T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/94
KARAR NO : 2024/243
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacının, malulen emekli edilmesi ve emekli aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair kurum işleminin iptali istemiyle açtığı davada, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, ADLİ YARGININ görevli bulunduğu hk.
KA R A R
Davacı :A.Ö
Vekili : Av.E.E
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av.E.G.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili müvekkilinin, Burdur İl Milli EğitimMüdürlüğünde öğretmen olarak görevyaptığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna 06/10/2023 tarihlidilekçesi ile malulen emeklilik talebinde bulunduğu, davalıkurum tarafından 20/11/2023 tarihli yazı ile; SağlıkKurulunca 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 2. fıkrasıuyarınca başvuru konusu hastalık nedeniyle malullükaylığından yararlanmayacağına karar verildiğindenbahisle, malulenemekliliğe ve emekli aylığına hakkazandığının tespitine karar verilmesi ve bu istemleyaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleminiptali istemiyle, adli yargı yerinde dava açmıştır.
2.Davalı vekili, cevap dilekçesinde davanın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, görevitirazında bulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
3. Isparta 1. İdare Mahkemesi 26/12/2023 tarih veE.2023/967 sayılı kararı ile, davada idari yargımahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davalıidarenin görev itirazının reddine karar vermiştir.Görevlilikkararının ilgili kısmı şöyledir:
"...İdare, idare hukuku alanında kamugücüne dayalı olarak re-sen ve tek yanlı iradeaçıklaması sonucu tesis etmiş olduğu işlemlere,hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıyla idari işlemkimliği kazandırmakta ve kural olarak bu işlemler özelyasal düzenlemeler dışında, idari yargı denetiminetabi bulunmaktadır.
Davalı idare tarafından; savunmadilekçesinde, dava konusu işlemin 5510 sayılı Kanunun25.maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine tesisedildiği, bu kapsamda yapılacak yargılamanın adliyargı yerinde ve İş Mahkemelerinde görülmesigerektiği, dava konusu işlemi SGK Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığı'nın tesis ettiği, adli yargıyerinin görevli ve Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu önesürülmekte ise de dava konusuolayda; davacının Ispartaİdare Mahkemesi'nin yetki sahasındaki Burdur ilinde halengörevine devam eden kamu görevlisi olduğu, davalı idareyeemeklilik talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelikişlem tesis edilmesi üzerine davacının bu işlemin iptaliniistediği görüldüğünden, davaya konu edilenişlemin bir kamu görevlisinin emeklilik talebiyle ilgili tesis edilenidari bir işlem olduğu açık olup işbuuyuşmazlığın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinden İdareMahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
1-) Davalı idarenin görev itirazınınreddine, davaya bakmakla Mahkememizin görevli olduğuna..."
4.Davalı vekilinin süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunmasıüzerine, dilekçe dava dosyasının bir örneği ilebirlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı,davanın, adli yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğinceolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vererek dosyayıUyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
''...657 sayılı DevletMemurları Kanunu'na tabi Devlet Memuru olarak görev yapan davacıtarafından, malulen emekli edilmesi talebinin reddine ilişkinYüksek Sağlık Kurulunun 14.04.2023 tarihli ve 20230603764sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada,davalı idare tarafından yapılan görev itirazınınmahkemece reddi üzerine, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemi ile davalı idarece YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına başvurulmuştur.
Bilindiği gibi, 31.05.2006tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanun'larkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini(Emekli Sandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanun'un iptali amacıyla açılan davadaAnayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarihli ve 2006/111 Esas, 2006/112 Kararsayılı kararıyla, anılan Kanun'un birçok maddesi ilebirlikte, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4. maddenin birincifıkrasının (c) bendi) hükümlerin iptaline kararvermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarihli ve 5754sayılı Kanun'la 5510 say ıh Kanun'da düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanun'a eklenen Geçici 1. veGeçici 4. maddelerle, 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce 5510sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c)bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri)il^ bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanun'layürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun- hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanun'un kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesinin 30.03.2011 tarihli ve 2008/56 E., 2011/58 K. sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinde yer alan “...bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıylailgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İşMahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarihli ve 2010/65 E., 2011/169 K. sayılı kararıyladavayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararı şu gerekçeye dayandırmıştır:“ ...5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise SGK'nın tesis edeceği işlem veyapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devamedecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idariyargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan 5510sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, primesasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasaya aykırılık görülmemiştir.Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncestatüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgilisosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğanidari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklardaidari yargının görevinin devam edeceğiaçıktır...”.
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanun'udeğiştiren 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, buKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanların ise 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanun'un değil 5510 sayılıKanun'un öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin20.06.2022 tarihli ve 2022/97 E., 2022/357 K. sayılı kararındada aynı hususların vurgulandığıgörülmektedir.
Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanun'a göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği, bunundışında kalan kişiler yönünden çıkanuyuşmazlıkların çözümünün ise adli yargıyerinde olacağı sonucuna varılmıştır.
Somut olayda davacının,5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği01.10.2008 tarihinden sonra 2013 yılında Devlet memuru olarakçalışmaya başladığı anlaşıldığından,yukarıda yapılan açıklamalarışığında, malulen emekli edilmesine dair talebininreddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılandavanın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği kanaatine varılmıştır.
KARAR : Yukarıdaaçıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar verildi.''
6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesiistenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
7. DanıştayBaşsavcısıuyuşmazlığınçözümünde adliyargının görevli olduğuve 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarıncayapılmış başvurunun kabulügerektiğiyönünde yazılı düşünce vermiştir.Yazılı düşüncenin ilgilikısmışöyledir:
''..5510 sayılı Kanunun101. maddesinde yer alan “...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür.” hükmünün;kamu hukukuna özgü kurallar uygulanan sosyal güvenlikle ilgiliidarî işlemlere karşı açılan davalarınİdarî yargı mercilerince çözümlenmesigerektiğinden bahisle, Anayasanın 2., 37., 125. ve 155. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülerek DanıştayOnbirinci Dairesince itiraz yoluyla yapılan iptal başvurusuüzerine Anayasa Mahkemesince verilen 22/12/2011 tarihli ve E: 2010/65,K:2011/169 sayılı kararla iptal istemi reddedilmiş olup,anılan kararda".... 5510 sayılı Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinetâbi olarak görev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabî kılanhükümlerin Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi üzerinekabul edilen 17/04/2008 günlü ve 5754 sayılı Kanun ile 5510sayılı Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkındabu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağının kurala bağlandığı,başka bir anlatımla 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaklar vebunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adlî yargı görevli bulunacaktır.
5754 sayılı Kanununyürürlüğüyle birlikte, artık sosyalsigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve tesisettiği işlem ve muameleler İdarî işlemsayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler İdarî işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi İdarî yargı görevli olmaya devamedecektir.
(...) Kural olarak idare hukukualanına giren konularda İdarî yargı, özel hukukalanına giren konularda adlî yargı görevlidir.İdarî yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adlîyargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun mutlak birtakdir hakkının bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak İdarî yargının denetiminebağlı olması gereken İdarî biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde yasa koyucu tarafındanadlî yargıya bırakılabilir.
5510 sayılı Kanun ilebirlikte sosyal güvenlik tek çatı altındatoplanmış, özel hukuk niteliği ağır basan sosyalgüvenlik hukuku alanı oluşmuştur. İş mahkemeleri,iş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarıçözmekle görevli ihtisaslaşmış adlîyargı mahkemeleridir. Yasa koyucu 5510 sayılı Kanunkapsamındaki iş ve işlemleri, prim esasına dayalı yenisistemin niteliğine bağlı olarak iş mahkemeleriningörev alanı kapsamına alabilir. Sosyal güvenlik hukukukapsamında aynı konuya ilişkin tümuyuşmazlıkların, bu alanda görevli uzman mahkeme olaniş mahkemelerinde görülmesinin, hak aramaözgürlüğünü kolaylaştırıcınitelikte olduğu, bu suretle kısa sürede sonuçalınmasını olanaklı kıldığı daaçıktır.
Bu bakımdan 5510sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, primesasına dayalı yeni sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir.
Ancak, ... 5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce statüdebulunan memurlar ve diğer kamu görevlileriyle ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğanİdarî işlem ve eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda İdarî yargının görevinindevam edeceği açıktır..."gerekçesine yerverilmiştir.
Anayasa Mahkemesince verilen bukararda da belirtildiği üzere 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tâbiolarak çalışan memur ve diğer kamu görevlilerihakkında anılan Kanun hükümleri uygulanacağından,bu kişiler hakkında sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasına ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumunca tesisedilen işlemlerden ve İdarî eylemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların görüm veçözümünde İdarî yargınıngörevinin devam edeceği, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların iseanılan Kanunun 4/c maddesine tâbi sigortalı sayılmasınedeniyle haklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510sayılı Kanunda öngörülen usûl ve esaslarınuygulanacağı açıktır. Öte yandan, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce506 ve 1479 sayılı kanunlara tâbi sigortalı hizmetiolanlar bakımından iş mahkemesi yerine İdarîyargı merciinin görevli olduğuna dair bir hükmünbulunmaması nedeniyle bu sigortalılar ile Kurum arasındaçıkan ihtilafların 5510 sayılı Kanunun 101. maddesiuyarınca iş mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.
5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra 2013yılında öğretmen olarak göreve başlayandavacının anılan Kanunun 25. maddesi uyarıncamâlûlen emekli edilmesi talebinden kaynaklanan uyuşmazlık5510 sayılı Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortayaçıktığından, anılan Kanunun 101. maddesinde yeralan âmir hüküm gereği uyuşmazlığıngörüm ve çözümü iş mahkemeleriningörev alanında bulunmaktadır.
SONUÇ : Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğinceyapılan başvurunun kabulü gerektiğidüşünülmektedir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8.T.C Anayasası’nın "Uyuşmazlık Mahkemesi"başlıklı 158. maddesinin son fıkrasında, “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir.
9.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "Sigortalısayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birincifıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"(Değişik:17/04/2008-5754/2 md.)
Bu Kanunun kısa ve uzun vadelisigorta kolları uygulaması bakımından,
a) Hizmet akdi ile bir veya birdenfazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
...
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birincifıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro vepozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birincifıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,sözleşmeli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarıncaaçıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar."
10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
11.5510 sayılı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı geçici 4.maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır."
B. Yargı Kararı
12. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararınınilgili kısmı şöyledir:
“…5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelceolduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlarise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelceolduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyeni sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceği açıktır…"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay Başsavcısınca 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14.Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
15.Dava, Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğündeöğretmen olarak görev yapan davacının, malulen emekliedilmesine dair talebinin reddine ilişkin Sosyal GüvenlikBaşkanlığı, Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü, Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığının 27/09/2023 tarih 81195132sayılı yazısıyla bildirilen Yüksek SağlıkKurulunun 14/04/2023 tarih ve 20230603764 sayılı kararınıniptali istemiyle açılmıştır.
16.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'u,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanun'u, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanun'u, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanun'u ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun'ukapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonragöreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalısigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurlarıve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretleçalışanlar, tarım işlerinde ücretleçalışanlar, kendi hesabına çalışanlar vetarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplanmıştır.
17.Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak buKanun'un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanun’un değil 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
18.Somut olayda davacının, Burdur İl Milli EğitimMüdürlüğü nezdinde öğretmen olarakgörev yaptığı, davacının Sosyal GüvenlikKurumuna hitaben vermiş olduğu dilekçesi ile malulen emekliliktalebinde bulunduğu, ancak dilekçesine cevaben davalı kurumcayazılan 27/09/2023 tarihli yazı ile; Sağlık Kurulunca 5510sayılı Kanun'un 25. maddesinin 2. fıkrası uyarıncabaşvuru konusu hastalık nedeniyle malullükaylığından yararlanmayacağına karar verildiği;dosya kapsamından 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra 2013yılında öğretmen olarak göreve başlayandavacının aynı Kanun'un 4/cmaddesi uyarınca sigortalısayılması nedeniyle hakkında 5434 sayılı Kanun'undeğil 5510 sayılı Kanun'da öngörülen usul veesasların uygulanacağı bu bağlamda; davacınınmalulen emekliliğe ve emekli aylığına hakkazandığının tespitine karar verilmesi ve bu istemleyaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemekarşı açılan davanın, 5510 sayılı Kanun'un101. maddesindeki düzenleme uyarınca görüm veçözümünde adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
19.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Yargıtay Başsavcısının başvurusunun kabulüile Isparta 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2023 tarih ve E.2023/967sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Isparta 1. İdare Mahkemesinin 26/12/2023 tarih veE.2023/967 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN