T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/493
KARAR NO : 2023/623
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Davacının Emekli Sandığı iştirakçisi iken muvazaalı boşanma nedeniyle, babasından 5434 sayılı Kanun kapsamında almış olduğu yetim aylığının Kurum tarafından kesilerek yersiz ödeme olarak tespit edilen meblağın iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : A.E.G
Vekili : Av. G. B
Davalı : Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı
Vekili : Av. İ. B
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkiline İzmir MuhasebeBorç Yapılandırma Birimi tarafından 27/11/2018 tarihindetebliğ edilen ES - SSK - Bağ. Numarası= 36973062, Dosya no:2018/3883 ve borç sebebi olarak muvazaalı boşanmaolduğunu belirten borç bildirim belgesi ile 33.639 TL asıl,15.668,18 TL faizi toplam 49.307,18 TL borç tahakkuk ettirildiğininbildirildiğini, ayrıca bu borcun maaşından kesilereködenmesinin yeterli olmayacağının belirtilerek, evine hacizuygulamaya gelineceği onun için taksitlendirme yapmasıgerektiğinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkilininevine haciz gelmesinden korkarak taksitlendirme yapılmasınıkabul ettiğini, ancak yapılan işlemin haksız olduğunuda belirterek dava açma hakkını mahfuz tuttuğunuyazılı olarak 27/11/2018 tarihinde beyan ettiğini, davalıkurumun borç tahakkuku sebebi olarak, müvekkilinin muvazaalıolarak boşanmasını gösterdiğini ve 5510sayılı sosyal sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun 96. maddesine istinaden hazırlanan "Fazla ve Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkinUsulVe Esaslar Hakkında Yönetmelik"hükümlerine göre ödemesinin belirtildiğini,müvekkilinin tebliğ edilen bildirgesine karşı süresiiçinde Seferihisar Noterliği'nin 04/12/2018 tarih 12267 Yevmiyenolu ihtarnamesini göndererek itiraz ettiğini, yapılanişlemin iptalini talep ettiğini, ancak bu güne kadar herhangibir cevap gelmediğini, yapılan işlemin hem usulyönünden hem de ileri sürülen gerekçeyönünden haksız ve hukuka aykırı olduğunu,müvekkilinin eşi ile aralarındaki sorunları ilerleyensenelerde çözdüğünü ve 30/09/2016 tarihindetekrar evlendiklerini ileri sürerek, müvekkilinin haksızborçlandırılmasına ilişkin Kamu GörevlileriEmeklilik Daire Başkanlığınca yapılan işleminiptaline ve maaşından yapılan kesintilerin iadesine kararverilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi06/07/2022 tarih ve E.2019/140, K.2022/358 sayılı kararı ile, davacının 5434 sayılıKanun uyarınca vefat eden babasından dolayıbağlananaylığına ilişkinuyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği gerekçesiyle,davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
3.Davacı vekilibu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. İzmir 2. İdare Mahkemesi 24/05/2023 tarih veE.2023/817 sayılı kararı ile, davanın özelhukuk hükümlerine göre adli yargı yerindegörülmesi gerektiği sonucuna varıldığıgerekçesiyle, uyuşmazlığınçözümünde Mahkemelerinin görevliolmadığına, adli yargı yerinin görevindebulunduğuna, davanın İstanbul Anadolu 18. İşMahkemesince verilen ve kesinleşenkararı üzerineaçılması nedeniyle görevli yargı yerininbelirlenmesi için 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına,Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu'nun (Mülga: 31/5/2006-5510/106 md.) 74. maddesi şöyledir:
"Ölüm tarihinde ortaöğrenim yapmakta ise 20, değil ise 18 yaşını veyüksek öğrenimi yapmakta ise 25 yaşınıdoldurmamış erkek çocuklara aylık bağlanır.
Ancak çalışmayamani, tedavisi kabil olmıyan hastalık veya çalışmayamanimalüllük sebepleri ile muhtaç olduklarısağlık kurulunca tasdik olunacak raporla anlaşılanlara,muhtaç olmak ve ölüm tarihinden itibaren en çok biryıl, ehliyeti haiz olmıyan, veli veya vasileri bulunmıyanlariçin beş yıl içinde kendileri veya veli veya vasileritarafından yazı ile Sandığa müracaatlarışartiyle ölüm tarihinde yaşları ne olursa olsun,aylık bağlanır.
Aylık almakta iken bu duruma düştükleri aynışekilde anlaşılanların aylıkları;yaşları dolayısiyle, aylıklarının kesilmesigereken tarihten itibaren en çok bir yıl, ehliyeti olmıyan,veli veya vasileri bulunmıyanlar için beş yıliçinde kendileri veya veli ve vasileri tarafından yazı ileSandığa müracaatlarışartiyle yaş kaydıaranmaksızın bu durumları geçinceye kadar ödenir.
Hastalığın seyrindeveya malüllüğün derecesinde veya mahiyetindeki azalıpçoğalmalar, muhtaçlıklarını ortadankaldırmadıkça, nazara alınmaz.
Orta öğrenim sonsınıfında iken 20 yaşını dolduran ve okul veyamüesseselerin tatil devreleri hariç, ara vermeksizin yükseköğrenime başlıyanların, evvelce kesilmişaylıkları, yüksek öğrenime başladıklarıtarihi takibeden ay başından itibaren tekrar bağlanarak 25yaşını geçmemek üzere, öğrenimlerinitamamlayıncaya kadar ödenir.
Ancak sağlık kuruluncatasdik edilecek raporla orta öğrenimi bitirdikten sonra hastaoldukları belirtilecekler için bir öğrenim devresigecikme kabul edilir.
Bir yüksek öğreniminbitirilmesi üzerine kesilen aylıklar 25 yaşınıdoldurmadan ikinci bir yüksek öğrenime başlanmışolsa da tekrar bağlanmaz.
Hastalıktan başka sebeplerle yükseköğrenimmüesseselerindeki kayıtları silinenlerin aylıkları,silinme tarihini takibeden ay başından itibaren kesilir. Kayıtsilme muamelesi yetkili mercilerce kaldırılmadıkçahiçbir sebep ve suretle tekrar bağlanmaz.
Hastalık yüzündenkayıtları silinenlerin; kesilen aylıkları, en çokbir yıliçinde, yüksek öğrenimi istekleri ilebırakanların en çok 6 ay içinde, başka bir yükseköğrenim müessesesine kayıtla devama başlamalarışartiyle kayıt tarihini takibeden ay başından itibarentekrar bağlanır.
Ölüm tarihinde 20 yaşını henüz doldurmuş veorta öğrenimi de bitirmiş durumda olanlardan yükseköğrenime başlıyanlara yukarki esaslara göre aylıkbağlanır.
Doktora yapmak üzeregeçen müddetler yüksek öğrenim sayılmaz."
6. 5434 sayılı Kanun'un(Mülga: 31/5/2006-5510/106 md.) 121. maddesi şöyledir:
" Her ne suretle olursa olsunistihkaklarından fazla yapılan ödemeler, ilgililerin, varsasonraki her çeşit istihkaklarından hükümalınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınır. Ancakilgili, Sandıkça yapılan bu muamelenin yersizliğihakkında Danıştayda dava açabilir.
(Ek: 7/5/1986 - 3284/17 md.) Herhangi bir nedenle Sandık tarafındanilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılanödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihtengeriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarlarıtahsil edilir. Tahsilin ne şekilde yapılacağı yönetmelikledüzenlenir."
7.31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanun'lar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş,beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır.
B. Yargı Kararları
8. 5510 sayılı Kanun'un iptaliamacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15/12/2006 tarih veE.2006/111, K.2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanun'unbirçok maddesi ile birlikte, bu Kanun'un yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan başta 4/c maddesi hükümlerinin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17/04/2008 tarih ve 5754sayılı Kanun'la 5510 sayılı Kanun'da düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanun'a eklenen Geçici 1. veGeçici 4. maddelerle, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının(c) bendi kapsamında olanlar memurlar ile diğer kamu görevlileriile bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanun'layürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanun'un bazıhükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesinin 30/03/2011 tarih ve E.2008/56, K.2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
9. 5510sayılı Kanun'un 101. maddesinde yer alan “…buKanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptaliistemiyle yapılan itiraz başvurusunda, Anayasa Mahkemesinin25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararıyladavayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararını Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır:
“…5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelceolduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümündeiş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığıüzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce statüde bulunan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
10.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesinegöre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idariyargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
11.Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
12.Dava, davacının Emekli Sandığına tabi olarak almaktaolduğu yetim aylığının muvazaalı boşanmanedeniyle kesilmesi üzerine, davacıya yersiz ödemeyapıldığından bahisle İzmir Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğü İzmir Muhasebe Birimitarafından düzenlenen 49.307,18 TL tutarlı, 23/11/2018 tarih ve15873423 sayılı borç bildirim (tahakkuk) belgesinin iptaliistemiyle açılmıştır.
13.Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmasına devam edileceği; ancak, buKanun'un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilaflarında adli yargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
14.Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 5434sayılı Kanun kapsamında almakta olduğu yetimaylığının muvazaalı boşanma nedeniyle kesilmesiüzerine, davacıya yersiz ödeme yapıldığındanbahisle İzmir Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü İzmir Muhasebe Birimincedüzenlenen 23/11/2018 tarih ve 15873423 sayılı borç tahakkukbelgesinin iptali istemiyle ilk kez İstanbul Anadolu 18. İşMahkemesinin E.2019/140 sayılı esasına kayden davaaçıldığı, anılan Mahkemenin 06/07/2022 tarih veK.2022/358 sayılı kararıyla uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevliolduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, bukarar sonrası aynı istemle idari yargı yerindedavaaçıldığı anlaşılmıştır.
15.Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileemekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilenişlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devamedeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde belirtilen idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerindenbiri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal ve2/1-b maddesinde belirtilen,idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılantam yargıdavaları kapsamında bulunan, 5754 sayılıKanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığından emekli aylığı almakta iken vefat edeniştirakçiden kaynaklanan yetim aylığıişleminden kaynaklanan davanın görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
16.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,İzmir 2. İdare Mahkemesinin24/05/2023 tarih ve E.2023/817 sayılı başvurusunun reddigerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İzmir 2. İdare Mahkemesinin 24/05/2023 tarih ve E.2023/817sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE ,
16/10/2023tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN