T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/168
KARAR NO : 2024/246
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Tarımla uğraşan davacının tarlasına davalı Birlik tarafından, 2022 yılı tarım sezonunda gereken zamanda su verilmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, Cullap Günışık Sulama Birliği Başkanlığına yönelik kısmının ADLİ YARGI YERİNDE, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yönelik kısmının İDARİ YARGI YERİNDE,görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.K
Vekili : Av. E.Y
Davalılar : 1- Cullap GünışıkSulama Birliği Başkanlığı
Vekili : Av.S.D
2- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
I.DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu Şanlıurfaili, Haliliye ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ...parsel sayılıtaşınmazda ektiği buğday ürününün,idarelerce suyun zamanında verilmemesi nedeniyle kuruduğu/zarargördüğü ve olayda hizmet kusurunun bulunduğundanbahisle, şimdilik ürün zararına karşılık25.000 TL maddi ve ürünlerin kuruması nedeniyleyaptığı emeklerin zayi olması nedeniyle duyulan elem veüzüntüye karşılık 5.000 TL manevi zararın,idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi 02/12/2022 tarih ve E.2022/1831,K.2022/2294 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın adli yargının görevindebulunduğundan bahisle davanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-amaddesi uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı tarafından, maliki olduğuŞanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, ... Mahallesi, ...ada ... parsel sayılı taşınmazda ektiği buğdayürününün, idarelerce suyun zamanında verilmemesinedeniyle kuruduğu/zarar gördüğü ve olayda hizmetkusurunun bulunduğundan bahisle, şimdilik ürünzararına karşılık 25.000,00-TL maddi ve ürünlerinkuruması nedeniyle yaptığı emeklerin zayi olması nedeniyleduyulan elem ve üzüntüye karşılık 5.000,00-TLmanevi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi belgelerin birlikte incelenmesinden; davakonusu uyuşmazlığın, davacının, malikiolduğu taşınmazına su verilmemesi nedeniyle meydanageldiği ileri sürülen ürün zararının tazminiisteminden kaynaklandığı, davacı tarafından zarartazminine dayanak yapılan, "idareler tarafından verilmeklemükellef olunan suyun zamanında verilmemesi" yönündekiiddianın ise davacı ve davalı Cullap Sulama Birliğiarasında bulunan sulama suyu teminine ilişkin sözleşmeselilişkiye dayandığı, Mahkememiz ara kararımızacevaben davalı sulama birliği tarafından dosyaya sunulan; davakonusu taşınmaza ilişkin 2022 yılı ve öncesineait bizzat davacının imzasının bulunduğu sulamabeyannameleri, mesaha tahakkuk fişleri ve tahsilat makbuzları dikkatealındığında ise davacı ile davalı Cullap SulamaBirliği arasında ücret karşılığı sulamasuyu teminine ilişkin özel hukuk ilişkisininaçıkça ortaya konduğu görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuathükümleri ile dava konusu olayın birliktedeğerlendirilmesinden; davacının taşınmazınaidarelerce su verilmemesi nedeniyle ürün zararının meydanageldiğinden bahisle zarar tazmini istemiyle açılan işbudavadaki uyuşmazlığın davalı ile davacıarasında ücret karşılığında sulama suyuteminine ilişkin özel hukuk ilişkisindenkaynaklandığı anlaşıldığından,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, Danıştay Onuncu Dairesinin 07/12/2020gün ve E:2015/1141, K:2020/5867 sayılı kararı ile GaziantepBölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari DavaDairesinin 16/09/2021 gün ve E:2020/466, K:2021/1341 sayılıkararları da bu yöndedir..."
3.Davacı vekili, bunun üzerine aynı nedene dayalı olarak90.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi22/03/2024 tarih ve E.2022/3329 sayılı kararı ile,yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, 2247 sayılı Kanun'un19. maddesi uyarınca oluşan görevuyuşmazlığının çözülmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesinin karar verilinceye kadar ertelenmesinekararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Dava, davalı sulamabirliği tarafından verilen suyun yetersiz gelmesinden kaynaklıekili ürün zararı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemineilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davalı Cullap SulamaBirliği tarafından sulama beyannamesi sunulmuş, taraflararasında sözleşme bulunmadığıanlaşılmıştır.
Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 2022/1830Esas 2022/2372 Karar sayılı kesinleşen kararda idaremahkemesince hükme esas alınan sulama beyan sözleşmesi isedavalı sulama birliği ile DSİ tarafındançiftçilerle imzalanmak üzere önceden matbu şekildehazırlanan belge niteliğinde olup sözleşme niteliğindekabul edilemez.
Neticeten, idari dava dairesince belirtildiği üzere,davanın, taraflar arasında bir abonelik sözleşmesinedayanmadığı, idarenin plan ve proje kapsamındayürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak kurulmuş bir işleme karşı ya da bunitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminine yönelikolarak açılan tam yargı tazminat davası olduğu,bunedenle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğindenyargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddinedair karar verilmiştir. (Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, 27.02.2023gün ve E:2023/109, K: 2023/157 sayılı kararı )
Bu durumda açılan davanın, taraflararasında bir abonelik vs. sözleşmeye dayanmayan, idarenin planve proje kapsamında yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak kurulmuş bir işlemekarşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğanzararların tazminine yönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un2/1. maddesinde belirtilen dava türlerinden olması nedenleriyle,uyuşmazlığın İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğidüşünüldüğünden aşağıdakişekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1-Aynı konuda her ne kadar İdare Mahkemesincedavanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve bukarar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmişse deaçılan davayla ilgili olarak İdari Yargınıngörevli olduğu anlaşılmakla olumsuz görevuyuşmazlığının çözümlenmesi vegörevli mercin belirlenmesi için 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi uyarınca dava dosyasının UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve bu nedenle yargılamanındurdurulmasına,
2-Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilecek kararınbeklenmesine ve sonucuna göre işlem yapılmasına..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.Anayasa'nın "B. Yargıyolu" başlıklı 125. maddesinin sonfıkrası şöyledir:
"...
İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
6.Anayasa’nın "III. Tabiiservetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı168. maddesi şöyledir:
"Tabii servetler ve kaynaklarDevletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunlarınaranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet buhakkını belli bir süre için, gerçek vetüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağınarama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerleortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyleyapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gerekenşartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul veesasları ve müeyyideler kanunda gösterilir."
7.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı2. maddesi şöyledir:
" 1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerinegetirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlemniteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimdeyargı kararı veremezler.
3. (Mülga: 2/7/2018 -KHK-703/185 md.)"
8.2577 sayılı Kanun'un "İptalve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesişöyledir:
"İlgililerhaklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıylaDanıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruyatam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarınıbirlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davasıaçarak bu davanın karara bağlanması üzerine, buhusustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halindeverilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyledoğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresiiçinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır."
9.2577 sayılı Kanun'un "Doğrudandoğruya tam yargı davası açılması"başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"1. İdari eylemlerdenhakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadanönce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başkasüretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her haldeeylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareyebaşvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerigereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudakiişlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istekhakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde busürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içindedava açılabilir.
2. Görevli olmayan adliyargı mercilerine açılan tam yargı davasınıngörev yönünden reddi halinde sonradan idari yargımercilerine açılacak davalarda, birinci fıkradaöngörülen idareye başvurma şartı aranmaz."
10.18/12/1953 tarihli 6200 sayılı Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun’un 1-23. maddeleri 02/07/2018 tarihli ve 703sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 69. maddesiuyarınca ilga edilmiştir.
11.15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan 4 sayılı"BakanlıklaraBağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ileDiğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi"nin"Onuncu Bölüm"ündeDevletSu İşleri Genel Müdürlüğüne ilişkindüzenlemelere yer verilmiştir. Kararnamenin "Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri"başlıklı 121. maddesinin 1. fıkrasınınilgilibentleri şöyledir:
" (1) DevletSu İşleri Genel Müdürlüğünün görevve yetkileri şunlardır:
a) Taşkın sular ve sellerekarşı koruyucu tesisler meydana getirmek.
b) Sulama tesislerini kurmak, sulamasahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamınıgösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabıhalinde kadastrosunu yaptırmak.
...
g) Bu maddede belirtilen tesislerinçalıştırma, bakım ve onarım dâhilişletmelerini yürütmek.
ğ) Bu maddede belirtilenişlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik,araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak;ezcümle toprağın cins ve karakterini, yetiştirilecek mahsulnevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadi faydaları ve verimlilikderecelerini tespit etmek; bu mevzularda gerekirse ilgili bakanlık vekurum ve kuruluşlardan faydalanmak, amenajman planlarıhazırlamak ve bunları temin edecekleri fayda ve elealınmalarındaki zaruretlere göre seçmek, sıralamakve Bakanlığa teklif etmek.
h) Bu maddede belirtilenişlerin her türlü etüt ve projelerini yapmak veyayaptırmak.
ı) Tesislerinyapılması hususunda her türlü mali imkânlarıaraştırmak ve icabı halinde ortaklıklarkurulmasını Bakanlığa teklif etmek veCumhurbaşkanı kararı ile uzun vadeli iç ve dışistikrazlar yapmak..."
12.DSİ Genel Müdürlüğünün görev veyetkileri kapsamında çıkarılan, sulama birliklerineilişkin 08/03/2011 tarih 6172 sayılı Sulama BirlikleriKanunu’nun "Amaç ve kapsam"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"(1) Bu Kanunun amacı;ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzereDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğütarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygunşekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemektir.
(2) Sulama birlikleri kamutüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hükümbulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir."
13.6172 sayılı Kanun'un "Tanımlar"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"(1) Bu Kanununuygulanmasında;
a) Bakan: DSİ’ninbağlı olduğu Bakanı,
b) Bakanlık: DSİ’ninbağlı olduğu Bakanlığı,
c) Birlik: Sulama birliğini,
ç) Birlik anastatüsü: Çerçeve ana statüye uygun olarakkurucular kurulu tarafından hazırlanarak Bakanlıkçaonaylanan metni,
d) Çerçeve anastatü: Sulama birliklerinde (…) bütçe, borçlanma,borçların ödenmesine ilişkin esaslar, alacaklarıntahsili, tarifeler, harcama usulü, yatırım programı,personel istihdamı, tasfiye ve benzeri hususlarındüzenlendiği, Devlet Planlama TeşkilatıMüsteşarlığının bağlı olduğuBakanlık ile Çevre ve Şehircilik, Maliye ve Tarım veKöyişleri Bakanlıklarının görüşüalınarak Bakanlık tarafından hazırlanan metni,
e) Devir: DSİ tarafındaninşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşaedilmesi planlanan sulama maksatlı tesislerin işletme, bakım,onarım ve yönetim sorumluluğunun, DSİ ve birlikarasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarıncabirliklere devredilmesini,
f) DSİ: Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğünü,
g) Görev alanı:DSİ’ce belirlenen ve suyun kullanım maksadına göre,proje alanı içerisinde kalan sulama alanlarını,
ğ) (Mülga:19/4/2018-7139/46 md.)
h) Katılım payı: Sukullanıcılarının birliğe ilkkatılımlarında, (…) birlik ana statüsündebelirlenen şartlar dahilinde, arazinin her bir dekarı içinbelirlenen ve bir defaya mahsus olmak üzere alınan payı,
ı) Ortak tesis: Birliktarafından devralınan sulama tesisine hizmet eden fakat devirkapsamı dışında kalan ve DSİ’ce işletilentesisleri,
i) Su kullanıcısı:Görev alanında sulama yapan veya yapacak olan gerçek ya datüzel kişiyi,
j)(Değişik:19/4/2018-7139/46 md.) Su kullanım hizmet bedelitarifesi: Su kullanıcılarına suyunulaştırılması, birliğin tüzel kişilikkazanmasından önce görev alanı içindeaçılmış olan yeraltı suyu kuyuları ileyapılanlar da dâhil olmak üzere sulamadan dönen fazlasuyun uzaklaştırılması, birliğin sorumluluğundakisulama tesisinin mütemmim cüzü olan servis yolları içinbirlikçe yapılan yönetim, bakım ve onarım,yatırım geri ödeme, finansman, personel, mal ve hizmet alımve enerji kullanım giderleri gibi her türlü giderikarşılayacak şekilde, sulama birliklerince su kullanımhizmet bedellerinin belirlenmesinde asgari değer olarak alınan veBakan tarafından onaylanan tarifeyi,
k) Tesis: Umumi sulardan faydalanmaküzere geliştirilmiş, sulama maksadıyla inşa edilen suyapılarını veya tesisleri,
1) (Mülga: 19/4/2018-7139/46md.)
m) Yerleşim birimi: 3/7/2005tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununa göre belediyeteşkilatı ya da 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı KöyKanununa göre köy tüzel kişiliği oluşmuşyerleşim yeri ile 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanununa görebüyükşehir belediyesi sınırları dahilinde olupbelde belediye ve köy tüzel kişiliğini kaybetmesi sonucumahalleye dönüşen ancak halen tarımsal faaliyetlerini devamettiren yerleşim yerlerini,
ifade eder."
14.6172 sayılı Kanun'un "Birliğingörev alanı ve çalışma konuları"başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"(1) Birliklere devredilentesislerin hizmet alanı, birliklerin görev alanı
olup sınırları,kapsamı ve ismi DSİ tarafından belirlenir.
(2) Bir görev alanıiçerisinde aynı amaçla birden fazla birlik kurulamaz.
(3) Birlik,devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım veyönetim sorumluluğunu
çerçeve anastatüde ve devir sözleşmesinde yer alan esaslara uygun olarakyürütür.
(4) Birliğinçalışma konuları şunlardır:
a) Görev alanıiçerisinde yer alan tesislerin işletme, bakım, onarım,yönetim ve
yenileme hizmetlerini usul veesaslarına uygun olarak yapmak.
b) Katılımpayını, su kullanım hizmet bedelini ve uygulanan cezalarıtahsil etmek.
c) Devraldığıtesislerin yatırım bedellerini geri ödemek.
ç)(Değişik:5/3/2022-7381/27 md.) Devraldığı tesisiDSİ’nin onayını almak suretiyle geliştirmek bu tesisile ilgili yeni projeler yapmak veya yaptırmak, yenilenebilir enerjikaynaklarından faydalanmak üzere sulama tesisinin mütemmimcüzü olacak şekilde projeler geliştirmek, enerji tesislerikurmak ve işletmek veya diğer kurum ve kuruluşlartarafından geliştirilen, kurulan yenilenebilir enerji tesislerinidevralarak işletmek, sulama birliğinin feshi hâlinde tesisleriçalışır hâlde DSİ’ye devretmek.
d) Görev alanıiçerisinde su miktarına bağlı olarak ekilecek bitkidesenini Tarım ve Köyişleri Bakanlığınınilgili birimleri ile işbirliği yaparak planlamak.
e) Görev alanıiçerisinde öngörülen üretim hedefleriningerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere gerekli tedbirlerialmak.
f) Sulama ve diğertarımsal konularda faaliyet gösteren kurumlarla işbirliğiyaparak araştırma, geliştirme ve eğitimçalışmalarında bulunmak.
g) Amaç ve görevleri ileilgili konularda ulusal ve uluslararası gelişmeleri takip etmek.
ğ) Ortak tesisler içinDSİ’ce sarf olunan işletme ve bakım masraflarındankendi payına düşen miktarı ödemek.
h)(Ek:5/3/2022-7381/27 md.)Görev sahası dâhilinde, işlenmeyen ve tarımyapılmayan gerçek ve tüzel kişilere ait tarımarazilerini DSİ’ce düzenlenecek usul ve esaslardâhilinde, kiralayarak tarımsal üretim yapmak veya yaptırmak."
15.6172 sayılı Kanun'un "Denetimve birlik mallarının durumu" başlıklı18. maddesi şöyledir:
"(Değişik:19/4/2018-7139/49 md.)
(1) Birliklerin denetimi DSİveya Bakanlık tarafından yapılır. Birlikler maliyönden yılda bir defa ayrıca MaliyeBakanlığının denetimine tabidir. Bu denetimler sonucundadüzenlenecek raporların bir örneği, gerekli işlemlerinyapılması için Bakanlığa gönderilir.
(2) Denetim sonucunda birliğinzarara uğratıldığının tespit edilmesi halinde10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi veKontrol Kanununun 71 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(3) Birlikler, Sayıştaytarafından doğrudan denetlenebilir.
(4) Birliğindevraldığı sulama tesisi ve bütünleyiciparçaları Devlet malı olup, bunlara zarar verenlerhakkında 5237 sayılı Kanunun kamu malına zarar verme ileilgili ceza hükümleri tatbik olunur."
16.6172 sayılı Kanun'un "Birliktüzel kişiliğinin sona ermesi"başlıklı 20. maddesi şöyledir:
"(Değişik:19/4/2018-7139/50 md.)
(1)(İptal: AnayasaMahkemesi’nin 16/7/2020 tarihli ve E.: 2018/104, K.: 2020/39sayılı Kararı ile.)
(2) Birliğin tasfiyesi DSİtarafından yürütülür. Tasfiyenin usul ve esaslarıçerçeve ana statü ile düzenlenir.
(3) Tüzel kişiliğisona erdirilen sulama birlikleri tarafından işletilen sulamatesisleri hakkında 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Suİşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatve Görevleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır."
17.6172 sayılı Kanun'un, 19/04/2018 tarihli, 7139 sayılıKanun'un 53. maddesi ile ilga edilmeden önceki 13. maddesinin (2)numaralı fıkrası şöyledir:
"(2) Birlikler 9/6/1932 tarihlive 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerinegöre alacaklarının tahsili yoluna başvurur."
18.6172 sayılı Kanun'un, 19/04/2018 tarihli, 7139 sayılıKanun'un 53. maddesi ile ilga edilmeden önceki "Birlik üyesi olmayan sukullanıcılarının durumu"başlıklı 19. maddesi şöyledir:
"(1) Birliğin görevalanında bulunan tesisten istifade eden su kullanıcıları,birlik üyesi olmasalar dahi, bu Kanunda ve birlik ana statüsündeöngörülen esaslar çerçevesinde, sulamaişletme faaliyetlerine ilişkin olarak alınan kararlara diğerbirlik üyeleri gibi uymaya ve yükümlülüklerinizamanında yerine getirmeye mecburdur. Üye olmayan sukullanıcılarının sulamadan faydalanmayla ilgilihakları kısıtlanamaz. Ancak, mali mükellefiyetleri birlikmeclisi kararı ile iki katına kadar artırılabilir."
19.19/04/2018 tarihli, 7139 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile 6172sayılı Kanun'a eklenen Ek 1. madde şöyledir:
"(1) Birlik görevalanında yer alan her su kullanıcısı gerçek vetüzel kişi sulama tesisinden faydalanabilmek için obirliğe üye olmak zorundadır.
(2) İlk üyelik kaydısırasında bir defaya mahsus olmak üzere (…)katılım payı tahsil edilir.
(3) Birlik üyeleri birliktarafından tahakkuk ettirilen su kullanım hizmet bedelini veborçlarını düzenli olarak ödemek, birliktarafından su yetersizliğine bağlı olarak yapılan ekimplanlamasına uymak, sulama planlaması ve su dağıtım vemünavebe programlarına katılmak, arazisi üzerinde yer alansulama tesisini korumak, kişisel kusurlarından dolayı meydanagelen zararları gidermek, aksi takdirde bu zararları gidermekiçin birliğin yapacağı her türlü harcamayıbirliğe ödemek, birliğin sorumluluğunda olan tesisler ilekullanılan her türlü ekipmana zarar vermemek, zarar verilmesi durumundabu zararı tazmin etmek, birliğin sorumluluğunda olan tesislerüzerinde yapılan işletme, bakım ve onarımçalışmaları için arazisine girilmesine izin vermekve sulama tesisinden faydalanma sözleşmesini imzalamakzorundadır.
(4) Su kullanıcısıolma vasfını kaybedenlerin üyelikleri resensonlandırılır.
(5) Birlikler gelirlerini, birlikana statüsünde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tahsil eder.Birlikler vadesinde ödenmeyen alacaklarını genelhükümlere göre tahsil eder.
(6) Birlik görev alanıdışında kalan su kullanıcılarından,suladıkları her dekar arazi başına su kullanım hizmetbedelinin iki katı ücret alınır.(...) "
20.6172sayılı Kanun'un "Mevcutbirlikler" başlıklı geçici 1. maddesişöyledir:
"(1) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte 26/5/2005 tarihli ve 5355sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre kurulmuşolan sulama birlikleri onsekiz ay içinde durumlarını bu Kanunauygun hale getirmek zorundadır. Aksi takdirde bu birliklerin tüzelkişiliği kendiliğinden sona erer ve bu birlikler valiningörevlendireceği vali yardımcısıbaşkanlığında; defterdarlık, tarım ilmüdürlüğü, DSİ bölgemüdürlüğü ve il mahalli idarelermüdürlüğü yetkililerinden oluşan tasfiyekomisyonu tarafından en geç iki ay içinde tasfiye edilir.Birliğin tüm hak, alacak, borç ve 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmayan personeli ilebirliğe ait taşınır ve taşınmazlar bu Kanunaistinaden kurulan yeni birliğe devrolunur.
(2) Kurulmuş olan sulamabirliklerinde 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanpersonel, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren bir yıl içinde Devlet PersonelBaşkanlığınca tespit edilecek ihtiyaca görekadroları ile mükteseplerine uygun olarak diğer kamu kurum vekuruluşlarına devredilir.
(3) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuşolan birliklerde sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar, mevcut statüleri ile istihdam edilmeye devamolunur. Birlikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren mevcut statüleri devam edenler dışında yenisözleşmeli personel istihdam edemezler.
(4) Bakanlık DSİ’ninteklifi üzerine birliklerin, bu maddeye göre yeniden kurulmalarısırasında görev alanlarında değişiklik yapmayayetkilidir."
21.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun'un "Kanununşümulü" başlıklı 1. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
"Devlete, vilayet hususi idarelerineve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine aitmuhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikmezammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerinakitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlardışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatındanmütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takipmasrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur."
22.26/07/2018 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığıncaonaylandığı anlaşılan Sulama BirliğiÇerçeve Ana Statüsünün; " i.Birlik Üyeliği "başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Birlik görevalanı içerisinde tapuda kayıtlı arazi sahibi olmak veyaarazi kiralamak suretiyle tarımsal üretimde bulunan her sukullanıcısı gerçek ve tüzel kişi, tesisten faydalanabilmekiçin o birliğe üye olmak zorundadır.
(2) Aynı arazi üzerindemiras ortaklığı, paylı mülkiyet vb. sebeplerle birdenfazla malikin bulunması halinde su kullanıcısıgerçek ya da tüzel kişilerin birliğe üyeliğindediğer ortak ve/veya pay sahiplerinin muvafakatı istenir."
23.Ana Statünün "ii. Birlik Hizmetlerinden Faydalanma"başlıklı 30. maddesi şöyledir:
"(1) Birlik hizmetlerindenfaydalanmak isteyen görev alanı içindeki sukullanıcılarının Sulama Tesisinden FaydalanmaSözleşmesini imzalamaları ve birliğe üye olmalarızorunludur.
(2) Birlik görev alanıdışındaki (şebeke dışı) sukullanıcıları ise bu statünün 6'ncı maddesindekişartların sağlanması durumunda yıllık su kullanımsözleşmesi imzalayarak birlik hizmetlerinden faydalanabilirler. Budurumdaki su kullanıcıları birlik üyesi olmasalar dahi,sulama işletme faaliyetlerine ilişkin olarak birlikbaşkanlığı tarafından alınan kararlara diğerbirlik üyeleri gibi uymaya ve yükümlülüklerinizamanında yerine getirmek zorundadır.
(3) Birlik görev alanıdışında kalan su kullanıcılarından,suladıkları her dekar arazi başına su kullanım hizmetbedelinin iki katı ücret alınır."
B. Yargı Kararı
24.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdandava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkı bulunmadığıve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malınaihtiyaca göre el atılabilmesini gerektirecek esaslarkonulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminatdavası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
25.27/11/2020 günlü ve 31317 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve E.2018/104,K.2020/39 sayılı kararında değinilen 6172 sayılıSulama Birlikleri Kanunu kapsamındaki sulama birliklerinin hukukistatüsüne ilişkin gerekçe ve tespitlerin birkısmı şu şekildedir:
"Anayasa, kanunlar ve CBK ilekamu tüzelkişiliklerine birçok alanda, kuruluşamacına özgü hukuksal durumlar tanınmaktadır.Ayrıca, kamu tüzelkişileri, nitelikleri ve özellikleriyle bağdaştığıölçüde, özel hukuk tüzelkişilerinin özelhukuk hükümlerine göre sahip olduğu haklarıkullanabilmektedir (AYM, E.2006/61, K.2007/91, 30/11/2007). 6172sayılı Kanun’un 1. maddesinde sulama birliklerinin de kamutüzelkişiliğine sahip oldukları ve Kanun’dahüküm olmayan hâllerde özel hukuk hükümlerinetabi olacakları belirtilmektedir." ( § 243 )
"Kamu tüzelkişileri,devlet tarafından kamu yararının gerçekleştirilmesiamacıyla kurulan, kamu gücü ayrıcalıklarıyladonatılan tüzelkişilerdir. Bu tüzel kişilerinözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak üstünve ayrıcalıklı yetkilere sahip olmasıyla güdülenamaç ise kamu yararının sağlanması ve kamuhizmetinin en iyi şekilde yerine getirilmesidir.
Sulama birliklerinin kuruluşu,yapısı, görev ve yetkileri, mali hükümleri, personelistihdamı, denetimi, tüzelkişiliğinin sona ermesi 6172sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Bu birliklerinözellikle kuruluşları, görev alanları vedenetimlerinde DSİ’nin onay ve yetkisi bulunmaktadır. Sulamabirlikleri Anayasa’da özel olarak düzenlenmemiş oluporganlarının seçimle oluşmasında anayasal birzorunluluk bulunmamaktadır. Sulama birliklerinin temel organı olanbaşkanlığın oluşumu Anayasa’nın 123.maddesinin birinci fıkrasında geçen idarenin kanunladüzenlenmesi ilkesi ile ilgili olup Anayasa’da özel olarakdüzenlenmeyen hizmet yönünden yerinden yönetimkuruluşlarının organlarının belirlenmesinde kanunkoyucu takdir yetkisine sahiptir. Birlik başkanlarına tanınanidari para cezası verme yetkisi de bu kapsamda kanun koyucunun takdiryetkisindedir.
Diğer yandan sulamabirliklerinin kamu personeli arasından Bakan tarafındanseçilen başkan tarafından temsil edileceği veyönetileceğine, başkanlığın ise başkan vebaşkanlık hizmetlerini yürüten diğer personeldenoluşacağına dair birlik başkanının belirlenmeusulü, başkanlığın oluşumu, görev ve yetkileriile ilgili hususlar Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrası kapsamında kalmaktadır. Anayasa’nınanılan hükmüne göre memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkilerininkanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Dava konusu kurallarda dabirlik başkanının belirlenme usulü, idari para ceza vermeyetkisini de içeren görev ve yetkileri kanunladüzenlendiğinden kanunilik ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 252-254 )
"Kamutüzelkişilikleri devam eden birliklerin feshine karar verilmesi isekamu tüzelkişiliklerinin sona ermesine yol açacaktır.Kanun’un 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasındatüzelkişiliği sona erdirilen sulama birlikleri tarafından işletilensulama tesisleri hakkında 6200 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrası “Kamutüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanununaçıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur”şeklinde iken 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına DairKanun ile “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veyaCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur”şeklinde değiştirilmiştir. YürürlüktekiAnayasa hükmüne göre kamu tüzelkişiliği ancakkanunla ya da CBK’yla kurulabilir. Aynı şekilde bir kamutüzelkişiliği ancak kanunla ya da CBK ilekaldırılır. 6771 sayılı Kanun’dan öncekidönemde yürürlükte olan “Kamutüzelkişiliği, … kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulur” hükmüyürürlükte olmadığından kamutüzelkişiliğinin artık kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulması veyakaldırılması mümkün değildir.
Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamutüzelkişiliğinin, kanunla veya CBK ile kurulacağışeklindeki düzenleme kamu tüzelkişiliğine sahip sulamabirlikleri yönünden de geçerlidir. Kamutüzelkişiliğinin veya organlarının kanunla veyaCBK’ya dayanılarak kurulması zorunluluğu, kamutüzelkişiliğinin veya organlarının ortadankaldırılması bakımından da geçerliolacaktır. Bu durumda bir kamu tüzelkişiliği de ancakkanunla ya da CBK ile kaldırılabilir. Dolayısıylabirliklerin DSİ’nin teklifi üzerine Bakan onayı ilefeshedileceğini öngören dava konusu (1) numaralı fıkraAnayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasıyla bağdaşmamaktadır." ( § 260-262 )
"Sulama birlikleri,DSİ’nin belirlediği sulama alanlarında sulamaişletmeciliği konusunda hizmet vermek için kurulan, sulamatesislerinin işletme, bakım ve yönetimsorumluluklarını üstlenen, kamu yararının ve kamuhizmetinin yerine getirilmesine yönelik faaliyet gösteren kamutüzelkişiliğine sahip hizmet yönünden yerindenyönetim kuruluşlarıdır. Dolayısıyla sulamabirliklerinin sundukları hizmetin kamu hizmeti niteliğindeolduğu açıktır. Kanun’un ek 1.maddesinin (1)numaralı fıkrasında ise birliğin görev alanındayer alan her su kullanıcısı gerçek vetüzelkişinin sulama tesisinden faydalanabilmek için obirliğe üye olmak zorunda olduğu belirtilmektedir. Her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişiden ilküyelik kaydı sırasında bir defaya mahsus olmak üzerekural uyarınca DSİ’nin belirlediği katılım payıtahsil edilmektedir." ( § 272 )
"6172 sayılıKanun’da 7139 sayılı Kanun’la yapılandeğişikliklerle sulama birliklerindeki birlik meclisi, yönetimkurulu ve denetim kurulu organları kaldırılmış,birliklerin sadece başkanlıktan oluşacağı kabuledilmiş ve birlikler yenidenyapılandırılmıştır. Dolayısıylakaldırılan organlarla ilgili düzenlemeleri içeren kuralile yeniden yapılandırma sonucunda en üst yöneticiningörevine son verilebilmesi, alacakların tahsili, gözlemciler ilebirlik üyesi olmayan su kullanıcılarının durumunailişkin kurallar da yürürlüktenkaldırılmıştır. Kanun’unyürürlükten kaldırılan 19. maddesinde birliğeüye olmayan su kullanıcılarınınyükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla tesislerdenfaydalanabilecekleri öngörülmüş iken 6172 sayılıKanun’a 7139 sayılı Kanun’la eklenen ek 1. madde ilebirliğin görev alanında yer alan her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişinin sulamatesisinden faydalanabilmek için o birliğe üye olmasıgerektiği hükme bağlanmıştır.
Sulama birliklerinin kamutüzelkişiliğine sahip olduğu, Anayasa’da özelolarak düzenlenmediği ve Anayasa’nın 123. maddesiuyarınca anılan birliklerin teşkilatlarını ve bubağlamda organlarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdiryetkisine sahip olduğu gözetildiğinde anılan takdir yetkisikapsamında kanun koyucu tarafından kuralla Anayasa’nın 44.maddesinde ifade edilen toprağın verimli olarak işletilmesinikoruma ve geliştirme amacına ulaşma bakımından dahaetkili ve elverişli görülen farklı bir yapılanmaöngörülmesinin sonucu olarak önceki yapılanmayailişkin hükümlerin madde metinlerindençıkarılmasında veya yürürlüktenkaldırılmasında Anayasa’ya aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 315-316 ).
26.Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/05/2015 tarihli ve E.2015/166, K.2015/272sayılı kararında, özetle; "sulamaişi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de; ...Sulama Birliği bu hizmeti, ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılansözleşmeye dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda davalı alacağını, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındakiKanun hükümlerine göre değil, 2004 sayılıİcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsiletmektedir.Taraflar arasında düzenlenen “Sulama BeyanSözleşmesi”, daha çok tip sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkübirçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır. Ortadadavacı ile davalı birlik arasında yapılmış birsulama beyan sözleşmesine dayalı olarak ortaya çıkanuyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre çözümlenesi gerekeceğinden, davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir." denilerek,uyuşmazlığa konu davanın çözümündeadli yargının görevli olduğuna hükmedilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
27.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
28.Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN 'ın, davanınçözümünde kısmen adli, kısmen idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada DSİ Genel Müdürlüğüyönünden idari, Cullap Günışık SulamaBirliği Başkanlığı yönünden adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
29.Dava, tarımla uğraşan davacının, tarlasınadavalı Birlik tarafından yeterli su verilmemesi nedeniyleürün kaybı yaşaması sonucuuğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevizararın Cullap Günışık Sulama BirliğiBaşkanlığı ile Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünce tazmini istemiyleaçılmıştır.
30.Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, davalıkonumunda bulunan Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü ile Sulama Birliğinin, ülkenin suvarlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımımaksadıyla kamu tüzel kişiliğini haiz, kanunlakurulmuş kamu kuruluşları olduğuanlaşılmaktadır.
31.Bununla birlikte, bu kuruluşların kişileresağladığı hizmete ilişkin işlemlerininyargısal denetimini yapacak yargı düzenini belirleyebilmekiçin, işlemin özel hukuk ilişkilerinden mi yoksa kamusalyetkilerin kullanılmasından mı doğduğunun irdelenmesigerekmektedir.
32.Sulama işi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de;Sulama Birliği bu hizmeti, ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılansözleşmeye dayanmakta olup taraflar arasındakisözleşmeden doğan alacakların tahsilinde 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındakiKanun'un ilgili hükümleri uygulanmamaktadır.
33.Taraflar arasında düzenlenen"Sulama Beyan Sözleşmesi", daha çok tipsözleşme görünümündedir. Hizmetten yararlanankişinin, sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkübirçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır.
34.Dava dosyalarının incelenmesinden, davacı ile Birlikarasında, Birliğin temin edeceği suyun kullanımı,ödemelerin şekli konusunda 03/03/2022 tarihli bir sözleşmeimzalandığı, sözleşmenin 2022 sulama sezonununukapsadığı anlaşılmıştır.
35.Buna göre uyuşmazlığın CullapGünışık Sulama BirliğiBaşkanlığına yönelik kısmının,sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını kabuletmek gerekmektedir.
36.Tüm bu açıklamalara göre, önümüzdekidosyada, ekili arazisindeki bitkilerine, davalılardan CullapGünışık Sulama Birliği tarafından gerekli suyunverilmediğinden bahisle uğranıldığı önesürülen zararın tazmini istemiyle açılandavanın, anılan Birliğe yönelik kısmınınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
37.Davanın davalılardan Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğüne ilişkin kısmına gelince:
38.Olayda davacı tarafından tarlasına davalı Birliktarafından 2022 yılnda, yeterli su verilmemesinedeniyleürün kaybı yaşaması sonucuuğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararıntazmini istemiyle Cullap Günışık Sulama BirliğiBaşkanlığı yanındaDevlet Su İşleri GenelMüdürlüğü de hasım gösterilerek davaaçılmıştır.
39.Bu durumda görev uyuşmazlığına konu davanınDevlet Su İşleri GenelMüdürlüğüneyönelikkısmının,idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden ya daeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
40.Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı Kanun’un 2. maddesinde idari dava türleriarasında sayılan idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
41.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/03/2024 tarih veE.2022/3329 sayılı başvurusunun CullapGünışık Sulama Birliği Başkanlığınailişkin kısmının reddine, DSİ GenelMüdürlüğüne ilişkin kısmınınkabulüne; Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 02/12/2022 tarihve E.2022/1831, K.2022/2294 sayılı görevsizlikkararının DSİ Genel Müdürlüğüneilişkin kısmının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde kısmen ADLİ, kısmenİDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/03/2024 tarih veE.2022/3329 sayılı başvurusunun CullapGünışık Sulama BirliğiBaşkanlığına ilişkin kısmınınREDDİNE, DSİ Genel Müdürlüğüne ilişkinkısmının KABULÜNE; Şanlıurfa 2. İdareMahkemesinin 02/12/2022 tarih ve E.2022/1831, K.2022/2294 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ DSİ GenelMüdürlüğüne ilişkin kısmınınKALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN