T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/218
KARAR NO : 2024/210
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Fiili el atma durumu olmayan ve imar planında kamusal hizmetlere ayrılmış bulunan taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle açılan tazminat davasının, 26/11/2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.E.Ş
Vekili : Av. F.P
Davalı : Batman Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. M.E.B
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, müvekkilinin maliki olduğu Batman ili, Merkez ilçesi,...Köyü, ... ada, ...parselde yer alan taşınmazın imarplanında "eğitimalanı" olarak düzenlenmesi suretiyletaşınmaza müdahale edildiğinden ve mülkiyethakkının sınırlandırıldığındanbahisle, kamulaştırmasız el atma hükümleriçerçevesinde taşınmaz ile üzerindekiyapıların karşılığı olarak şimdiliktoplamda 10.000 TL'nin imar planının onaylandığıtarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idaredentahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Batman İdare Mahkemesi 28/04/2023 tarih veE.2023/350, K.2023/520 sayılı kararı ile, davanın görevyönünden reddine kesin olarak karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Görev kuralları;kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı, bu nedenle, yenibir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği, ancak, yeni kanundakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde ise mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Bu durumda; görülmekteolan bu davada, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmikurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkınınözüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlandığıileri sürülen taşınmaz hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamalarının yapılmadığı,kamulaştırılacağı ve her hâlde mülkiyethakkının kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığın kaldırılmasışekilde imar planı değişikliğiyapılmadığı iddiasıyla mülkiyet hakkındankaynaklı bedele ilişkin olarak davaaçıldığının anlaşılmasıkarşısında, uyuşmazlığın görüm veçözümünde yukarıda yer verilen Kanunhükümleri ile yapılan açıklamalarçerçevesinde adli yargının görevli olduğusonucuna varılmıştır..."
3.Davacı vekili, aynı hukuki sebeplerle ve aynı istemle bu kezadli yargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 15/03/2024 tarih veE.2023/624 sayılı karar ile, idari eylem veişlemlerden kaynaklı davaların idari yargı yerlerindeçözümü gerektiği gerekçesiyle, 2247sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"... Belediyelerin İmarKanunu 18. Maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklaması ile tesis ettiği, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat, düzenleme ortaklıkpayı alınması gibi bireysel işlemler, "idariişlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduğuprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani bu konudaki hareketsizlikleri de,"idari eylem" niteliği taşımaktadır.
Davacıya aittaşınmazda İmar Kanunu m. 18 uyarınca parselasyonişlemi yapılması ve üzerindeki muhdesatların bedelininödenmemesini üzerine işbu davanınaçıldığı, davanın KamulaştırmaKanunu'nun Ek madde 1 de düzenlenen hukuki el atma niteliğitaşımadığı, idarece tesis edilen parselasyonişlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payı nedeniyleuğranıldığı öne sürülen zararıntazminiistemiyle açılan ve idarece kamu gücükullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesis edilen imaruygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkinbulunan davanın; 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b. maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerektiği,
2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesinebaşvurmaları başlıklı 19/1. maddesi "Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler." hükmünü, 19/2. maddesi"Yargı merciince, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." hükmünü içermektedir.
Bu kapsamda yapılandeğerlendirme sonucunda, dava konusu uyuşmazlığınçözümünde İdari Yargı Mahkemelerin görevliolduğu anlaşılmış olup 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesinebaşvurmaları başlıklı 19/1. maddesi uyarıncaaşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.3194 sayılı İmar Kanunu'nun "parselasyonplanlarının hazırlanması"başlıklı 18. maddesinin ilgili üçüncüfıkrası şöyledir:
“(Değişikfıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları,düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol,meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadetyeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlıöğretime yönelik eğitim tesis alanları,Sağlık Bakanlığına bağlı sağlıktesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşımaistasyonları ve durakları, otoyol hariç erişmekontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmîkurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyalve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasınakonu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanıolarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmetalanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alaniçerisinde bulunan taşkın kontrol tesisialanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar içindüzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakipkalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanmasıesastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterlialanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklıkpayının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmamasışartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsalarınyüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlariçin öncelikle düzenleme ortaklık payıayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadartaşkın kontrol tesisi için de ayrıca payayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikledüzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandandüşülmesi esastır."
6.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkınınözüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanantaşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarınınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıksüre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarıyapılır ve bütçe imkânları dâhilinde butaşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veyaher hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engelteşkil edecek kısıtlılığı kaldıracakşekilde imar planı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
7.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğanbir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
8.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23/09/1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlı değişiklikleryapma gibi mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkilerikullanma konusunda sıkıntı çektikleri ilerisürülerek yapılan başvuruda, “olayda mülkiyet hakkına doğrudan elkonulmadığı ama verilen izin ve getirilen yasakların elkonulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkın özünedokunduğu” sonucuna ulaşmıştır.
9.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662 K.2010/651sayılı kararıyla hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
10.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararıyla; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik nitelendirme yaparak, başvurucularınmülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair, eldeki davadadavanın nitelendirilmesineemsal olabilecek birkarar vermiştir.Kararın ilgili kısımları şöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan ve askerîtesise sınır olmayan diğer taşınmazların imaraaçıldığı, bu taşınmazlarayapılaşma izni verildiği hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî bir yapılaşmayasağının da uygulandığı görülmektedir.Bu durumda yaklaşık yirmi beş yıldır devam edenşerh nedeniyle taşınmazların fiilîyapılaşma yasağı da dâhil olmak üzere bazıkısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamu makamları,kamulaştırılmasına gerek görmedikleri bu durumdakitaşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıyla kullanma veyararlanma hakkına yönelik olarak bir kısım yasalkısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adliyargı yerince anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, adli yargı dosyasının ekinde idariyargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
12.Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanınçözümünde adliyargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin veDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüpdüşünüldü:
13.Dava, davacıya ait Batman ili, Merkez ilçesi, ...Köyü,... ada, ...parselde yer alan taşınmazın imar planında "eğitim alanı" olarakdüzenlenmesi suretiyle taşınmaza müdahale edildiğindenve mülkiyet hakkınınsınırlandırıldığından bahisle,taşınmaz ile üzerindeki yapıların bedelinin tazminenödenmesi istemiyle açılmıştır.
14.Dosyanın incelenmesinden; davacının dava konusutaşınmazın maliki olduğu, taşınmazın 3194sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılan imaruygulaması sonucu taşınmazın "eğitim alanı" olarakayrıldığı, ancak kamulaştırma işleminin deyapılmadığı ve kamulaştırma işlemlerinindava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazın bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belli olmadığıanlaşılmıştır.
15.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
16.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
17.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtelolanlar tarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu;özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasızel atıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı RG'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür." hükmü veuygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan davanın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
18.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/03/2024 tarih ve E.2023/624sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/03/2024 tarih ve E.2023/624sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
03/06/2024tarihinde,OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Vekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN