşebbis heyete dâhil edilirler. Tüzelkişilik kazanan OSB'lerden, kuruluş tarihinden itibaren altı ayiçerisinde kamulaştırma işlemlerine başlayıp,iki yıl içerisinde uzlaşılamayan tüm parselleriçin tespit ve tescil davası açmayan veya tüm parsellerİçin açılan davalar neticesinde 2942 sayılıKanun'un 10 uncu maddesinde belirtilen süreler içerisinde bedeliödenmeyen OSB lerin tüzel kişilikleri, tasfiye sürecibaşlatılarak Bakanlık tarafından resen terkin edilebilir.OSB alanında Sağlık Bakanlığıncaöngörülen sağlık koruma bandıbırakılır. Ortak kullanım alanları, OSBbüyüklüğünün %8'inden az; hizmet ve destekalanları ise OSB büyüklüğünün %10'undanfazla olamaz. OSB sınırları içerisinde yapılacakimar ve parselasyon planları ve değişiklikleri,OSBtarafından yönetmeliğe uygun olarak hazırlanır veBakanlıkça onaylanır Onaylı imar planlarıvalilikçe tespit edilen ilan yerlerinde, Bakanlığıninternet sayfasında bir hafta süre ile ilan edilir. Askısüresinin sonunda Bakanlıkça yürürlüğekonulur ve ilgili kurumlara bilgi için gönderilir. Bir haftalıkilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlarBakanlığa veya valiliğe yapılır. Bakanlıkitirazları ve planları on beş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Katılımcı tarafındanOSB'ye başvurulduğu hâlde başvuru tarihinden itibarenüç ay içinde herhangi bir karara bağlanmayan imar veparselasyon planı ve değişikliklerikatılımcının müracaatı hâlindeBakanlıkça değerlendirmeye alınır. Bakanlıkdeğerlendirme aşamasında OSB'nin başvuru hakkındakigörüşünü ister. OSB başvuru hakkındakigörüşünü on beş gün içindeBakanlığa bildirmek zorundadır. Başvuruya konu imar veparselasyon planı ile değişiklikleri Bakanlıktarafından uygun bulunması hâlinde onaylanabilir.Yürürlüğe giren imar plânına göre arazikullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi,inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışma ruhsatları OSBtarafından verilir ve denetlenir, işyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır."; 5.maddesinde "OSB, müteşebbisheyetin başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamukararı ve sınırları belirlenmiş yetkiçerçevesinde kamulaştırma işlemleriyaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSBadına kamulaştırma yapacak idare, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu uyarınca oluşturacağıkıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarında OSB'den en az birüyenin görevlendirilmesini ister. Tanınacak sürezarfında görevlendirme yapılmaması hâlinde, ilgiliidare, komisyon üyelerinin tamamını kendi bünyesindenseçer. Arazinin mülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflarile arazi bedeli ödeme yükümlülüğü OSB tüzelkişiliğine aittir."; 20. maddesinde, " OSB'lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon,doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibialtyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu veözel kuruluşlardan satın alarak dağıtım vesatışını yapma hakkı sadece OSB'nin yetki vesorumluluğundadır. OSB'ler, Bakanlıktan izin almak kaydıylaayrı şirket kurma şartı aranmaksızın OSBalanı İçerisinde öncelikle kendi ihtiyacı olmaküzere eletrik üretim tesisleri kurma ve işletme hakkınasahiptir. OSB'deki katılımcıların elektrik üretimtesisleri kurması ve işletmesi OSB iznine tabidir.Atıkların ortak arıtma tesisinin kabul edebileceğistandartlara düşürülmesi amacıyla münferidenön arıtma tesisi yapılması gerekir. OSB'de yer alankuruluşlar, altyapı ihtiyaçlarını OSB'nintesislerinden karşılamak zorundadır. OSB'nin izniolmaksızın altyapı ihtiyaçları başka bir yerdenkarşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesis kurulamaz. Bukuruluşlar kendilerine tahsis edilen altyapı kullanmahakkını başka kuruluşlara devir ve temlik edemez vebaşkalarının istifadesine tahsis edemez."; 21.maddesinde, "OSB tüzelkişiliği, bu Kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde hertürlü vergi, resim ve harçtan muaftır. OSBkatılımcılarının enerji giderlerine dairdüzenlemeler, serbest piyasa koşulları ile oluşmuşfiyatlara müdahale edilmeksizin, Cumhurbaşkanı tarafındanyapılır. Atık su arıtma tesisi işletenbölgelerden, belediyelerce atık su bedeli alınmaz.";22. maddesinde de, "OSB ve OSBÜKorgan üyeleri ile personeli, kendi kusurlarından ileri gelenzararlardan sorumludurlar. Bunlar, para ve para hükmündeki evrak vesenetler ile bilanço, tutanak, rapor, defter ve belgeler üzerindeişledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibicezalandırılırlar. Birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleriniyerine getirmeyen OSB organ üyelerinden kamu görevlisi olmayanlar ileOSBÜK organ üyeleri, beş bin Türk lirası idari paracezasıyla, kamu görevlisi olanlar ilgili mevzuathükümlerine göre cezalandırılır. Bu maddekapsamındaki idari para cezaları Bakanlıkçaverilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıdaaktarılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağıüzere, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayı ileve anılan Bakanlıkça belirlenen yerde kurulan organize sanayibölgelerine; sanayileşmenin sağlıklı düzenli veçevreyle uyumlu gelişimini sağlamak amacıyla kamuyararı çerçevesinde özel bir takım görevlerverilmiş ve bu görevlerini yerine getirilebilmeleri için dekamusal yetkiler tanınmıştır.
4562sayılı Kanun'da özel hukuk tüzel kişisi olduklarıbelirtilen organize sanayi bölgelerinin kamusal yetki veayrıcalıklarla donatıldıkları, bu yetki veayrıcalık dahilinde kamu hukuku alanında görülmesigereken tek yanlı, kesin, doğrudan uygulanabilir işlemler detesis ettikleri açıktır.
Kurumungörevleri arasında özel hukuk alanına giren birtakımuğraşıları bulunmakta ise de, bu uğraşılarüstlenilen kamu hizmetini yerine getirmek amacına yönelikolduğundan, yalnızca anılan uğraşılara veya buuğraşılarında özel hukuk hükümlerinebağlılığına bakılarak, kurumun kamu hizmetigörmediği veya kamu kurumu olmadığı söylenemez .Kurumun tüzel kişiliğinin olması ve özel hukukhükümlerine bağlı bulunması, üstlendiği kamuhizmetinin, etkin, kolay ve çabuk bir biçimde yürütmeyeolanak sağlamaya yöneliktir. Bu bakımdan, 4562 sayılıKanun'da yer alan özel hukuk hükümlerine bağlı olmakeyfiyeti kurumun üçüncü kişilerlegirişeceği hukuki işlemlere özel hukukhükümlerinin uygulanacağını belirtmekten öte biranlam taşımadığı ortadadır.
Kanunve Yönetmelik gereği OSB Müdürlüğütarafından düzenlenen tutanaklara dayalı olarak YenimahalleBelediye Encümenince alınanyıkımkararınıniptaliistemiyle Yenimahalle BelediyeBaşkanlığına karşı açılan davada,inşaatın durumunu tespit etmek üzere OSBMüdürlüğünce düzenlenen tutanakların iptalitalep edilmediği ve OSB Müdürlüğü davacıtarafından davanın tarafı olarak gösterilmediğihaldeİdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 15. maddesinin(1-c) işaretli bendi ile idarî mahkemelere tanınan yetkiyeistinaden İdare Mahkemesince re'sen hasım mevkiine alınmıştır.
İdarîişlemi tesis edenin özel hukuk tüzel kişisi olmasındanhareketle yargısal denetimin adli yargı merciince yapılmasıgerektiğinin kabulü hâlinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24.maddesi uyarınca "tasarruf"ilkesinin geçerli olduğu hukuk mahkemelerinde açılandavalarda mahkemece re'sen hasım değişikliğiyapılamayacağından, OSBMüdürlüğünün re'sen hasım mevkiinealınmasına ilişkin İdare Mahkemesi kararı esasalınarak hukuk mahkemesince taraf teşkiline ilişkin usûlişlemleri sonuçlandırılamayacaktır.
Davacıtarafından davalı olarak gösterilmeyen kişilerin re'senhasım mevkiine alınması idarî davalarda mümkünolup, hukuk mahkemelerinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesiuyarınca dava dilekçesinde bulunması zorunlu olan davalıadının eksik olması hâlinde hâkim tarafındanverilen kesin süre içinde tamamlanması ve 124. maddesiuyarınca karşı tarafın açık rızasıile yapılabilen iradî taraf değişikliğidışında kural olarakdavacı tarafından davalıolarak gösterilen kişiler husumetiyle davanıngörülmesi zorunlu olduğundan, dava dilekçesinde sadeceYenimahalle Belediye Başkanlığının davalı olarakgösterilmesi nedeniyle OSB Müdürlüğütarafından tesis edilen işlemler yönündenadlîyargı merciince yargısal denetim yapılamayacağısonucuna varıldığından, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait bulunduğu görüşü ile çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Üye Üye
AhmetARSLAN Bilal ÇALIŞKAN