T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/170
KARAR NO : 2024/201
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Meyve bahçesi vasfında olan ve sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazların, fiilen kullanılamaması nedeniyle belirlenen kamulaştırma, ağaç ve ecrimisil bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : İ.A
Vekili : Av. N.A
Adli Yargıda
Davalı : Milli Savunma Bakanlığı
Vekili : Av. G.T
İdari Yargıda
Davalılar :1-Milli SavunmaBakanlığı
2- İçişleri Bakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkiline ait Hakkari ili, Yüksekovailçesi, ...Köyü, ...ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların maliki olduğunu, yapılan sınırduvarı nedeniyle taşınmazların sınırduvarının dışındabırakıldığını, taşınmazlarınbahçe vasfında olduğunu, 2016 yılında sulanmasıve biçilmesi için yapılan başvurularınsonuçsuz kaldığını, ciddi anlamda maddizararının oluştuğunu, taşınmazlara haksızolarak el atıldığını ve haksız fiilin devamettiğini, kamulaştırma yapılmadığınıileri sürerek, taşınmazlarınkamulaştırılmasına, kamulaştırmasız elatmadan kaynaklı şimdilik 20 TL kamulaştırma, 10 TLağaç ve 20 TL ecrimisil bedeli olmak üzere toplamda 50 TLtazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Yüksekova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 21/09/2023tarih ve E.2022/217 K.2023/281 sayılı kararı ile,sınır duvarı yapılmasından dolayı davacıyaait taşınmazlara ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazların tamamınınsınır duvarının diğer tarafında kaldığı,fiili bir el atmanın bulunmadığı, kamu hizmetinin yerinegetirilmesi sırasında meydana gelen zararın hizmet kusurunuoluşturucağı, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesihükmü gereğince, idare aleyhine açılacak tamyargı davalarında görevli mahkemenin idari yargıolduğu gerekçesiyle, HMK'nın 114/1 -b ve 115/2 hükmüuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın davaşartı yokluğundan reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Somut olayda,"kamulaştırmasız fiilen el atma" ve "hizmetkusuru" hallerinin karşılaştırılmasıgerekmektedir. Kamulaştırma yapmaya yetkili devlet kamu tüzelkişileri kamu kurumları veya kamu yararı bulunması halindeadlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özelhukuk tüzel kişileri, hukuka uygun bir kamulaştırmaişlemi yapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunantaşınmaz malına sahiplenme kastıyla ve kalıcıolarak el koyup, taşınmazüzerine bir tesis veya bina yapar yahutda o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinintaşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını engellerse,kamulaştırmasız fiilen el atmış sayılır.Kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında veya sebebiyle idareninbelli bir görevlisine atıf ve izafe edilmesi mümkün birkişisel kusur ile ortaya çıkmış olmayan, kamu hizmetininbizzat kuruluş, işleyiş veya teşkilatlanmasındakiaksaklık bozukluk, düzensizlik, eksiklik ve sakatlık halindekarşımıza çıkan kusura hizmet kusuru denir.
Bu durumda, sahiplenme kastıylael koyma niteliğinde olmayan ve yine müdahalenin önlenmesi talebiniiçermeyen davanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyüklenici aracılığıyla da olsayürüttüğü sıradaki eyleminden doğanzararın giderilmesine yönelik olarak açıldığınınkabulü gerekir.
Kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin,kamu yararına uygun şekilde işletilipişletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idareninsorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısaldenetiminin, idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılacak tam yargı davası kapsamındaidari yargı yerlerince yapılacağı açıktır.
İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu;özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelenzararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Kamu hizmetinin, yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısaldenetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri”arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayızarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası” kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
Dava konusu sınırduvarının devamı niteliğinde olan Ağrı ilindebulunan sınır duvarı hakkında verilen Yargıtay 5.Hukuk Daire'sinin 28/04/2022 tarihli2022/1239 Esas, 2022/7815 Kararsayılı kararı " Davalı idare tarafından, davakonusu taşınmazın bulunduğu bölgede Ağrıİli, Acil Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi Projesikapsamında sınıra duvar yapıldığı,davacıya ait Sarıçavuş Köyü, 103 ada, 14 ve 15parsel sayılı taşınmazların yapılan duvarınarkasında kaldığı anlaşılmakta olup, davalıidare tarafından dava konusu taşınmazlara doğrudan elatılmamış veüzerinde çalışmayapılmamıştır.
11/02/1959 gün ve 1958/17-1959/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararında belirtildiğigibi; kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlarüzerine plan ve projelere uygun olmak üzere tesisleryaptırmış olmaları veya tesisleri kullanmaları veya butesislere bakmaları sebebiyle kişilerin uğramışoldukları zararlara ilişkin davalar idari nitelikte olup bu türdavaların idari yargıda görülmesi gerektiğigözetilip idari yargının görevli olması sebebiyle davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine verilmesigerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, "şeklindedir.
Uyuşmazlık Mahkemesi'ninbenzer mahiyetteki 06.04.2015 tarih, 2015/201 Esas ve 2015/217 Kararsayılı kararında '' ............ Anayasanın 125 incimaddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişindeveya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötüişlemesi veya hiç işlememesi hallerindegerçekleştiği ve bunun idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yol açtığındakuşku bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri”arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayızarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası” kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.'' şeklindedeğerlendirmede bulunulmuştur.
Dava şartları
MADDE 114- (1)" Davaşartları şunlardır:
...b) Yargı yolunun caizolması. ..."
Dava şartlarınınincelenmesi
MADDE 115- (1) Mahkeme, davaşartlarının mevcut olup olmadığını,davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
2) Mahkeme, dava şartınoksanlığını tespit ederse davanın usulden reddinekarar verir. Ancak, dava şartı noksanlığınıngiderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesinsüre verir. Bu süre içinde dava şartınoksanlığı giderilmemişse davayı dava şartıyokluğu sebebiyle usulden reddeder.
3) Dava şartınoksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesindenönce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş vefakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtakidava şartı noksanlığından ötürü, davausulden reddedilemez. " şeklinde düzenlenmiştir.
Dava dilekçesi, cevapdilekçesi, yerleşik içtihatlar, davalıtaşınmazların sınır duvarının diğertarafında olduğuna ilişkin fen bilirkişi raporu iletüm dosya kapsamı bir aradadeğerlendirildiğinde;Sınır duvarı yapılmasındandolayı davacıya ait taşınmazlara ulaşımınmümkün olmadığı, taşınmazlarıntamamının sınır duvarının diğertarafında kaldığı, bu hususun fen bilirkişiraporundaki krokide de görüldüğü ve tespitedildiği, taşınmazların sınır duvarıarkasında kalması nedeniyle fiili bir el atmanınbulunmadığı, bu durumun kamu hizmetinin yerine getirilmesisırasında meydana gelen zararın hizmet kusurunuoluşturucağı, 2577 sayılı kanunun 2. Maddesi hükmügereğince idare aleyhine açılacak tam yargıdavalarında görevli mahkemenin idari yargı olduğunun daaçık olduğu değerlendirilerek HMK m. 114/1-b ve 115/2hükmü uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın dava şartı yokluğundan usulden reddine..."
3.Davacı vekili, bu kez taşınmaz bedeli 50 TL, tarımsal amaçlıkullanılamaması nedeniyle 50 TL, ağaçların bedeli 50TL olmak üzere toplam 150 TL tazminatın davalılardan tahsiliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Van 3. İdare Mahkemesi 07/02/2024 tarih veE.2023/3263 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın adli yargının görevinegirdiği gerekçesiyle 2247 Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına, dava dosyasının ve dosyaiçerisine alınan Yüksekova 2. Asliye Hukuk MahkemesininE.2022/217, K.2023/281 sayılı dava dosyası da temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden; davacıya ait Hakkari ili, Yüksekova ilçesi,...Köyü, ...ada, ... ve ... parsel parsel sayılıtaşınmazlara davalı idareler tarafından inşa edilensınır duvarı nedeniyle erişimininkalmadığından bahisle taşınmaz bedeli için 50TL, duvar yapılmasından bu yana taşınmazıntarımsal amaçlı kullanılamaması nedeniyleuğranılan zarar için 50 TL ve taşınmazda bulunanağaçların bedeli için 50 TL olmak üzereşimdilik toplam 150 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesiistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
İdarelerce kişilerintaşınmazlarının herhangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın fiilen kamusal işlevlerdekullanılması anlamına gelen fiili el atma durumuna ilişkindavaların adli yargı mahkemelerinde, imar planındataşınmazın kamu kullanımına ayrılmasıdurumuna karşılık gelen hukuki el atma davalarının iseidari yargı yerinde çözümleneceği açıkolmakla birlikte; dava konusu taşınmaza güvenlik duvarıçekilmesi suretiyle fiilen el atıldığı, fiili elatmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirmekte olduğu anlaşıldığından davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır...."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesi suretiylemeydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
6.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile GenelkurmayBaşkanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunlu değildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
7.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dışsınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadarolan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren hertürlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerininaçılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır,özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askerigüvenlik bölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri vehassasiyeti dikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülkiamirler tarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 - 4188/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiğikişilerden başkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürününyetiştirileceğine mahalli mülki amirler tarafından kararverilebilir."
8.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5)Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına izin verebilir ve geçiş yollarınıtespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanların uyması gerekenkuralları ve bölgeye giriş kapıları ilegeçiş yollarını yapacağı bir talimat ile tesbiteder. Su kaynaklarından ve geçiş yollarından yararlanacakolanlara yetkili komutanlıkça, fotoğraf ve parmak izini ihtivaeden izin belgeleri düzenlenir ve yapılması yasak olandavranışlar imza mukabili tebliğ edilir. Bu kişiler bubölgelerden yararlanmaları sırasında kimlik belgeleri ileizin belgelerini birlikte yanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya Milli Kuruluşlarındenetimi altındaki Türk veya yabancı uyruklularcaaraştırılması veya işletilmesi GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür. Eski eserleri ve doğal kaynaklarıaraştırmayı,işletmeyi planlayan veya TürkiyeCumhuriyeti ve yabancı uyruklularca düşünülenaraştırma ve işletmeyi denetlemekle yükümlü olanilgili kuruluş,isteğini Genelkurmay Başkanlığına gönderir.Genelkurmay Başkanlığınca araştırma veyaişletmeye izin verilip verilmediği istek sahibi kuruluşa veyetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak,bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır.''
9. Yönetmeliğin "Askeri ve özel güvenlik bölgelerindekamulaştırılmayan mallardan yararlanma esasları"kenar başlıklı 24. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanmasıtaşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.Valilik iznine tabi hususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncımaddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince oluşturulankomisyon tarafından taşınmaz edinimi ya da kiralamanın ülkegüvenliğine uygunluğu değerlendirilerek kararabağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
10.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmamasıhalinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
11.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdandava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
12.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23/09/1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda,“olayda mülkiyet hakkınadoğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilenyasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkınözüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662K.2010/651 sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmazmal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız elkoyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedeleçevrilmesini, eş söyleyişle idareden değerkarşılığının verilmesini isteyebileceğiaçıktır...”
14.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan veaskerî tesise sınır olmayan diğertaşınmazların imara açıldığı, butaşınmazlara yapılaşma izni verildiği hâlde askerîgüvenlik bölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veya kurutmakgibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamumakamları, kamulaştırılmasına gerek görmedikleribu durumdaki taşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazların kamulaştırılmasıveya bedelinin tamamına hükmedilmesi gerektiğinden sözedilemez ise de çevresinde bulunan taşınmazlar imaraaçıldığı hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle imara açılamayan ve fiilîyapılaşma yasağı da uygulanan taşınmazlarnedeniyle başvurucuların bir zararlarının olduğuaçıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında,Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR,Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ınkatılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde, adli yargıkararı ve kesinleşme ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
17.Dava, davacıya ait Hakkari ili, Yüksekova ilçesi,...Köyü, ...ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların bulunduğu bölgeye güvenlikduvarı çekildiği, taşınmazların askeri yasakbölge içerisinde kalması nedeniyle kullanımaelverişsiz hale geldiği, ancakkamulaştırılmadığı ileri sürülerek,kamulaştırma, ağaç ve ecrimisil bedelinin tazminenödenmesi istemiyle açılmıştır.
18.Dosyanın incelenmesinden; davacının Hakkari ili, Yüksekovailçesi, ...Köyü, ...ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların maliki olduğu, taşınmazlarınaskeri bölge içerisinde kaldığı, sınıraçekilen güvenlik duvarı nedeniyle taşınmazlarınmeyve bahçesi vasıflarını yitirdiği ve kullanımimkânlarının kalmadığı, ancakkamulaştırma işleminin deyapılmadığınınileri sürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmazlara fiilen el atmanın söz konusuolmadığı, ancak askeri bölge içerisinde kalmasınedeniyle taşınmazlara ulaşımın ve tarımyapmanın mümkün olmadığının tespitedildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte 1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılma zorunluluğubulunduğu halde taşınmazda kamulaştırmaişlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazların bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belirsiz ve öngörülemez bir zamanabırakıldığı anlaşılmıştır.
19.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
20.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddet hareketsizkalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları) temelinedayandığından, eylemden kaynaklı olan davalar arasındayer almaktadır.
21.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceğiyerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı RG'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür." hükmü veuygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Van3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Yüksekova 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve E.2022/217, K.2023/281sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B.Van 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Yüksekova2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve E.2022/217, K.2023/281sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN