T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/558
KARAR NO : 2024/211
KARAR TR : 03/06/2024
ÖZET: 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesinde belirtilen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığının oluşmadığı anlaşıldığından, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
Adli Yargıda
Davacı : Silivri Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. A.D
Davalı :T.M.D.Tic. Ltd. Şti.
İdari Yargıda
Davacı :T.M.D.Tic. Ltd. Şti.
Vekili :Av. A.U
Davalı : İstanbulValiliği
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı Silivri Belediye Başkanlığı vekili, davalışirketin müvekkil belediyeye ait ... köy ... Mahallesi, ...Caddesi, ... ada, ...parselin doğusundaki 2.620 metrekare alanda bulunansoğuk hava deposunu Devlet İhale Kanunu'nun 51. maddesinin afıkrası uyarınca 15/06/2011 başlangıç tarihlikira sözleşmesi ile aylık 1.100 TL kira karşılığıüç yıllığına kiraladığını,kira bedelinin her yıl devriyesinin aynı ay ve günündeaylık peşin olarak Belediyeye ödenmesikararlaştırılmasına rağmen davalı tarafçaödeme yapılmadığı için Silivri İcraMüdürlüğünün 2020/603 Esas sayılıdosyası ile ilamsız icra takibibaşlatıldığını, davalının, dosyanumarası bulunmadığını ileri sürerek ödemeemrine itiraz ettiğini, İcra İflas KanunuYönetmeliği'nin 29. maddesinde ve 20. maddelerinde ilamsız icratakibinde bulunması gereken unsurların açıkçasayıldığını, bunlar arasında dosyanumarasının yer almadığını, bu sebepledavalının iddialarının mesnetsiz olduğunu, kira konususoğuk hava deposunun bulunduğu alanın müvekkil Belediyeninsorumluluk alanında kaldığını, ilgili alanıntescil harici kadastral boşluk olduğunu, söz konusu alanın21/10/1992 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında resmikurum (depolama alanı) olarak planlandığını,davalının, taşınmaz malikinin alacaklı Belediyeolduğu inancıyla sözleşmeyiimzaladığını fakat taşınmazın Hazineye aitolduğunu iddia ederek sözleşmenin geçersizliğiniileri sürdüğünü, asla kabul anlamına gelmemeküzere bir an için davalının iddiası kabul edilsebile kira sözleşmesinin geçerliliği için kirayaverenin malik olmasının gerekmediğini, kira konusu alanBelediyeye ait olduğundan davalının ecrimisil bedelini Hazineyeödemesinden müvekkil Belediyenin sorumluolmadığını, bu nedenle de davalınıniddialarının açıkca kanunu aykırıolduğunu, davalının takibe itirazlarında, kira konususoğuk hava deposu ve bunun üzerindeki muhdesatların kendileritarafından yapıldığını, depo, yapı vemuhdesatlar için yapı kayıt belgesialdığını, bu nedenle takip konusu taşınmazınmülkiyetinin kendilerine geçtiğini belirttiğini, TBKm.321/f.1 hükmü gereğince kiracının kiralananüzerinde yenilik ve değişiklik yapabilmesi için kirayaverenin bu konuda yazılı rızasının şart olduğunu,kiracının, kiraya verenin rızası dışındayenilik ve değişiklikler yapması halinde masraflarıkendisine ait olmak üzere, kiralananı sözleşmeye uygunşekilde eski durumuna getirmek zorunda olduğunu, kiracının,kiraya verenin yazılı rızası olmaksızın; kiralanandayenilik ve değişiklik yapmasının, onun kiralananısözleşmeye uygun olarak kullanma borcuna aykırılıkteşkil edeceğini ve sözleşmenin ihlali anlamınageleceğini, müvekkil Belediyenin davalıya söz konusu alanüzerinde değişiklik yapma izni vermediğini, söz konusualan müvekkil Belediyeye ait olduğundan üzerindeyapıldığı iddia edilen muhdesatların alanınmülkiyetini davalıya geçirmeyeceğini, mülkiyetindevri için devir sözleşmesi yapılmasıgerektiğini, ancak ne bir devir sözleşmesiyapıldığını ne de değişiklik içinrıza verildiğini, TBK'nın 334. maddesine göre, kiracı,kiralananı ne durumda teslim almışsa, kirasözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekleyükümlü olduğunu, kiracının, kirasözleşmesi boyunca kiralananı sözleşmeye uygun olarakdüzenle kullanmak durumunda olduğunu, kiracının,kiralananı kullanma hakkının, kural olarak onun kiralanandayenilik ve değişiklik yapma yetkisini içermeyeceğini,Yargıtay 6. H.D.'nin 2012/5539 E., 2012/10428 K. sayılıilamındaki "Kiracılıkilişkisi sonlandırıldığına görekiralananı teslim aldığı haliyle iade etmeyükümlülüğü bulunmaktadır" şeklindekiifadesi ile de sabit olduğu üzere kiracının kiralananıteslim aldığı şekliyle iade etmesi gerektiğini, davakonusu alanın mülkiyeti davalıya geçmediğininden bualan için alınan yapı kayıt belgesinin de geçerliolmadığını, kaldı ki yapı kayıt belgesiningeçerli olduğu kabul edilse bile kira sözleşmesininkonusu olan alan ile yapı kayıt belgesindeki yerin adreslerininfarklı olduğunu, ilgili yapı kayıt belgesinin kiralananıkapsamadığını, 15/06/2011 tarih ve 03902 yevmiyenumaralı kira sözleşmesini geçerli olduğunu vesözleşme uyarınca müvekkilin alacağınınbulunduğunu, kira sözleşmesinin kiracıyayüklediği asli yükümlülüğün kirabedelini ödemek olduğunu, davalı kiracının hem kirabedelini ödemeyerek akdi sorumluluğu yerine getirmediğini hem dehaksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, İİKm.67/f.2 uyarınca itirazın iptali davasında borçlununitirazının haksızlığına karar verilirseborçlunun, diğer tarafın talebi üzerine hükmolunanmeblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamaküzere uygun bir tazminatla mahkum edildiğini, dosya kapsamındakibütün deliller incelendiğinde borçlunun kötüniyetli bir şekilde itirazda bulunduğunungörüleceğini, davalı borçlunun itirazı kirabedelini ödememeye veya geciktirmeye yönelik olduğundan sözkonusu itirazın iptali ile karşı tarafın icra inkartazminatına mahkum edilmesini de talep ettiklerini ileri sürerek,icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibindevamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkartazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi istemiyle, 05/03/2021tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi 06/01/2022 tarih ve E.2021/296, K.2022/17sayılı kararı ile, davaya bakma görevinin Asliye HukukMahkemesine ait olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş,tarafların kararı istinaf etmesi üzerine, İstanbulBölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 01/04/2022 tarih ve E.2022/888,K.2022/673 sayılı kararı ile, taraf vekillerinin istinafbaşvurusunun görev nedeniyle kabulüne, Silivri Sulh HukukMahkemesinin 06/01/2022 tarih ve E.2021/296, K.2022/17 sayılıkararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğincekaldırılmasına, davanın yeniden görülmesiiçin dosyanın, ilk derece mahkemesi olan Silivri Sulh HukukMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
3. Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi 29/09/2022 tarih veE.2022/884, K.2022/1334 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınreddine karar vermiş, tarafların kararı istinaf etmesiüzerine, 21/11/2022 tarihinde dosya istinaf incelemesi içinİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinegönderilmiş olup, halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36.Hukuk Dairesinin E.2022/3637 sayılı dosyasında incelemeiçin beklemekte olup, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılankontrolde de Sulh Hukuk Mahkemesi kararınınkesinleşmediği teyit edilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesikararının ilgili kısmı şöyledir:
"...Taraflar arasındaki15.06.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin ikiay (onarım) + 3 yıl süreli olduğu ve süre sonunun15.08.2014 olduğununanlaşıldığı,Davacınıntalebininise kira süresinin bitiminden sonraki2019 yılı ocak,şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz ve ağustosaylarına ait kira alacağı istemi olduğu,talep edilen 2019yılı ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz veağustos ayı ait alacak istemininecrimisil alacağı olup 6100sayılı HMK’ nun 2.maddesine göre davaya bakma göreviAsliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlikkararı verilmiştir.
Mahkememizce verilen karardavacı vedavalı vekilince süresinde istinaf edilmiş dosyaİstanbul Bölge adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinegönderilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI
Mahkememizce verilen kararİstanbul bölge adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 01.04.2022 tarih2022/888 esas 2022/673 Karar sayılı ilamı ile; Davanın," kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali"istemine ilişkin olduğu, 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-amaddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veyatutarına bakılmaksızın; kiralanantaşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılıİcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluylatahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kirailişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmaküzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile budavalara karşı açılan davaları görürler,hükmüne yerverildiği, Somut olayımızda,davacının açıkça kirasözleşmesinedayanarak takip başlattığı, taraflar arasında dosyaiçerisindeki yazılı kira sözleşmesi bulunduğu,kira ilişkisinin varlığının veya yokluğunun SulhHukuk mahkemesinde tartışılması gerektiği, davaya bakmagörevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu,mahkemece işinesasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, görev nedeniyledavanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olduğugerekçesiilemahkememiz kararınınkaldırılmasınakarar verilmiştir.
Mahkememizce taraflara istinafkaldırma kararı ve duruşma günü tebliğedilmiş, Davacı vekili davanınkabulüne kararverilmesinitalep etmiş, davalı vekili öncekibeyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talepettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLERİNDEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Devlet İhale Kanununagöre yapılan 15/11/2011 başlangıç tarihli kirasözleşmesinden kaynaklı olarak, 2019 yılı ocak,şubat, mart, nisan, mayıs, temmuz ve ağustos ayı kirabedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vakiitirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 15/11/2011başlangıç tarihli kira sözleşmesininvarlığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Kirasözleşmesi incelendiği vakit, taraflarının davacıve davalı olduğu, kiraya verilen yerin mahkememizce yapılankeşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda dabelirtildiği gibi İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mah., ...cd. ... ada ... parselin doğusundaki toplam 2.620,00 m2’likbelediyeye ait soğuk hava deposu olduğu görülmektedir.Anılan sözleşmenin 3. maddesinde aynen “kira süresisözleşmenin noter onay tarihinden sonra verilen 2(iki) aylıkbakım ve onarım süresinden sonra 3(üç)yıldır. Kiracı, kira sözleşmesinin bitim tarihi mesaibitimine kadar, kiralanan alanı, kiralayana (Silivri belediyebaşkanlığı’na) boş, sağlam ve eksiksizolarak teslim edecektir. Aksi halde; kiracı teslim etmediği hergün için kiralayana 250,00 TL. bedel ödeyecektir.”hükmü yer almaktadır. Ayrıca sözleşmenin 21.maddesinin 2. fıkrasında da kiracının sözleşmesonunda kiralananı boşaltmaması halinde 2886 sayılıyasanın(devlet ihale kanunu) 75. maddesinin uygulanacağıbelirtilmektedir. Hemen belirmek gerekir ki taraflar arasında yapılankira akti geçerli bir kira aktidir. Ayrıca dosya içerisindekiracıya Milli Emlak dairesi başkanlığıtarafından kira bedellerinin kendisine ödenmesini talep eden birihtarname bulunmamaktadır. 2886 sayılı Kanun'un 75.maddesinegöre, kiraya verilen taşınmazların niteliğinebakılmaksızın sözleşmede aksine bir hükümbulunmadığı takdirde süre bitiminde kirasözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği, usulüne uygunyeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracınınfuzuli şagil olarak kabulü ile ecrimisil ödemekleyükümlü olduğunun kabulü gerekir. Ecrimisilolarakalınması gereken paranın kira bedeli olarakalınmış ve ödenmiş olması veyahut kira alacağıolarak talep edilmesi de taraflar arasındaki kira sözleşmesininyenilendiği anlamına gelmeyecektir. Tüm bu izah edilennedenlerle taraflar arasında mevcut ve devam eden bir kirailişkisinin varlığı davacı tarafça ispatedilememiş olup, davalı taraf da kira sözleşmesininvarlığını inkar ediyor olduğundan toplanan delillerçerçevesinde mahkememizce hasıl olan vicdani kanaategöre aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklanan gerekçelere binaen;
1-Davanın REDDİNE..."
4.Öteyandan, davacı T.M.D.Tic. Ltd. Şti. vekili, İstanbulÇevre ve Şehircilik İlMüdürlüğünün 19/02/2021 tarih ve ...328342sayılı yazısı ile bildirilen; müvekkile aitİstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselno'lu taşınmaz üzerinde 1852157 başvuru numarası ilealınan 10/10/2018 başvuru tarihli ve 3T5THSM9 belge numaralıyapı kayıt belgesinin, müvekkil tarafından inşa edilenyapının üçüncü kişilere aittaşınmaz üzerinde olduğu gerekçesiyle iptal edilmesiişleminin iptaline karar verilmesi istemiyle 20/04/2021 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
5. İstanbul 5. İdare Mahkemesi 14/12/2021tarih ve E.2021/755, K.2021/1954 sayılı kararı iledavanın reddine karar vermiş, davacı vekilinin kararıistinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge İdare MahkemesiBeşinci İdari Dava Dairesi 02/11/2022 tarih ve E.2022/1079, K.2022/2517sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun reddine kararvermiş, davacı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerineİstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdari DavaDairesi 15/02/2023 tarih ve E.2022/1079, K.2022/2517, Temyiz No.2023/33sayılı kararı ile, temyiz isteminin reddine karar vermiş,davacı vekilinin bu kararı da temyiz etmesi üzerineDanıştay Altıncı Dairesi 27/04/2023 tarih ve E.2023/2619,K.2023/4177 sayılı kararı ile, İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi Beşinci İdari Dava Dairesinin 15/02/2023 tarihve E.2022/1079, K.2022/2517, Temyiz No.2023/33 sayılıkararının onanmasına kesin olarak karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. İdare Mahkemesi kararının ilgilikısmı şöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının,İstanbul İli, Silivriİlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılıtaşınmazın doğusunda yer alan taşınmazüzerinde bulunan yapı hakkında yapı kayıt belgesibaşvurusunda bulunarak 10.10.2018 düzenleme tarihli ve 1852157başvuru numaralı, 3T5THSM9 belge nolu yapı kayıt belgesinialdığı, İstanbul Valiliği Çevre veŞehircilik İl Müdürlüğü tarafından,beyan edilen yapının üçüncü kişilere aittaşınmaz üzerinde yapıldığı tespitedildiği belirtilerek davacı tarafından alınan yapıkayıt belgesinin iptaline ilişkin 17.02.2021 tarih ve 284813 olurlusayılı işlemin tesis edildiği, anılan işlemin 19.02.2021tarih ve E.328342 sayılı İstanbul Valiliği Çevre veŞehircilik İl Müdürlüğü işlemi iledavacıya bildirimi üzerine, davacı tarafından yapıkayıt belgesinin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davadosyası içeriğinde olan bilgi ve belgelerin incelenmesinden,idarece yapı kayıt belgesi yapınınüçüncü kişilere ait taşınmaz üzerindeyapıldığından bahisle iptal edilmiş ise de, taşınmazıntescil harici alan olduğu, ilçe belediyesinin tasarrufundabulunduğu, ilçe belediyesinin de söz konusutaşınmazda yapı kayıt belgesinin bulunduğudolayısıyla mülkiyet hususunun tartışmalıolduğu görülmekle birlikte iptal edilen yapı kayıtbelgesine konu olan tescil harici alanın Değirmenköy 1/1000ölçekli Uygulama İmar Planında Kısmen Yol,Kısmen Park, Kısmen de Resmi Kurum Alanı'nda"kaldığı, bu kapsamda, yapı sahibinin beyanınadayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıtaltına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temeloluşturan Yasanın Geçici 16.maddesi ile belirlenenşartları taşımadığının ilgiliidaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlananTebliğin 8.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkiliidaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığıhakların geri alınması mümkün olduğu gibiyargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisnakapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somutolarak kanıtlanan yapıların yapı kayıt belgesi ilesağlanan haklardan yararlanamayacağı açıkolduğu, öte yandan, Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesidüzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesininbirinci fıkrasının (d) bendinde, kesinleşmiş planlarneticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiştaşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkındaYapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceği, ikincifıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecekyapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesidurumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği, bu belgeninsağlamış olduğu hakların geri alınacağıhükme bağlanmış olup somut uyuşmazlığabakıldığında, işleme konu yapının üzerindebulunduğu tescil dışı alanın 1/1000ölçekli uygulama imar planında "Kısmen Yol,Kısmen Park, Kısmen de Resmi Kurum Alanı'nda" alanındakaldığı, bu haliyle kesinleşmiş 1/1000ölçekli Uygulama İmar Planında tamamı sosyaldonatı alanı olarak belirlenmiş olan taşınmazüzerinde yapıldığı sabit olan yapılarınGeçici 16.madde ile sağlanan haklardan yararlanma imkanı bulunmadığısonucuna varılmıştır.
Bu durumda, yukarıda yer alanyasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, her ne kadardavalı idarece davacı tarafından alınan yapıkayıt belgesi yapının üçüncü kişilereait taşınmaz üzerinde yapıldığından bahisleiptal edilmiş bu husus tartışmalı olmakla birlikte,kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarakbelirlenmiş taşınmazlar üzerinde bulunanyapıların imar affından yararlandırılmasınınmümkün bulunmadığı, davacının yapıkayıt belgesine konu yapısının da bu kapsamda sosyaldonatıda olduğu sonucuna varıldığından, tesisedilen dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukukaaykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanınreddine, ..."
6. T.M.D.Tic. Ltd. Şti. vekilitarafından Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınahitaben yazılan 04/08/2023 havale tarihli dilekçe ile adli ve idariyargı yerleri arasında ortaya çıkan görevuyuşmazlığının giderilmesi talep edilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
7.Uyuşmazlık Mahkemesinin görev ve yetkileri,Anayasa’nın 158. maddesi ile 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 1. maddesinde açıkçagösterilmiş, Mahkeme adli ve idari yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilikılınmıştır.
8.2247 sayılı Kanun’un"Mahkemenin görevi" başlıklı 1.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkemedir."
9.2247 sayılı Kanun’un"Olumsuz görev uyuşmazlığı" başlıklı14. maddesi şöyledir:
“Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları,konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmelerive bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmişolması gerekir.
Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…)10 ilerisürülebilir.”
10.2247 sayılı Kanun'un"İncelemede izlenecek sıra"başlıklı 27. maddesi şöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresiiçinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
11. Uyuşmazlık Mahkemesinin KenanYAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, BilalÇALIŞKAN, Recep KILIÇ ve Yüksel NAVDAR'ın katılımlarıylayapılan 03/06/2024 tarihli toplantısında; Raportör-HâkimSüleyman ARIDURU'nun, 2247 sayılı Kanun’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadabaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra,gereğigörüşülüp düşünüldü:
12.Dosyanın incelenmesinden, Davacı Silivri BelediyeBaşkanlığı vekili tarafından icra dosyasınayapılan itirazın iptali ile takibin devamına,davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatınamahkum edilmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerindeaçılan davada Sulh Hukuk Mahkemesince davanın usulden reddinekarar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Bölge Adliye Mahkemesince Silivri Sulh Hukuk Mahkemesininkararının kaldırılmasına karar verildiği, bununüzerine Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verildiği,tarafların kararı istinaf etmesi üzerine gönderilendosyanın halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. HukukDairesinin E.2022/3637 sayılı esasında inceleme içinbeklediği, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde de SulhHukuk Mahkemesi kararının kesinleşmediğinin teyitedildiği, öte yandan idari yargı yerinde Davacı T.M.D.Tic.Ltd. Şti. Vekili tarafından İstanbul Çevre veŞehircilik İl Müdürlüğü'nün 19/02/2021tarih ve ... 328342 sayılı yazısı ile bildirilenmüvekkile ait 10/10/2018 tarih ve 3T5THSM9 belge numaralı yapıkayıt belgesinin müvekkil tarafından inşa edilenyapının üçüncü kişilere aittaşınmaz üzerinde olduğu gerekçesiyle iptal edilmesiişleminin iptaline karar verilmesi istemiyle 20/04/2021 tarihinde davaaçıldığı, idare mahkemesince davanın reddiüzerine kararın kesinleştiğianlaşılmaktadır.
13. Başvurunun incelenebilmesi için 2247sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülenkoşulların bulunması gerektiğitartışmasızdır.
14.Mevzuat kısmında belirtilen düzenlemeleregöre,Uyuşmazlık Mahkemesince Kanun'un 14. maddesikapsamında bir görev uyuşmazlığının incelenebilmesiiçin, uyuşmazlığa konu edilen karar veya kararların,adli veidari yargı mercilerince ya da hakemliğin hakimtarafından yerine getirilmesinde olduğu gibi yargı merciisayılanlarca verilmesi, adli veidari yargı yerleri tarafındankonusu, tarafı ve sebebi aynı olan davalarda kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş görevsizlikkararlarının bulunması gerekmektedir.
15.Dava dosyalarının ve olumsuz görevuyuşmazlığı olduğu ileri sürülen adli veidari yargı kararlarının incelenmesinden, her iki yargı yerindekikararların da işin esasına yönelik olduğu, yargıyolunu değiştiren göreve ilişkinbulunmadığı, davanın farklı istemlerleaçıldığı ve konularının aynıolmadığı, adli yargı yerinde davacı, idariyargıda ise davalının Trakya Maşrubat Dağ. Tic. Ltd.Şti.'nin olmasına karşın, davalarıntaraflarının aynı olmadığı, kaldı ki adliyargı kararının da henüz kesinleşmediğianlaşılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, 2247 sayılı Kanun’un14.maddesinde belirtilen biçimde, adli ve idari yargı yerlerince,tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava sebebiyle verilmiş vekesinleşmiş iki ayrı görevsizlik kararıbulunmadığından, olumsuz görev uyuşmazlığınınoluşmadığı anlaşılmış olup, aynıKanun’un 27. maddesi uyarınca başvurunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
2247 sayılı Kanun’un 14. maddesindebelirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynıKanun’un 27. maddesi uyarınca BAŞVURUNUN REDDİNE,
03/06/2024tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Bilal Recep Yüksel
ÇALIŞKAN KILIÇ NAVDAR