T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/115
KARAR NO : 2024/237
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Davalı idare tarafından sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle taşınmazlara erişimin mümkün olmaması ve tarım arazisi olan taşınmazların fiilen kullanılamaması nedeniyle belirlenen kamulaştırma bedeli ve tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : F.Ç
Vekili : Av.N.A
AdliYargıda
Davalı : Milli SavunmaBakanlığı
Vekili : Av. E.A
İdariYargıda
Davalılar :1-MilliSavunma Bakanlığı
2-İçişleri Bakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, müvekkilininHakkari ili, Yüksekova ilçesi,...Köyünde bulunan ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazın maliki olduğunu, İransınırına çekilen güvenlik duvarı ilesınır arasının askeri yasak bölge ilanedildiğini, taşınmazların bu kısımdakaldığını, taşınmazların bahçevasfında olduğunu, sınır duvarı yapımına başlandığı2016 yılından itibaren taşınmazlara erişim imkanıkalmadığını, ciddi anlamda maddi zararınınoluştuğunu, taşınmazlara haksız olarak el atıldığınıve haksız fiilin devam ettiğini, kamulaştırmayapılmadığını ileri sürerek,taşınmazların kamulaştırma bedeli olarak şimdilik20 TL, ağaç bedeli olarak 10 TL, ecrimisil bedeli olarak 20 TLolmak üzere toplam 50 TL tazminatın, fazlaya ilişkin tümhakları saklı kalmak üzere dava tarihinden itibarenişleyecek faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle, adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/10/2023tarih E.2022/469, K.2023/1032 sayılı kararı ile,davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle,davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
''...Dava dilekçesi, cevapdilekçesi, yerleşik içtihatlar, davalıtaşınmazın sınır duvarının diğertarafında olduğuna ilişkin fen bilirkişi raporu iletüm dosya kapsamı bir aradadeğerlendirildiğinde;Sınır duvarıyapılmasından dolayı davacıya ait taşınmazaulaşımın mümkün olmadığı,taşınmazın tamamının sınırduvarının diğer tarafında kaldığı, fiili birel atmanın bulunmadığı, kamu hizmetinin yerine getirilmesisırasında meydana gelen zararın hizmet kusurunuoluşturucağı, 2577 sayılı kanunun 2. Maddesihükmü gereğince idare aleyhine açılacak tamyargı davalarında görevli mahkemenin idari yargı olduğununda açık olduğu değerlendirilerek HMK m. 114/1-b ve 115/2hükmü uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdakişekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
1-Davada görevli yargıyerinin idari yargı olduğu anlaşıldığından,davanın 6100 sayılı HMK 114 /1-b ve 115-2 maddeleriuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davaşartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,...''
3.Davacı vekili bu kez taşınmazın kullanımınınimkansız hale gelmesi sebebi ile taşınmazın bedeliiçin 50 TL, uğranılan zarar için 50 TL, ağaçlarınbedeli için 50 TL olmak üzere toplam 150 TL tazminatındavalılardan tahsili istemiyle, idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Van 4. İdare Mahkemesi 09/02/2024 tarih veE.2024/14 sayılı kararı ile, idarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi birkamulaştırma işlemi olmaksızın fiilen kamusalişlevlerde kullanılması anlamına gelen fiili el atmadurumuna ilişkin davaların adli yargı mahkemelerinde çözümleneceği,dava konusu taşınmazlara güvenlik duvarı çekilmesisuretiyle fiilen el atıldığı, fiili el atmadan doğanzararın tazminine yönelik olarak açılan davanınözel hukuk hükümlerine göre değerlendirilmesigerektiği, açılan davanın çözümününadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının maliki olduğu Hakkari ili,Yüksekova İlçesi, ... Köyü, ... ada, .. parselsayılı taşınmazın, davalı idarelerce yapılansınır duvarının arkasında kaldığı ve busuretle kullanımının engellendiğinden bahisle, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazınbedeli karşılığı 50,00-TL, duvarınyapılmasından itibaren tarımsal amaçlıkullanılamaması nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen zarar karşılığı 50,00-TL vetaşınmazda bulunan ağaçların bedelikarşılığı 50,00-TL olmak üzere toplam 150,00-TLtazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davadilekçesinde; davalı idarelerce yapılan sınırduvarı nedeniyle sınırın diğer tarafında kalantaşınmaza davacının erişiminin tamamen engellendiği,bu suretle davacının taşınmazınıkullanamamasına yol açıldığının ifadeedildiği, bu kapsamda; davalı idarelerin haksız fiili sonucudavacının maliki olduğu taşınmaza fıillen elatıldığı ve bu el atma nedeniyle oluştuğu ilerisürülen zararın tazmininin istenildiğigörülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuathükümleri ve yargı içtihatlarıçerçevesinde uyuşmazlık konusu olaydeğerlendirildiğinde; uyuşmazlığın temelinin,davalı idarelerce, davacının maliki olduğutaşınmaza, usulüne uygun her hangi bir kamulaştırma işlemiolmaksızın haksız olarak fiilen el atılmasıüzerine zarar meydana geldiği yönündeki iddialardankaynaklandığı, bu durumda da idarenin haksız fiilsorumluluğuna gidilmesi gerekeceği açıktır.
Bu durumda; davalı idarelerin,davacının mülkiyetinde olan dava konusu taşınmazailişkin olarak kamulaştırma işlemiyapılmaksızın, taşınmaza fiilen el atmalarındankaynaklandığı ileri sürülen zararın tazmininintalep edildiği, bu haliyle uyuşmazlık konusunun İdareHukukunun konusuna giren "idari eylem" veya "idari işlem"olarakkabulü mümkün olmadığından; davalıidarelerin, sınır duvarı yapmaları sonucunda davacıyaait taşınmazın sınırın diğer tarafındakalması suretiyle gerçekleştirdiği "haksızfiil" olarak kabul edilebilecek fiili nedeniyle tazminat ödenmesiistemiyle açılan davanın görüm veçözümünün adli yargının görevalanına girdiği sonucuna varılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüz metreuzağından alınan noktaların birleştirilmesi suretiylemeydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
6.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile Genelkurmay Başkanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgili diğeresaslar yönetmelikle tespit edilir."
7.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dışsınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadarolan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren hertürlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerininaçılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır,özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askeri güvenlikbölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri ve hassasiyetidikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülki amirlertarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 - 4188/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiğikişilerden başkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun hükümlerisaklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürünün yetiştirileceğinemahalli mülki amirler tarafından karar verilebilir."
8.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5)Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmeleri halinde,gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkili komutanlığabildirirler. Komutanlık, sadece Türkiye Cumhuriyetivatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına izin verebilir ve geçiş yollarınıtespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanların uyması gerekenkuralları ve bölgeye giriş kapıları ilegeçiş yollarını yapacağı bir talimat ile tesbiteder. Su kaynaklarından ve geçiş yollarından yararlanacakolanlara yetkili komutanlıkça, fotoğraf ve parmak izini ihtivaeden izin belgeleri düzenlenir ve yapılması yasak olandavranışlar imza mukabili tebliğ edilir. Bu kişiler bubölgelerden yararlanmaları sırasında kimlik belgeleri ileizin belgelerini birlikte yanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür. Eski eserleri ve doğal kaynaklarıaraştırmayı,işletmeyi planlayan veya TürkiyeCumhuriyeti ve yabancı uyruklularca düşünülenaraştırma ve işletmeyi denetlemekle yükümlü olanilgili kuruluş,isteğini Genelkurmay Başkanlığınagönderir. Genelkurmay Başkanlığıncaaraştırma veya işletmeye izin verilip verilmediği isteksahibi kuruluşa ve yetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır.''
9.Yönetmeliğin "Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" başlıklı 24.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları zirai faaliyetleri, meslek ve sanatlarını icraetmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlar dışındakiTürk Vatandaşlarının bölgede oturmaları, ziraifaaliyetlerini meslek ve sanatlarını icra etmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanmasıtaşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.Valilik iznine tabi hususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncımaddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğinceoluşturulan komisyon tarafından taşınmaz edinimi ya dakiralamanın ülke güvenliğine uygunluğudeğerlendirilerek karara bağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
10.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir :
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığıkaldıracak şekilde imar planı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
11.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir :
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
12.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23.09.1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda, “olayda mülkiyet hakkınadoğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilenyasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkınözüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662 K.2010/651sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir :
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyletaşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenin eyleminin,mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadankaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız elkoyma olgusunun varlığı için yeterli bulunduğu, hertürlü izahtan varestedir. Bu itibarla, kamulaştırmasızel koyma olgusunun varlığının doğal sonucu,İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkıengellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
14.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir :
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan veaskerî tesise sınır olmayan diğertaşınmazların imara açıldığı, butaşınmazlara yapılaşma izni verildiği hâldeaskerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniylebaşvurucuların taşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumları nedeniyleİdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamumakamları, kamulaştırılmasına gerek görmedikleribu durumdaki taşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hakim Gülay DOĞAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
17.Dava, bahçe niteliğindeki dava konusu Hakkari ili, Yüksekovailçesi,... Köyünde bulunan ... ada, ... parselsayılı taşınmazın, İran sınırındayapılan güvenlik duvarının arkasında kalmasınedeniyle erişim imkanının kalmadığı ilerisürülerek, taşınmazın bedeli ve uğranılanzararın tazminen ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
18.Dosyanın incelenmesinden; davacının Hakkari ili, Yüksekovailçesi,... Köyünde bulunan ... ada, ... parselsayılıtaşınmazın maliki olduğu, taşınmaza İransınırına çekilen güvenlik duvarı nedeniyleerişim imkânının kalmadığı, ancakkamulaştırma işleminin deyapılmadığınınileri sürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmaza güvenlik duvarının arkasındakalması nedeniyle ulaşımın mümkünolmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Yine 2/12/2020 tarih ve 3250 sayılı CumhurbaşkanıKararı ile Hakkari ili, Yüksekova ilçesi,Esendere/Satıyıldız, Esendere/Güvenli ve ... mevkiindehudut hattına tesis edilecek Acil Sınır Fiziki GüvenlikSistemleri kapsamında ihtiyaç duyulan taşınmazlarınHakkari Valiliği tarafından acele kamulaştırılmasınakarar verildiği halde taşınmazlarda kamulaştırmaişlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazın bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belirsiz ve öngörülemez bir zamanabırakıldığı anlaşılmıştır.
19.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
20.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
21.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen 2942sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilenişlemlerin yapılmaması halinde taşınmazlarınmalikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedeleilişkin açılacak davalar, adli yargıdagörülür." hükmü ve uygulamadabirliğin sağlanması amacı gözönünealındığında, ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanın çözümünde,adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Van4. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Yüksekova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2023 tarih E.2022/469, K.2023/1032sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Van 4. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2023 tarih E.2022/469,K.2023/1032 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN