T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/136
KARAR NO : 2024/241
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: Davacının tutuklu bulunduğu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, telefonla ek görüşme hakkını kullandırılmadığından bahisle uğradığı manevi zararıntazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :A.E
İdari Yargıda
Davalı :Adalet Bakanlığı
Adli Yargıda
Davalı : Hazine ve Maliye Bakanlığı( Bafra Mal Müdürlüğü )
I. DAVA KONUSU OLAY
1. BafraT Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü davacıdilekçesinde, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketisonrasında ve son olarak R.B ı nedeniyle tümhükümlülere ilave 30 dakika telefonla görüşmehakkı verilmesine karşın kendisine verilmediğini, budurumun ise deist olmasındankaynaklandığınıhaksızlıkyapıldığını ve ayrımcılığauğradığını ifade ederek,uğradığıacı, elem ve ızdırabakarşılık olarak 300.000 TL manevi tazminatın ödenmesiistemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Samsun 2. İdare Mahkemesi 18/05/2023 tarih ve E.2023/510,K.2023/612sayılı kararı ile, davanın görevyönünden reddine olarak karar vermiş ve istinaf yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi03/10/2023 tarih E.2023/1079, K.2023/1478 sayılı ilamıylaistinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...5275 sayılı Cezave Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un"Hükümlünün Telefon ile HaberleşmeHakkı" başlıklı 66. maddesinde, "(1) Kapalıceza infaz kurumlarındaki hükümlüler,Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmeliktebelirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretlitelefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefongörüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altınaalınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgütmensubu hükümlüler bakımındankısıtlanabilir. (2) Açık ceza infaz kurumları ileçocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretlitelefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler. (3)Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındakihükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerininölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veyadoğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazındanderhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler,tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır. (4)Hükümlüler açık ve kapalı ceza infazkurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu,telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişimaraçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar."; "Din veVicdan Özgürlüğü" başlıklı 70.maddesinde, "(1) Hükümlü, ceza infaz kurumunda, mensupbulunduğu dinin ibadetlerini, düzeni bozmayacak veçalışmayı engellemeyecek biçimde serbestçeyerine getirebilir ve ibadette kullanılan eşyayı, dinîyaşamı bakımından zorunlu olan kitap ve eserleri temin vebulunduğu yerlerde muhafaza edebilir. (2) Hükümlünün,mensup bulunduğu dinin görevlilerince ziyaret edilmesine ve onlarlailetişim kurmasına, kurum güvenliğini tehlikeyedüşürmemek koşuluyla izin verilir." hükmüneyer verilmiştir.
4675 sayılı İnfaz HâkimliğiKanunu’nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1.maddesinde, "Bu Kanunun amacı, infaz hâkimliklerininkuruluş, görev, çalışma esas ve usullerinidüzenlemektir. Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerindebulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılanişlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyetsavcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemekve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gereklikararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğergörevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerineilişkin hükümleri kapsar.''; "İnfazHâkimliklerinin Görevleri" başlıklı 4. maddesinde,"İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır:
1. Hükümlü ve tutukluların ceza infazkurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri,barındırılmaları, ısıtılmaları vegiydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel veruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayeneve tedavilerinin yaptırılması, dışarıylailişkileri, çalıştırılmaları gibiişlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek vekarara bağlamak.
2. Hükümlülerin cezalarınıninfazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açıkcezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri;tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlereilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
3. Hükümlü ve tutuklular hakkındaalınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarınınkanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırıolduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek vekarara bağlamak.
4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izlemekurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infazkurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyipintikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyetniteliğindeki konular hakkında karar vermek.
5. Cumhuriyet savcısının ceza vegüvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlarakarşı yapılan şikâyetleri incelemek.
6. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin mahsup, ceza zamanaşımı vehükümlünün ölümü hâllerinde verilecekkararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafındanverilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.
7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Kanunlarda başka bir yargı merciinebırakılan konulara ilişkin hükümlersaklıdır."; "İnfaz HâkimliğineŞikâyet ve Usulü" başlıklı 5. maddesinde, "Cezainfaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklularhakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin yada Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinininfazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğermevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiylebu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihtenitibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihtenitibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infazhâkimliğine başvurulabilir."; "İnfazHâkimliğince Şikâyet Üzerine Verilen Kararlar"başlıklı 6. maddesinde, "...İnfaz hâkimi,inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerindegörürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptalineya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir. ...İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresindebulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. İnfazhâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirdeitirazla ilgili karara katılamaz." hükümlerine yerverilmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; Samsunili, Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlüolarak bulunan davacı tarafından,06/02/2023 tarihinde meydana gelendeprem felaketi sonrasında ve son olarak R.B ı nedeniyle tümhükümlülere ilave 30 dakika telefonla görüşmehakkı verilmesine karşın kendisine verilmediği, bu durumunise deist olmasından kaynaklandığı belirtilerekhaksızlık yapıldığından veayrımcılığa uğradığından bahisleuğranıldığı ileri sürülen acı, elem veızdıraba karşılık olarak 300.000,00-TL manevitazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Olayda, davacının iddiasının,yukarıda hükümlerine yer verilen 4675 sayılıİnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4. maddesinin 1.fıkrasında düzenlenen "...dışarıylailişkileri…" konusuna ilişkin olduğu, bu kapsamdakişikâyetleri incelemenin ve karara bağlamanın İnfazHâkimliğinin görevinde olduğu düzenlemesineistinaden, söz konusu şikâyetlere bakmak hususunda adliyargı yerinin görevli olduğunun belirlendiğianlaşılmış olup, aynı şikâyettenkaynaklanan tazminat istemli davalara da adli yargı yerindebakılacağı kanaatine varıldığından, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, benzer nitelikteki uyuşmazlıklardaverilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 27/02/2023 tarih ve E:2022/580,K:2023/177 sayılı kararı ile 27/03/2023 tarih ve E:2023/148,K:2023/199 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle; görevli adliyargı merciinde ayrı ve müstakil bir dava açılmaktaserbest olmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesiuyarınca davanın görev yönünden reddine..."
3.Davacı, aynı olay ve gerekçelerlebu kez 500.000 TL manevitazminat istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Bafra Ağır Ceza Mahkemesi 04/03/2024 tarihve E.2024/60, K.2024/67sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargı görevli olduğundan görevsizlik kararı vererekdosyanın 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca mahkememize gönderilmesi yönünde kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"Yer verilen Kanun maddeleri ve Yargıtayiçtihatlarından açıkçaanlaşıldığı üzere, adli yargı kolundabulunan ağır ceza mahkemeleri, idarenin iş ve işlemlerindenyahut ihmallerinden dolayı devlet aleyhine açılan davalardatazminat mahkemesi sıfatıyla yargılamayürütememektedir. Ağır ceza mahkemelerinin tazminatyönünden yegane görevi, CMK'da düzenlenen ve korumatedbirlerinden kaynaklanan ihlal iddiaları yönünden kararvermektir.
İnfaz Hakimlikleri yönünden degörüldüğü üzere, dört tür kararverilebilmesi kanunen imkan dahilindedir. Bunlar: şikayetin reddine,işlemin iptaline yahut faaliyetin durdurulması veya ertelenmesineşeklidedir. Davacı/hükümlününşikayetçi olduğu bir konuda İnfaz Hakimliğininverdiği kararlar her zaman geçmişe matuf olmamaktadır.Karar neticesinde şikayetin kabulü ve işlemin iptaline kararverilse de bu işlemin sebebiyet verdiği maddi ve manevi zararlar herzaman salt İnfaz Hakimliğinin kararı ile ortadankaldırılamamaktadır. Bunun nedeni kanun koyucunun -İYUK'un12. maddesinin aksine- İnfaz Hakimliği Kanun'un 6. maddesinde,İnfaz Hakimliği bakımından yapılan şikayetlerde,işlemin iptali talebinin yanı sıra tam yargıdavasındakine benzer şekilde tazminat talebinde bulunulabilmeimkanını tanımamış olmasıdır.Dolayısıyla davacı/hükümlülerin İnfazHakimliğine yaptıkları başvurular neticesinde eldeettikleri kararlardan sonra ayrıca varsa, iptal edilen işlemlerdenkaynaklanan maddi ve manevi zararlarını genel hükümleregöre idari yargı kolunda talep etmeleri mümkündür.Yoksa İnfaz Hakimliklerinin ayrıca tazminata hükmedebilmelerikanunen olanaklı değildir.
Anayasa Mahkemesinin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa'da adlî ve idarî yargı ayrımınagidilmiş ve idarî uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idarî yargı,özel hukuk alanına giren konularda adlî yargı görevliolacaktır. Bu durumda idarî yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adlî yargınıngörevlendirilmesi konusunda yasakoyucunun mutlak bir takdirhakkının bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idarî yargının denetimine bağlı olmasıgereken idarî bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde yasakoyucu tarafından adlî yargıyabırakılabilir. (Anayasa Mahkemesinin 16/02/2012 tarihli ve2011/35-2012/23 E-K sayılı İptal Kararı)
Yukarıda yapılan tüm izahatlarınneticesinde anlaşılmaktadır ki, hükümlününek görüşme hakkının kendisinetanınmamış olması iddiasına bağlı manevitazminat talebi yönünden İnfaz Hakimliğince ve mahkememizceverilen kararlar, hükümlünün idari yargı yolunabaşvuru sebepleri arasında gösterdiği ayrımcıişleme bağlı manevi zarar iddiasını telafi edebilecekniteliği haiz değildir. Adli yargı yolunda ne şekilde kararverilirse verilsin, bu karar geleceğe matuf olacaktır, yoksageçmişe etkili olması mümkün değildir. Zira2023 yılındaki bayramlarda, yani geçmişte tanınangörüşme haklarının artık icrai olarakhükümlüye kullandırılması gelinen aşamadamümkün değildir. Esasen davacı/hükümlü de,Samsun 2. İdare Mahkemesine ve mahkememize hitaben yazdığıdilekçelerde tarafına gerçekleştirilenayrımcı işlem nedeniyle çektiği maneviacılarına karşılık tazminat talebinde bulunmuş,buna karşın ayrıca ayrımcı işlemin ortadankaldırılması yönünde, yani herhangi bir ceza infazkurumu kararına yönelik şikayette bulunmamıştır.Yani davacı/hükümlünün talebi, tazminatdavasının doğası gereği geleceğe yönelikdeğil, geçmişe yöneliktir. Hülasa, Mahkememizin2023/262 D.İş sayılıdavacı/hükümlünün şikayetinin kabulüne dairkararından sonrası bakımındandavacı/hükümlünün Mahkememizin kararınınuygulanmadığı ve kendisine ayrımcılıkyapıldığı etrafında toplanan tazminatgerekçeleri bakımından, idareye atfedilebilecek bir hizmetkusuru veya kusursuz sorumluluk hali söz konusu olupolmadığının tespiti ve hükümlününmanevi tazminat ödenmesi talebinin karşılanıpkarşılanmayacağı yönünden görevli yargıyolunun idari yargı olduğu kanaatine varılmış,neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurulmakgerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere,
1- Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- Tazminat istemine ilişkin 5271 sayılıKanun 141 inci maddesinde suç soruşturması vekovuşturması sırasında gerçekleşen korumatedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanunhükümlerine göre tazminat istenebileceği belirtilerektazminat istenebilecek hallerin tahdidi şekildesıralandığı, davacının hükümlüiken telefonla görüştürülmemesinden dolayı maneviızdırap çektiği iddiasınıntazminat davasıkapsamında olmadığı, davacının söz konusuişlemlerden doğan zararına yönelik olarak manevi tazminatistemine ilişkin davanın gereğinin takdirinin idari yargıgörev alanında kaldığı ve bu mahkemelerönünde tazminat isteminde bulunulabileceği kanaatine varıldığındanmahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla dosyanınyargılama yapmak üzere Samsun İdare MahkemesineGÖNDERİLMESİNE,
3- Samsun 2. İdare Mahkemesi ile mahkememizarasında olumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından görevli mahkemenin belirlenmesiiçin dosyanın 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesi uyarınca UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE...."
III. İLGİLİ HUKUK
5.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkındaki Kanun’un, "Hükümlününtelefon ile haberleşme hakkı" başlıklı66. maddesi şöyledir:
"(1) Kapalı ceza infazkurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanıncaçıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usulleregöre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşmeyapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıtaltına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan veörgüt mensubu hükümlüler bakımındankısıtlanabilir.
(2) Açık ceza infazkurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler,ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.
(3) Açık ve kapalıceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy,eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık,salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma aittelefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar.Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel birdosyada saklanır.
(4) Hükümlüleraçık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocukeğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu vebenzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar."
6.5275 sayılıKanun’un, “Tutuklularınhakları”başlıklı 114. maddesi şöyledir:
“(1) Tutuklulardançalışmaları istenebilir; ancak, buna mecbur tutulamazlar.Tutuklular istediklerinde idare, barındırıldıklarıodalarda çalışmalarına izin verebilir. Odada çalışmaimkânı yoksa, tutukluların iş yerlerindeçalışmalarına da izin verilebilir. Bu takdirde kendilerihakkında çalışmakta olan hükümlülere aitrejim uygulanır.
(2) Soruşturma vekovuşturma evrelerinde tutuklular, kurumun bu husustaki geneldüzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul edebilirler. Ancaksoruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaevresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanınselameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilirveya bu hususta kısıtlamalar koyabilir.
(3) Tutukluların yazılıhaberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri, soruşturmaevresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresindehâkimveya mahkemesince kısıtlanabilir.
(4) Tutuklu, savunmasıiçin istediği müdafii seçmek ve görevlendirmekhakkına sahiptir. Her dereceden kurum görevlileri bu husustatutukluya tavsiyelerde bulunamaz.
(5) Tutuklunun müdafii ile olanhaberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas vegörüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz vekısıtlamalar konulamaz.
(6) Özel kanunda yer alanhükümler saklıdır.”
7.5275 sayılı Kanun’un“Kısıtlayıcıönlemler” başlıklı 115. maddesişöyledir:
“(1) Tehlikeli hâldebulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanınamacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeyedüşüren veya suçun tekrarına olanak verecekdavranışlardabulunan tutuklulara soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı,kovuşturma evresinde hâkimveya mahkemesince aşağıdakitedbirler uygulanabilir:
a) Tutuklunun tek başına,sıkı bir rejim altında muhafaza edilmesi vekaldığı odanın kamera ile izlenmesi.
b) Belirli süre iledışarıyla ilişkisinin, ziyaretçi kabulününve telefon görüşmelerinin kısıtlanması.
c) Gerekiyorsa kendisine veyabaşkalarına zarar vermesini önleyici biçimdehazırlanmış özel bir odadabarındırılması ve kaldığı odanın kameraile izlenmesi.
d) Saldırganlıkgöstermesi hâlinde belirli süreyle kelepçelenmesi veyahareketlerinin engellenmesi.
e) Yüksek güvenlikli birkuruma nakledilmesi.”
8. 5275 sayılı Kanun’un "Tutuklularınyükümlülükleri" başlıklı116. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) BuKanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları,........telefonla haberleşme hakkı,...... görüşlerdeuygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardanyararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerindedüzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyleuzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında dauygulanabilir.
......."
9.29/03/2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfazKurumlarının Yönetimi İle Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı"başlıklı 74. maddesi şöyledir:
"(1) Kapalı kurumlardabulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi,dördüncü dereceye kadar kan ve kayınhısımları ve vasisi ile telefon görüşmesiyapabilir.
(2) Telefonlagörüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göreyapılır:
a) Hükümlüler,haberleşme veya iletişim araçlarından yoksunbırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koymacezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla,idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilentelefonlardan yararlandırılır.
b) Disiplin cezaları olsa bile,anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veyaağır hastalıkları veya doğal afet hâllerinde,hükümlülerin telefon görüşme haklarıhiçbir şekilde engellenemez.
c) Açık ve kapalıkurumlardaki hükümlüler; altsoy, üstsoy, eş vekardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgınhastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve fakscihazından derhal yararlandırılır. Bu hâlde,yapılan telefon konuşmaları o haftaya ait konuşmahakkından sayılmaz. Görüşmeler, tutanak ile belgelenirve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.
ç) Kurum personelihükümlülere tahsis edilen telefonları kullanamaz.
d) Hükümlüler,telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusundabilgilendirilir.
e) Hükümlülerintelefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefonadedi, başvuru sırası, kurumun asayiş vegüvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.
f) Hükümlülergörüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazlakişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıylabağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir.Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişsedaha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriylegörüşebilir. Konuşma süresi görüşmebaşladığı andan itibaren on dakikayı geçemez.Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerdeBakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi vesayısı artırılabilir.
......"
10.4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı1. maddesi şöyledir:
" Bu Kanunun amacı,infaz hâkimliklerinin kuruluş, görev, çalışmaesas ve usullerini düzenlemektir.
(Değişik ikincifıkra:14/4/2020-7242/1 md.) Bu Kanun, ceza infaz kurumları vetutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkındayapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyetsavcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleriincelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinininfazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesigerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilendiğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infazhâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.
(Mülgaüçüncü fıkra: 2/7/2018 – KHK/700/133 md.)
11.4675 sayılı Kanun’un“İnfaz HâkimliklerininGörevleri” başlıklı 4. maddesişöyledir:
“ İnfazhâkimliklerinin görevleri şunlardır:
1. Hükümlü vetutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri,yerleştirilmeleri, barındırılmaları,ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri,temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsalsağlıklarının korunması amacıyla muayene vetedavilerinin yaptırılması, dışarıylailişkileri, çalıştırılmaları gibiişlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve kararabağlamak.
2. Hükümlülerincezalarının infazı, müşahadeye tâbitutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin,sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlemveya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve kararabağlamak.
3. Hükümlü vetutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplincezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerineaykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleriincelemek ve karara bağlamak.
4. Ceza infaz kurumları vetutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına girenceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarakdüzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsaşikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.
5. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Cumhuriyetsavcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin verdiği kararlara karşı yapılanşikâyetleri incelemek.
6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza vegüvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, cezazamanaşımı ve hükümlününölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmaküzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gereklikararları almak ve işleri yapmak.
7. Kanunlarla verilen diğergörevleri yapmak.
Kanunlarda başka bir yargımerciine bırakılan konulara ilişkin hükümlersaklıdır.”
12. 4675 sayılı Kanun’un“İnfaz hâkimliğineşikâyet ve usulü” başlıklı 5.maddesi şöyledir:
"Ceza infaz kurumları vetutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılanişlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyetsavcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuathükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bukarar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihtenitibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihtenitibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infazhâkimliğine başvurulabilir.
Şikâyet, dilekçeile doğrudan doğruya infaz hâkimliğineyapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığıveya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıylada yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışındayapılan başvurular hemen ve en geç üç güniçinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlüyapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir suretibaşvurana verilir.
Şikâyet yoluna, kendisiile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya daeşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahipçocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisiveya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.
Şikâyet yolunabaşvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veyafaaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimigiderilmesi güç veya imkansız sonuçlarındoğması ve karar, işlem veya faaliyetinaçıkça hukuka aykırı olmasıkoşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar,işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına kararverebilir.
13.4675 sayılı Kanun'un"İnfaz hakimliğince şikayet üzerine verilenkararlar" başlıklı 6. maddesişöyledir:
"Şikâyetbaşvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesindensonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanıdışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşıya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsainfaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder;şikâyet başvurusu başka bir yargı merciiningörevi içerisinde ise o mercie gönderir.
Şikâyet başvurusuüzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosyaüzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerekgördüğünde karar vermeden önce şikâyetkonusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırmayapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infazkurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılıgörüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 -6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılanşikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veyatutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğerdelilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir.Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmakve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veyaavukatı aracılığıyla yapabilir. İnfazhâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veyatutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.
İnfaz hâkimi, incelemesonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerindegörürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptalineya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.
İnfaz hâkimi, bu Kanundahüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme veişlemlerini yürütür ve kararını verir.
(Değişik beşincifıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarınakarşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyetsavcısı tarafından, tebliğden itibaren yedi güniçinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itirazyoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabiolduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.[7]
İtiraz, infaz hakimliğininyargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine(…)[8] yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bumahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili kararakatılamaz."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan03/06/2024 tarihli toplantısında, dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
15.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
16.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. /(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
17.Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
18.Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı yanında,idari yargı ile mahkemeleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı söz konusu olduğundan bahisle,görevli yargı yolunun belirlenmesi amacıyla dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verildiği;ancak bunun ara kararı ile değil, dosyanın kapatılıpkarar numarası alınmak suretiyle yapıldığıgörülmüştür.
19.Bu haliyle, Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar 2247sayılı Kanun’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
20.Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasındaolumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve adliyargı dosyasının, son görevsizlik kararını verenmahkemece, ekinde idari yargı dosyası fotokopisi ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, hususlarıgözetildiğindeve usule ilişkin başka bir noksanlıkdabulunmadığı anlaşıldığından, idari veadli yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
21.Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
22.Dava, davacının 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketisonrasında ve son olarak R.B ı dolayısıylahükümlülere yeniden görüşme hakkıverilmesine rağmenilave görüşme hakkınınkendisine tanınmadığını , telefonlagörüşme hakkı tanınması için diniinançlarınıaçıklamayazorlandığını, deist olduğu için kendisineayrımcılık yasağına aykırı şekildedavranıldığını bu nedenle yaşadığımanevi ızdıraba karşılık manevi tazminat ödenmesiistemiyle açılmıştır.
23.Olayda, davacı iddiasının, yukarıda hükümlerineyer verilen 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun4. maddesinde yer alan "...dışarıylailişkileri…" konusuna ilişkin olup,buşikayetleri incelemenin ve karara bağlamanın İnfazHâkimliğinin görevinde olduğu düzenlemesineistinaden, bu konulardaki şikayetlere bakmakla adli yargı yeriningörevli olduğu belirlenmiş olup,aynı şikayettenkaynaklanan tazminat istemli davalara da adli yargı yerindebakılacağı, ancak Uyuşmazlık Mahkemesinin adliyargı içerisinde hangi yargı merciinin bu davalara bakmaklagörevli olduğu hususunda karar verme yetkisibulunmadığı gözetildiğinde, bu belirlemenin ilgiliyargı kolunun kendi içerisinde yapılması gerektiğisonucuna varılmıştır.
24.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin başvurusunun reddine ve Mahkemeceverilen 04/03/2024 tarih ve E.2024/60, K.2024/67 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasına karar vermekgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ilemahkemece verilen04/03/2024 tarih ve E.2024/60, K.2024/67 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
03/06/2024tarihinde, Üye Nilgün TAŞ’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞI OY
Dosyakapsamına göre, davacının tazminat talebinindayanağı hükümlülüğüsırasındaceza infaz kurumunda telefonla görüşmesinin düzenlenmesineilişkin idari işlem olup; yargısal nitelik taşımayanve CMK'nın 141. maddesinde düzenlenen suçunsoruşturması veya kovuşturması sırasında "hakim ve CumhuriyetSavcılarının verdiği (telefon dinleme, mallara el koyma vb.gibi) kararlar ve işlemlere ilişkin" değildir.Bu haliyle, yargısal nitelik taşımayan, suçunkovuşturması ve soruşturması ile ilgili olmayan, cezaevindeki tutuklunun telefonla görüşmesinin düzenlenmesineilişkin olan idari eylem ve işlem nedeniyle uyuşmazlığınçözümünde İYUK'nun 2/b maddesi uyarınca idariyargı görevli olup ağır ceza mahkemesinin de görevinegirmediğini düşündüğümden sayınçoğunluğun kararına katılmıyorum.03/06/2024
Üye
NilgünTAŞ