T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/437
KARAR NO : 2023/575
KARAR TR : 25/09/2023
ÖZET: Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda bisiklet ile seyir halinde iken, meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararların tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :S.Ç, G.Ç, Ş.Ç
Vekili : Av. İ.Ö
Davalı : Ordu Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. S.K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacılar vekili, davacılardanG.Ç'un Ordu ili, Altınorduilçesi, M.K.P. Mahallesi, Sahil Caddesi üzerinde bulunanüstgeçit yakınındaki yaya kaldırımındabisiklet ile seyir halindeyken kaldırım üzerindeaçılan çukura düşmesi nedeniyle kazanınmeydana geldiğini, davacının ağır yaralanmasısebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 2.000 TLmaddi, 48.000 TL manevi olmak üzere toplam 50.000 TL tazminatın olaytarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Ordu İdare Mahkemesi 17/06/2019 tarih veE.2019/967, K.2019/849 sayılı kararı ile, davacıların tazmin isteminedayanak kaldırımın 2918 sayılı Kanunkapsamında da yer aldığı, davalı idarenin karayolu,yaya yolu ve duraklardaki eksiklik ve kusurlardan dolayı yaya yolununemniyetle kullanımını sağlama sorumluluğunu yerinegetirmediği iddiasıyla meydana geldiği önesürülen kazalar neticesinde oluştuğu belirtilenzararların tazmini istemiyle sorumlu idare aleyhine açılandavaların adli yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı tarafvekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
3.Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 09/10/2019tarih ve E.2019/1467, K.2019/1590 sayılı kararı ile, sözkonusu karar ve dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygunbulunmuş olup, kararın kaldırılmasınıgerektirecek bir neden görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularınınreddine kesin olarak karar vermiştir.
4.Davacılar vekili aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/03/2022 tarih veE.2019/704, K.2022/191 sayılı kararı ile,davanın davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararınödetilmesi istemine ilişkin olduğuna, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince butür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerindeaçılacak davada ileri sürülmesi gerektiğigerekçesiyle, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın usulden reddine, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyiş Hakkındaki Kanun'un19. maddesi uyarınca dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesişöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
7.“Kapsam”başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarındauygulanır."
8.“Tanımlar”başlıklı 3.maddesi şöyledir:
“Bisiklet :(Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Üzerinde bulunan insanınadale gücü ile pedal veya el ile tekerleğidöndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır.Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen,hızlandıkça gücü düşen ve hızıen fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeyeara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektriklibisikletler de bu sınıfa girer."
9.Aynı Kanun'un, "Belediye trafikbirimleri, görev ve yetkileri" başlıklı 10.maddesi şöyledir:
" (Değişik: 18/1/1985- KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/3 md.)
Bu Kanunla belediyelere verilengörevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafikbirimleri ile işbirliği yapılarak yürütülür.
a) Kuruluş
Her belediyebaşkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesigözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şubemüdürlüğü, şefliği veya memurluğu kurulur.
b) Görev ve yetkiler
1. Yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
2. Gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak,
3. Karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmak, aldırmak ve denetlemek,
4. Karayolunda trafik içintehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze görekolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadankaldırmak,
5. Yol yapısı veyaişaretleme yetersizliği yüzünden trafikkazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilentedbirleri almak,
6. Çocuklar içintrafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasınısağlamak,
7. Bu Kanun ve bu Kanuna göreçıkarılan yönetmeliklerle verilen diğergörevleri yapmak.
(Ek fıkra: 25/6/1988 - KHK330/2 md.)"
10.2918 sayılı Kanun'un, 19/01/2011tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesindeşu hükme yer verilmiştir:
"İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir."
11.Aynı Kanun'un Geçici 21. Maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz."
B. Yargı Kararı
12.2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir:
“… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13. UyuşmazlıkMahkemesinin Muammer TOPAL'ın Başkanlığında,Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR,Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan 25/09/2023 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, Asliye Hukuk Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, Mahkemece adli yargı dosyasının ekinde idariyargı dosya sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14. Raportör-Hâkim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra; gereğigörüşülüp düşünüldü:
15.Dava, davacılardanG.Ç'un bisikleti ile seyir halindeyken kazayapması neticesinde oluştuğu öne sürülenzararın tazmini talebiyle açılmıştır.
16.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, baştaUyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
17.Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
18.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/03/2022 tarih ve E.2019/704, K.2022/191sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümündeADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/03/2022 tarihve E.2019/704, K.2022/191 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
25/09/2023 tarihindeÜye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,davacının davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan caddeüzerinde kaldırımda bisiklet ile seyir halinde ikenkaldırım üzerinde açılan çukuradüşmesi sonucu nedeniyle ağır yaralanması sebebiyleuğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
Somutuyuşmazlıkta, davalı Belediyenin karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanınmeydana geldiği iddia edilmektedir.
Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır.
İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukukukuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuzsorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
5393sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin 2. bendindeulaşım, şehir içi trafiği düzenlemekbelediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları arasındasayılmıştır.
Bubağlamda, bir kamu tüzel kişisi olan davalı belediyeninkarayolu yapım, bakım ve işletilmesi şeklindeki kamuhizmetini idare hukuku ilke ve kurallarına göreyürüteceği ve anılan işlem ve eylemlerinden doğanuyuşmazlıkların da Anayasanın 125., 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddelerine göre idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği hususundakuşku bulunmamaktadır.
Karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda adliyargıyı görevli kabul eden kararda hukuki dayanak olarak 2918Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır.11.01.2011 gün 6099 Sayılı Yasa'nın14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkraile "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir.
Yapılanbu değişiklik sonucu, 2918 sayılı Yasa'dan doğansorumluluk davalarının, işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların nedenolduğu zararlara ilişkin olanları da dahil olmak üzere adliyargıda görüleceği, zarar görenin kamu görevlisiolmasının bu Yasa hükmünün uygulanmasınınönlemeyeceği ve hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Yasa hükümlerinin uygulanacağıöngörülmüştür.
Uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Zira, 2918sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere yasa motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle işletenin hukukisorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan doğan ve adli yargıda görülmesi gerekensorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85. maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır.
Sonuçolarak idarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği,meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmasıkarşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlıkta adli yargıyı görevli kabul edensayın çoğunluğun görüşünekatılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN