T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/495
KARAR NO : 2023/637
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET:5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih öncesinde, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacının, tedavisi için reçete edilen ilaç bedelinin ödenmesine ilişkin başvurusunun reddine dair kurum işleminin iptali istemiyle açtığı davanın, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ADLİ YARGININ görevli bulunduğu hk.
KA R A R
Davacı :G.S.Y
Vekili : Av.S.K
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av.H. A.G
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin kanser hastasıolarak tedavi görmekte iken, tedavisinde kullanılmak üzeredoktoru tarafından önerilen...isimli ilaca ilişkin giderlerintedavi süresince kesintisiz olarak davalı idarecekarşılanması istemiyle yapılan başvurunun, talebe konuolan ilacın Sağlık Uygulama Tebliği'nin Ek-4/A maddesiuyarınca bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yeralmadığından bahisle ilaç bedelininödenemeyeceğine ilişkin Sirkeci Sağlık SosyalGüvenlik Merkezi'nin 26/04/2023 tarih ve E-71327414 sayılıişleminin iptaline karar verilmesi istemiyle, idari yargı yerinde davaaçmıştır.
2.Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde,davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunu ileri sürerek yargıyolu itirazında bulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
3. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 12/06/2023tarih ve E.2023/1052 sayılı kararı ile, "5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun'a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar,ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin 'idariişlem' ve 'idari eylem' niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında kalacağı, davacının5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesindenönce 4/(a) sigorta kolunda sigorta başlangıcı olduğugörüldüğünden, davacı tarafındanaçılan iş bu davanın, görüm ve çözümününidari yargının görevinde olduğu" gerekçesiyledavalı vekilinin yargı yoluna ilişkin itirazınınreddine karar vermiştir.
4.Davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması talebiyle başvurusu üzerinedilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı,davanın, adli yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğinceolumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınakarar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir.Kararın ilgili kısmı, özetle şöyledir:
"...5510 sayılıKanun'u değiştiren 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının(c) bendi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalısayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanun'undeğil 5510 sayılı Kanun'un öngördüğükural ve esasların uygulanacağı dolayısıylaihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin20.06.2022 tarihli ve 2022/97 E., 2022/357 K. sayılı kararındada aynı hususların vurgulandığıgörülmektedir.
Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanun'a göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği, bunundışında kalan kişiler yönünden çıkanuyuşmazlıkların çözümünün ise adliyargı yerinde olacağı sonucuna varılmıştır.
Somut olayda davacının,5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının(c) bendi kapsamında kamu görevlisi olarakçalıştığı, ancak bu kapsamdaçalışmaya 5510 sayılı Kanun'u değiştiren5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği01.10.2008 tarihinden sonra 2015 yılındabaşladığı, daha öncesinde ise 2006 yılında5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının(a) bendi kapsamında SSK'ya tabi olarak kaydının bulunduğu,bu itibarla 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğegirmesinden önce kamu görevlisi olmayan, bu Kanun'unyürürlüğe girmesinden sonra kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayan davacının, kanser tedavisiiçin kullanılan ilaca ilişkin giderlerinin kesintisiz olarakkarşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddineilişkin 26.04.2023 tarihli ve 71327414 sayılı işleminiptali istemiyle açılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği"
6.Emsal dosyalardaki görüşü bilinmekle, 2247 sayılıKanun'un 13/3. maddesi çerçevesinde DanıştayBaşsavcısının görüşününalınmasına gerek görülmemiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7.T.C Anayasası’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir.
8.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "sigortalısayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birincifıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunun kısa ve uzunvadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,
a) Hizmet akdi ile bir veya birdenfazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
...
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birincifıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro vepozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birincifıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,sözleşmeli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarıncaaçıktan vekil atananlar,
sigortalısayılırlar."
9.Kanun'un 101. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
10.Aynı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı Geçici 4.maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır."
B. Yargı Kararları
11. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararınınilgili kısmı şöyledir:
“…5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelceolduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündensonra, prim esasına dayalı yeni sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesindeAnayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak,yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasındandoğan idari işlem ve idari eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği açıktır…"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 16/10/2023 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin,anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, kanser tedavisi görmekte olan davacının, tedavisiiçin reçete edilen ilaç bedelinin ödenmesineilişkin yapmış olduğu başvurunun reddine dair kurumişleminin iptali istemiyle açılmıştır.
15.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve HesabınaÇalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındabulunanlar, geçici maddelerle korunan haklar dışında,sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni birsisteme bağlı tutulmuş ve 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğünden sonra göreve başlayanlaryönünden, prim esasına dayalı sigorta sistemine geçilmiştir.Bu sistemle, devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, hizmetakdine göre ücretle çalışanlar, tarımişlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlarve tarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplanmıştır.
16.Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak buKanun'un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında5434 sayılı Kanun’un değil 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
17.Somut olayda davacının, 2006 yılında 506 sayılıKanun kapsamında sigortalı olarakçalıştığı, daha sonra 2015 yılında5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında sigortalıolduğu, 5434 sayılı mülga Kanun'a tabi hizmetlerininbulunmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4/2.maddesindeki hükmün uygulama alanınınbulunmadığı gözetildiğinde, tedavisi içinreçete edilen ilacın parasının davalı idaretarafından ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurusunun reddine ilişkin işleme karşıaçılan davanın, 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesindeki düzenleme uyarınca görüm veçözümünde adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
18.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile davalı idare vekilinin yaptığı görevitirazının reddine ilişkin İstanbul 13. İdareMahkemesinin 12/06/2023 tarih ve E.2023/1052 sayılıkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı idare vekilinin yaptığı görevitirazının reddine ilişkin İstanbul 13. İdareMahkemesinin 12/06/2023 tarih ve E.2023/1052 sayılı KARARININKALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN