T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/217
KARAR NO : 2024/214
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Bahçe vasfında olan ve sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazların fiilen kullanılamaması nedeniyle dikili ağaçların, ecrimisil ve kamulaştırma bedellerinin tazminen ödenmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :H.Ç
Vekili : Av. N.A
Davalılar
AdliYargıda : Milli Savunma Bakanlığı
Vekili : Av.E.A
İdariYargıda : 1-Milli SavunmaBakanlığı
2-İçişleri Bakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu Hakkari ili,Yüksekova ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... ve ... parselsayılı taşınmazların olduğu bölgeyesınır duvarı yapıldığını, bahçevasfındaki bu taşınmazın sınır duvarınınarkasında bırakılması nedeniyle erişiminkalmadığı ve taşınmazlarınkullanımının fiilen imkansız hale geldiği ifade edilerek,uğranılan maddi zarara karşılık şimdilik 20 TLkamulaştırma, 10 TL ağaç ve 20 TL ecrimisil bedeli olmaküzere şimdilik toplam 50 TL tazminatın yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 19/10/2023tarih ve E.2022/474, K.2023/1000 sayılı kararı ile,sınır duvarı yapılmasından dolayı davacıyaait taşınmazlara ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazların tamamınınsınır duvarının diğer tarafındakaldığı, fiili bir el atmanın bulunmadığı,kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelenzararın hizmet kusurunu oluşturucağı, 2577 sayılıKanun'un 2. maddesi gereğince idare aleyhine açılacak tamyargı davalarında görevli mahkemenin idari yargıolduğu gerekçesiyle, yargı yolu caizolmadığından, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b maddesiuyarınca, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usuldenreddine karar vermiş, bu karar, istinaf edilmeksizinkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunumun 2. maddesinde 'idari dava türleri' arasındasayılan 'idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası'kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
Dava konusu sınır duvarınındevamı niteliğinde olan Ağrı ilinde bulunan sınırduvarı hakkında verilen Yargıtay 5. Hukuk Daire'sinin 28/04/2022tarihli 2022/1239 Esas, 2022/7815 Karar sayılı kararı 'Davalıidare tarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğubölgede Ağrı İli, Acil Sınır Fiziki GüvenlikSistemi Projesi kapsamında sınıra duvaryapıldığı, davacıya ait ... Köyü, ... ada,... ve ... Parsel sayılı taşınmazların yapılanduvarın arkasında kaldığı anlaşılmakta olup,davalı idare tarafından dava konusu taşınmazlaradoğrudan el atılmamış ve üzerindeçalışma yapılmamıştır.
11/02/1959 gün ve1958/17-1959/15 sayılı Yargıtay İçtihadıBirleştirme kararında belirtildiği gibi; kamulaştırmayetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlar üzerine plan ve projelere uygunolmak üzere tesisler yaptırmış olmaları veya tesislerikullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle kişilerinuğramış oldukları zararlara ilişkin davalar idarinitelikte olup bu tür davaların idari yargıdagörülmesi gerektiği gözetilip idari yargınıngörevli olması sebebiyle dava şartı yokluğundandavanın usulden reddine verilmesi gerekirken, yazılışekilde karar verilmesi' şeklindedir.
Uyuşmazlık Mahkemesi'ninbenzer mahiyetteki 06.04.2015 tarih, 2015/201 Esas ve 2015/217 Kararsayılı kararında 'Anayasanın 125 inci maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk,aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurununhizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçtığında kuşku bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinde 'idari dava türleri' arasındasayılan 'idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası' kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.' şeklinde değerlendirmedebulunulmuştur.
Dava dilekçesi, cevapdilekçesi, yerleşik içtihatlar, davalıtaşınmazın tamamının Türkiye-İransınır güvenlik duvarının diğer tarafındaolduğuna ilişkin fen bilirkişi raporu ile tüm dosyakapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sınırduvarı yapılmasından dolayı davacıya aittaşınmaza ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazın tamamınınsınır duvarının diğer tarafındakaldığı, fiili bir el atmanın bulunmadığı,kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelenzararın hizmet kusurunu oluşturucağı, 2577 sayılıKanun'un 2. maddesi hükmü gereğince idare aleyhineaçılacak tam yargı davalarında görevli mahkemeninidari yargı olduğunun da açık olduğudeğerlendirilerek HMK m. 114/1-b ve 115/2 hükmü uyarıncayargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın davaşartı yokluğundan usulden reddine..."
3.Davacı vekili, aynı hukuki sebeplerle, 50 TL taşınmaziçin,50 TL ecrimisil ve 50 TL ağaç bedeli olmak üzereşimdilik toplam 150 TL tazminatın davalılardan tahsiliistemiyle, bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Van 2. İdare Mahkemesi 28/02/2024 tarih veE.2024/351 sayılı kararı ile, dava konusutaşınmaza güvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilenel atıldığı, fiili el atmadan doğmasa bile hukukikamulaştırmasız el atmadan kaynaklı zararın tazminineyönelik olarak açılan davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Hukukîkamulaştırmasız el atma davaları, ilgili idarelerinKanun'dan doğan görevlerini belli bir müddet hareketsiz kalmaksureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları) temelinedayandığından, eylemden kaynaklı olan davalar arasmda yeralmaktadır.
İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararlarm tazmini istemiyle açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin menfi ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de, somutuyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022 tarihlive 32025 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğegiren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2942 sayılıKanun'un Ek I. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süreiçinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür. " hükmü ve uygulamadabirliğin sağlanması amacı gözönünealındığında, fiilen olmasa da hukuken el atılan ancakulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran işbu davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece kara askeriyasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsa buyerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
6.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile GenelkurmayBaşkanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
7.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar" başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dış sınırlarındanitibaren en çok ikiyüz metreye kadar olan saha dahilindeyangın ve patlama tehlikesi gösteren her türlü maddeninimali, depolanması ve satış yerlerinin açılmasıyasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır, özel güvenlikbölgelerinde mahalli mülki amirler; askeri güvenlikbölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri ve hassasiyetidikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülki amirlertarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 - 4188/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiğikişilerden başkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izin verilmişolanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürünün yetiştirileceğinemahalli mülki amirler tarafından karar verilebilir.
8.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5) Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki sukaynaklarından faydalanmalarına izin verebilir ve geçişyollarını tespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanlarınuyması gereken kuralları ve bölgeye girişkapıları ile geçiş yollarını yapacağıbir talimat ile tesbit eder. Su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanacak olanlara yetkili komutanlıkça,fotoğraf ve parmak izini ihtiva eden izin belgeleri düzenlenir veyapılması yasak olan davranışlar imza mukabili tebliğedilir. Bu kişiler bu bölgelerden yararlanmalarısırasında kimlik belgeleri ile izin belgelerini birlikteyanlarında taşımak zorundadırlar. Yararlanmasırasında zararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleritespit edilenlerin izin belgeleri yetkili komutanlıklarca gerialınır ve durum Mülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür. Eski eserleri ve doğal kaynaklarıaraştırmayı, işletmeyi planlayan veya TürkiyeCumhuriyeti ve yabancı uyruklularca düşünülenaraştırma ve işletmeyi denetlemekle yükümlü olanilgili kuruluş,isteğini Genelkurmay Başkanlığınagönderir. Genelkurmay Başkanlığıncaaraştırma veya işletmeye izin verilip verilmediği istek sahibikuruluşa ve yetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır. ''
9.Yönetmeliğin"Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" başlıklı 24.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri Güvenlik Bölgelerinde;yetkili komutanlığın isteği üzerine GenelkurmayBaşkanlığının uygun görmesi halinde, MilliSavunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanması taşınmazınbulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabihususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncı maddesininuygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince oluşturulankomisyon tarafından taşınmaz edinimi ya da kiralamanınülke güvenliğine uygunluğu değerlendirilerek kararabağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
10.2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
11.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
12.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23.09.1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda, “olayda mülkiyet hakkınadoğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilenyasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkınözüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662 K.2010/651sayılı kararıyla hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyletaşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenineyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onuortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
14.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararıyla; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik nitelendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldeki davada davanın nitelendirilmesineemsal olabilecek birkararvermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydana geldiğiniöne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucuların taşınmazlarınınbulunduğu bölgede yer alan ve askerî tesise sınırolmayan diğer taşınmazların imaraaçıldığı, bu taşınmazlarayapılaşma izni verildiği hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğu söylenemezise de başvurucuların taşınmazlarını dilediklerigibi kullanma, taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarruftabulunma hak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamumakamları, kamulaştırılmasına gerek görmedikleribu durumdaki taşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıyla kullanma veyararlanma hakkına yönelik olarak bir kısım yasalkısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olan zararlarıntazminine olanak bulunmadığına yönelik yorumu başvurucularaşahsi olarak aşırı ve olağan dışı birkülfet yüklemiştir. Bu durumda başvurucularınmülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararıarasında olması gereken adil dengenin başvurucular aleyhine bozulduğuve müdahalenin ölçülü olmadığısonucuna varılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanınçözümünde adliyargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının,Danıştay Savcısı YakupBAL’ın isedavada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
17.Dava, davacıya ait bahçe vasfındaki dava konusu Hakkari ili,Yüksekova ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... ve ... parselsayılı taşınmazların tapu kaydında "1. Derece Askeri Yasak Bölge"şerhinin bulunduğu, bu bölgeye güvenlik duvarıçekildiği, taşınmazların askeri yasak bölgeiçerisinde kalması nedeniyle kullanıma elverişsiz halegeldiği, ancak, kamulaştırılmadığı ilerisürülerek, kamulaştırma, ağaç ve ecrimisilbedellerinin tazminen ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
18.Dosyanın incelenmesinden; davacının Hakkari ili, Yüksekovailçesi, Onbaşılar Köyü, 144 ada38 ve 39 parselsayılı taşınmazların maliki olduğu,taşınmazların askeri bölge içerisindekaldığı, çekilen güvenlik duvarı nedeniyletaşınmazın bahçe vasfını yitirdiği vekullanım imkânının kalmadığı, ancakkamulaştırma işleminin deyapılmadığının ileri sürüldüğü;adli yargı yerince yapılan keşif ve alınan bilirkişiraporuna göre, dava konusu taşınmazın yapılangüvenlik duvarının arkasında ve askeri yasak bölgeiçerisinde kalması nedeniyle taşınmazlaraulaşımın mümkün olmadığının tespitedildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte 1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılma zorunluluğubulunduğu halde taşınmazlarda kamulaştırmaişlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazların bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belli olmadığıanlaşılmıştır.
19.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
20.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
21.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarınınise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de, somutuyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022 tarihlive 32025 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğegiren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2942 sayılıKanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilenişlemlerin yapılmaması halinde taşınmazlarınmalikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedeleilişkin açılacak davalar, adli yargıdagörülür." hükmü ve uygulamadabirliğin sağlanması amacı gözönünealındığında, fiilen olmasa da hukuken el atılan ancakulaşımı ve kullanımı sınırlandırıldığıiçin fiilen el atılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Van2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Yüksekova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/10/2023 tarih ve E.2022/474, K.2023/1000sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Van 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Yüksekova1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/10/2023 tarih ve E.2022/474, K.2023/1000sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN