T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/438
KARAR NO : 2023/617
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca taşınmazın iadesi, rayiç bedeline uygun başka bir taşınmazın verilmesi veya bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada İDARİ YARGININ görevli olduğu hk.
KA R A R
Davacı :A.A.E
Vekilleri :Av.S.E, Av. M.B.E
Davalılar
İdari Yargıda,
Hasım Değişikliği ile : İstanbulValiliği
AdliYargıda :T.C. Maliye Bakanlığı'nı İzafeten
Milli Emlak Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. R. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul ili, Çatalca ilçesi,...parsel sayılı taşınmazın 1/2'sinin malikiolduğunu, kalan kısmı ise hem köy senedi, hemsatış vaadi sözleşmesi ve hem de temlik ile devir ve teslimaldığını ancak hazine adına geçtiğiiçin tapuda intikal işleminiyaptıramadığını, bu taşınmazın tapusununiptal edilerek Hazine adına tescil edildiğini; müvekkilinin17/05/2012 tarihinde taşınmazın kendisine bedelsiz olarakdevredilmesi talebini içeren iade başvurusuyaptığını ancak kendisine, söz konusu parselin OrmanGenel Müdürlüğüne tahsis edildiğini, bu nedenleiade kapsamına girmeyeceği bilgisinin verildiğini, bununüzerine iade başvurusu dilekçesine ek olarak 22 Nisan 2014tarih ve 40637 sayılı başvurusunu yaptığınıve 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca,taşınmazın, rayiç bedellerinin tespiti ile kendilerineödenmesi veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlarınözelliklerinin belirtilmesi suretiyle kendilerine teklif edilmesinin talepedildiğini, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün,bu başvuruya cevap vermeyerek zımnen reddettiğini, talebin yasadüzenlemesine uygun ve yerinde olduğunu, talebin kabulüne kararverilmesi gerekirken reddedilmesinin, müvekkilinin kanun ile teminataltına alınan haklarını ihlal ettiğini belirterek;Milli Emlak Genel Müdürlüğüne 22/04/2014 tarih ve40637 sayı ile yapılan başvurunun zımnen reddineilişkin davalı idare işleminin iptaline karar verilmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu olan ...parselsayılı taşınmazın Orman tahditsınırları içerisindeyken yapılan 2/Bçalışmaları neticesinde orman dışınaçıkartıldığını ve hazine adına tesciledildiğini, yargılama sırasında idari yoldantaşınmazın cins tashihi yapılarak orman vasfıylatescili sağlandıktan sonra Çatalca 2. Asliye HukukMahkemesinin 17/09/2010 tarih ve E.2009/449, K.2010/243 sayılıkararı ile davanın kabulüne, tescil işlemiyapıldığından bu hususta hüküm kurulmasınayer olmadığına karar verildiğini, Yargıtay denetimindengeçerek kararın kesinleştiğini, dilekçedebelirtilen köy senedinin hukuki bir değerininolmadığını, bu nedenlerle davanın reddine kararverilmesini talep etmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
3. İstanbul 3. İdare Mahkemesi 12/02/2015tarih ve E.2014/1755, K.2015/268 sayı ile, bahsi geçenmadde kapsamında yapılacak başvuruların tapukayıtlarında değişiklik meydana getirme kuvvetine haizolduğundan, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...mevzuatın ve somutolayın birlikte değerlendirilmesinden; tapu ve kadastro veya imarmevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulantaşınmazlara ilişkin olarak açılan davalar sonucundamahkemelerce kişiler adına olan tapuları iptal edilerek; ormanvasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve daha sonra Hazineadına orman sınırları dışınaçıkarılan veya doğrudan Hazine adına ormansınırları dışına çıkarılanyerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına tapuya tesciledilenlerin yasanın yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren iki yıl içinde başvurulması şartıylailgililerine iade ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmelerininterkin edileceği anlaşılmakta olup, yasa maddesinin "2/Aveya 2/B belirtmelerinin terkini" şeklindekibaşlığından anlaşılacağı üzeregerek anılan terkinlerin, gerekse yasa kapsamındakitaşınmazların ilgililere iadesinin sonuç itibariyle tapukayıtlarında değişiklik gerektirdiği ve verilecek biriptal kararının uygulanmasının bu sonucudoğuracağı, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün idariyargının değil, tapu kayıtlarında değişiklikmeydana getirebilecek bir şekilde karar vermeye yetkili olan adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim 6292 sayılı kanunadayanılarak hazırlanan ve 04.07.2012 tarih ve 28343 sayılıResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 345sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinin "İadedenYararlanacaklardan İstenilecek Belgeler" başlıklı 12/cmaddesinde, ilgililerden tapu ferağ işlemleri için T.C. kimliknumarasını içeren nüfus cüzdanınınonaylı örneği, üç adet vesikalık fotoğraf,tüzel kişiler için ayrıca, taşınmaz tasarrufunaizinli olduğunu ve temsilcisini gösterir yetki belgesi ile imzasirküleri isteneceği belirtilmek suretiyle bahsi geçen maddekapsamında yapılacak başvuruların tapukayıtlarında değişiklik meydana getirme kuvvetine haizolduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda; mahkememizdeaçılan davanın görüm veçözümünde Adli Yargı yerinin görevliolduğu; Mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatineulaşılmıştır."
4.Davacı vekili bu kez, aynı somut olay ve gerekçeleri ifadeederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,daha önce müvekkili adına kayıtlı iken Hazineadına tescil edilen İstanbul ili, Çatalca ilçesi,...parsel sayılı taşınmazın, 6292 sayılıKanun'un ilgili hükümleri gereğince tapu kaydınıniptaline ve yeniden davacı müvekkili adına tapuya tescil edilmeksuretiyle iade edilmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
A. Adli Yargıda
5. Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi29/05/2015 tarih ve E. 2015/86, K.2015/157 sayı ile, davacının talebinin taşınmazınaynına yönelik olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 12.maddesine göre taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkindavalara taşınmazın bulunduğu ver mahkemesindebakılmasının gerektiği, davada mahkemelerinin yetkisizolduğu gerekçesiyle, dosyanın yetkili ve görevliNöbetçi Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinekarar vermiştir.
6. Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 21/01/2016tarih ve E.2015/270, K.2016/50 sayı ile, açılan davanınyargı yolu bakımından reddine, İstanbul 3. İdareMahkemesinin görevli olduğuna, Mahkemeleri ile İstanbul 3.İdare Mahkemesi arasında olumsuz görevuyuşmazlığı çıkmış olduğundanuyuşmazlığın çözümü için 2247sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince mahkemeleri ilamınınkesinleşmesini müteakip, ilk görevsizlik kararınıveren yargı merciine ait dava dosyası da temin edilerek dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve görevli yargımerciinin belirlenmesine karar vermiş; temyiz yolunabaşvurulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 15/06/2022tarih ve E.2021/12852, K.2022/5892 sayı ile hükmünonanmasına; karar düzeltme istemi üzerine aynı Daire30/03/2023 tarih ve E.2023/1088, K.2023/1924 sayı ile karar düzeltmeisteminin reddine karar vermiş ve görevsizlik kararıkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dosya tüm deliller ilebirlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu işlem, her ne kadarsonucu itibariyle tapu kaydında değişiklik yapılmasısonucunu doğuracak nitelikte bir işlem ise de, söz konusutaşınmazın 6292 Sayılı Yasa kapsamında bedelsizolarak iade şartlarını taşıyıptaşımadığının tespitine yönelik idarinitelikte bir ön işlem olduğu, anılantaşınmazın orman sınırı içerisinealınmasına ya da 2/B olarak orman sınırıdışına çıkarılmasına ilişkinolmadığı, bu nedenle de idari yargının görevliolduğu bu hususta emsal Danıştay 8. Dairesinin 2015/1824 Esas2015/10504 Karar sayılı kararı nedeni ile de davanınyargı yolu bakımından reddine karar verilerek2247Sayılı yasanın 13 vd. maddeleri gereğinceaşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."
7.Davacı vekili, son görevsizlik kararını veren Çatalca2. Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçesiyle görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, adliyargı yeri dava dosyasını İstanbul 3. İdareMahkemesine göndermiş, İdare Mahkemesince dosyalarUyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
Mevzuat
8.6292 sayılı Orman KöylülerininKalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına OrmanSınırları Dışına ÇıkarılanYerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım ArazilerininSatışı Hakkında Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlıklı 1.maddesi şöyledir:
“(1) BuKanunun amacı; 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun2 nci maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan yerlerindeğerlendirilmesi, yeni orman alanlarınınoluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içindeveya bitişiğinde bulunan köyler halkınınyerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasınındesteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışınailişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
(2) Bu Kanun, 6831 sayılıKanunun 2 nci maddesine göre Hazine adına ormansınırları dışına çıkarılanyerler ile Hazineye ait tarım arazileri hakkında uygulanır.”
9.6292 sayılı Kanun'un “Tanımlar”başlıklı 2. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“(1) Bu Kanununuygulanmasında;
a) 2/A alanları: 6831sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (A)bendine göre Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan veçıkarılacak yerleri,
b) 2/B alanları: 6831sayılı Kanunun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunladeğişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı,5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 ncimaddesinin birinci fıkrasının (B) bendine veyakesinleşmiş mahkeme kararlarına göre Hazine adınaorman sınırları dışına çıkarılanve çıkarılacak yerleri,(…) ifade eder.”
10.6292 sayılı Kanun'un “Haksahibi, başvuru ve doğrudan satış”başlıklı 6. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(1) 2/Balanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenengüncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya dakesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapukütüklerinin beyanlar hanesine göre; butaşınmazların 31/12/2011 tarihinden öncekullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibiolarak gösterilen kişilerden bu taşınmazlarısatın almak için süresi içerisinde idareyebaşvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve davakonusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibisayılır.
(2) 2/B alanlarında bulunantaşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veyakadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarınagöre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesinegöre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden öncekullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibiolarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazlarısatın almak için süresi içerisinde idareye başvuranve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusuetmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır.
(3) Hak sahiplerinden birincifıkra kapsamında olanlar bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ikinci fıkrakapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiğiveya kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibarensekiz ay içinde idareye başvurarak, bu taşınmazlarınbedeli karşılığında kendilerine doğrudansatılmasını isteyebilirler.
...
(6) Hak sahiplerine satışişlemleri idarece, başvuru süresinin bittiği tarihtenitibaren en geç altı ay içindesonuçlandırılır.
(7) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenengüncelleme listeleri veya kadastro tutanakları kapsamında kalantaşınmazların satış işlemleri, 1/5/2010tarihinden itibaren tespit edilen rayiç bedeller üzerindenyapılır..."
11.6292 sayılı Kanun'un “2/Aveya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar”başlıklı 7. maddesi şöyledir:
“(1) İlgililertarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuruüzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucundadoğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imarmevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapudahalen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardanHazine adına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulantaşınmazların tapu kayıtları bedelalınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapukütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleriaynen devam eder, aynı gerekçeyle bu niteliktekitaşınmazlar hakkında dava açılmaz,açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalarsonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline kararverilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlarhakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bukararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilentaşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıliçinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarakönceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarınaiade edilir.
b) Özel kanunlarıgereğince Devlet tarafından kişilere satılan,dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarakdevredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiylesatılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzelkişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazineadına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulantaşınmazların tapu kayıtları geçerli kabuledilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlarhakkında dava açılmaz, açılan davalardanvazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adınatescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareyebaşvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya daakdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerdentaşınmazlarına karşılık daha önce yerverilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamındakalan taşınmazların kullanıcılarınınkayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıtmaliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde,kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartlarıtaşısalar dahi doğrudan satış hakkındanyararlanamazlar.
(2) Birinci fıkrakapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırıdışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazineadına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/B belirtmesi konulması gerekentaşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmazve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkrakapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adınatescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkradabelirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerinhakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idaredenbaşkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve davaaçamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilliolanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göredeğerlendirilir.
(4) Bu maddeye göreilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğuiddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünceaçılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adınatescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle davaaçılması gereken, ağaçlandırılmaküzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamuhizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özelkanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya MaliyeBakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iadeedilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen veilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiçbedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uyguntaşınmazlar verilebilir.”
12. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Hikmet KANIK, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
14.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idariyargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca (…) ileri sürülebilir.”hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak;hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
15.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 –5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
16.Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
17.Olayda, idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararından sonra adli yargı yerince, önceliklegörevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş,kararın kesinleşmesinden sonra uyuşmazlığınçözümü için re’sen UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına da karar verilmiştir. Bu karardansonra temyiz incelemesinden sonra kararın kesinleşmesinimüteakip davacı vekilinin talebi üzerine, dosya mevzuataaykırı biçimde Uyuşmazlık Mahkemesi yerineİdare Mahkemesine gönderilmiş, sonuçta İdareMahkemesince dosyalar Mahkememize intikal ettirilmiştir.
18.Bu haliyle, Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin hem görevsizlikhem de gönderme içeren kararı ile, davacı vekilinintalebinin aksine kendi dava dosyasını ilk görevsizlikkararı veren İstanbul 3. İdare Mahkemesine göndermesi 2247sayılı Kanun'da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
19.Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'daöngörülen yönteme uymamakta ise de, adli ve idariyargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi istemine ilişkindilekçesi de dahil olmak üzere, dava dosyalarının idaremahkemesi tarafından Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği, sonuçta Uyuşmazlık Mahkemesininönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
20.Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
21.Dava, davacının adına kayıtlı iken Hazine adınatescil edilen Çatalca ilçesi, ...parselde kayıtlıtaşınmazın6292 Sayılı Kanun'un 7. maddesiuyarınca iadesi talebinden sonra, taşınmazın rayiçbedellerinin tespiti ile kendilerine ödenmesi veya rayiçbedellerine uygun başka taşınmazların belirlenerekkendilerine önerilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnenreddine ilişkin işlemin iptali; adli yargı yerinde buna ekolarak, taşınmazın, 6292 sayılı Kanun'un ilgilihükümleri gereğince tapu kaydının iptaline ve yenidendavacı adına tapuya tescil edilmek suretiyle iade edilmesine kararverilmesi istemiyle açılmıştır.
22.Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşmiş içtihatlarınagöre, tapu kayıtlarına güvenerek kişilerin satınaldıkları taşınmazlarla ilgili olarak oluşanzararların tazmini amacıyla Medeni Kanun'un 1007. maddesikapsamında açılan davaların adli yargı yerlerindegörülmesinin gerektiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. Buna karşılık, adli ve idari yargıyerlerinde açılan davalarda, esas olarak 6292 sayılıKanun'un 7. maddesi kapsamında taşınmazın iadesi, bununmümkün olmaması halinde taşınmazın rayiçbedeline uygun başka bir taşınmaz verilmesi, bunun da mümkünolmaması halinde taşınmazın rayiç bedelininödenmesinin talep edildiği; aynı zamanda bu amaçlayapılan başvurunun da idarece reddedildiğigörüldüğünden, görevuyuşmazlığının bu kapsamda incelenipsonuçlandırılması gerekmektedir.
23.Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikteirdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadeşartlarını taşıyıptaşımadığı, taşınmazın yerinerayiç bedellerinin ödenip ödenmeyeceği ya da rayiçbedellerine uygun taşınmaz verilip verilmeyeceğininsaptanmasının birer idari işlem olduğu; işlemin, idaribir merci tarafından tek yanlı olarak tesis edildiği, işinesasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygunolduğu; uyuşmazlık konusu talebin mülkiyet hakkınadayalı bir tapu iptali veya tesciline ilişkin deolmadığı, idarenin başvuruya yönelik tesisedeceği olası idari işlem sonucunda tapudan ferağ vebenzeri bir tapu kaydında değişiklik meydana gelecekolmasının da temel işlemin idarelik unsurunu bertarafetmeyeceği, yine davanın kökeninde, çözümekavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukukiilişkinin bulunmadığı görülmektedir.
24.Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2.maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindebelirtildiği üzere; “İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
25.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 12/02/2015 tarih ve E.2014/1755,K.2015/268 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGIYERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 12/02/2015 tarih ve E.2014/1755,K.2015/268 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Hikmet
TOPAL TAŞ AĞIRMAN KANIK
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN