T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/496
KARAR NO : 2023/638
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Sistem kullanım ceza faturasına konu alacağın, borç nakil sözleşmesi ile davalı şirkete devredildiğinden bahisle açılan davanın, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen borcun üstlenilmesi kapsamında olduğundan, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı: Türkiye Elektrikİletim A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. V. N
Davalı : Türkiye ElektrikDağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. M. S
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkil şirket tarafından davadışı Dicle EDAŞ'a kesilmiş olan sistem kullanımceza faturasına konu alacağın, mahkemece davacı şirketlehine hükme bağlandıktan sonra borç nakilsözleşmesi ile davalı şirkete devredilmesine rağmen bubedelin ödenmediğini ileri sürerek, Ocak 2012 dönemine ait31/01/2012 tarih ve 1.326.271,62 TL bedelli faturanın, son ödemetarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek gecikme zammı ve gecikmezammının KDV'si ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Ankara7. Asliye Ticaret Mahkemesi 05/05/2022 tarih ve E.2022/144, K.2022/302sayılı kararı ile,"...7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılıElektrik Piyasası Kanununun 8. maddesinin ikinci fıkrasına(ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklendiği, bunagöre 'iletim sisteminin normal işletme koşullarıiçerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği vebütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlarailişkin olarak bağlantı ve sistem kullanımanlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinintakibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistemkullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartlarıve diğer yaptırımları uygulamak' TEİAŞ'ıngörev ve yükümlülükleri arasındagösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a ek madde 3 ile '8.maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasındankaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.'hükmü eklendiği, 46. madde ile de Kanunun yayımıtarihinde yürürlüğe gireceğinindüzenlendiği, 7257 sayılı Kanun ile bağlantı vesistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistemkullanım ihalelerine ilişkin cezai şartlara ilişkinuyuşmazlıkların idari yargı yolundagörüleceğinin hükme bağlandığı,yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usulhükmü niteliğinde olması nedeniyle derhal vekesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları dakapsayacağı, sonuç olarak dava konusuuyuşmazlığın idari yargının görevalanına girdiği" gerekçesiyle, uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yeri görevliolduğundan, davanın dava şartı yokluğundan usuldenreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekili istinafisteminde bulunmuştur.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 07/06/2023 tarih veE.2023/753,K.2023/1047 sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinafisteminin esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.
4.Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Ankara 11. İdare Mahkemesi 05/07/2023 tarih veE.2023/1168 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden bahisle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...dava konusu faturaalacağına konu uyuşmazlığın 7257 sayılıKanun ile getirilen bağlantı ve sistem kullanımanlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerineilişkin cezai şartlara ilişkin uyuşmazlıklarınidari yargı yolunda görüleceği yolundaki hükümkapsamında değerlendirilmesinin mümkünolmadığı, kaldı ki işbu konuda Ankara 13. İdare Mahkemesinceverilmiş 15.10.2012 tarih ve E:2012/421, K:2012/2625 sayılıkesinleşmiş karar bulunduğu, iş bu davanın konusununkesinleşmiş bir yargı kararıyla hukuka uygunluğutespit edilmiş olan faturaya dayalı alacağın, borçnakil sözleşmesi ile bu faturayı ödemeyi üstlenendavalıdan tahsilinin istenmesine ilişkin olduğu,dolayısıyla fatura alacağına dayalı huzurdakiuyuşmazlığın adli yargının görev alanıkapsamında ticari nitelikli bir uyuşmazlık olduğu yinedavalının borç nakil sözleşmesi ileüstlendiği borcun tahsiline ilişkinuyuşmazlığın da, niteliği gereği esasenBorçlar Kanunu hükümlerine göre adli yargımercilerince çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"1. İdari davatürleri şunlardır:
a) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
7.6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "İletim faaliyeti"başlıklı 8. maddesine 25/11/2020 tarih ve 7257 sayılıKanun'un 33. maddesi ile eklenen 2. fıkranın (d) bendinde; "İletim sisteminin normal işletmekoşulları içerisinde işletilmesi ile işletmegüvenliği ve bütünlüğü üzerinde riskoluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistemkullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanımihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzelkişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezaişartları ve diğer yaptırımları uygulamak"TEİAŞ'ın görev ve yükümlülükleriarasında sayılmıştır.
8.Aynı Kanun'un Ek 3. maddesinde; "8inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasındankaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür."hükmüne yer verilmiştir.
9.Diğer taraftan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "İç üstlenmesözleşmesi" başlıklı 195. maddesi şöyledir:
"Borçlu ile iç üstlenmesözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veyaalacaklının rızasıyla borcu üstlenerek,borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğüaltına girmiş olur.
Borçlu, iç üstlenmesözleşmesinden doğan borçlarını ifaetmedikçe, diğer taraftanyükümlülüğünü yerine getirmesini isteyemez.
Borçlu, borcundankurtarılmamışsa, diğer taraftan güvenceisteyebilir."
10. Kanun'un "Öneri vekabul" başlıklı 196. maddesi şöyledir:
"Borçlunun yerineyenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcuüstlenen ile alacaklı arasında yapılacaksözleşmeyle olur.
İç üstlenmesözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlutarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenmesözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamınagelir.
Alacaklının kabulüaçık veya örtülü olabilir. Alacaklı,çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabuleder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğerherhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesinikabul etmiş sayılır. "
11. Yine Kanun'un "Önerininbağlayıcılığı"başlıklı 197. maddesi şöyledir:
"Borcun üstlenilmesineilişkin öneri alacaklı tarafından her zaman kabuledilebilir. Ancak, üstlenen veya önceki borçlu, kabuliçin bir süre koyabilir. Alacaklı bu sürenin bitiminekadar susarsa, öneri reddedilmiş sayılır.
Önerinin alacaklıtarafından kabul edilmesinden önce yeni bir iç üstlenmesözleşmesi yapılır ve bu ikinci üstlenmeyeilişkin olarak alacaklıya öneride bulunulursa, ilk öneridebulunan, önerisi ile bağlı olmaktan kurtulur"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyası ekindeadli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, davacı tarafından dava dışı Dicle EDAŞ'akesilmiş olan sistem kullanım ceza faturasına konualacağın, mahkemece davacı lehine hükmebağlandıktan sonra borç nakil sözleşmesi ile dedavalı şirkete devredilmesine rağmen ödenmediği ilerisürülerek, Ocak 2012 dönemine ait 31/01/2012 tarih ve1.326.271,62 TL bedelli faturanın, son ödeme tarihinden tahsiltarihine kadar işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammınınKDV'si ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.
15.İdari sözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiyedayanarak, kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi için kamuyararı amacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareyeüstün hak ve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlıdeğişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan niteliktesözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanındaakdettikleri sözleşmelerin ise idari sözleşme niteliğitaşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlendiğikuşkusuzdur.
16.Dosyanın incelenmesinden, dava dışı Dicle Elektrik DağıtımA.Ş.'nin, davacı kurumun iletim sistemini kullandığı,Yöntem Bildirimi'nin 1.5 maddesindeki, "TEİAŞtesislerinde kullanıcının bağlı olduğu fidere00.00-24.00 saatleri arasında 3 veya daha fazla arıza intikal ederekkesicinin açması" şeklinde tanımlananyaptırım uyarınca Dicle EDAŞ aleyhine 31/01/2012 tarih ve1.326.271,62 TL bedelli ceza faturası düzenlendiği vegönderildiği, Dicle EDAŞ'ın bu faturanın iptaliiçin Ankara 13. İdare Mahkemesinde davaaçtığı, mahkemece yapılan yargılamaneticesinde, 15/10/2012 tarih ve E.2012/421, K.2012/2625 sayılıkararıyla davanın reddine karar verildiği ve kararınkesinleştiği; bilahare "Borcuüstlenen, Türkiye Elektrik Dağıtım AnonimŞirketi", "Borçlu, Dicle Elektrik DağıtımAnonim Şirketi" ve "Alacaklı, Türkiye Elektrikİletim Anonim Şirketi" olan "borç nakil sözleşmesi"imzalandığı, sözkonusu sözleşmenin "Borcu üstlenen TEDAŞ'ın, borçluDicle EDAŞ'ın TEİAŞ’a olan ve 31.05.2013 tarihiitibarıyla toplam 203.223.166,19 TL tutarındaki borcunu,işlemiş ve işleyecek faizleri ile birlikte BK'nın 173 vd.maddelerine göre borcun nakli suretiyle üstlendiği, borcunTEDAŞ tarafından üstlenilmesiyle Dicle EDAŞ'ın,TEİAŞ'a karşı söz konusu borcundan kurtulmuşolduğunu gayrıkabili rücu beyan ve kabul ettiği;Borçlu Dicle EDAŞ'ın, kendisinin TEİAŞ'akarşı olan 31.05.2013 tarihi itibarıyla toplam 203.223.166,19 TLtutarındaki borcunun, TEDAŞ tarafından BK'nın 173. vd.maddelerine göre üstlenilmesini gayrıkabili rücu kabulettiği; Alacaklı TEİAŞ'ın, Dicle EDAŞ'ınkendisine karşı 31.05.2013 tarihi itibarıyla toplam203.223.166,19 TL tutarındaki borcunun işlemiş ve işleyecekfaizleri ile birlikte TEDAŞ tarafından BK'nın 173 vd.hükümlerine göre üstlenilmesine muvafakat ettiği,bundan sonra bu borcu sadece TEDAŞ'dan talep edebileceği, sözkonusu borcun TEDAŞ tarafından üstlenilmesi ile DİCLEEDAŞ'ın bu borçtan kurtulduğu ve bu borçtanötürü kendisine karşı bir sorumluluğununkalmadığını gayrıkabili rücu beyan ve kabulettiği" şeklinde hükümiçerdiği, davacı tarafından, ceza faturasına konuolan ve yargı kararı ile kesinleşip, borç nakilsözleşmesi ile de teminat altına alınan bu bedelindavalı tarafından ödenmediği ileri sürülerekiş bu davanın açıldığıanlaşılmıştır.
17.Buna göre, fatura alacağına konuuyuşmazlığın, sistem kullanım ihlallerine ilişkincezai şarta ilişkin olduğu, bu uyuşmazlığınise 6446 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesi uyarınca Ankara 13.İdare Mahkemesinin 15/10/2012 tarih ve E.2012/421, K.2012/2625 sayılıkararı ile hükme bağlandığı ve kararınkesinleştiği, iş bu davanın konusunun isekesinleşmiş bir yargı kararıyla hukuka uygunluğutespit edilmiş olan faturaya dayalı alacağın, taraflar vedava dışı Dicle EDAŞ arasında imzalanan borçnakil sözleşmesi uyarınca, borcu üstlenen davalıdantahsili talebine ilişkin olduğu, diğer bir ifadeyle TürkBorçlar Kanunu'nda düzenlenen borcun üstlenilmesi vesözleşme hükümlerinin uygulanması sorunundankaynaklandığı anlaşıldığından, davakonusu talebin özel hukuk ilişkisinden doğan ve adliyargının konusuna giren bir talep olduğu sonucunavarılmıştır.
18.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Ankara 11. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/05/2022 tarih ve E.2022/144, K.2022/302sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Ankara 11. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin05/05/2022 tarih ve E.2022/144, K.2022/302 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde,OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN