T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/92
KARAR NO : 2024/253
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Alkollü olarak araç kullandığından bahisle kendisine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari para cezası verilen ve sürücü belgesine el konulan davacının; bu süreçte yaşadığı mağduriyet nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : G.Y
Vekili : Av. G.B
Davalılar : 1- İçişleriBakanlığı
2- Emniyet Genel Müdürlüğü
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin 09/04/2022 tarihinde ...DG ...plakalı aracıyla Muğla Atatürk Bulvarı üzerindeseyir halindeyken polis noktasında durdurulduğunu ve yapılanalkol ölçümü sonucunda 1,36 promil alkollüolduğunun tespit edildiğini, olay tarihinde alkolalmadığını hasta olması nedeniyle bazıilaçlar ile ağız bakım suyukullandığını beyan etmesine rağmen 09/04/2022 tarihlitutanakla kendisine 7.348 TL idari para cezası verildiğini vesürücü belgesine üç ay süreyle elkonulduğunu, müvekkilinin 27/04/2022 tarihinde idari paracezasını ödediğini, ayrıca müvekkilihakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundanaçılan kamu davasında Muğla 5. Asliye Ceza MahkemesininE.2022/324 sayılı dosyasında 29/09/2022 tarihinde beraatkararı verildiğini, müvekkilinin Ramazan ayındagerçekleşen olay sebebiyle alkollü olmadığıhalde hakkında kamu davası açılmasınınçevresinde yaşattığı mahcubiyet ve üç aysüreyle aracını kullanmaktan mahrum edilmesi nedeniyle maneviolarak üzüntü ve elem yaşadığınıbelirterek, davalı idarenin haksız eylemleri nedeniyle idari paracezası olarak ödemek zorunda kaldığı 7.348 TL maddi ve10.000 TL manevi olmak üzere toplam 17.348 TL tazminatın işlemtarihi olan 09/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Muğla 1. İdare Mahkemesi 24/10/2023 tarih ve E.2023/2355, K.2023/2147 sayılıkararı ile, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-(a)maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden, davacının 09.04.2022 tarihinde ...DG ...plakalı aracıyla Muğla Atatürk Bulvarı üzerindeseyir halindeyken polis noktasında durdurulduğu ve yapılan alkolölçümüsonucunda 1,36 promil alkollü olduğununtespit edildiği, bunun üzerine davacının alkollüolarak araç kullandığından bahisle 2918 sayılıKanunun 48.maddesi uyarıncaidaripara cezası ilecezalandırıldığı, para cezasının 7.348,00-TLolarak 27/04/2022 tarihinde ödendiği, sonrasında davacıhakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundandolayı Muğla 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/324 esasındakayıtlı ceza davasının açıldığı,yapılan yargılama sonunda 29/09/2022 tarih ve 2022/419sayılı karar ile atılı suçlamadandavacının beraatine karar verildiği, bu karara karşıyapılan istinaf talebinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin23/02/2023 tarih ve 2022/2461 esas, 2023/451 karar sayılı kararıile reddedildiği, böylelikle beraat kararının 23/02/2023tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine davacıtarafından idari para cezası ödemek zorunda kalmasısebebiyle uğradığı7.348,00-TL maddi zararın veyargılamaya maruz kalması sebebiyle de uğradığımanevi zararların tazmini için 10.000,00-TL olmak üzeretoplam17.348,00-TL tazminatınidari işlem tarihi olan 09.04.2022 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yerverilen mevzuat hükümleri ve tüm açıklamalarçerçevesinde, davaya konu zarardan doğan sorumluluğun2918 sayılı Kanun hükümlerine aykırı hareketedilmesinden kaynaklandığı, aynı Kanunun 110. maddesindede, madde ayrımı yapılmaksızın bu Kanundan kaynaklanansorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkçabelirtildiği, bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğianlaşıldığından, 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklı meydana gelen zararların tazmini istemiyleaçılan işbu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır..."
3.Davacıvekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Muğla 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 27/12/2023 tarihve E.2023/383, K.2023/374 sayılı kararı ile, HMK114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın yargı yolu davaşartı yokluğundan usulden reddi ile görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir.Kararının ilgili kısmı şöyledir:
"...Dava, hizmet kusurunadayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İdarenin kusura dayanan sorumluluğu, uygulamada“hizmet kusuru” kavramı ile anlatılmaktadır. Hizmetkusurunun üç durumda varlığı hem yargı içtihatlarıhem de öğreti tarafından kabul edilmiştir. Buüç durum; hizmetin hiç işlememesi, hizmetin geçişlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir.
Buna göre idare kural olarakyürüttüğü kamu hizmeti ile nedensellik bağıkurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının“b” bendi gereğince “İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar” idari yargı yerinde tam yargı davasıaçabilecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun114/bbendinde, “Yargı yolunun caiz olması”(c) bendindeise “Mahkemenin görevli olması” dava şartıolarak belirlenmiştir. Aynı Kanunun 115. maddesinde davaşartlarının davanın her aşamasında ve reseninceleneceği, dava şartı noksanlığınıntespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceğibelirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı,davacının iddiası ve istemin ileri sürülüştarzı dikkate alındığında, davacı tarafınzararının tazmini istemiyle açtığı tazminatdavasının Emniyet Müdürlüğünde görevlipolis memurunun yaptığı alkol kontrolü ile alkollüaraç kullandığının tespiti ile idari para cezasıödemek zorunda kaldığı ancak alkollü araçkullanması nedeniyle açılan davada da beraat ettiğindenbahisleesasen talebini polis memurunun yaptığı tespitinusulsüz olduğu iddiası ile hizmet kusurunadayandırdığı, görevli personel tarafından,davacının ağız bakım suyu kullandığıyönündeki beyanına itibar edilmeyerek alkolmetre ileölçüm yapılması nedeniyle zararauğranıldığı iddia edilmekle, davacının idaribir eylem ve işlemden kaynaklı zararına yönelik istemininİYUK'nun 2/1-b maddesi gereğince tam yargı davasınınkonusunu oluşturduğu, adli yargının görevinegirmediği (benzer; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2007/5589 Esas 2008/1873Karar, Danıştay 8. Daire 2019/4785 Esas 2023/271 Karar) sonucunavarılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesisedilmiştir..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.Anayasa’nın “Temel hak vehürriyetlerin korunması” başlıklı 40.maddesinin üçüncü fıkrasışöyledir:
“Kişinin, Resmîgörevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucuuğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazminedilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”
6.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç" başlıklı1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
7.2918 sayılı Kanun'un “Kapsam”başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsar
Bu Kanun, karayollarında uygulanır.Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılanyerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır. "
8.2918 sayılı Kanun'un "Tanımlar”başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"Trafikten men: Trafik zabıtasınca, bu Kanunda belirtilen hallerde araçlailgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yereçekilerek trafikten alıkonulmasıdır."
9.2918 sayılı Kanun'un"Alkol,uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altındaaraç sürme yasağı”başlığını taşıyan48. maddesinin ilgilifıkraları şöyledir:
"(Değişik: 24/5/2013- 6487/19 md.)
Uyuşturucu veyauyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ilealkollü olan sürücülerin kara yolunda araçsürmeleri yasaktır.
Uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin kullanılıpkullanılmadığı ya da alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlarkullanılır.
Kişinin yaralanmalı veyaölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddihasarlı trafik kazasına karışması hâlinde,ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknikcihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ileölçüm yapılmasına müsaade etmeyen busürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adlitabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlısağlık kuruluşlarına götürülerekuyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitindekullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürükveya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlembakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrasıhariç olmak üzere uygulanır.
...
Yapılan tespit sonucunda, 0.50promilin üzerinde alkollü olarak araçkullandığı tespit edilen sürücüler hakkında,fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari paracezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreylegeri alınır. Hususi otomobil dışındakiaraçları alkollü olarak kullanan sürücülerbakımından promil alt sınırı 0.21 olarakuygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniylesürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalingerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beşyıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idaripara cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yılsüreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarakgeri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar.
...
Uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin kullanılıpkullanılmadığı ya da alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlarkullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgesi iki yıl süreyle geri alınır.
............
Alkollü olarak araçkullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihtenitibaren geriye doğru beş yıl içindesürücü belgeleri ikinci defa geri alınansürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul veesasları İçişleri, Millî Eğitim veSağlık bakanlıklarınca çıkarılacakyönetmelikte gösterilen sürücüdavranışlarını geliştirme eğitimine;üç veya üçten fazla geri alınan sürücülerise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanınınmuayenesine tabi tutulurlar.
Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanun'un 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır.
Bu madde hükümlerinegöre geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesiiçin; ilgili kişi hakkında trafik kurallarınaaykırılık dolayısıyla bu Kanun hükümlerinegöre verilmiş olan idari para cezalarınıntamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu veyauyarıcı madde alması nedeniyle sürücü belgesigeri alınanların ayrıca sürücü olmasındasakınca bulunmadığına dair resmi sağlıkkurumlarından alınmış sağlık kurulu raporununibraz edilmesi şarttır.
..."
10.2918 sayılı Kanun'un "Görevlive Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesişöyledir:
"(Değişik:11/1/2011-6099/14 md.)
İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanun'dandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”
11.2918 sayılı Kanun'un "Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki"başlıklı 112. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(Değişik:12/7/2013-6495/20 md.)
Bu Kanun'un 6 ncı maddesindesayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği hâller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanun'un 51 inci maddesininihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin gerialınmasına yine bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılangörevliler yetkilidir.
Sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilenkesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir.
Bu Kanun'a göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştirilemez.
..."
12.2918sayılı Kanun'un “Suçve ceza tutanakları” başlıklı 114. maddesişöyledir:
“(Değişik: 18/1/1985-KHK 245/13 md.; Değiştirilerekkabul: 28/3/1985 -3176/13 md.)
(Değişik birinci fıkra : 3/5/2006 – 5495/3 md.) BuKanun'da yazılı trafik suçlarını işleyenlerhakkında yetki sınırları içinde Emniyet GenelMüdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığıpersoneli ile Ulaştırma Bakanlığının veKarayolları Genel Müdürlüğünün ilgilibirimlerinin il ve ilçe kuruluşlarında görevli ve yetkilikılınmış personelince tutanak düzenlenir.
Birkaç trafik suçununbir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı cezauygulanır.
(Değişik fıkra: 3/11/1988–3493/48 md.) Yargıyetkisine giren suçlarla ilgili tutanağın bir sureti ilgilimahkemeye 7 iş günü içinde gönderilir.
(Mülga dördüncüfıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga beşinci fıkra:12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga altıncıfıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga yedi ve sekizincifıkralar: 3/11/1988 – 3493/48 md.)
Bu maddenin uygulanmasına aitusul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
(Ek fıkra: 3/7/2003-4916/32 md.) Trafik para cezaları kredikartı ile de ödenebilir. Kredi kartı ile yapılantahsilatın saymanlık hesaplarına aktarılma süresi ileuygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığıncabelirlenir.”
B. Yargı Kararı
13.Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147)kararının ilgili kısmı şöyledir:
“…Anayasa Mahkemesinindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur.
Açıklanan nedenlerle,itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
15.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargımercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
16.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
17.Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
18.Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı yanında,idari yargı ile adli yargı mahkemeleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı söz konusu olduğundanbahisle, görevli yargı yolunun belirlenmesi amacıyladosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararverildiği, ancak bunun ara kararı ile değil, dosyanınkapatılıp karar numarası alınmak suretiyleyapıldığı görülmüştür.
19.Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar 2247 sayılıKanun’da öngörülen yönteme uymamaktadır.
20.Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözüme kavuşturulması,gerek dava ekonomisine gerekse Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşamacına uygun olacağından ve adli yargıdosyasının, davacı vekilinin dilekçesi de dikkatealınarak son görevsizlik kararını veren mahkemece, ekindeidari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği hususları gözetildiğinde ve usuleilişkin başka bir noksanlık dabulunmadığıanlaşıldığından, idari ve adli yargı yerleri arasındadoğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
21.Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
22.Dava, davacının aracıyla trafikte seyir halindeyken EmniyetMüdürlüğü görevlilerinin alkol kontrolündehatalı ölçüm yapması nedeniyle ödediğiidari para cezası, sürücü belgesine üç ay elkonulması ve hakkında ceza yargılaması yapılmasısürecinde yaşadığı mağduriyet nedeniyle,uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
23.Dava dosyasının incelenmesinden, davacının alkollüolarak araç kullandığından bahisle, 2918 sayılıKanun uyarınca idari para cezası verildiği ve ehliyetinegeçici süre el konulduğu, bu olay nedeniyle davacıhakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundanaçılan kamu davasında Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesitarafından 29/09/2022 tarihinde beraat kararı verildiği, bukarara karşı başvurulan istinaf talebinin reddedilerek beraatkararının kesinleştiği; davacının busüreçte yaşadığı mağduriyet nedeniyleuğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiylebakılan davayı açtığıanlaşılmıştır.
24.AnayasanınBaşlangıç kısmında öngörülenkuvvetler ayrımı ilkesi ve yargı ile ilgili 9. ve 138. maddeleridikkate alındığında, bağımsız bir erk olanyargının yargılama faaliyeti ile ilgili işlemlerinin,Anayasa'nın 125. maddesinde öngörülen idari işlemlerkapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, buyargısal işlemler nedeniyle idari yargı yolunabaşvurulabilmesine imkân yoktur. Esasen bu durum, kuvvetlerayrılığı ilkesinin tabii bir sonucudur. CumhuriyetSavcılarıyla onlar adına işlem yapan kolluk personelininyargılamadaki fonksiyonu geniş çerçevede bir kamuhizmeti olarak değerlendirilse de, somut olarak, ifa edilen yargıfaaliyetinin bir parçası olduğunda ve yargısal işlemmahiyetini taşıdığından kuşkubulunmamaktadır. Yargılama sürecine katkıda bulunanişlemler ya da faaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasında dabu sorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içindeyapılması ve yargısal nitelikli bir işlemin idariyargı denetimi dışında tutulması gerektiğiaçıktır.
25.Dosyanın ve ilgili mevzuatın bir bütün olarak incelenipdeğerlendirilmesinden, tazminat isteminin 2918 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklandığı, ayrıca hatalıölçüm sonucu düzenlendiği ileri sürülentutanağın hukuki denetiminin de adli yargı yerindeyapıldığı gözetildiğinde, açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde de adli yargının görevli olduğu,meydana gelen zararların tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
26.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Muğla 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ile mahkemeceverilen 27/12/2023 tarih ve E.2023/383, K.2023/374 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Muğla 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ilemahkemece verilen 27/12/2023 tarih ve E.2023/383, K.2023/374 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihindeOY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN