T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/10
KARAR NO : 2024/251
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Davacının sattığı aracın çalıntı olması ve ceza davası kapsamında el konulduğundan, aracı sattığı kişiye aracın bedelini ödemek zorunda kalması nedeniyle, trafiğe tescil işleminde denetimi yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek, maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : N.D
Vekilleri : Av. L.I - Av. D.I
Davalı : Yalova Valiliği
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, müvekkilinin ... UH ...plakalı aracı noterdeyapılan satış sözleşmesiyle 12/12/2014 tarihinde H.S'dan satınaldığını, aracın plakasınıdavalı Yalova İl Emniyet Müdürlüğünde ...DN...olarak değiştirmek suretiyle yaklaşık iki buçukyıl kullandığını, 10/03/2017 tarihinde noterdeyapılan satış sözleşmesiyle Ö.C.T 'a sattığınıve teslim ettiğini, aracın bu kişi tarafındankullanıldığı esnada Ankara 9. Ağır CezaMahkemesinin E.2018/563 sayılı dosyası kapsamındaçalıntı ve değiştirilmiş olması nedeniyleasıl sahibine teslim edildiğini, müvekkili aleyhine aracısattığı kişi tarafından, uğranılanzararın ve araca yaptığı faydalı masraflarınkendisine ödenmesi talebiyle açılan davanınYalova 2.Asliye Hukuk Mahkemesince kabul edilerek, 22.612,09 TL'nın yargılamagiderleri ile birlikte tahsiline karar verildiğini, kararınmüvekkilince istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge AdliyeMahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından, yerel mahkeme kararınınkaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile, 17.249,00 TLaraç bedelinin müvekkilinden alınarak davacıyaverilmesine hükmedildiğini, kararın icraya konulmasıüzerine müvekkili tarafından 18/03/2021 tarihinde icradosyasına25.258,01 TL ödeme yapıldığını,18/05/2021 tarihinde haricen 3.000 TL daha ödeme yapılarak borcunsonlandırıldığını, müvekkilinin aracısatın aldıktan sonra gerekli muayeneyiyaptırdığını, şasi numarası üzerindeyapılan yeni şasi numarası çakma işleminin muayeneesnasında da fark edilemediğini, muayenede dahi tespit edilemeyenkusurun müvekkilce fark edilmesini beklemenin ve bu sebeple müvekkilekusur yüklemenin hayatın olağan akışına uygunolmadığını, idarenin trafik tescil işlemlerininülke genelinde yapılmasından ve motorlu araçlarınkayıtlarının tutulmasından sorumlu olduğunu,müvekkilinin idarece tutulan tescil kayıtlarına güvenerekaraç satın aldığını, ifa edilen trafikkayıt ve tescil hizmetinin gereği gibi yürütülmemesive sonuç olarak araca el konulması sebebiyle, meydana gelenzararın hizmetin kusurlu işlemesi sebebiyle ortayaçıktığını belirterek, 28.258 TL maddizararın davalı idareyeyapılan başvuru tarihi olan06/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliistemiyle, adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/10/2021 tarih veE.2021/537, K.2021/495 sayılı kararı ile,davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115. maddelerigereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddinekarar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmasıüzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 10/01/2023tarih ve E.2022/43, K.2023/79 sayılı kararı ile, istinaftalebinin esastan reddine karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"... Dava,davalı idareninhizmet kusurundan kaynaklıtazminat talebine ilişkindir.
Yanlar arasındakiuyuşmazlığın davalı idarenin, yasaların kendisinetanıdığı hak ve sorumluluk kapsamında, varsa hizmet kusurundankaynaklandığı anlaşılmaktadır. Zira iddiayagöre, davacı, ... UH ... plakalı Renault marka 2003 Model,K7JR169660 Motor, VF1LB17C528407969 Şasi nolu aracın trafikkayıtlarının yanlış tutulmasından kaynaklıödemek zorunda kaldığı tazminat nedeniyle zararauğradığını ileri sürerek tazminat talepetmiştir.
Yani davalı idareninkusuruoluştuğu iddia edilmektedir. Dolayısıyladavalının ihmaliyle oluşan hizmet kusuruna dayanılarakaçılan bir dava söz konusudur.
Somut olaydakiuyuşmazlığın çözümü bakımındanhizmet kusuru kavramı ve uyuşmazlığa ilişkin yasaldüzenlemelerin açıklanmasında yarar bulunmaktadır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın“Yargı Yolu” başlıklı 125. maddesinin 1.fıkrası “İdarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yoluaçıktır” hükmünü, son fıkrasıise “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlüdür” düzenlemesiniiçermektedir.
İdare hukukunda idarenin iki tür sorumluluğu kabul edilmektedir.Biri idarenin özel hukuk ilkeleri doğrultusundayaptığı sözleşmelerden kaynaklanan özel hukuksorumluluğu; diğeri ise, idarenin idare hukuku ilkeleridoğrultusunda yapmış olduğu sözleşmeler veidarenin her türlü işlem ve eyleminden kaynaklanan kamu hukukuilkeleri doğrultusunda oluşmuş idare hukukuna özgüsorumluluk türüdür. İdarenin kişilere verdiğizararları tazmin yükümlülüğü, idarenin“hizmet kusuruna (kusurlu sorumluluk)” ve “kusursuz sorumluluğuna”dayanmaktadır.
İdarenin kusura dayanansorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru” kavramı ileanlatılmaktadır. Hizmet kusurunun tam ve kapsamlı birtanımını yapmak zor olmakla birlikte genel olarak doktrindehizmet kusuru; idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamuhizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında,bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takımaksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik,eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması,şeklinde tanımlanmaktadır (SARICA, Ragıp, “HizmetKusuru ve Karakterleri”, İstanbul Üniversitesi HukukFakültesi Mecmuası, Y. 1949, C. 15, S. 4, s. 858; ATAY, Ender Etem,İdare Hukuku, Ankara 2006, s. 571; YILDIRIM, Turan, İdari Yargı,İstanbul 2008, s. 253 ).
Hizmet kusurunun üç durumda varlığı hem yargıiçtihatları hem de öğreti tarafından kabuledilmiştir. Bu üç durum; hizmetin hiç işlememesi,hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir.
Buna göre idare kural olarak yürüttüğü kamuhizmeti ile nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup, İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin1. fıkrasının “b” bendi gereğince“İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar” idari yargı yerinde tamyargı davası açabilecektir. Yine İYUK 15/I-a maddesindeise, adli yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceği de hükmebağlanmıştır.
Hizmet kusuruna ilişkin bu açıklamalardan sonra, somutuyuşmazlığın temelini oluşturan 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 110. maddesindekidüzenlemeye değinmekte yarar bulunmaktadır.
2918 sayılı KTK’nın 11.01.2011 tarih ve 6099sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik“Görevli ve Yetkili Mahkeme” başlıklı 110.maddesinin 1. fıkrası “İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır” hükmünüiçermektedir.
Özellikle maddede metninde geçen “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları” ibaresinin farklı yorumlanmasınınyargı yoluna ilişkin ihtilafı doğurduğugörülmektedir.
Buradan hareketle 2918 sayılı KTK’da sorumluluğailişkin düzenlemelerin hangi hallerde, kime/kimlereyönelikolduğunun belirlenmesi gerekmektedir.
2918 sayılı KTK’da hukuki sorumluluğa ilişkindüzenlemeler “Hukuki Sorumluluk ve Sigorta”başlıklı 8. kısımda 85 ve devamı maddelerinde yeralmaktadır. 85. maddenin 1. fıkrası “Bir motorluaracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veyayaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebepolursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veyaişletme adı altında veya bu teşebbüs tarafındankesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”şeklindedir.
Bunun yanında yine Kanunun “Devlete ve Kamu KuruluşlarınaAit Araçlar” başlıklı 106. maddesi “Genelbütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, ilözel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerineve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebepoldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bukuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarınınkarşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedekişartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluksigortası yaptırmakla yükümlüdürler” hükmünüiçermektedir.
Görüldüğü gibi KTK’da sorumluluğayönelik düzenlemeler 85 ve devamı maddelerinde yer almakta olup;sorumlu olarak motorlu araç işleteni (gerçek ya da faraziişleten olabilir) ve araç işleticisinin bağlıolduğu teşebbüs sahibi belirlenmiştir. Buna göre birmotorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veyayaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebepolursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veyaişletme adı altında veya bu teşebbüs tarafındankesilen biletle işletilmesi halinde, “motorlu aracınişleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluolacaklardır”. Özellikle 106. maddede belirtildiğiüzere kamu kuruluşlarına ait araçların nedenolduğu zararlara ilişkin sorumluluk da 85 ve devamı maddelerigereğince işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkinhükümlere tabi kılınmıştır.
Anlaşılmaktadır ki, yapılan değişiklik ile 2918sayılı KTK’dan doğan sorumluluk davalarının,işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların neden olduğu zararlara ilişkin olanları dadahil olmak üzere adli yargı yerinde görüleceği, zarargörenin kamu görevlisi olmasının da bahsi geçenKanun hükmünün uygulanmasını önlemeyeceğiöngörülmüştür.
Burada vurgulanması gereken husus, ister özel hukuk isterse kamuhukuku kişisi olsun 2918 sayılı KTK gereğince sorumluluğuancak motorlu araç işleteni ve araç işleticisininbağlı olduğu teşebbüs sahibi sıfatı ilesözkonusu olabilmektedir. İşleten tanımı iseKTK’nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyetimuhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıylasicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun sürelikiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alankişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişininaracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzereişlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğuispat edilirse, bu kimse işleten sayılır”düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna ilaveten, KTK’nın 110. maddesindeki 6099 sayılıKanunun 14. maddesi ile yapılan değişiklik gerekçesinindeğerlendirilmesi de sorunun çözümüne katkısağlayacaktır. Gerçekten 110. maddede yapılandeğişikliğin genel gerekçesinde“…Karayolları Trafik Kanunu, kamuya ait araçlarınkarayolu üzerindeki seyrini (m.85, 86, 90, 106, 109 ve diğ.) kendikapsamına almış ve bu nevi araçların sebebiyetverdikleri zararların tazmini davaları doğru olarak adliyargıda görülmüştür…”; maddegerekçesinde ise “…Komisyon; Kanunun kamuaraçlarının karayolundaki seyrini ve bu sırada oluşanhaksız fiilleri özel hukuka bağlı kılmışolması karşısında (m.106), bu tür fiillerden kaynaklanandavaların adli yargıda görülmesini, bu kabulünkaçınılmaz sonucu olarak görmektedir… Sonuçolarak, kamuya ait olan araçların sebebiyet verdiği trafikkazaları ile hemzemin geçitlerde meydana gelen tren-trafikkazaları Karayolları Trafik Kanununa bağlı kılınmış,bu uyuşmazlıklarda görevin adli yargıda olduğuyönünde düzenleme yoluna gidilmiştir…”şeklinde kanun koyucunun amacı ortaya konulmuştur.
Görüldüğü üzere, anılandeğişiklikle “kamu araçlarının”verdiği zararlar nedeniyle işletenin sorumluluğuna ilişkinolarak 2918 sayılı Kanunun amacına uygun biçimde, adliyargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiş, hizmet kusurundan kaynaklanan hukukiuyuşmazlıkların da bu kapsamda değerlendirileceğineyönelik her hangi bir ifadeye yer verilmemiştir.
Tüm dosya kapsamınagöre; davacının talebi tam yargı davasınınkonusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünce idariyargı yerinde görülmesi nedeni vekanun hükmügereği davaya bakma görevi idari yargı mercilerine aittir.Görev kamu düzenine ilişkin olduğuiçinyargılamanın her aşamasında resen gözetileceğigibi kanun hükmünde de bu hükmün görülmekte olandavalarda uygulanacağı açıklandığındanyargı yolu yönünden davanın reddine karar vermekgerekmiştir..."
3. Davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Bursa 4. İdare Mahkemesi 22/11/2023 veE.2023/325 sayılı kararı ile, adli yargınıngörev alanına giren davada Mahkemesinin görevliolmadığı sonucuna vararak 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Dosyanınincelenmesinden; davacının, aynı taleple açmışolduğudavada, Bursa 1. İdare Mahkemesinin 01/07/2021 tarih veE:2021/625, K:2021/585 sayılı karar ile davanın görev yönündenreddine karar verildiği, mezkur karar istinaf edilmeyerek 08/09/2021tarihinde kesinleştiği, ardından, davacı tarafından,aracının çalıntı araç olması sebebiyleuğramış olduğu zararların tazmini istemiyleaçılan davada Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2018/338esasına kayıtlı dosyasında, 11/04/2019 tarih ve K:2019/240sayılı kararı ile davanın kabulüne kararverildiği, davalı tarafından kararın istinaf edilmesiüzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesincekararın kaldırılarak, yeniden esas hakkında hükümkurulmasına, kısmen kabulüne karar verildiği, akabindeYalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince dava dosyasının incelenerek13/10/2021 tarih ve E:2021/537, K:2021/495 sayılı kararı ileyargı yolunun caiz olmaması sebebiyle usulden reddine karar verildiği,kararın 10/01/2023 tarihinde kesinleşmesinin ardındanMahkememiz'de iş bu davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Bu durumda, bakılmakta olandavaya konu olayın, 2918 sayılı Kanun’un ve bu kanununuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edildiği iddiasındankaynaklandığı ve bu nedenle de iş buuyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dan doğan birsorumluluk davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla,2918 sayılı yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesinin 2918 sayılıKanunun uygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini düzenlediği,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
6. 2918 sayılı Kanun’un "Kapsam" başlıklı2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarındauygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği içinfaydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır. "
7.2918 sayılı Kanun’un "İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri" başlıklı5. maddesi şöyledir:
"(Başlığıile Birlikte Değişik: 6/12/2019-7196/39 md.)
İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Araçları, bu Kanunagöre araçlarda bulundurulması gerekli belge vegereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri,sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerinkurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiğidüzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafikkazalarında trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçuişleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesindehastalanan veya yaralananların bakımlarını sağlayacaktedbirlerin süratle alınmasına yardımcı olmak veyakınlarına haber vermek.
f) Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
g) Sürücülerinbelgelerini vermek.
h) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarınınoluş nedenleri ile ilgili tüm unsurları kapsayan istatistikverileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek, sonuçlarınagöre gereken önlemlerin alınmasını sağlamak veilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasar tazminatıödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülere aitbilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılmasıişlemleri, bu değişiklik veya şerhlere karar verenyargı ve icra birimleri ile kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından elektronik sistemle yapılabilir. Sürücü belgesive tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler,İçişleri Bakanlığı tarafından ilgili kamukurum veya kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkraya ilişkinusul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki vesorumluluklara ait diğer esaslar ile trafik kuruluşlarının,çalışma şekil ve şartları,görevlendirilecek personelin nitelikleri, seçimi,çalışma usulleri, görev, yetki ve sorumluluklarınaait esaslar İçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir."
8.2918 sayılı Kanun'un "Araçlarınsatış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki vesorumluluk" başlıklı 20. maddesinin ilgilikısımları şöyledir:
" (Değişik: 18/1/1985- KHK 245/7 md.; Değiştirilerek kabul: 28/3/1985-3176/7 md.)
Tescil süreleri,satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslarşunlardır:
a) Araç sahipleri,
1. (Değişik:13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olanaraçların satın alma veya gümrükten çekmetarihinden itibaren üç ay içinde tescili için;bunların hurda durumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içindetescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmak,
2. (Değişik: 2/4/1998 -4358/3 md.) Tescilin yapılması veya silinmesi için vergikimlik numarası ile yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgelerisağlamak,
Zorundadırlar.
b) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d ) (Değişik: 24/12/2009-5942/1md.) Tescil edilmiş araçların her çeşitsatış ve devirleri, satış ve devri yapılacakaraçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi,gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafındanyapılır. Noterler tarafından yapılmayan herçeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satış ve devirişlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılan satış vedevir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adınabir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belgedüzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklıkalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme vebildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konuda yükümlülükgetirmeye, elektronik bildirmelere ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satış ve devirişlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya posta aracılığıylateslim edilir. Tescil belgesinin bir ay içerisinde teslim edilememesihalinde yeni malike sorumluluk yüklenemez. .
..
Haciz, müsadere, zapt, buluntu,trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescilkuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almakzorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak içinsüresinde başvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendin uygulanmasınailişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri ve MaliyeBakanlıkları yetkilidir. .
.."
9.2918 sayılı Kanun'un "Belgeve plaka vermeye yetkili kuruluşlar" başlıklı22. maddesinde; Yönetmelikte gösterilen esaslara göre, birincifıkrada bentler halinde sayılan istisnalar haricindekalanaraçlara ilişkin tescile yönelik işlemlerin EmniyetGenel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacak araçlarıntesciline esas teşkil edecek işlemleri elektronik ortamda bilgipaylaşımı yoluyla yapacağıdüzenlenmiştir.
10.2918 sayılı Kanun'un "Görevlive Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
" (Değişik:11/1/2011-6099/14 md.)
İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.”
11.2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “Araçların Tescil Mecburiyeti”;29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30.maddesinde “Tescil İşlemleri MüşterekHükümleri”; 31. maddesinde “Yeni Kayıt”;32. maddesinde“Tescil Belgesi veGeçerliliği”; 33. maddesinde “Motorlu araç trafik belgesi vegeçerliliği”; “Tescile Dair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36. maddesinde “Satış ve Devirler”; 37.maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43.maddesinde “Çalınanaraçlar hakkında yapılacak işlemler”;44. maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ileilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
B. Yargı Kararı
12. 2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir:
"…Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…" (Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarih veE.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27/3/2014, Sayı:28954, s.136-147.)
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 03/06/2024tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14.Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
15.Dava, davacının sattığı ...DN ... plakalı aracaçalıntı olması nedeniyle cezadavası kapsamındael konulduğundan ve aracı sattığı kişiyearacın bedelini ödemek zorunda kalması nedeniyle, trafiğetescil işlemlerinde denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin olaydakusurlu olduğu ileri sürülerek, uğranılan maddizararın tazmini istemiyle açılmıştır.
16.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,Kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmaküzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
17.Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan sorumluluk davalarını kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini,ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla 2918 sayılıKanun’un uygulanmasından doğan sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
18.Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyetveren eylemler, dava dışı kişilerin hileli işlemleriile idare yanıltılarak trafiğe tescilleri için gerekliişlemlerin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davaya konu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve buKanun'un uygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
19.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Bursa 4. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Yalova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/10/2021 tarih ve E.2021/537, K.2021/495sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Bursa 4. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileYalova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/10/2021 tarih ve E.2021/537, K.2021/495sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Uyuşmazlık, davacılarınsattığı araç karşılığında trafiktesciline güvenerek geçici süreyle devraldığıtraktörün sahte belgeler ile trafik siciline tescil edilmesindeidarenin gereken dikkat ve özeni göstermediği, idarenin hizmetkusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi zararın yasal faiziile birlikte tazmini isteminden doğmuştur.
Adli ve İdari yargı yerlerince verilengörevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığı üzerine sayın çoğunlukgörüşü doğrultusunda“Uyuşmazlığın çözümünün2918 sayılı Kanun'un 110. maddesi gereğince adliyargının görev alanında bulunduğu”gerekçesiyle adli yargının görevli olduğuna kararverilmiştir.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 110. maddesine 6099 sayılı Kanun'la eklenen 1. fıkraile "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanun'dan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmügetirilmiştir.
Eldeki uyuşmazlık ise anılan Kanunhükmü kapsamında kalmamaktadır. Zira, 2918 sayılıKanun'un 85. maddesinde açıkça belirtildiği üzereKanun motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlarnedeniyle araç işleteninin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir.Oysa ki somut uyuşmazlıkta davacı, resmi senetle satınaldığı araca emniyet yetkililerince el konularak sahibine iadeedilmesi sebebiyle uğradığı zararda davalı idareninhizmet kusuru bulunduğunu ileri sürmektedir.
Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolununaçık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında,idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare kural olarakyürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağıkurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylemve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerigereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevliolduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veyaişleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçmaktadır.
Davalı kamu tüzel kişiliği olup;kural olarak, işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. Somutolayda, bu davalının kanun ile kendilerine verilmiş bulunangörevleri gereği gibi yerine getirmedikleri ilerisürülmüştür. Görevin hiç veya gereğigibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı,İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesigereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tamyargı davası açılması gerekir.
Trafik tescil ve büro amirliğitarafından araç tesciline ilişkin olarak yapılanişlemlerin idari nitelikte olup hiç yapılmaması,geç yapılması ya da gereği gibi yapılıpyapılmadığı hususunun idari yargı yerinin denetiminetabi bulunmasına göre 2577 sayılı İ.Y.U.K 2/1- bmaddesinde sayılan dava çeşitlerinden olan eldeki tamyargı davasında uyuşmazlığınçözümünde idari yargı görevlidir.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye
Ahmet ARSLAN BilalÇALIŞKAN